Çevremizle Olan İlişkimizde İnsanların Yapmasını Bekleyerek Ömrümüzü Harcadığımız 9 Şey

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Gerek özel, gerekse iş yaşantımızda çevremizden devamlı bizim için bir şeyler yapmalarını bekler haldeyiz. Ve bu beklentilerimiz gerçekleşmediğinde, derin hayal kırıklıklarına sürükleniyoruz.

İyi ama, bizim kendimiz için yapmaya gönüllü olmadığımız iyi şeyleri, bir başkası bizim için neden yapsın? Bu galeride, başarı, iç huzur ve motivasyon için derhal vazgeçmek gereken 9 beklentiyi listeledik.

1. Herkesin her konuda sana hak vermesini beklemek.

Eğer ki her söz söylediğinde karşındakinin seninle %100 hemfikir olmasını bekleyen hayalperest arkadaşlardansan bu aynı zamanda çokça hayal kırıklığına da hazırlıklı olmanı gerektirir; bilhassa da egoların çokça çarpıştığı iş yaşamında. 

Herkesin belirli bir yaş itibariyle oturmuş bir karakteri, kendi fikirleri ve kendine ait bir düşünme biçimi var. Seninle aynı fikirde olunsun istiyorsan her şeyden evvel verilerin ve de sen, ikna edici olmalısınız. Ki bu bile herkesin fikrini değiştirmeye yetmeyebiliyor. Bunu büyütmemelisin. Fikirsel çeşitlilik iyidir.

2. Kendi ürettiğin değerin farkında değilken başkalarından takdir görmeyi beklemek.

Kendimize davranış biçimimiz, başkalarının bize davranış biçimini etkiler. Hele de iş yaşamında, tamamladığın, üstesinden geldiğin görevleri kendi gözünde küçümsememelisin. Kendinden ve kendi kapasitenden beklentilerin çok daha yüksek olabilir ve bu iyi bir şeydir; ama bu, hali hazırda ortaya koyduğun değerin bir kıymeti olmadığı anlamına gelmez.

3. Kendine saygın yokken başkalarından saygı görmeyi beklemek.

Saygı insanın kendi içinde başlamalı. Bu nedenle eğer özellikle de iş yaşamında saygı gören biri olmayı istiyorsan, öncelikle kendine saygı duymanı sağlayacak gereklilikleri yerine getirmelisin. 

Öz saygı, kendini en çok dışarı belli eden şeylerden biridir. Öz saygının yetersiz olduğunu bir kez fark eden hiç kimsenin seni saygıdeğer bulmasını ummamalısın.

4. Ne istediğini bilmez haldeyken, insanlardan sana ne yapacağını söylemelerini beklemek.

Arzularını da, tutkularını da en iyi sen bilebilirsin. Pasif olmayı ve ataleti bir yana bırakıp, kendi fikirlerini ve hedeflerini öncelikle kendine karşı savunabilmeyi öğrenmelisin. Hayatta ne istediğini ve bunu niçin istediğini ancak bu şekilde anlayabilirsin. Ve başka hiç kimse de bunu senin yerine anlayamaz.

5. Hayatından çıkmak isteyen birinin kalmasını beklemek.

Belki yalnızca iki elin parmakları kadar sayıda insan hayatında kalıcı olacak. Bundan çok daha fazlası ise yalnızca bir süreliğine hayatına uğrayıp, sonra gidecek. Birisi artık senin hayatının bir parçası olmak istemediğine karar verdiğinde, ona yol vermeyi öğrenmelisin.

6. Kendi düşüncelerine yön veremiyor ve ifade edemiyorken, ne düşündüğünü insanların anlamasını beklemek.

Sık yaptığımız yanlışlardan biri de bu. İsteriz ki bir bakışımız, bir mimiğimiz ne düşündüğümüzü karşıdakinin anlamasına yetsin. 

Kendini daha iyi ifade edebilmek için, öncelikle kendine karşı dürüst olup hislerinin tam olarak ismini koymalı, tarifini bulmalısın. Ancak bu şekilde düşünce ve hislerini kararlı ve net bir biçimde ifade edebilirsin; çünkü kaş, göz, bunlar ancak seni en yakından tanıyan insanlara sökecek şeylerdir. İş yaşamında sen kendini anlatamazken kimsenin seni anlamasını beklememelisin.

7. Sana ait sorunları çevrendekilerin çözmesini beklemek.

Her şeye bir çözümün olmayabilir; bu doğaldır. Doğal olmayan ise, çözüm bulma sorumluluğunu kendinden başka birilerinin üzerine yıkmak. Ve dahi çözemediklerinde, onlara dargınlık beslemek. Karşındakine akıl danışmak ile çözümü karşıdan beklemek eylemlerini birbiriyle karıştırmamalısın.

8. Başkalarının önceliği olmayı beklemek.

Ve olmadığında içerlemek. Kendine olan güvenini ciddi şekilde sabote edecek, sana (aslında bu doğru değilken) kendini değersiz hissettirecek bu davranıştan kaçınmayı öğrenmelisin.

9. Son olarak, kendini affedemediğin konularda affedilmeyi beklemek.

Sen kendini affetmediğin müddetçe o aradığın ferahlama ve hak verilmişlik hissini asla içinde bulamayacağını bilmelisin. Ders alabildiğin müddetçe, kendini bağışlayabilmeyi öğrenmelisin.

Onedio Yaşam'ı Facebook'tan takip etmeyi unutmayın!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
tayfun-arslanoglu

Sevgilli Onedio editörleri sanki biraz böyle azıcık yani ucundan, içerik bulamıyor da saçmalıyor gibi geliyorsunuz bana .

bayan-kahkaha

sonuncu iyiymiş

Başlıklar

Kaş
Görüş Bildir