Bir Medeniyet İhyası ve Karakter İnşası Yolculuğu
Kayseri'de göreve geldikten sonra bambaşka bir profil çizen özel bir vali Gökmen Çiçek. Birazdan sözünü edeceğimiz ERVA (Erdemlerimizle Varız) projesine dair şöyle lafı açıyor: 'Düvenönü Mahallesi'nde bir anne yakama yapıştı. Bana 'Sen evladı ölsün diye dua eden bir anne gördün mü?' diye sordu. Bu soru karşısında şok oldum. 'Görmedim annem. Niye böyle söyledin?' diye sordum. O da bana oğlunun uyuşturucu bağımlısı olduğunu ve para bulamadığı zamanda kendisine şiddet uyguladığını söyledi.' dedi. Yani büyük hikâye böyle başlamış.ERVA vizyonu, felsefesi beni çok etkiledi, birazdan söz edeceğim ayrıntılı olarak. İlk gözlemlerim gibi kabul edin. Daha derinize inmek istiyorum doğrusu ama zaman var buna. Şimdi söze girelim, biraz detaylarla tanıyalım.ERVA, alışılagelmiş, süreli ve parıltılı bir gençlik projesi olmanın çok ötesinde, pedagojik derinliğe sahip kopyalanabilir bir sistem mimarisi gibi bir şey. Üç temel sacayağı üzerine kurulmuş: Beden, zihin ve aidiyet. Beden boyutu, 10-18 yaş aralığındaki kritik bir gelişim evresinde bulunan gençleri, mahallelerindeki spor okullarında organize ve disiplinli bir ortama davet eder. Sahada canla başla çalışan 125 antrenör ve 223 eğitmen, çocuklar için sadece birer spor öğreticisi değil; yeri geldiğinde bir ağabey, bir koruyucu figür ve hayat değiştiren birer rol modeldir. Projenin ana omurgasını oluşturan zihin boyutu ise değerler eğitimiyle şekillenir. Haftada bir kez antrenmanların hemen öncesinde veya sonrasında verilen bu eğitimler, kuru ve soyut birer ders değildir. Tarihsel köklerimizden beslenen, sarmal bir yapıyla kurgulanan bu içerikler, spor pratiğinin getirdiği dürüstlük, takım ruhu, sabır ve alçakgönüllülük gibi kavramlarla harmanlanarak doğrudan davranışa dönüştürülür.