Kafaya Takmama Sanatının Kitabını Yazıp Milyonlar Satan Yazar Anlatıyor: Duygularımızı Nasıl Kontrol Ederiz?

-

Subtle Art of Not Giving a Fuck, Türkiye’de yayınlanmış ismiyle Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı kitabının yazarı Mark Manson duygu kontrolü üzerinde iki kelam etti.

Aslen bir blogger olan Manson’ın kitabı uluslararası bestseller olmuştu. Manson’ın alametifarikasının duygu kontrolü kavramını zorlama olmayan içten bir dille okuyucuyla buluşturması olduğunu söyleyebiliriz.

Manson’ın sözleri “çabuk sinirleniyorum, sürekli üzgünüm” gibi şikayetlere sahip insanlara faydası dokunabilir.

Manson’a göre önce bir ayırdın farkına varmak gerekiyor: Duygularımızı tamamen kontrol edemeyiz. Kontrol edebileceğimiz yegane şey, hissettiğimiz şeylere verdiğimiz tepkiler.

Diyelim ki ailenizden birisi hoşunuza gitmeyen bir davranışta bulundu. Siz de buna sinirlendiniz ve sert bir tepki verdiniz.

Bu noktada “Neden sinirlendim?” demek yerine “Neden sonrasında böyle davrandım?” sorusunu sormak çok daha faydalı ve sonuç veriyor...

Çünkü duygularımızı ne kadar çok baskılamaya çalışırsak, o kadar kemikleşebiliyorlar.

Mesela üzülmemek için kendimizi zorlarsak, daha çok üzülüp yıpranıyoruz. Kaygılanmamak için ne kadar uğraşırsak, küçük şeyleri daha fazla kafaya takmaya başlıyoruz.

Klişe gibi gelebilir ama böyle durumlarda duygularımızı baskılamaya çalışmak yerine onun akıp gitmesine izin vermeli, sonrasında verdiğimiz tepkiyi masaya yatırmalıyız.

"Neden böyle tepki veriyorum, bunu hissettikten sonra neden böyle davranıyorum?" diye düşünmek faydalı olabilir.

Bunu yapmayı kendinize öğretebilirseniz çok şey değişecek. Çünkü artık hislerinizi kontrol etme derdine düşmeyeceksiniz.

Çünkü bunu başarmak oldukça zor! Onun yerine, kötü hissetseniz bile umurunuzda olmayacak. Çünkü kötü hissetmeye “verdiğiniz tepkiyi” kontrol edebileceksiniz. 

İşte hepsi bu kadar!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
kucukprens

Neyi kendinden çok seversen o da sana zarar verir

tugce-azra-halil

Kitapta bahsettiği şey genel anlamda her sorunun bir challenge olarak kabul edilmesi gerektiği. Çünkü sen bir sorunu halledersin, başka bir yerden başka bir sorun çıkar. Bu yüzden sürekli şikayet etmek yerine bunu bir meydan okuma olarak görün diyor kitabında. Normalde bu tarz kişisel gelişim kitaplarından etkilenmem ama kitap çok samimi yazılmış. Bu yüzden bende işe yaradı diyebilirim.

gzm-ynklr

♥♥♥

bademlicikolatta

kitabı okumadım,demek istediği şeyi ben yapıyor muyum emin değilim ama farkettim ki kendimi teskin ede ede gerçekten hissederek nasıl üzülür insan unutmuşum. bazen kendimi robot gibi hissediyorum. gerçekten üzülmem gereken şeylerde hiçbirşey hissetmez oldum. başkasına söylediğimde benden çok üzülüp ah vah ediyor,ben nötr duruyorum öyle. örneğin ağlama noktam sevdiğim birinin ölmesi,onun haricinde ağlayacak kadar yoğun üzüntüye gerek olduğunu düşünmüyorum. aklıma hep hayatta daha neler var bu mu dert gibi düşünceler geliyor. bahsettiği şey bu mu merak ettim alıp okuyacağım.

ali-gunay3

aynı ben yorum yazmak istedim kendi adıma sana katılayım

pinkfreud97

doğru bir düşüncedesin.. robottan ziyade güçlü bir farkındalık var.. hayatta kendinden çok daha kötü hissedenlerin ve ne şartlar altında yaşadıklarının gerçeği.. patolojide de en büyük rahatlama biçimidir aynı zamanda..

Görüş Bildir