Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Üst Düzey Yöneticilere Özel, 10 Adımda Dünyanın En Mutsuz İşyerini Yaratma Rehberi

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

Şirketlerin yapısına göre mutluluğu sağlamanın yolları farklılıklar gösterse de, bu galeride hep beraber mutsuz bir ekip yaratmaya doğru koşuyoruz. Ekibinizi mutsuz eden bir yönetici misiniz? Aşağıdaki tavırlardan kaçı sizde varsa mutsuz eden yönetici olmaya o kadar yakınsınız.

Kaynak: http://www.hbrturkiye.com/dergi/2014-03/...

1. Kimseyi dinlemeyin ya da herkesi dinleyin

“Doğruyu sadece ben bilirim” diyen bir yönetici olmak harika bir seçimdir. Kurum kültürü yaratmakla ilgilenmiyorsanız, kendi süperstarlarınızı da yaratmayın. Cesaret ve konuşabilme ortamı vermeyin; konuşanı katiyen dinlemeyin. 

Yahut herkesin her dediğini sürekli dinleyin ve ortaya kocaman, harika bir kaos çıksın. Düzenli bir şekilde şirketin farklı segmentlerindeki insanlarla konuşmak, ve sonucunda ortaya çıkan büyük resme bakıp aksiyon almak insanları mutsuz etmenizi sağlayamaz.

2. Ekibinize geribildirim yapmayın

İnsanlar çoğu zaman en büyük hatalarını farkında olmadan yapar. Ve yine çoğu zaman, bir çığ etkisi yarattıklarını da göremezler. Bunları anlatmaz, sonuçlarını paylaşmaz, geribildirim yapmaz ve bir aksiyon planı çıkartmazsanız çalıştığınız insanlar hiçbir gelişme gösteremez; ve siz de sürekli “Etrafım neden aptallarla dolu?” diyerek gezinebilirsiniz.

3. Süreç tanımlamaktan kaçının

İnsan psikolojisi kural setleriyle çalışır. Sürekli seçim yapmaya bırakıldığımızda performansımız düşer. Bu yüzden de beynimiz tanımlanmış süreçlere çok yatkın (kendisi de öyle çalışır).

Bunu şirket seviyesinde bir akış haline getirmediğinizde, herkes kendi yoğurt yiyişiyle iş yapacağından ortaya herhangi bir bütünlük çıkmayacağı gibi, ekipler arası alışveriş de olmayacak ve eninde sonunda yine bir kaos patlatmayı başaracaksınız.

4. Ekibi değil, işleri yönetmeye odaklanın

Mikro yönetim Türk yöneticilerinin en sevdiği şey olabilir. Her yapılan işin içinde olmaya, kontrol etmeye, fikir beyan etmeye başladığınızda, şirketi kim yönetiyor? Büyük resme kim bakıyor? Hiç kimse…

Onca eğitimli, donanımlı insanı çalıştırıp kimseye kendi yeteneklerini kullanma şansı vermeyecek, kendi başlarına karar alıp iş yapabilme imkanı tanımayacaktınız madem; ne diye işe aldınız?

5. Yapılan yanlışları asla konuşmayın

Bir şey yanlış mı gitti? Hemen üstünü kapatın! Unutun, stres yapmayın, konuşmayın, bir iki ortalıkta bağırın ama çözmeye dair aksiyon almayın. Proje sonrası asla değerlendirme toplantıları yapmayın. Hatalarınızdan öğrenmeyin, ekibinize de öğretmeyin.

6. Doğru yapılanları asla takdir etmeyin

Her yanlış olduğunda anında tepki vermenizin, sonrasında da detayını araştırmayıp üstünü örtmenin yanı sıra başarılı ekip arkadaşlarınızı asla takdir etmeyin. Teşekkür de etmeyin. Zamlarına yansıtmayın.

7. Prensiplerden taviz verin, bir dediğiniz bir dediğinizi tutmasın

Şirket kültüründe çok net olan konularda taviz verin, kendi değerlerinize sahip çıkmayın, benzer durumlarda kaldığınızda farklı kararlar verin, bunların nedenlerini açıklama zahmetine girmeyin, kafaları karıştırın.

8. Duygularınızı, özellikle negatif olanları kontrol etmeyin

Ofis içinde bağırış çağırış? Ortak mekanlarda kavga? Ya da birini odanıza çekip avazınız çıktığı kadar bağırmak? Tüm bu duygu taşmalarını nedense sadece negatif konularda yaşayın, hiç bir şekilde iyi bir şeyi kutlamayın. Başarıları paylaşmayın, kendiniz sahiplenin.

9. Mottonuz “Ben yöneticiyim, yaparım” olsun

Gücün alındığını değil, verildiğini unutun. Motive ve mutlu bir ekip olmadan sağlıklı, verimli bir şirket olmayacağı gerçeğini de unutun. Hata yaptığınızda sadece sizin hata yapma hakkınız olduğuna ve bu gücün de yöneticilik yetkinizle beraber geldiğine gönülden inanın. Mütevazi olmayın.

10. Başkalarında kızdığınız her şeyi bizzat kendiniz yapın

Ekipte eleştirdiğiniz ne varsa kendiniz yapın. Toplantılara geç kalın, inisiyatif kullanmayın ya da çok fazla kullanın. Temel iletişim ve görgü kurallarını unutun. Hatta kendi koyduğunuz kuralları da esnetin. Herkesin asabını mahvedin.

İyi çalışmalar.

Alemşah Öztürk

Harvard Business Review Türkiye

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
say_ma_name_gal

Orijinal yazarin isinden ayrima vakti gelmis sanirim...

linus.torvalds

Empati kurmayın

streetkedisi

Ego kasın,ben tiranım diyin, en bayıldığımızdır öyle yönetici, hele birde kompleksleriniz var ise ooofff tadından yenmez."Çingeneye silah vermişler çekmiş babasını vurmuş" sözü mottonuz olsun.Tek vasfınız "ben direktörüm" diye ortalıkta gezmek olsun, ama sakın haa altını doldurmayın bu ünvanın.Ekibin yaptığı işleri mutlaka ama mutlaka şahsi başarınız olarak aktarın, ama ortaya çıkmasın bu soylu davranışınız diye personeli daha üst yönetimle görüştürmemek için paso yalan söyleyin.

ugur-deniz-kutlu

Hehehe. Bir de 'Herkesi fazla mesaiye bırakın.' ekleseydiniz tam olurdu.

sssss

ztn yaziyi yazan alemsahin ana prensibi odur, neden yazmamis acaba

Görüş Bildir