Kulübede Neden Siyah Yok?

 > -
Kulübede Neden Siyah Yok?

Profesyonel futbol liglerinde birçok siyah oyuncu forma giyiyor ama siyah teknik direktör sayısı çok az. Al Jazeera, bunun sebeplerini araştırdı.

İngiltere'de profesyonel futbolcuların yüzde 25'i siyah. Siyah teknik direktör ise yok denecek kadar az. Ekvator Ginesi'nde süren Afrika Uluslar Kupası'nda bile 16 takımın sadece üçünün teknik direktörü siyah. Siyah teknik direktör sayısının bu kadar az olmasının nedeni ayrımcılık mı; yoksa başka sebepler var mı? Al Jazeera , "Teknik direktörlük için fazla mı siyahlar?" isimli özel dosyasında bu sorunun cevabını aradı.

Kasım 2014'te Burton Albion, Hollandalı eski yıldız Jimmy Floyd Hasselbaink'i teknik direktörlüğe getirdi. O döneme kadar İngiltere'de profesyonel liglerde sadece iki siyah teknik direktör çalışmıştı.

Hasselbaink, teknik direktörlüğü seçerken bu durumun gözünü korkutmadığını, aynı zamanda kendisine ekstra bir motivasyon da getirmediğini söyledi:

“Evet, siyahsam siyahım. Ama burada olmamın sebebi, bu iş için doğru kişi olmam.”

"Ben sadece 'Teknik direktör olmak istiyorum' diye düşündüm. Bu kadar. Siyah olduğumu biliyorum. Siyah olmaktan gurur duyduğumu biliyorum. Fakat teknik direktörlük eğitimini alırken, 'Siyah olduğum için iş bulamayablirim' diye düşünmedim. Bu göreve, doğru kişi olduğumu bildiğim için talip oldum. Başkan da bu sebepten beni işe aldı. Evet, siyahsam siyahım. Ama burada olmamın sebebi, bu iş için doğru kişi olmam."

İngiltere Futbol Federasyonu'na çokkültürlülük konusunda danışmanlık yapan Brendon Batson, kendisinin futbol oynadığı 1970'lerde siyah oyuncu sayısının çok az olduğunu ama artık bu durumun değiştiğini hatırlattı ve aynı artışın teknik direktör sayısına da yansıması gerektiğini söyleyerek, "Teknik direktörlük hâlâ beyazlara yönelik bir meslek gibi görülüyor" dedi.

FIFA İkinci Başkanı Jeffrey Webb de futbolun patronu konumundaki kurumun bu problemin farkına vardığını söyledi:

"FIFA'ya üye 209 federasyon var. Birçok farklı kültür buluşuyor. Futbol dünyasını, çokkültürlülüğün iyi bir şey olduğu konusunda eğitmek zaman alacak. Burada mühim olan, bu konuları konuşabilmek. Futbol dünyası, çokkültürlülüğü konuşabilmeye başladı."

Addo: Afrika'nın parası yok

Gana'nın en köklü kulübü olan Accra Hearts of Oak'u çalıştıran Herbert Addo ise, siyahlarla beyazlar arasında bu konudaki eşitsizliğin altında finansal sebeplerin yattığını söyledi:

"Para her şeydir. Özellikle Afrika'da. Avrupa'da da para her şeydir ama Avrupa'nın parası var, Afrika'nın yok. Burada da çok yetenekli teknik direktörler var fakat Avrupa'daki gibi sponsorlarımız yok. Avrupalı meslektaşlarımız otomatikman bizden daha ileride."

Addo'nun bahsettiği eşitsizlik, ülkenin milli takım tercihini bile etkilemiş görünüyor. Zira, Afrika Uluslar Kupası öncesi teknik direktörlük için adı geçen beş isim de beyazdı ve göreve İsrailli Avram Grant getirildi.

Gana'nın eski yıldız oyuncularından Osei Kofi, daha önce dört kez Afrika şampiyonu olduklarını ve dört şampiyonluğu da siyah teknik direktörlerle kazandıklarını hatırlattı ve "Madem beyaz teknik direktörler bu kadar iyi, neden kupayı bir kez bile kazanamadılar?" diye sordu.

Gana Futbol Federasyonu Başkanı Kwesi Nyantakyi'ye göre bu eleştiri haksız. Nyantakyi, "Önemli olan teknik direktörün uyruğu değil, yeteneği. Yeterince yetenekli olan bir Ganalı teknik direktör de bir yabancı teknik direktör de kupayı kaldırabilir. Burada asıl soru şu: Başarılı olabilecek bir teknik direktör mü istiyorsunuz; yoksa milliyetçi duygularınıza hitap edecek bir teknik direktör mü?" diye konuştu.

“Gana'da beyaz teknik direktörleri seçiyorlar çünkü futbolcular beyaz teknik direktörlere daha fazla saygı duyuyor. Dediklerini yapmazlarsa teknik direktörün şikayette bulunacağını ve onları işlerinden edeceğini biliyorlar.”

Kofi'ye göre meselenin başka bir yönü var:

"Gana'da beyaz teknik direktörleri seçiyorlar çünkü futbolcular beyaz teknik direktörlere daha fazla saygı duyuyor. Dediklerini yapmazlarsa teknik direktörün şikayette bulunacağını ve onları işlerinden edeceğini biliyorlar."

Campbell: Durum iyiye gidiyor. Asıl mesele ne kadar hızlı iyiye gittiği.

"Irkçılığa Karşı Futbol" oluşumunun Avrupa sorumlusu Piara Powar, İngiltere Futbol Federasyonu yöneticilerinden Heather Rabbatts ve İngiltere Futbol Milli Takımı'nın eski kaptanı Sol Campbell, konuyu Al Jazeera stüdyolarında tartıştı.

Futbol dünyasındaki en üst mevkilerde ağırlıklı olarak beyazların bulunduğunu hatırlatan Powar, bu isimlerin özellikle Avrupalı olduğunu ve bu yüzden Avrupa'nın çokkültürlülük konusunda daha büyük bir sorumluluk taşıması gerektiğini, teknik direktör yetiştirirken "eski alışkanlıklarla" değil yeteneğe göre hareket etmesi gerektiğini belirtti.

Rabbatts da Powar'a katıldığını ve en üst düzeydeki isimlerin, "Bu artık değişmeli. Bu eşitsizlik kabul edilemez. Sahalarda bu kadar çok siyah oyuncu varken, sadece teknik direktörlük koltuğunda değil, yönetim kurullarında da birçok siyah olmalı" demeleri gerektiğini söyledi.

"Durum iyiye gidiyor. Asıl mesele, ne kadar hızlı iyiye gittiği..." diyen Campbell, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şu anda Premier League ve Championship'te beş siyah teknik direktör var. Bu da %5'e tekabül ediyor. Bu oran tabii ki kabul edilemez. Ama değişecek. İnsanlar siyah oyuncuların zekalarını da ciddiye almaya başlayacak. Teknik direktörleri işe alanların da bakış açılarının değişmesi gerekiyor. Mesela bir beyaz için 'Çok tutkulu, o yüzden...' denen hareketleri bir siyah yapınca sinirlerine hâkim olamamakla eleştiriliyor. Bunun değişmesi lazım."

Hollanda ve Fransa'da daha fazla siyah teknik direktör olduğunu ve bunun sebebinin, bu ülkelerde yeteneğe İngiltere'dekine oranla daha çok önem verilmesi olduğunu iddia eden Powar, şunları söyledi:

"Burada asıl mesele, genellemeler. 'Siyahsa iyi koşar. Yahudi ise parası vardır. Asyalı ise Yahudi'nin parasının muhasebesini tutuyordur.' Bunlar çok zalimce genellemeler. Ama aynı zamanda birçok insanın bakış açısını yansıtıyor. Bunu değiştirmemiz gerekiyor."

Powar ayrıca, reddedilme korkusu yüzünden yeni nesil birçok siyah futbolcunun teknik direktör olmayı aklından bile geçirmediğini ve futbolu bıraktıktan sonra başka işlere yöneldiğini iddia etti.

Seedorf: Rooney Kuralı işe yarar

Futbolculuk döneminde üç ayrı takımla Şampiyonlar Ligi'ni dört kez kazanan, geçen yıl beş aylığına Milan'ı çalıştıran Clarence Seedorf, şu anda UEFA'nın çokkültürlülük elçisi olarak görev yapıyor.

Avrupa futbol pazarında karar alma mekanizmalarını elinde bulunduranların %99'unun beyaz olduğunu söyleyen Hollandalı yıldız, bunun muhtemel sebepleri arasında ayrımcılık, önyargı, korku, tektipleştirme gibi faktörlerin olduğunu ifade etti.

"İnsanlar şunu unutmamalı: Futbol, toplumun bir parçasıdır ama toplumun kendisi değildir" diyen Seedorf, "Bu sadece siyah teknik direktörlerle ilgili bir problem değil. Genel anlamda çokkültürlülükle alakalı bir sorun" diye konuştu.

“Rooney Kuralı siyahların antrenör olarak daha fazla iş bulmasını sağlamakla kalmadı, en az bir siyahın iş görüşmesine çağrılmasıyla birlikte beyazların siyahlarla ilgili algısı da değişti. Önyargılar azaldı.”

UEFA'nın ırkçılık karşıtı kampanyalarını olumlu bulduğunu belirten Seedorf, bu tip sorunları çözebilmek için daha şeffaf bir futbol ortamına ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Futbolda azınlıkların teknik direktör olarak fazla tercih edilmemesi bir yana, iş görüşmesine bile çağrılmadığını ifade eden Seedorf, Amerika Birleşik Devletleri’nde, Amerikan futbolu takımlarının yeni bir antrenör ararken azınlıklardan isimlerle de görüşme yapmasını mecbur kılan Rooney Kuralı’nın futbolda da faydalı olabileceğini belirtti:

ABD’de beyazlar ve siyahlar meselesi vardı. Futboldaki meselenin sadece siyahlarla ilgili olmadığını, tüm azınlıkları kapsadığını not düşerek söylüyorum; Rooney Kuralı siyahların antrenör olarak daha fazla iş bulmasını sağlamakla kalmadı, en az bir siyahın iş görüşmesine çağrılmasıyla birlikte beyazların siyahlarla ilgili algısı da değişti. Önyargılar azaldı. Bu, sadece zorunluluktan bir siyaha iş vermekten daha faydalı oldu."

Seedorf, siyahlarla yapılan iş görüşmeleriyle algının değişmesi sayesinde işverenlerin artık karşılarında “farklı bir ten rengi” görmeyi bıraktıklarını ve bu kişilerin yeteneklerini fark ettiklerini de ekledi.

“Futbol toplumun aynasıdır” diyen Seedorf, “Bu yüzden de henüz sorunun tamamen çözüldüğünü söylemek zor. Fakat toplumumuzda kölelik kalkalı da öyle çok uzun yıllar olmadı. Küresel sistemin çokkültürlülüğü çoktan benimsemiş olmasını bekleyemeyiz. Ben sporun, özellikle de futbolun bu süreci hızlandırabilecek bir güç olduğuna inanıyorum” diye konuştu.

Kaynak: Al Jazeera

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Amerika Birleşik DevletleriFIFAFransaİngiltereMilli TakımŞampiyonlar LigiTercihUEFAfutbol
Görüş Bildir