Görüş Bildir

Travesti ve Cüce'nin Öteki Dünyası: Dönersen Islık Çal Filmini Başka Gözle Seyretmenize Sebep Olacak Detaylar

Anasayfa > Cafe

Bazı filmler vardır, gerçek hayatın ta kendisi olmuş konuları cesur bir şekilde ele alır, insanın gözüne soka soka her şeyi anlatır. Dönersen Islık Çal filmi tam olarak bunu yapıyor. Fikret Kuşkan'ın müthiş oyunculuğu ve Mevlüt Demiryay'ın başarılı performansında bize anlatılan hikayenin daha fazlası var..

Senaryosunu Nuray Oğuz ve Cemal Şan'ın yazdığı, yönetmenliğini Orhan Oğuz'un yaptığı "Dönersen Islık Çal" 1992 yılında çekildi, 1993 yılında ise gösterime girdi.

Senaryosunu Nuray Oğuz ve Cemal Şan'ın yazdığı, yönetmenliğini Orhan Oğuz'un yaptığı "Dönersen Islık Çal" 1992 yılında çekildi, 1993 yılında ise gösterime girdi.

Film tam olarak bir "öteki" filmidir desek hiç yanlış olmaz. Toplum tarafından kabul görmeyen bir travesti ve neredeyse görmezden gelinen bir cüce, bu kalabalık hayatın "ötekileri" olarak karşımıza çıkar.

Film tam olarak bir "öteki" filmidir desek hiç yanlış olmaz. Toplum tarafından kabul görmeyen bir travesti ve neredeyse görmezden gelinen bir cüce, bu kalabalık hayatın "ötekileri" olarak karşımıza çıkar.

Daha önce filmlerde bir komedi ve eğlence unsuru olarak yer alan trans birey karakteri, ilk defa bu filmde gerçekliğiyle ele alınmış bir başroldür.

Daha önce filmlerde bir komedi ve eğlence unsuru olarak yer alan trans birey karakteri, ilk defa bu filmde gerçekliğiyle ele alınmış bir başroldür.

Filmde Cüce'nin barmenlik yaptığı bar Beyoğlu'ndaki ünlü Hayal Kahvesi'dir. Etrafta görülen figüranlar ise Hayal Kahvesi'nin o dönemki çalışanlarıdır.

Filmde Cüce'nin barmenlik yaptığı bar Beyoğlu'ndaki ünlü Hayal Kahvesi'dir. Etrafta görülen figüranlar ise Hayal Kahvesi'nin o dönemki çalışanlarıdır.

Filmde travestinin çocukluk arkadaşı Adıgüzel ve cücenin komşusu Madam Lena dışında hiçkimsenin özel adı yoktur, asla duyamayız. Bu tam olarak toplumun görmezden geldiği ve sınıflama yaptığı bakış açısının yönetmen tarafından filme adapte edilmesidir.

Filmde travestinin çocukluk arkadaşı Adıgüzel ve cücenin komşusu Madam Lena dışında hiçkimsenin özel adı yoktur, asla duyamayız. Bu tam olarak toplumun görmezden geldiği ve sınıflama yaptığı bakış açısının yönetmen tarafından filme adapte edilmesidir.

15. Montpelier Film Festivali'nde "En İyi Film" ödülünü de kucaklamıştır bu başyapıt. İnsanların çirkin yüzünü, ahlakçıların ahlaksızlığını ve ötekinin görmezden gelinen hayat mücadelesini ilmek ilmek işlemiştir. Yalnızlıkların aynılaştığı dünyada dostluğun kıymeti de bir o kadar yüzümüze vurur.

15. Montpelier Film Festivali'nde "En İyi Film" ödülünü de kucaklamıştır bu başyapıt. İnsanların çirkin yüzünü, ahlakçıların ahlaksızlığını ve ötekinin görmezden gelinen hayat mücadelesini ilmek ilmek işlemiştir. Yalnızlıkların aynılaştığı dünyada dostluğun kıymeti de bir o kadar yüzümüze vurur.

Filmin sonunda Cüce'nin sokakta öldüresiye dövülüp yerde yattığı sahnede Cüce bir düdük sesiyle annesinin geldiğini hayal eder. Annesinin küçük halini gördüğü merdivenlerin yanında "Angelidis" isimli bir dükkan tabelası kadraja girer. Bu dükkan gerçekte bir cenaze levazımatçısıdır. Yönetmen kara haberi bize orada bu detayla duyurur aslında.

Filmin sonunda Cüce'nin sokakta öldüresiye dövülüp yerde yattığı sahnede Cüce bir düdük sesiyle annesinin geldiğini hayal eder. Annesinin küçük halini gördüğü merdivenlerin yanında "Angelidis" isimli bir dükkan tabelası kadraja girer. Bu dükkan gerçekte bir cenaze levazımatçısıdır. Yönetmen kara haberi bize orada bu detayla duyurur aslında.

Cüceyi öldüresiye dövenlerden bir tanesi de daha sonra çok iyi bir yeraltı yönetmeni olarak tanıyacağımız Serdar Akar.

Cüceyi öldüresiye dövenlerden bir tanesi de daha sonra çok iyi bir yeraltı yönetmeni olarak tanıyacağımız Serdar Akar.

Filmde Travesti'nin evinde asılı bir poster görürüz. Kaslı bir adamın yer aldığı posterin altındaki flu yazı şöyledir: "All man are not created equal (Bütün erkekler eşit yaratılmadı)". Filmin özeti ve anlatmak istediği aslında tam olarak posterdeki bu yazıdır.

Filmde Travesti'nin evinde asılı bir poster görürüz. Kaslı bir adamın yer aldığı posterin altındaki flu yazı şöyledir: "All man are not created equal (Bütün erkekler eşit yaratılmadı)". Filmin özeti ve anlatmak istediği aslında tam olarak posterdeki bu yazıdır.

Filmin sonunda Cüce'in odasından çıkan toplardan birine ayağıyla şut çeker Travesti. Ve ardından peruğunu atıp toplumun atadığı o "olması gereken" görünüşüyle ilgili bir başkaldırıda bulunur. Çünkü kadın olmak demek, sadece onların istediği gibi görünmek demek değildir; peruk olmasa da kadındır, topa şut çekse de kadındır!

Filmin sonunda Cüce'in odasından çıkan toplardan birine ayağıyla şut çeker Travesti. Ve ardından peruğunu atıp toplumun atadığı o "olması gereken" görünüşüyle ilgili bir başkaldırıda bulunur. Çünkü kadın olmak demek, sadece onların istediği gibi görünmek demek değildir; peruk olmasa da kadındır, topa şut çekse de kadındır!

Bu arada filmde o son İstanbul'u, son İstiklal Caddesi'ni ve Beyoğlu'nu görüp her an iç çekebilirsiniz.

Bu arada filmde o son İstanbul'u, son İstiklal Caddesi'ni ve Beyoğlu'nu görüp her an iç çekebilirsiniz.

İşte o başkaldırı anındaki bakış ve duruş tam olarak bu! Fikret Kuşkan bu rolün hakkını öyle güzel vermiştir ki, rolü resmen içinde yaşayıp biz seyircilere gerçek bir kimlikmiş gibi aktarmıştır.

İşte o başkaldırı anındaki bakış ve duruş tam olarak bu! Fikret Kuşkan bu rolün hakkını öyle güzel vermiştir ki, rolü resmen içinde yaşayıp biz seyircilere gerçek bir kimlikmiş gibi aktarmıştır.

İstanbul Şehir Tiyatroları'nın kadrolu oyuncusu Mevlüt Demiryay, 2019 yılında maalesef aramızdan ayrıldı. Onu bu filmdeki başarılı oyunculuğundan sonra en çok Olacak O Kadar'da seyretmiştik.

İstanbul Şehir Tiyatroları'nın kadrolu oyuncusu Mevlüt Demiryay, 2019 yılında maalesef aramızdan ayrıldı. Onu bu filmdeki başarılı oyunculuğundan sonra en çok Olacak O Kadar'da seyretmiştik.

"Biliyor musun, yıllardır barda envai çeşit insanla karşılaştım. Çoğu senden daha kadın, benden daha cüceydi. Önemli olan sahicilik, dostluk" repliğinin gerçekliği insanı oturup uzun uzun düşündürür. Müthiş bir filmdir, müthiş!

"Biliyor musun, yıllardır barda envai çeşit insanla karşılaştım. Çoğu senden daha kadın, benden daha cüceydi. Önemli olan sahicilik, dostluk" repliğinin gerçekliği insanı oturup uzun uzun düşündürür. Müthiş bir filmdir, müthiş!

Peki o zaman filmden ilham alınarak tek sekans çekilen, yönetmenliğini Umur Turagay'ın yaptığı ve Fikret Kuşkan'ı yeniden trans birey olarak gördüğümüz "Gemiler" şarkısının klibini bir de bu gözle seyretmeye ne dersiniz? Tüyler diken diken...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
202
84
20
11
7
5
2
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?