'Başını Kapatan Kadınla Playboy'a Soyunan Kadın Arasında Fark Göremiyorum'

-
2 dakikada okuyabilirsiniz

CNN Türk'te Enver Aysever'in konuğu olan romancı, başörtülü kadınlarla Playboy'a soyunan kadınlar arasında fark görmediğini söyledi.

CNN Türk'te Enver Aysever'in sunduğu Aykırı Sorular'a konuk olan romancı Pınar Kür, başörtülü kadınlarla Playboy'a soyunan kadınlar arasında fark görmedğini söyledi.

"PLAYBOY'A SOYUNAN KADINLA BAŞINI KAPATAN KADIN AYNI"

Cumhurbaşkanı ve Başbakan'ın eşlerinin kapalı olmalarını gericilik olarak nitelendiren Pınar Kür, "Başını kapatan kadınla Playboy'a soyunan kadın arasında fark göremiyorum. İkisi de kendini nesne olarak sunuyor. Özne olarak sunmuyor. Biri azdırmamak için kapanıyor, diğeri de azdırmak için açılıyor" dedi.

"GÜL'ÜN EŞİ KAPALI DİYE KÖŞKE GİTMEDİM"

Pınar Kür, 29 Ekim'de Çankaya Köşkü'ne davet edilenler arasında olmasına rağmen katılmadığını söyleyerek nedenini açıkladı:

"Cumhurbaşkanı'nın ve Başbakan'ın eşinin kapalı olmalarını, bu kadar geri olmalarını kabul edemedim.. Başörtülü olmayı gericilik olarak görüyorum.. Eskiden ben de başörtüsü bağlardım, çok da güzel bağlardım. Ama din için değil, moda için.."

"BUGÜNÜN SORUMLUSU 'YETMEZ AMA EVET' DİYENLER"

"Bugün olup bitenlerin ve AKP'nin buralara gelmesinde en büyük sorumluları 'yetmez ama evet'çilerdir" diyen Pınar Kür şöyle konuştu:

"Adam belediye seçimlerinde açık açık söyledi. 'Bale belden aşağı sanattır' dedi herkes bu adama inanmaya devam etti. AKP ısrarla 'demokrasi bir tramvaydır, yeri geldiğinde inersin' dediler. Mehmet Altan, Hasan Cemal hayır onlar 'demokrat insanlar' dedi. Bugünlere gelindiği zaman, bu adamların bu kadar otoriterleşmesinin ve bu kadar pervasız olmasında o yazarların çok büyük katkısı var.Ama ilk olarak o yazarlar Başbakan Erdoğan'ı eleştirdiğinde gazetelerinden kovuldular.

"ENTELEKTÜEL DÜŞMANLIĞI VAR"

Bugün toplumu eleştirdiğinizde halkı küçük görmekle suçlanıyorsunuz. Aslında bunun tam tersi ve daha tehlikeli bir durum var. Toplumda entelektüellere ve okumuş kesime karşı müthiş bir düşmanlık gelişti. "3 kitap okumuş kendisini bir şey zannediyor"anlayışı yerleşti. Fransa'da okurken para kazanmak için Türkiye'den gelen turistlere rehberlik yapıyordum. Orada Türkiye'den gelen bir işadamı ne yaptığımı sordu. Ben de 'Sarbonne'da okuyorum' dedim. Türkiye'ye dönünce ne yapacağımı sorunca "Üniversitede çalışmayı düşünüyorum" dedim. Bana ne dedi biliyor musunuz? 'Üniversitede hoca olunca kaç para maaş alacaksın? Ben şoförüme daha fazla maaş veriyorum' dedi. Türkiye'de bu şekilde düşünen çok büyük bir orta alt sınıf var."

sondakika.com

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiBaşbakanFransaKitapkadınlar
Görüş Bildir