Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Meral Velibeyoğlu Yazio: Sakladıkça Saklanıyor muyuz?

19PAYLAŞIM
Yazio Banner

Eşyalarınızla manevi bağ kuranlardan mısınız?

Evinizdeki biblolar, tablolar, kitaplar, kıyafetler, dergiler, biriktirdiğiniz poşetler, kavanozlar, tabak, çanak, çömleklerinizi düşünün. Ya çekmeceleriniz ne durumda? Anahtarlar, saatler, kartvizitler, tornavidalar, tokalar, takılar… Ya kutu kutu sakladıklarınız?

Farkında olmadan aydan aya yıldan yıla biriken malzemelerin evlerimizde kapladığı alanı düşündükçe, en kısa zamanda bir ayıklamalıyım derleyip toplamalıyım diye aklınızdan sık sık geçiriyorsunuz değil mi?

Kişi başı ortalama on bin malzememiz varmış, evet yanlış okumadınız on bin.

Bu malzemelerin birçoğunu kullanmıyoruz, öylece evde yer kaplıyor. Evin depo mekanları vardır, bu bir dolap, bir oda, hatta odalar olabiliyor.

Orada birikir her şey, bir türlü elimiz gitmez oraya. Her pazartesi diyete başlama niyeti gibi orayı elden geçirme ve ayıklama işlemini iyi niyet olarak hayatımızda taşır dururuz.

Geçen hafta kızımın üniversitesinin online eğitim ile devam etmesi nedeniyle ona tuttuğumuz evi kapatıp, eşyaları taşıdık. Hadi bu fırsat, kendi evimizde de yıllardır hep aklımda ve dilimde olan ama ötelediğim ayıklama işine giriştim.

Ne kadar çok şey biriktirmişim, varlığından haberdar olmadığım fakat her birine çok net hatırladığım bir anlam yükleyerek saklayıp koruduğum eşyalar.

Tek tek elime aldım, önce onu ne duygularla edindiğimi hatırladım, yüklediğim anlamı ve hatıralarımı dile getirdim.  Ne koşullarda aldım, niye aldım, neden saklıyorum… hepsinin bir hikayesi vardı. Bazı parçaları elime alınca çok güldüm, bazı parçalara bakınca duygulandım gözlerimden yaşlar geldi.

Tabii bu durumu biriktirdiğim cam kavanoz ve kâğıt poşetlerde yaşamadım, onları sayı ve hacim olarak ortaya çıkarınca kendimi arızalı hissettim. Orada da zihnim hemen devreye girip, mantıklı bir açıklama yaptı bana. Açıklamayı merak edenler için yazayım; kavanozları (yıllardır yapamadığım) turşular ve domates püreleri için kullanırsın; kâğıt poşetleri okula gidip gelirken malzeme taşımak için kullanırsın, dedi zihnim.

Basit bir temizlik operasyonuydu halbuki benimki. Tam aksine mekân temizliği yaparken içimi temizliyordum. Her bir fazla parça içimde vazgeçmem, kurtulmam gereken bir şeye tekabül ediyordu.

Aynı durumu eşimde ve çocuklarımda da gözlemledim. Eşim yıllardır biriktirdiği notları, anahtarlıkları, kabloları, broşürleri, şarj aletlerini çıkardıkça, aslında en derininde yer alan gizli köşelerini ortaya döküyordu adeta.

Ortaya dökülen her şey dağınıklığı artırıyor ve tansiyonu yükseltiyordu, dile getirdiğimiz veya getirmediğimizden kaynaklanan gerginlikler ve çatışmalar yaşanıyordu. Birbirimizin malzemelerine söylenirken, vazgeçtiğimiz ayrıldığımız her parçayla söylenmelerimizin azalması, hafiflemesi ve dinginleşmemiz tesadüf müdür sizce?

Biriktirdiğimiz her bir fiziksel malzemenin içimizde bir karşılığı var.

Çekmeceler ağzına kadar dolu, karışık, dolaplarımızda eşyalarımız üst üste. Aslımız, özümüz, gerçeğimiz bu yığınların arasında kayboluyor.

On bin malzemenin arkasına sığınarak, kendimizle yüzleşmekten kaçınıyoruz.

Güldük, ağladık, gerildik, çatıştık, küstük, sarıldık, öpüştük ve günün sonunda müthiş ferahladık. Bir nevi arındık, kalibre olduk ve birbirimizi yeniden bulduk.

Bir eğitimci olarak tabii ki bu deneyimimden hemen ebeveynlerimize çocukları ile yapabilecekleri eğitici bir aktivite çıkarıyorum. Bu öyle bir aktivite ki, her yaş grubuna uygun. Aktivitenin adı HEYO (Hadi Eşyalarını Yerleştir Oyunu). Kazanma garantili bir oyun.

Üstelik bu aktivite 21. yüzyıl becerilerini destekliyor. Gülmeyin.

Hangi beceriler mi? Nasıl mı? Buyurun 7 maddede özetledim.

1. İletişim becerisi- duygularını ifade etme becerisi:

Çocuk eşyalara yüklediği duyguları ifade ediyor.

2. İletişim becerisi- hikâye anlatma becerisi:

Çocuk eşyaları nereden, nasıl, niye aldığını anlatıyor.

3. Karar verme becerisi:

Çocuk elindeki eşya ile ne yapacağına karar veriyor. Geri dönüşüme mi verecek, bağışlayacak mı, satacak mı? vs.

4. Önceliklendirme, planlama becerisi:

Çocuk eşyaların önceliklerini belirliyor, süreci planlıyor

5. Seçme, yerleştirme becerisi:

Çocuk eşyalarını kendisi seçiyor ve yerleştiriyor.

6. Takım çalışması becerisi:

Çocuk dağınıklığın toplanması sürecinde” bir elin nesi var, iki elin sesi var”’ı öğreniyor.

7. Çatışma yönetimi, problem çözme becerisi:

Çocuk sürecin doğal gereği olarak etrafındaki kişiler ile çatışıyor, insanlar veya eşya kaynaklı problemleri çözme yolları arıyor.

En son ne zaman bu kadar çok beceriyi kazandıran bir aktivite yaptınız kendiniz ve çocuğunuz için? Hadi ötelemeyi bırakın, cesaretinizi toplayın, sıra sizde.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Görüş Bildir