Yediklerimiz Hakkında Bilgi Sahibi Oluyoruz: Kuruyemiş ve Kuru Meyveler ile İlgili 10 Mit

96PAYLAŞIM

Kuruyemiş ve kuru meyveler uzun süredir diyetlerimizde yer alıyorlar. Son yıllarda da sağlığa yararları ve günlük yaşamımıza eklemenin önemi giderek artıyor. Ancak buna rağmen, kuruyemiş ve kuru meyvelerle ilgili besin içeriğine dair bazı mitler bulunuyor. Bu mitlerin bazıları doğu iken bazıları şehir efsanesinden öteye gidemiyor.

Gelin bu mitlere hep birlikte göz atalım. 👀🥜🥜

Efsane 1: "Kuruyemiş tüketimi kilo aldırıyor." / Yanlış mit.

Bir sincap değilseniz kuruyemiş yediğiniz zaman yanaklarınızın ya da vücudunuzdaki başka bir yerin şişme ihtimali çok düşük. 😂🐿️

Kuruyemişlerin kilo aldırdığı inancı on yıllardır yaygın bir şekilde kabul görse de bu pek doğru bir önerme değil. 

Kuruyemişlerin enerji bakımından yoğun gıdalar olduğu ve aynı zamanda yağ bakımından yüksek değerli gıdalar olduğu doğru, ancak özellikle sağlıklı yağlar olarak da bilinen doymamış yağ oranı yüksek.

Araştırma bulguları; kuruyemiş olmayan bir diyetle karşılaştırıldığında, bir diyette kuruyemiş varlığının daha az kilo artışına yol açtığını göstermiş ve obezitenin önlenmesinde olumlu katkıları olduğunu da ortaya koymuştur. 😌

Efsane 2: Çiğ kuruyemiş kavrulmuş kuruyemişten daha sağlıklı. / Yanlış mit.

Birçok insan çiğ kuruyemişin kavrulmuştan daha sağlıklı olup olmadığını merak eder. Bazı insanların kavurma işlemiyle, kuruyemişteki, özellikle vitamin ve minerallerdeki besinsel özelliklerin azalabileceğini düşünmesi yaygın bir efsanedir. Gerçek şu ki, kuruyemişler genellikle tatlarını, aromalarını ve gevrek dokularını iyileştirmek için kavrulur. Bilimsel çalışmalar; kavurmanın doğru yapıldığında kuruyemişlerdeki besinsel özellikleri etkilemediğini göstermektedir.

Yani bu mit de, yanlış olan şehir efsaneleri arasındaki yerini alıyor. 😌

Efsane 3: Çekirdek hem fazla kalorili hem de faydasız bir gıda. / Yanlış mit.

Çekirdeğin "süper gıdalardan" biri olduğunu öğrenme zamanı geldi! "Aman canım bir çekirdek parası" denir ya hani, böyle düşününce de aslında fiyatıyla en uygun ve herkesin erişebileceği bir süper gıda olduğunu söylememize de gerek yok herhalde. 

E vitamini, fosfor, B6 vitamini, çinko ve folik asit açısından oldukça zengin olan ay çekirdeği, protein ve lif kaynağı olarak da dikkat çekiyor. Aynı zamanda bağışıklık sistemi dostu, antioksidan deposu, stres azaltmada etkili ve iyi kolestrolün yükselmesine de yardımcı.

Elinizden çıt çıt bırakamadığınızın ay çekirdeğinin bu kadar faydası olması hem inanılmaz hem de süper değil mi! 😎

Efsane 4: Açıkta satılan kuruyemişler ve kuru meyveler daha tazedir. / Yanlış mit.

Her şeyin açıkta satılanı organik değildir arkadaşlar gelin şu düşüncemizden vazgeçelim. 🤓

Açıkta satılan kuruyemişlerin genellikle taze oldukları düşünülür ama bu kuruyemişler hakkındaki en büyük yanılgılardan biridir.

Kuruyemişler açıkta kaldığı ve havayla temas ettiği zaman havadaki nemi çok çabuk kapabilecek özelliktedir. Bu da çabucak bayatlamalarına neden olur. Bayat imajını yok etmek için tekrar tekrar ısıtılmaları da besin değerlerini kaybetmelerine neden olabilir. Ayrıca açıkta satılan kuruyemişlerde oluşabilecek aflatoksinin kanserojen etkisi de önemli bir tehlike oluşturmaktadır.

Üstelik üretim ve son kullanma tarihleri belli olmadığı için sağlık açısından da zararlıdır.

Efsane 5: Kurutulmuş meyveler diş sağlığına zararlı mı? / Yanlış mit.

Bu da sanırız ki kuru meyve sevmeyen lobilerin ortaya atmış oldukları bir mit. 😁

Yapışkanlıkları ve doğal şeker içeriği nedeniyle, kurutulmuş meyvelerin diş çürümesine neden olabileceği düşünülse de, Halk Sağlığı Beslenme Uzmanı ve Diyetisyen Jennette Higgs’e göre bu, bilimsel kanıtlarla hiçbir şekilde örtüşmüyor. 

Örneğin kuru üzümlerde bulunan biyoaktif bileşiklerin, boşluklara ve diş eti hastalığına neden olan bakterilerin büyümesini engelleyen antimikrobiyal özelliklere sahip olduğu görülmektedir.

Efsane 6: "Islatmak kuruyemişlerin besin biyoyararlanımını ve sindirim sistemi toleransını etkiler mi?" / Yanlış mit.

"Adı üstünde "kuruyemiş"! Niye bir insan onu ıslatarak yesin ki?" dediğinizi duyar gibiyiz. O yüzden hemen açıklayalım. 🙄🤔

Gastrointestinal toleransı artırmak için kuruyemişleri yemeden önce ıslatmak son yıllarda çok popüler oldu. Bu uygulama için destekleyici hiçbir bilimsel kanıt olmamasına rağmen. Bununla birlikte, 2018 yılında yapılan bir çalışmada, ıslatma işleminin, literatürde iddia edildiği gibi gastrointestinal toleransı veya kabulü geliştirmediğini gözlemlemiştir.

Efsane 7: Kaju aslında bir meyvenin sapı. / Doğru mit.

Şok şok şok! Ünlü kuruyemiş kajuyu bu halde hiç görmediniz! 😎

Kajunun meyvesi dışarıdan bakıldığında elmaya çok benzer. Çekirdeği dışarıdadır. Bizim kuruyemiş olarak tükettiğimiz kısmı da dışında kalan ve sap gibi görünen bu çekirdek kısmının kurutulmuş halidir. 

Genellikle ekvatora yakın; Brezilya, Hindistan, Vietnam gibi ülkelerde yetiştirilir. Meyve kısmından da meyve suyu yapılabilir. Ve oldukça lezzetlidir. 😋

Efsane 8: "Ceviz beyin sağlığını iyileştirmeye yardımcı oluyor." / Doğru mit.

Yediğiniz şeylerin şekli neye benziyorsa en çok o organa fayda sağlar önermesi sanırız en çok ceviz için geçerli. 🧠

Mesala Yunanlar cevize  "karyon" (kafa/baş) diyorlardı, çünkü görüntüsü insan beynine benziyordu. Aynı nedenden ötürü, Çinliler yüzyıllardır cevizlerin beyin için iyi olduğuna inandı. Son araştırmalar ceviz tüketiminin bilişsel işlevi yani beyin sağlığını iyileştirmeye yardımcı olabileceğini ve demans gelişimi için risk faktörleri olan kardiyovasküler hastalık, depresyon ve tip 2 diyabet gibi diğer hastalıkların riskini azaltabileceğini ortaya koyuyor. 😎

Efsane 9: Kuruyemiş tüketmek kansızlığa yol açar. / Yanlış mit.

Aslında bunun tamamen tersi geçerli. Kuruyemişlerin kansızlığa yol açması bi tarafa, kansızlığa iyi geldikleri bilim tarafından kanıtlanmış durumda. 💉😌

İçerdikleri yüksek demir minerali sayesinde kansızlık veya anemi gibi hastalıkların engellenmesinde kuruyemişlerin rolü büyük. Özellikle kabak çekirdeğinin yoğun bir demir kaynağı olduğu biliniyor. 💪

Efsane 10: Ambalajlı gıdalar el değmeden üretildiği için daha hijyeniktir. / Doğru mit.

Ambalajlı derken tabii ki; düğünlerde dağıtılan sonradan poşetlenmiş karışık çerezlerden ya da köpük tabaklardaki yemişlerden bahsetmiyoruz. 😅

Uygun ve steril fabrika koşullarında el değmeden üretilen kuruyemişlerlerden bahsediyoruz. 😌 Bu kuruyemişlerin üretiminde ve paketlenmesinde tüm hijyenik kurallara dikkat edilir. Toplayıcıdan raftaki yerini alana dek titiz bir süreçten geçer. Düzenli olarak sterilizasyonu yapılan makinelerde insan eli değmeden işlenir ve üretim / son tüketim tarihleri üzerilerine yazılarak paketlenir. 

Bu yüzden özellikle kuruyemiş gibi ürünlerin güvendiğiniz markalar tarafından ambalajlanmış olanlarını tercih etmeniz daha sağlıklı olacaktır. 😎

Görüş Bildir