Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Türk Kültürünün En Fantastik Ögelerinden Birini Yansıtan ”Altın Kartal Avı” Festivali'nden 19 Fotoğraf

 > -

1. Kartalla avcılık Türklerin en eski avlanma şekillerinden biridir. Tarihi 2-3 bin yıl eskilere kadar takip edebilmektedir.

2. Günümüzde bu gelenek Kazak Türkleri tarafından sürdürülmektedir.

3. Kazak Türkçesinde, kartalı yakalayıp eğiten ve avda kullanan kişilere (kusbegi) kuşbeyi denilmektedir.

4. Galerimizdeki fotoğraflar, Moğolistan’da her yıl düzenlenen ve Kazak avcıların hız ve çevikliklerinin test edildiği Moğolistan Altın Kartal Festivali'nden.

5. Kuşbeyleri, henüz bir yavru iken yakalayıp eğittikleri kartallara, elde büyütülen anlamına gelen “kolbala” derler. Yetişkin iken yakalanıp eğitilen kartallara ise “tuz kartalı” yani doğa kartalı olarak adlandırırlar.

6. Kazak kuşbeyleri ayrıca, kartalları huyları açısından; “akbeyil” yani munis ve “kingi” ters mizaclı olarak ikiye ayırırlar. Akbeyil kuşlar sorun çıkarmadan insana çabuk alışırlar. Ters huylu kuşların ehlileştirilmesi ise uzun zaman alabilir.

7. Yetişkinliğinde yakalanan kartalların ehlileştirilmesi zorlu bir süreçtir. Bunun için önce yakalanan kartal, kuşbeyleri tarafından adına 'ırgak' denilen yerden yüksekçe bağlanarak gerilmiş bir ipe kondurulur.

8. Daha sonra ipi devamlı salıncak gibi salladırarak, kartal birkaç gece uykusuz bırakılırlar. Bu süre boyunca kartalın çevresinde olan insanlar şarkılar söyleyerek, hayvanı hem yorgun düşürürler hem de insan sesine alıştırırlar.

9. Bu zorlu süreç kartalın bir anda kendini bırakarak yere düşmesiyle son bulur. Bitkin düşen kartal o dakikadan sonra uysallaşmaya başlar.

10. Kuşbeyleri bu zaman zarfında kartala asla fiziki bir müdahalede bulunmazlar. Çünkü, kartal kinci bir hayvandır. Maruz kaldığı kötü davranışları unutmaz. Hatta günün birinde intikam alabilir.

Nitekim, efsaneye göre, Naymanların Tolegetay isimli beyinin oğlu Kitay, fiziki şiddet göstererek eğittiği kartalın saldırısı sonucu ölmüştür.

11. Kartalın tilki avı için eğitilmesi:

Kuş iyice ehlileşip yeme gelmeye başladığında, avcılık eğitimine geçilir. Bunun icin “sırga” veya dalbay denilen sahte av hayvanları hazırlanır. Sırga veya dalbay içi yün, saman vs. ile doldurulmuş tilki veya tavşan derisinden hazırlanmış bir nevi torbadır. Buna tilki kuyrugu da eklenir. 

Böylece uzaktan bakıldığında tilkiye benzer sahte av hazırlanmış olur. Uzun bir ipe bağlanan sırgayı bir kişi ata binerek sürükler. Buna “sırga çekmek” denir. Kuşbeyi elinde kartalı olduğu halde atlı adamın geçeceği bir yerde durur ve kartalın tomagasını (başlık) çıkarır. 

Aç olan kuş sırgayi görür görmez saldırır. Sırgaya konan kuş bir yem verilerek alınır. Böylece bu talimler devam eder. Kartal daha sonra ava çıkıldıgında, sırgaya saldırdığı gibi tilkiye de saldıracaktır

12. Bir kartalın “kıran” yani iyi avcı olup olmadığı, yarış atı gibi, dış görünüşünden de belli olur. İyi kartallar genelde büyük başlı, iri gagalı ve çökük gözlü olurlar.

13. Kanat tüyleri büyük, paçaları kızıl ve dilinin altında parmak büyüklüğünde siyah bir ben bulunur. Ayakları ise kalın ve pütürlüdür.

14. Kazakistan’daki Trans-İli Ala Dağları civarındaki Narinkol kartalları, cüsseleri ve güçleri sayesinde avcılıkta öne çıkarlar.

15. Kuşbeyleri, kartalın 12 yaşının her birine özel isim verirler. Bunlar şunlardır:

1. Balaban

2. Tırnek

3. Tastulek

4. Kantulek

5. Kumtulek

6. Kuvtulek

7. Koktubıt

8. Kana

9. Cana

10. Bersin

11. Barkın

12. Songel

16. Günümüzde Kazak Türkleri arasında kartalla avcılık geleneği en iyi şekilde Moğolistan Kazakları arasında muhafaza edilmiştir.

17. Kazaklar, Çin, Moğolistan ve Rusya sınırları bölgesinde Altay Dağları eteklerinde binlerce yıllık gelenekleri olan “Altın Kartal Avı Festivali’ni halen sürdürüyorlar.

18. Ayrıca bazı turizm şirketleri festival döneminde turistler için ortalama iki bin dolar karşılığında 10 günlük kartalla avcılık turları tertiplemektedirler.

19. İmkanınız varsa kaçırmayın deriz..

turkoloji.cu.edu.tr

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
floren

Daha bu gün Kazakistan'ı araştırdım ve üzülerek belirmeliyim ki bir parça Ruslaştıklarını fark ettim.

hikmetdartanyan

ahmet çakara göre bir karga etmez

enk-capital

Sanırım on yıldan sonra salıyolar kuşları. O yaştan sonra iyi avcı olmaz mı yoksa kuşa saygılarından mıdır bilemiyorum. Araplar da doğanlarla avlanır. Hatta doğancıbaşı falan var onlarda.

musikisinas-don-vito

Derler ki İskender ilk olarak Kafkaslar üzerinden geçmeye yeltenir, onu uyarırlar. Atlarla çok hızlı hareket eden, kartalları savaşta kullanan bir topluluk vardır ve onları yenmek imkansızdır. İskender imkansıza karşı iştahlanır ve ordusunu kafkaslara sürer. Bir gün tepelerinde keşif yapan kartallar görür, ileride de büyük bir toz bulutu ve geri döner.

hikmetdartanyan

foşik türkleri gör işte hocam

kaos_77

uzun zaman önce avcılar 2 şahin yakalamışlar sonra netceklerini bilememişler birine vermşler oda bana verdi aldım eve götürdüm bahçeye kafes yaptım belediyeden kaçak yapılaşma var diye gelmişlerdi:) hergün 1 tabak et götürüyodum işim olduğu zaman annem götürürdü, bir gün kuşlardan biri kafesten çıkmış et saatini bekliyor bizim komşu teyze ordan elinde 1 tabakla geçiyor bizimki et geldi sanıp dayanamıyor kadının üzerine uçuyor komşu önde kuş arkada mahalleyi bikaç tur atmışlar komşu en son can havliyle tabağı düşürüyor kuş tabağa saldırınca kadın kurtuluyor, sizin kuşlar bizi yiyecek diye şikayete gelmişlerdi. gerçi benim kediyide arada aperatif niyetine götürmüşler tavukmu sandı acep onları garibim.

kaos_77

alışsınlar diye hergün 4-6 saatimi kuşlarla geçiriyodum karınları doymadan yanına yanaştırmadılar önce, ıslık sesinden sonra et vererek koşullandırdım bu 4-5 ay sürdü kolumdan et alıp kaçma süreci koluma konup et yeme süreci derken 1 yıl kadar sonra ıslık çaldımmı uçup gelip koluma konmayı öğrendiler, izlerini hala taşıyorum meğer bu iş için eldiven kullanılırmış sol kolum jiletcilere benziyor, kuş koluma konardı kan kolumdan damlardı, zamanla kafesin kapısınıda kaldırdım mekanı benimsediler biri hastalandı öldü diğeri et saatinde kafese uğramaya başladı bir süre sonra gelmez oldu ben gene hergün etini bıraktım birkaç ay sonra yanında bir eşle geldi biraz oturduk sonra gittiler ertesi sene tekrar ziyaret ettiler sonrasında hiç gelmediler.

kaos_77

bi ara çocukların elinde atmaca gördüm hayvana eziyet ediyolar tüm paramı verdim aldım ellerinden önce kutuda iyileştirdim canlanınca evde vitrinin üzerine gazete serdim taşlardan tünemesi için yer yaptım evin içinde muhabbet kuşu gibi dolanırdı, atmaca uysal bir hayvan ama bizimkinler hayvandan korkuyor bu biz uyurken gözümüzü oyar diye çekiniyolar, yaz mevsimi camlar açık atmaca gündüz giderdi akşam kapalı pencereye tıklardı camı açardık tünek yerine konardı, derken bir gün ben evde yokken akşam atmaca geliyor camı çalıyor bizimkiler camı açmıyorlar bir dahada gelmedi. çok güzel hayvanlar hepsinin ayrı bir karakteri var. etrafımızda yaşayan hayvanları artık belgesellerde görür olduk.

tugce-dinc

Sende kısa metraj belgesel gibiymişsin :) Hoş.

Başlıklar

AltınÇinFestivalRusyatrans
Görüş Bildir