Lise Haberleri

Lise ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Lise ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

MEB, Ders Kitaplarıyla Birlikte İki Ücretsiz Eser Daha Dağıtacak
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), her sene öğrencilere ücretsiz verilen ders kitaplarına, bu sene iki yeni eser daha ekledi. Öğrencilere, Türk dünyasının ortak tarih ve kültür mirasını yakından tanımaları için animasyonların, rotaların olduğu atlas hediye edilecek. 'Turkuaz Kimlik' uygulamasıyla desteklenen atlas, öğrencilerin ilgisini çekecek.Kaynak: MEB
Aşkın Büyüsü 2’den Sınırsız’a 11 Eylül’de Vizyona Girecek Filmler!
Eylül ayının ikinci haftasında sinema salonlarına aksiyondan korkuya, romantik yapımlardan animasyona uzanan 12 yeni film geliyor. Sandra Bullock ve Nicole Kidman’ı yeniden bir araya getiren Aşkın Büyüsü 2, üç saatlik organ nakli yarışını anlatan Sınırsız ve beden değiştirme hikâyesiyle İçimdeki Yabancı haftanın öne çıkan yapımları arasında bulunuyor. Yerli korku filmleri Arınma ile İbret 2: Lanetli Kız da 11 Eylül’de vizyona giriyor.
Okulu Bıraktı, 25 Yaşında Milyarderler Listesine Girdi
Okulu bırakıp girişimcilik yolunu seçen 25 yaşındaki İngiliz James Dacombe, teknoloji dünyasında dikkat çeken bir başarıya imza attı. Yapay zeka çipleri geliştiren Olix'in aldığı 312 milyon dolarlık yatırımla şirketin değerlemesi 3,3 milyar dolara yükselirken, Dacombe da dünyanın en genç milyarderleri arasına girdi. Üstelik bu hikaye, genç girişimcinin yıllar önce geleneksel eğitimden vazgeçmesiyle başladı.
Dizilerdeki Gibi mi? Güney Kore'de Lise Okuyan Türk Öğrenci Okulun İlk Gününü Paylaştı
Güney Kore kültürü, K-pop rüzgarı ve popüler lise dizileri derken son yıllarda gençlerin radarına en çok takılan ülkelerin başında geliyor. K-dramalarda izledikleri o renkli okul koridorları, düzenli okul servisleri ve sosyal aktiviteler pek çoğunda 'Acaba gerçekten Kore'de lise okumak nasıl bir duygu?' merakı uyandırıyor. Haliyle pek çoğu, Güney Kore'de lise öğrencisi olmanın hayalini kuruyor. Güney Kore'de lise okuyan bir Türk, okulunun ilk gününü paylaştı. Kore'de yaşayan ve henüz 16 yaşında olan genç kız, 10. sınıfın ilk gününde okulda yaşadığı renkli anları adım adım kayda aldı. Video, özellikle Güney Kore hayranlarının beğenisini topladı. Kaynak
Burak Kut ve Cansen Yeni Çiftinin Londra’da Eğitim Gören Kızları Aden Kocaman Oldu!
90’lı yılların unutulmaz pop yıldızlarından Burak Kut, 53. yaşını eşi Cansen Yeni ve kızı Aden’le birlikte kutladı. Ailesiyle verdiği pozlarda yıllara meydan okuyan görünümüyle beğeni toplayan ünlü şarkıcı kadar, gözlerden uzakta büyüttüğü kızı da dikkat çekti. 15 yaşındaki Aden, lise eğitimi için geçtiğimiz yıl Londra’ya taşınmıştı. Kızını yalnız bırakmak istemeyen Cansen Yeni de çalışmalarını İstanbul ve Londra arasında sürdürmeye başlamıştı. Babasının doğum günü için ailesiyle bir araya gelen Aden’in çocukluk yıllarından bugüne geçirdiği değişim sosyal medyada gündem oldu.
Herkes Bir Çalışırken Ben On Çalışıyorum
İnternete Mahir İpek yazınca çıkan ilk ayrıntı halk ozanı İsmail İpek’in oğlu olduğu. Onun için oyunculuk macerasından önce müzikle dolu çocukluğunu konuşuyoruz, sıcak detaylar çıkıyor. Mesela en büyük keyfi Aşık Mahsuni’yi telefonla arayıp işletmekmiş. Babanız halk ozanı. Onun türkülerini dinleyerek mi büyüdünüz? Biraz öyle, biraz da yasaklarla, darbe döneminin baskılarıyla geçen bir çocukluğum oldu. Tuhaf tabii… O zamanlar hayat hep böyle gidecekmiş gibi geliyordu. Babam söylediği türküler, hayata bakışı ya da tercihlerinden dolayı dönemin darbeci zihniyeti tarafından pek hoş karşılanmıyordu. Sık sık başı belaya giriyordu. Gözaltıları, tutuklamalar... Çocukluğum bunların arasında geçti. Zaman zaman hapishane ziyaretlerine gidiyorduk. Dışarıda olduğu dönemlerde de pek karşılaşamıyorduk. Yurtdışı konserleri oluyordu. Sizi götürüyor muydu yanında? Hayır. O zamanlar halk ozanlığının çok kabul gördüğü, popüler olduğu dönemdi. Babam, Mahzuni Şerif, Nesimi Çimen, Selda o dönemin önde gelen ozanlarıydı. O yüzden yoğun bir trafik içinde yaşardı. Evimize hoş ziyaretler olurdu. Âşık Mahzuni gelip gidermiş, doğru mu? Tabii. O zamanlar cep telefonu yok ya, en büyük keyfim Mahsuni amcayı evden arayıp işletmekti. Rahmetli de her seferinde tongaya düşerdi. Telefon paranızı ödememişsiniz. Bu konuşmadan sonra telefonuz kesilecek, derdim. Delirirdi: ‘Ali’ye verdim, yatıracaktı, nasıl yatırmadı?’ Sonrasında ‘Ulan beni yine kandırdın, üçkâğıtçı!’ derdi. Müthiş keyifliydi... Her seferinde inanması beni daha da eğlendiriyordu. Ozanların gelip gittiği evde keyifli müzik ortamı vardır. Gecekondu mahallesinde oturuyorduk, Bedia Akartürk gibi popüler isimler uğrardı. Tek kanallı dönem… Cumhurbaşkanı gelince sokaklarda karşılama töreni olur ya, aynen öyleydi. İnsanlar onları görmeye gelirdi, ev kalabalık olurdu. Adeta konser havası esiyordu. Böyle bir ortamda neden müziğe yönelmediniz? Abim söyler çalar, bağlama-nota hocalığı yapar. Amerika’da yaşayan kız kardeşim muazzam bir sese sahip, öbür ablam da öyle. Küçük olarak kendimi hep kenara ittim. Babam sesimi yıllar sonra tiyatroda duydu, “Oğlum, sende de ses varmış. Niye böyle sakladın.” demişti. Çocukken kalabalığın içinde çok çabuk iletişim kurabilen biri değildim. Hâlâ da öyleyim. Bir ortamda pat diye kendi varlığımı ortaya koyamam. İlk tanıyanlar soğuk, soluk algılar, sonrasında öyle değilmişsin, derler. Kapalı Mahir nasıl açıldı, oyunculuğa yöneldi? O da ilginç. Lise yıllarında bir şey olmak gibi bir niyetim yoktu. Üniversiteye hazırlıklar başlamış, biri uluslararası ilişkiler, tıp okuyacağım diyordu. Hiçbiri beni çekmiyordu. Bir şeye yönelemedim, durdum. Okuldan soğumaya başladığım sıralarda edebiyat hocam, “6. sınıflar tiyatro yapacak. Erkek sayısı az. Sizin sınıftan var mı orada oynayacak.” dedi. Hiç oralı olmadım. Sınıftakiler bastırdı, hocam ısrar etti, gittim. İlk provada piyesin ilk cümlesini okurken işin keyfine vardım. O provadan ne istediği bilen biri olarak çıktım. Sonra tiyatro kurslarına gittim, hiçbir şey bilmediğimi anladım. Ankara ile doğunun harmanlanmış bir şivesi vardı bende. Onu düzelttim. Bir insan bir çalışıyorsa, ben on çalıştım. O günden itibaren hedeflediğim şeylerin büyük çoğunluğu oldu. Halk Oyuncuları tiyatrosunda ilk profesyonel oyunumu oynadım, Anadolu Sanat Merkezi’nde çalıştım. Ankara Sanat Tiyatrosu’na (AST) geçişiniz nasıl oldu? 1991’de Ayak Takımı’nı izlemiştim. Tiyatronun girişinde oyuncuların fotoğrafları vardı. Arkadaşlarıma demiştim ki, en geç bir yıl içinde benim de fotoğrafım burada olacak. Bir yıl sonra fotoğrafım orada vardı. Hep böyle hırslı mıydınız? Hırsı sevmem. Bu tip şeylerin çalışmayla olacağına inanan biriyim. Gerçekten çok çalıştım. AST’ye gidip ‘merhaba ben oyuncuyum’ deyince almıyorlar. Profesyonel tiyatro yapmama rağmen sıfıra döndüm, tiyatronun sınavlarına girdim, yeniden eğitim aldım. Kurs bitmeden beni oyuncu ekibine dâhil ettiler. Demet Akbağ ile Hükümet Kadın filminde Partiye yaslanmış tiyatro değiliz Türkiye’de politik tiyatro yapan ekiplerin sayısı neden bu kadar az? Son 30 yılda politik tiyatro yapan isimlere bakın, hep aynı isimler. Neden yeni isim çıkmıyor, bilemiyorum. Politik tiyatro deyince akla sağ-sol karşılaştırması, slogancı tiyatro algısı geliyor ama böyle bir durum yok. Bunlar politiktir ve politik tiyatro yapıyor diye ayırmak istemiyorum. Shakespeare de politiktir, bu politikadan ne anladığınızla ilgili bir şey. Macbeth’le bugünün dünyasına bir şey gönderebilirsin. Politik tiyatro yapmıyorum diyen bunu derken politika yapıyordur. Son dönemde revaçta olan ‘in your face’ akımıyla yapılan tiyatrolar da politik. Siyasi ile politiği ayırmak lazım. Biz siyasi değil, politik tiyatro yapıyoruz. Bir partinin arkasına yaslanmış, onun ideolojisini sahneye getirmiş bir tiyatro da değiliz. Kültür Bakanlığı tiyatrolara destek verirken ‘aileye uygunluk’ şartı getirdi. Ne dersiniz? Sanat, sonsuz özgürlüklerin içinde olmalı. Sanatı bu anlamda kısıtlarsanız, onu köreltir ve yok edersiniz. İpin ucu kaçırılmış şeyler yapılsın. İnsanları tahrik eden, olaylar çıkaracak şeyler yapılsın, demiyorum. Devlet yardımı insanların vergilerinden ayrılan fonlardan oluşuyor. Dünyanın her yerinde olan bir şey. Yaptığı tiyatroyu ya da içeriğini beğenmeyerek destek vermiyorum demek işi siyasallaştırır. Şu an ne kadar siyasi? AST olarak biz destek alamadık, 9. maddeden dolayı. Açtık, baktık. Tiyatroda süreklilik şartı var. 50 yıldır devam ediyoruz. Salonun olması zorunluluğu. 50 yıldır aynı salondayız. Personel bulundurma şartı var. Bizim de personellerimiz var. Bu maddeden dolayı yardım alamamak bizi çok şaşırttı, Türkiye’de sanatın geleceği adına üzüldüm. Bu hatanın önümüzdeki yıllarda düzeltileceğini umut ediyorum. Bu maddeden dolayı yardım alacak birkaç tiyatrodan biriyiz. 50. yılına giren tiyatromuz başka bir ülkede olsaydı, değil devlet desteği, koruma altına alınırdı. Ankara Sanat Tiyatrosu’nun Halktan Biri oyununda Dört gün İstanbul’da yaşıyorum, üç gün Ankara’da Bütün aileniz müzikle haşir neşir. Siz hangi enstrümanları çalabiliyorsunuz? Amatör düzeyde bağlama çalarım. Telli çalgıları ufaktan tıngırdatırım ama hiçbir zaman profesyonel seviyeye taşımadım. Kendi kendime çalar, söylerim. Babamın karşısında söyleyemem, utanırım. Birinizin çalıp birinizin söylediği olmadı mı hiç? Valla yapmadık. Birgün televizyon programına çıktık, söyle diye ısrar ettiler. Babamın parçalarını da söyleyemedim. Evdekiler çok iyi olduğu için ben de varım diyemedim. Kalkıp öyle bir ligde yarışmak doğru olmaz. Maraş doğumlusunuz. Maraş katliamının ailenize yansıması nasıl oldu? O zaman Ankara’daydık. 7-8 yaşlarındaydım. Çok hüzünlü bir dönem. Birçok akrabamız orada yaşıyordu, katliamın mağduru oldu. Etkisi evden uzun süre gitmedi. Hatırlıyorum, sağ kurtulanlardan evimize gelenler olmuştu. Kulak misafiri olduk, belli bir yaşa geldikten sonra olayın şiddetini anlamaya başlıyorsun. Hâlâ sorumluları tam olarak ortaya çıkarılmış değil. Aileden size miras kalan neler var? İsmail İpek’in oğlu olduğum için hep gurur duydum. Bende insani ilişkiler birinci dereceden akrabalıkla ilgili değildir. Bir insanı akrabam olduğu için sevmem. Annem, babam bile olsa. Babamı duruşuyla, özverisiyle, tavrıyla doğru bir adam olduğu için seviyorum. Bizi de doğruluk ve dürüstlük üzerine yetiştirdi. Eve dair alınacak kararlarda ‘böyle bir şey var, ne dersin?’ diye bana danıştığı çok olmuştur. Ekonomik durumumuz pek iyi değildi. Kız kardeşime mont alınacağı zaman toplantı yaptığımızı hatırlıyorum. Sizin çocuğunuzla olan ilişkiniz nasıl? Benziyor. Evde oğlum, annesi ve ben bütün kararları beraber alırız. Olumsuzsa ikna ederiz. Oğlum inanılmaz yaratıcı. Sanata çok düşkün. Resim çiziyor, filmler çekiyor, program indirip montajını yapıyor. 11 yaşında. İnanamıyorum. Aileniz Ankara’da mı, İstanbul’da mı? İstanbul’da yaşıyoruz. Haftada üç gün tiyatro için Ankara’ya gidiyorum. Anne-babam Ankara’da. Bazen onlarda kalıyorum, bazen AST’nin yönetimindeki arkadaşlarda. Ömrünüz yollarda mı geçecek böyle? AST’nin Ankara’da yaşaması gerekiyor. Orada doğdum, büyüdüm diyebilirim. Ustalarımızdan devraldık, bir şekilde yönetim kurulu üyeliği yapıyoruz. Biraz yorucu bir hayat ama tiyatronun içinde olmak, merdivenlerinden aşağı inip problemleriyle boğuşmak beni mutlu ediyor. Yıllardır İstanbul’dayım ama Ankara’ya karşı zaafım var. Bir kente aidiyet diyorsanız, orası Ankara’dır. AYHAN HÜLAGÜ
Şubatta 10 Bin Öğretmen Atanacak
Milli Eğitim Bakanlığı, şubat ayında ataması yapılacak 10 bin öğretmen ile ilgili kontenjan dağılımını açıkladı. Bakanlık, en çok kadroyu sınıf öğretmenliği, İngilizce ve ilköğretim matematik bölümlerine ayırdı. Şubat ayında yapılacak atamalarda bin 50 sınıf öğretmeni, bin İngilizce ve 751 ilköğretim matematik öğretmeni atanacak. Başvurular için tüm alanlarda taban puan 50 olarak belirlendi. Başvurular, 29 Ocak-04 Şubat'ta kabul edilecek. Milli Eğitim Bakanlığı, 2014 yılı şubat ayında yapılacak 10 bin öğretmen ataması ile ilgili çalışmaları tamamladı. MEB İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü’nce bakanlığa bağlı eğitim kurumlarının öğretmen ihtiyacının karşılanmasına yönelik olarak İlk Atama, Açıktan ve Kurumlar Arası Yeniden Atama ve Millî Sporcuların Ataması kapsamında, 105 alanda 10 bin öğretmen ataması yapılacak. Öğretmenliğe başvuru ve atama işlemleri elektronik ortamda gerçekleştirilecek. Elektronik Başvuru Sayfası 'İlk Atama', 'Açıktan ve Kurumlar Arası Yeniden Atama' ve 'Milli Sporcuların Atanması' şeklinde ayrı ayrı düzenlendi. Adaylar, durumlarına uygun atama çeşidini seçmek suretiyle http://mebbis.meb.gov.tr ve http://ikgm.meb.gov.tr adreslerindeki Elektronik Başvuru Formu’nu kullanarak başvurularını yapacak. Türkçe, İlköğretim Matematik, Fen Bilimleri/Fen ve Teknoloji, Sosyal Bilgiler, Türk Dili ve Edebiyatı, Tarih, Coğrafya, Matematik (Lise), Fizik, Kimya, Biyoloji, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Yabancı Dil (Almanca, Fransızca, İngilizce) alanlarına başvuruda bulunacak adaylar atanacağı alanda KPSSP121 puan türünden taban puan ve üzerinde puan almış olmaları kaydıyla başvurabilecek. Diğer alanlara atanacaklar ise KPSSP10 puan türünde atanacağı alan için belirlenen taban puan ve üzerinde puan almış olmaları kaydıyla başvurabilecek. Adaylardan sağlık, askerlik ve adli sicil durumlarına ilişkin belge istenmeyecek. Öğretmenliğe atama başvurusunda bulunacaklar, Elektronik Başvuru Formu’na yansıtılacak olan eğitim kurumları arasından en fazla 25 (yirmi beş) eğitim kurumunu tercih edebilecek. Tercihler, aynı il ve/veya farklı illerde bulunan eğitim kurumları arasından istenilen öncelikte yapılabilecek. İlçe veya il milli eğitim müdürlüğünce başvuruları onaylanmadıkça adaylar tercih değişikliği yapabilecek. Başvuruda bulunan adayların atamaları, alanlar bazında 2013 KPSSP10 veya 2013 KPSS121 puanı üstünlüğü esasına göre tercihleri de dikkate alınmak suretiyle yapılacak. Başvurular için tüm alanlarda taban puan 50 olarak belirlendi. Başvurular, 29 Ocak- 04 Şubat'ta kabul edilecek. Atamalar ise 6-7 Şubat'ta yapılacak. Atanan öğretmenler göreve 10 Şubat'ta başlayacak. YASİN KILIÇ | ANKARA | CHA