'Dolmabahçe Mutabakatı İfadesini Asla Kabul Etmiyorum'

 > -
4 dakikada okuyabilirsiniz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bayram namazını Ataşehir'deki Mimar Sinan Camiinde kıldı. Bayram namazı sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan "Silahı bırakın dememizle bırakılmaz" diyen HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'a tepki gösterdi: "Silahı bırakın dememizle bırakılmaz’ yaklaşımı ayrı bir konu. Bunu Ada’ya havale etmek o da ayrı bir konu. Bir taraftan sırtını oraya dayayacaksın, bir taraftan ‘Bunu İmralı çözer’ diyeceksin. O zaman milletvekillerinin Ada’ya gitmesinin ne anlamı var?" dedi. "Ben Dolmabahçe mutabakatı ifadesini asla kabul etmiyorum" açıklamasını tekrarlayan Erdoğan "Organik bağımız yok diyor. Organik olmasa da inorganik bağın var. Bölgede dolaşınca biliyoruz, istihbari olarak bunu biliyoruz" açıklamasında bulundu. 

İşte Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:

Öncelikle tüm milletimin ramazan bayramını tebrik diyorum. Tüm insanlığın barışına vesile olmasını temenni ediyorum. Çok farklı bir sınavdan geçtiğimiz ramazan ayı oldu.

Hamdolsun herhangi bir sıkıntı yaşamadan oruçlarımızı tuttuk. Fakat tabi çevredeki gelişmeler, bölge huzursuzluğu itibarıyla bize birçok sıkıntılar yaşattı. Bu sıkıntılarla ramazanı geçirdik. Fakat oruçlarımızı tutarken böyle bir sıkıntıya muhatap olmadık.

Yaz mevsimi olmasına rağmen gayet kolaylıkla geçirdiğimiz bir sınav oldu.

Ülkemizin birliğine beraberliğine kastedenler var. Birliğimizi hazmedemeyenler var.

Bu ülkemizin en önemli çıkmazı.

Böyle bir atmosfer içinde 7 haziran seçimleri sonrası sandıktan çıkan netice nedeniyle en fazla oy alan Ak Parti genel başkanına hükümeti kurma görevi verdim.

Ve sayın başbakan şu an itibarıyla parlamentoda grubu olan Ak Parti dışındaki siyasi partileri ziyaret etti. Bu görüşmelerden sonra yetkili kurullarında değerlendirme yapacaklar ve bundan soran 2. bir tur hangi siyasi partilerle yapılacak bunu göreceğiz.

Kendilerinin bana ifade ettikleri şekilde STK’larla da görüşmeler değerlendirmeler yapacaklarını işin temelini sağlam bir üzerine oturtarak koalisyonu şartlarını zorlayacaklarını ifade ettiler.

Bu şartlar sonrasında koalisyon oluşmuyorsa kapısı çalınacak mercii milli iradedir.

En isabetli yol o olacaktır.

 

Ülkemizin doğusunda bayramı bayram gibi yaşayamıyoruz

Bir gerçeği özellikle vurgulamak istiyorum şu anda biz bayramı bayram gibi yaşamak istiyoruz. Ama maalesef ülkemizin güneydoğusunda bayramı bayram gibi yaşayamıyoruz. Bölücü örgüt minibüsleri tarayabiliyor. Ne yazık ki ölüm haberleri alıyoruz.

Bölgede barajı bombalamak suretiyle bölgenin bu önemli barajını yıkmak gibi bir gayret ile karşı karşıyayız.

Bu şartlar altında parlamentoda temsil kabiliyeti bulmuş olan uzantının kalkıp elinden geleni yapması gerekir.

Organik olmasa da inorganik bağın var

"Bu şartlar altında parlamentoda temsil kabiliyeti bulmuş olan uzantının elinden geleni yapması lazım. Organik bağımız yok diyor. Olmayacak tabii. Ama olduğu ortada. Organik olmasa da inorganik bağın var. Bölgede dolaşınca biliyoruz, istihbari olarak bunu biliyoruz. Bir bölgede silme bir partiye oy çıkıyorsa bu düşündürücüdür. Demek burada silahlarla tehditler var. Bunlar bizzat yaşandı. Tabii önümüzdeki süreç, arkasına bu gücü alıp siyaset yapanlar çok daha hassas olmak zorunda. Demokratik parlamenter sistem içinde bu işi yürütmek istiyorlarsa buna inanmaları lazım. Türk milleti bu konuda hassasiyeti ortaya koydu. Sabrın da bir sonu var. 78 milyon olarak biz kardeşlik bağı olan bir ülkeyiz."

Herkes kendi değerleri içinde siyaset yürütebilir ama bunu ülkenin şartları diye öne süremez.

Eğer birbirinize şartlarını dayatmaya kalkarsanız ortaya bir senfoni çıkmaz kakafoni çıkar. Biz senfoni arıyoruz.

"Dolmabahçe mutabakatını kabul etmiyorum"

"Dolmabahçe mutabakatı ifadesini asla kabul etmiyorum. Çünkü o toplantı bir mutabakat toplantısı olamaz. Ortada bir hükümet vardır. Öbür tarafta gurubu olan bir siyasi parti var. Neyin mutabakatını neyle ve kimle sağlıyorsunuz? Mutabakatın yeri parlamentodur. Ortaya Türkiye mutabakatı gibi değerler silsilesi ortaya konulur ve onun bir karşılığı olur. Bölücü terör örgütüne sırtını dayayanlarla mutabakat asla düşünülemez. O fotoğraf karesi doğru bir şey değildir."

 6-7-8 Ekim tarihlerini unutmam mümkün değil

"‘Silahı bırakın dememizle bırakılmaz’ yaklaşımı ayrı bir konu. Bunu Ada’ya havale etmek o da ayrı bir konu. Bir taraftan sırtını oraya dayayacaksın, bir taraftan ‘Bunu İmralı çözer’ diyeceksin. O zaman milletvekillerinin Ada’ya gitmesinin ne anlamı var? Herhalde turistik ziyaret yapmıyorlar. Samimiyet arıyorum. 6-7-8 Ekim tarihlerini unutmam mümkün değil. 50 kişinin ölümü var. Ölen Kürt, öldüren Kürt. Eline saz ver, cici çocuk diye meydana çıkart. Samimi olmamız lazım."

Ruhani ile telefon görüşmesi

Dün akşam Sayın Ruhani ile de bir telefon görüşmesi yaptık. Bayramlaşma sebebiyle. Bunu da görüştük. Kendileri bu konudaki mutabakatın tüm insanlık için önemli bir aşama olduğunu ifade ettiler. Yaptırımların kalkacağı ve İran’ın ABD’de ciddi bir parası var. Bu paranın ödenmesi söz konusu. Bu da önemli. Kendilerinin çok umutlu olduklarını ve kararlı bir şekilde bu işin yürüyeceğini bana ifade ettiler. Bölge barışı ve İran ile ilişkilerimiz için bu çok önemlidir."

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiAmerika Birleşik DevletleriBaşbakanHDPİmralıİranRecep Tayyip ErdoğanSelahattin DemirtaşTerörbayram namazı
Görüş Bildir