Özenmeye Değmezmiş: Uyuşturucuların Algımızda Nasıl Değişiklikler Yarattığını Bilim İnsanları Keşfetti!

-

Şuurumuzu etkileyen bazı maddeler nasıl böylesine etkili olabiliyor? Hangi ayarlarla oynayabiliyor ki kendimizi tanıyamıyoruz?

Yapılan bu araştırmayla artık sorunun yanıtını biliyoruz.

Algımıza oynanan oyunlar var ve bu oyunları aslında açıklaması hayli zor.

Uyuşturucu maddelerin beynimizde yarattığı manipülasyon ve anlık iyi hissettirme, ardından yaşattığı çöküntü etkisi beynimizin tam anlamıyla hangi noktasında gerçekleşiyor? 

Sorunun ilk adımı buydu.

Bu tip maddeler beynimizdeki bilinçle ilişkili kısımların fonksiyonlarını azaltırken algılarımıza hükmeden kısımlarda hareketlenmelere yol açıyor.

Serotonin salgısının artması, algı kuvvetimizi ve daha da önemlisi modumuzu kökünden değiştiriyor.

Gen haritaları incelendi ve uyuşturucuya maruz kalan beynin nasıl sinyaller yolladığını ve bu sinyalleri hangi kanallarla taşıdığını keşfetti.

Ortada kesin bir etki var fakat bu etki her zaman sabit değil. Kimi zaman süresi kimi zaman da şiddeti değişiyor, tamamen kişinin o andan önceki ruh haline bağlı.

Diyor araştırmayı yürüten bilim insanlarından Alan Anticevic.

Uyuşturucu beynin karar alma ve plan yapmaktan sorumlu kısımlarını resmen bloke ediyor, değişim tam da şöyle 👇

Bu bloke edilen kısımların aksine hislerin, hareketlerin ve davranışların kontrol edildiği kısımları daha da canlandırıyor, sağdaki görselde daha da büyüyen kırmızı bölgeye dikkat ederseniz görebilirsiniz.

Bazı psikolojik rahatsızlıklara da merhem olan serotonin artışı bu tip uyuşturucularda daha dengesiz bir yol izliyor.

Bu araştırmanın ardından tamamlayıcı diğer araştırmalar aslında antidepresan ilaçların daha da etkili ve daha az yan etkili halde geliştirilebilmesinin de önünü açacak. Çalışmanın önemi biraz da burada yatıyor.

Belki de tarihe tanıklık ediyoruz.

Çalışmanın neredeyse 50 yıldır anlamaya çalışılan insan psikolojisindeki anlık değişimlerde bir çığır açacak olması bir yana yakın gelecekte psikolojik rahatsızlıklardan tamamen azade olacak bir insanlıktan bahsedebiliriz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
gozde-esra

yeşilay gibi kurumların değeri burada anlaşılıyor, umarım uyuşturucu ve diğer tüm bağımlılık yaratan maddelere karşı toplu bir mücadele başlatılır, 26-27 kasımdaki ids etkinliği buna bir örnek, tebrikler yeşilay

serdar-usta1

Uyuşturucuyu cici göstermeyelim. Gençlerimize yazık oluyor gerçekten. Uyuşturucu maddelere dikkat çekilmeli... 26 - 27 Kasım 2018’de Yeşilay tarafından organize edilen Sağlık bakanlığının da destek verdiği 2. Uluslararası Uyuşturucu Politikaları ve Halk Sağlığı Sempozyumu var. Dünyaca ünlü akademisyen ve uzmanlar bu sempozyumda buluşacak. Bence ilgililer bir ziyaret etmeli sempozyumu

emekli_albay_himmet

Valla kafası güzel temiz malzemeye hiçbir zaman hayır demem.. Ama herşeyin zamanı var.. Öyle durup durup patlamaya gerek yok gençler hiç öyle heveslenmeyin.. Ya beyniniz yanar mal gibi sürekli takılırsınız dünyanız değişir.. Yada arada buldunuz mu, ne olduğu farketmez.. Malzemeye göre ya çok güzel eğlenirsiniz dans edersiniz, ya hayatınız hakkında düşünüp ne yapmanız neler yapabileceğinizi anlarsınız yada güzelce sevişirsiniz.. Bunun dışında mal mal kullanacaksanız geberin amk keşleri.. Adamlar herşeyi deneyip sonrasında film yaratıyor, ölüm hakkında vs (ENTER THE VOID) bizimkiler "abi çok iyiyim patlıyorum" diyip eline sprey alıp duvar boyuyor.. Gebersinler amk..

bykzlt

Bir torbacı tanırsın tüm dünyan değişir. Albert Camus... Mezarlıklar kendini vazgeçilmez sanan insanlarla doludur sözünü çalmadan söylemiş Camus.

eski_id

Psikoloji git gide dini yahut siyasi ideolojiler gibi dogmatikleşmekte, neyin doğru neyin gerçek olduğunu belirleyen, belirlemeye hevesli kitle yöneticilerinin hayranlığını toplayan bu araştırmalar aynı zamanda tehlikeler de barındırmakta.. İnsan beyin kimyasını elektriksel yahut kimyasal yollarla kontrol altında tutmak ve belirlenmiş normalliğe yönlendirmek her zümrenin balıklama atladığı bir konu.. 2000 yıl önce tanrılarla iletişim kurduğuna inanılanlar 200 yıl önce cadı die yakılıp günümüzde hasta die kapatılıyor

eski_id

Oksijen zehirlenmesi yaşayan zikircilerden, meditatif (meditasyonal, ne haltsa) örgü örme (tesbih çekme) alışkanlığından tutun da, hafif depresif ilaçlara, kendimiz gibi, kendimizden olanın çevremizde bulunmasına ihtiyaç duyuşumuzdan tutun da ağır uyuşturuculara olan eğilimlerin ortak noktası, haz ve huzur değil midir.. İster dışarıdan alınan bir madde olsun ister içkin, meditatif alışkanlıklar; bağımlılık düzeyleri, sosyolojik, psikolojik etkileri uçurumlar kadar farklı olsa da ortak noktalara temas ettiği kanaatinde olduğum bu olguların kitle yönetimsel argümana dönüştürülmesi, daha da belirleyici olması endişemdir..

eski_id

"Topluluk" doğallığından, yapılandırılmış "toplum" yaşamına mecbur bırakılmış genel insan bence bilmelidir ki, gücü elinde tutanın derdi özgür irade olmayacak.. Kısacası ben olsaydım mutlak iradenin belirleyicisi, biraz sapık, avare, tembel, kimi noktalarda devasa kibirli ve aykırılığı bişey zanneden insancıklar olurdu yeni nesil.. Yani ben.. Kim razı gelir ki

Başlıklar

BilimUyuşturucu
Görüş Bildir