Hiçbir İşe Yaramadığı Gibi Zarar Veriyor: Çocuğunuza Bağırmayı Bugün Bırakmanız İçin Geçerli Sebepler

6.6bPAYLAŞIM

Sabrınız taşıyor, bazen hiçbir şey yolunda gitmiyor ve çocuğunuza bağırıyorsunuz. Sonrasında yoğun bir pişmanlıkla doluyorsanız, bu içerik tam size göre…

Çocuğunuza bağırdığınız andan itibaren kendinizi kötü hissedersiniz, uykularınız kaçar, suçluluk duyarsınız. Bir tek bu sebep bile yeterli değil mi sizce? Bağırmayı bıraktığınız anda her şeyin daha kolay olduğunu göreceksiniz.

Başkaları tarafından her daim yargılanırsınız. Kimse bağırmanızın altındaki sebepleri bilmez. Dolayısıyla, bağırmayı bıraktığınız anda tuhaf bakışlar da kesilir.

Çocuğunuzun “Sen dünyanın en kötü annesisin” bakışıyla karşılaşırsınız her seferinde. En çok da canınızı bu acıtır. Bağırmayı bıraktığınızda bu bakışı bir daha görmez, hatta unutursunuz.

Çocuğunuza bağırdığınızda onun gelişimine engel olursunuz. Tabii ki anne-baba olarak bunu istemezsiniz ama o anda farkında olmadığınız bu durum yıllar sonra dikkat bozukluğu olarak karşınıza çıkabilir.

Bağırmanız hiçbir işe yaramaz. Ne söylerseniz söyleyin, çocuğunuz bağırırken sizi duymaz ya da umursamaz. Dolayısıyla, derdinizi bağırmadan anlattığınızda ancak çocuğunuza ulaşabilirsiniz.

Bağırdığınızda tadını çıkarabileceğiniz tüm anları kaçırırsınız. O zamanlar bir daha geri gelmeyecek, biliyorsunuz. Bağırmayı bıraktığınızda birlikte geçirdiğiniz her anın keyfine vardığınızı keşfedebilirsiniz.

Çocuğunuza bağırdığınızda sorunun çoğu zaman onda olmadığını bilirsiniz. Aslında kızdığınız başka şeyler vardır. Hatta en çok kendinize öfkelenmişsinizdir. Bu öfkeyi çocuğunuza yöneltmek yerine, altında yatan sebeplere odaklanabilirsiniz.

Kontrolün elinizde olduğunu düşünürsünüz. Aslında öyle değildir. Disiplini bağırarak sağlayamazsınız. Bu enerjinizi daha farklı alanlara yönlendirirseniz, çocuğunuza da katkı sağlayabilirsiniz.

Çocuğunuza bağırdığınızda, onu duygularını ifade etmesi konusunda yanlış yönlendirirsiniz. Her hata yaptığında sizden kaçacak, ilk sığınması gereken yer olan yanınıza gelmeyecektir. Bizce bu bile yeter…

Hayal kırıklığınızı bağırarak giderdiğinizi düşünürsünüz. Bir anda her şey geçmiş gibi görünse de o hayal kırıklığı orada öylece durur. Bağırmayı bırakıp, hayal kırıklıklarınızın kaynağına, kendinize odaklanabilirsiniz.

Her şeyi kişisel algılarsınız; çocuğunuzun yaptığı her şeyi kendinize mal edersiniz. Mutsuzlukla bağırmaya başlarsınız ama daha önce de dediğimiz gibi sorun çocuğunuzda değil, sizde…

Tıpkı sizin gibi, çocuklarınızın da iyi ya da kötü günleri olabilir. Bazı gün tam sizin istediğiniz gibiyken, bazı günlerde de sizi çileden çıkarabilir. Savunmasız olduğunu ve bu günlerin bir daha gelmeyeceğini unutmayın.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
sexygirl

Türkiyedeki aileler de çok cahil maalesef ve çok kötüler, korkunç bir aile yapısı var Türkiyede, her önüne gelen çocuk doğurmasın anne-baba olmadan önce ebeveynlik eğitimi verilmeli ailelere buna çok ihtiyaçları var aşşşırı derecede çevremde görüyorum hep sadece bağıran aileler değil vuran da çok herkesin içinde çocuğuna vurarak aşağılıyor gerçekten nefret ediyorum böyle tipleri asla çocuk sahibi olmayı haketmiyorlar ama kedi köpek gibi de ürüyorlar maalesef...😏😠

papichulopapichulo

Bagirin gencler hele ki bagirmali muzik dinleyin.Rock and roll bebeyim.

ramonelindio

Keşke bağıralarak büyüseydim.0-6 yaş arasını pek hatırlamıyorum ama annem çok dayak yediğimi söyledi.Anne karnı dahil.gerçi o da çok dövüyordu.Bi de eskiden öğretmenlere de eti senin kemiği benim derlerdi.Onlarda bu ikramı geri çevirmedi sağolsunlar.Yaramaz değildim ama konuyla hiç alakam yok.Hala bir kitabı okurken aynı sayfayı üç dört kere okuyorum.Çok iş değiştirdim,çabuk sıkılıyorum,odaklanamıyorum,bir kalemde her şeyi silip atıyorum.Fiziksel şiddet konusuna gelince...gerekirse uygularım ama dilimle bütün sorunları çözüyorum çoğunlukla yeterli oluyor.Bu da çok okumamla alakalı diye düşünüyorum.Sanırım şiddetle büyüdüğümüzde ne olduğumuzu anlatabildim fazla detaya girmeden de olsa...

hergelekon

aa yalnız değilmişim :D

gozdepercin

Kurban olim cocugu olmayan yorum yapmasın

isotlu-baklava

Normal şartlarda inanılmaz sabırlı bir insanım. Özellikle çocuğum söz konusuysa, işten çıkıp sinirden ağlarken gözyaşlarımı saklamaya çalışarak oğlumla oyun oynamışlığım var. Ona hiç yansıtmam sorunlarımı, stresimi... Ancak biz ebeveynler de insanız. Bazen, birkaç kere oğluma bağırdım. Hatta boğazımın acıdığını sonradan farkettim, şaşırdım kendime. Anlık bir olay. Sonrasında oğlum benden özür diledi, ben ondan özür diledim. Tatlıya bağladık ancak dediğim gibi, insanız. Bazen hayat öyle çok üstümüze geliyor ki, 4 yaşında bir çocuğun saçma sapan bir inatlaşması bardağı taşıran son damla oluyor. Bağırmayın! demek yerine ebeveynlere o anlık öfkeyle nasıl başa çıkabileceklerinin yöntemini anlatan bir içerik hazırlasaydınız keşke. Daha faydalı olurdu.

selaminko

buraya bir sürü alkış emojisi koyduğumu varsayın.

Görüş Bildir