Merakla Beklenen Dizi Alef'in İlk İki Bölümü Yayınlandı: Alef'i Son Zamanların En İyi Dizisi Yapan 12 Harikulade Detay

1.2bPAYLAŞIM

Belki de şimdiye kadar en iyi kurgulanan yerli yapımlardan biriyle karşı karşıyayız. Mistik polisiye türünün ülkemizdeki ilk örneği olan Alef'in her dakikası izleyiciye istediğini verebilecek düzeyde.

Başrollerinde Kenan İmirzalıoğlu, Ahmet Mümtaz Taylan ve Melisa Sözen'in yer aldığı, yönetmen koltuğunda Emin Alper'in oturduğu Alef'i son zamanların en iyi dizisi yapan detayları bu içerikte sizlerle paylaşacağız.

İyi okumalar & iyi seyirler. 🎬🍿

Not: Bölümleri henüz izlemediyseniz bir miktar SPOILER'a maruz kalabalirsiniz.

1. Dizinin jeneriği ile başlayalım: Jeneriği hazırlayan ekip çok iyi iş çıkartmış. Bu son yılların en iyi jeneriklerinden biri olabilir.

İzleyicide merak uyandıran ilk sahnenin gösterilmesinden sonra jenerik başlıyor. Jeneriği izlerken her karede dizi hakkında farklı bir mesaj almanız olası. İsimler ekranda tek tek görünürken, sahneler ve müzik de sizi dizinin akışına ve gerilimine önceden hazırlıyor.

2. Atmosfer, kullanılan renk paleti, dış ortam çekimleri izleyiciye görsel bir şölen sunuyor.

Genel itibariyle karanlık bir atmosferde geçse de sık sık gördüğümüz neon renklerin kullanım şekli muazzam.

3. Kamera açılarındaki farklı kullanım tekniklerini yakaladığınızda diziden ekstra keyif almanız mümkün.

Örneğin şu sahnede kullanılan kamera açısıyla sanki Settar koridorda yürümüyor da, koridor ve basamaklar Settar'ın ayaklarının altından kayıyor...

4. Olay örgüsü, kurgulanış tarzı, gerilim hissi izleyiciyi dizinin içinde tutmaya fazlasıyla yetiyor.

İzlerken kendinizi o sır dolu cinayetleri çözmeye çalışırken buluyorsunuz.

5. Bu madde bir miktar spoiler: Mesela dizi ilk olarak İstanbul Boğazı'ndaki bir haç çıkarma töreni sahnesiyle başlıyor. Ve denizin içinde ilk ceset bulunuyor.

Cesetin adli tıptaki incelenmesi sonucunda katilin çok farklı teknikler denediğini görüyoruz. Örneğin; adli tıp sonuçlarına göre ortaya çıkan ufak detaylardan biri de cesedin denizde bulunmasına rağmen tatlı suda boğulmuş olması.

6. Diziyi izlememiz için bir diğer nedense İstanbul’da geçiyor olması. Ama İstanbul, televizyon ekranlarındaki diğer dizilerdeki gibi basit şekilde yansıtılmamış.

Karakterler ve mekanlar bu toprakların insanlarına ve kültürüne ayna tutuyor. Köftecisiyle, meyhanesiyle, kıraathanesiyle, avcı lokaliyle /postmodern/ İstanbul’un dokusunu olduğu gibi yansıtıyor.

7. Kişi ve kurumlar günümüzü de hicivli yansıtacak şekilde karakterize edilmiş. Liyakata göre değil de torpile göre atamalara, çürümüş bürokrasiye yapılan inceden göndermeler dizide yer alıyor.

"Yukarıdan" gelen telefonlar, dosyayı olayı çözecek ekibin elinden alıp "birilerinin adamlarına" vermeler derken, herkesin bildiği ama dile getirmekten çekindiği konulara çok da dizinin akışına zarar vermeden değiniliyor.

8. Dizide birçok metaforik imge var. Ördek avı sahnesi, evde bulunan kurtlanmış köpek cesedi, avlanan hayvanların dondurulmuş bedenleri bunlardan birkaçı.

Tabii bu imgeleri bir olayla bağdaştırmak ve sonuçlar çıkarmak size kalmış.

9. Ayrıca bölüm bittiğinde akan credit kısmından sonra dizinin çekimleri boyunca hiçbir canlıya zarar verilmediği bilgisi ekranda görülüyor.

Yani bir üst maddede bahsettiğimiz av sahneleri veya hayvanların hiçbiri gerçekten ölmedi merak etmeyin. Hepsi dizi için oluşturulan dekorlar.

10. Alef'in kadrosu sinema, tiyatro ve dizi sektörüne emek vermiş büyük oyunculardan oluşuyor. Başroller dışında da tanıdık yüzler, isimler görmeniz mümkün.

Haldun Boysan, Ercan Kesal, Ece Dizdar, Sezai Altekin, Rıza Akın gibi isimler de dizinin kadrosunda yer alıyor.

11. Ayrıca tüm dizi boyunca karakterlerin bir katilin peşinden koşmasını izlemiyoruz. Karakterlerin ayrı ayrı kendi hikayeleri de var.

Mesela Kenan İmirzalıoğlu'nun canlandırdığı Kemal karakteri küçük bir kızla ilgil bir takım yanılsamalar görüyor. Bu gibi olaylar da karakterlerin iç dünyasını daha çok merak etmenize neden oluyor.

Dizi boyunca çözmeye çalıştığınız tek şey cinayetler değil...

12. Karakterlerin ağzından dökülen aforizma tadındaki sözler ve anlattıkları özgün hikayeler sayesinde diziyi izlerken aynı zamanda kitap okuyor gibi de hissedebiliyorsunuz.

Bir sahnede adli tıp doktoru, Kemal'e kendiyle ilgili kısa bir hikaye anlatıyor:

"Kim için gidiyorsun? Ölmüş gitmişler diye söylenirdi karım. Yahu ölüler için gitmiyorum, yaşayanlar için gidiyorum derdim ama anlatamazdım. Hala da anlamadı. Hoş artık memnun oluyor gittiğime."

Kütüphanedeki eski arşivci, bu topraklarda işlerin nasıl yürüdüğünü söylediği bu sözle çok iyi betimliyor: 

"İşte bak şark oturup beklemenin yeridir! Biraz sabırla her şey ayağınıza gelir."

Tüm bunların ışığında dizi izleyiciye harikulade bir seyir zevki sunuyor. Bize de heyecanla bir sonraki bölümleri beklemek kalıyor.

BluTV ve FX ortak yapımı olan Alef'i hemen izlemek için tıklayın!

Görüş Bildir