Gökyüzünü Okuyan Adam: Galileo'dan Önce Yıldızları Ölçen Osmanlı Bilgini Takiyüddin'in Unutulan Hikâyesi
Bir an gözlerinizi kapatın…Yıl 1577.İstanbul'da serin bir sonbahar gecesi…Boğaz'ın üzerinde yıldızlarla dolu bir gökyüzü uzanıyor. Şehrin minarelerinden yükselen ezan sesleri yavaş yavaş gecenin sessizliğine karışırken, Tophane sırtlarında küçük bir grup insan nefeslerini tutmuş gökyüzünü izliyor.Tam o sırada ufukta olağanüstü bir ışık beliriyor.Bir kuyruklu yıldız…Şehirde herkes onu görüyor.Kimileri bunun bir felaket habercisi olduğuna inanıyor, kimileri yeni bir çağın başladığını düşünüyor.Fakat o kalabalığın içinde biri var ki gökyüzüne korkuyla değil, merakla bakıyor.Çünkü onun için yıldızlar kehanet değil, bilgidir.İşte o kişi, Osmanlı'nın yetiştirdiği en büyük bilim insanlarından biri olan Takiyüddin'dir.Bugün adını çok az kişi biliyor. Oysa yaşadığı dönemde yalnızca Osmanlı'nın değil, dünyanın en önemli astronomlarından biri olarak kabul ediliyordu.Ve belki de en acı olanı…Kurduğu rasathane yalnızca birkaç yıl yaşayabildi.