Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Osmanlı'nın Bir Tuhaf Kadısı, Şair Sümbülzade Vehbi Efendi ve Önce Öldürülmesine Sebep Olup Sonra Ödüllendiren Şiiri

823PAYLAŞIM

Osmanlı döneminde edebiyatımızın iki dayanağından biri olan Divan Edebiyatı, tarih boyunca hatırlanacak şairlere ve şiirlere sahip. Bunlardan birisi de hem hayatı hem de yazdığı rivayet edilen şiir ile Sümbülzade Vehbi Efendi.

Kaynak: 1, 2, 3, 4

Maraş'ta doğan Sümbülzade Vehbi Efendi'nin asıl adı Mehmed'dir.

Öğrenimini bitirdikten sonra İstanbul'a giden Sümbülzade, sınavları geçerek kadı olur.

Rumeli'nin farklı noktalarında yıllarca kadılık yaptıktan sonra 1775 yılında İran'a elçi olarak gönderilir.

Bu görevdeki tutumu onu canından etmek üzereydi. Padişah, devletin çıkarını gözetmediği için idam fermanı verdi.

Ferman temsilidir.

Fakat yaptığı kıvrak bir hareket ile canını kurtardı. "Tannane" adlı kasidesini I. Abdülhamid'e sunarak kendisini bağışlatmayı başardı.

Bağışlanan Sümbülzade, kadılık görevine geri döndü. Rodos ve Eski Zağra'ya gönderildi.

1791'de İstanbul'a dönüp yazdığı Divan'ı, 3. Selim için yeniden düzenledi. Padişaha yaranmakta üstüne yoktu.

Ancak biz onu kadılığı ya da elçiliği ile değil, padişaha sunduğu şiir ile tanıyoruz.

Rivayete göre, dönemin padişahı ondan bir şiir yazmasını ister ve der ki; "Bu şiirin ilk mısrasında seni öldürmek, ikinci mısrasında ise ödüllendirmek isteyeyim."

Aldığı karşılık, beklediğinin çok ama çok ötesindeydi.

Azm-ü hamam edelim, sürtüştürem ben sana / Kese ile sabunu, rahat etsin cism-ü can

Lal-ı şarab içirem ve ıslatıp geçirem 
Parmağına yüzüğü, hatem-i zer drahşan..

Eğil eğil sokayım, iki tutam az mıdır? / Lale ile sümbülü kahkülüne nevcivan..

imagizer.imageshack.us

Diz çökerek önüne ılık ılık akıtam,
Bir gümüş ibrik ile destine ab-ı revan..

Salınarak giderken arkandan ben sokam / Ard eteğin beline, olmasın çamur aman..

Kulaklarından tutam, dibine kadar sokam,
Sahtiyandan çizmeyi, olasın yola revan..

Öyle bir sokayım ki, kalmasın dışarda hiç / Düşmanın bağrına, hançerimi nagehan...

Eğer arzu edersen ben ağzına vereyim,
Yeter ki sen kulundan lokum iste her zaman...

Herkese vermektesin, bir de bana versene / Avuç avuç altını, olsun kulun şaduman...

Sen her zaman gelesin, ben Vehbi'ye veresin,
Esselamun aleyküm ve aleykümüsselam...

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
hknbyrm

Anadolu insanı hep böyleymiş yanı anlamış olduk. Kültürümüzde bel altı şakalar çok :D

chuck-berry

Padişahla iyi taşak geçmiş :D

bilincbilince

kaldırdım bekliyorum, ellerimi havaya inmeden yetiş hemen, ördekler bizim suya. basarım ben basarım, kalıbımı basarım. senden kurnazı çıksın, ben kendimi asarım. Ankaralı turgut

Görüş Bildir