Napolyon Osmanlı Ordusu'na Katılmak İstemiş! 1795'te Ne Oldu?
Napolyon'un Osmanlı Ordusu'na katılmak istediğini söylesek ne derdiniz? Bu fikir için başvuru yaptığında yıl 1795'ti ve henüz 26 yaşındaki Napolyon Bonapart, genç bir topçu subayıydı. Napolyon, III. Selim'in hizmetindeki Osmanlı Ordusu'na katkıda bulunmak istiyordu. Hatta Türk topçusunun geliştirilmesi üzerine raporlar bile hazırlamıştı. Ancak Paris'te yaşananlar onun bütün planlarını değiştirdi. Peki Napolyon'un Osmanlı'ya gitme planı nasıl ortaya çıktı ve onu Fransa'da tutan ne oldu?
İşte detaylar.
Genç Bir Subayın Doğu'ya Açılan Kapısı
O dönemde Osmanlı Devleti, III. Selim'in başlattığı Nizam‑ı Cedid reformlarıyla ordusunu, özellikle de topçu sınıfını modernleştirmeye çalışıyor, bunun için de Fransız askeri uzmanlara ihtiyaç duyuyordu. Fransa'da ise siyasi çalkantılar yüzünden kariyeri durağanlaşmış, hem mesleki hem maddi açıdan çıkmazda olan genç bir subay olan Napolyon, bu fırsata gönüllü oldu.
Tabii planı Fransız ordusundan ayrılmak değildi: Eylül 1795'te Fransız hükümetine (Comité de Salut Public) resmi bir talepte bulunarak, Osmanlı'ya gönderilecek Fransız askeri misyonunun başına geçmek istediğini bildirdi. Hatta konuyla ilgili 'Türk Topçusunun İyileştirilmesi' ve 'Türkiye'nin Gücünü Artırmanın Yolları' başlıklı iki ayrı rapor bile kaleme aldı.
Süreç Onaya Çok Yakındı: Ancak Her Şey Değişti!
Talebi değerlendirme süreci hiç kolay ilerlemedi. Dosya önce Doulcet de Pontécoulant'ın, ardından Debry'nin incelemesinden geçti; birden fazla komite ve komisyon arasında el değiştirdi. Üstelik bu sırada Paris zaten büyük bir siyasi krizin eşiğindeydi. Tam da bu belirsizlik sürerken, 5 Ekim 1795'te kralcı bir ayaklanma patlak verdi: Tarihe 13 Vendémiaire olarak geçen bu büyük isyanı bastırmak, hükümetin bir anda en temel önceliği haline geldi.
Ayaklanma, Napolyon'un Hayatını Değiştirdi!
Napolyon'un Osmanlı dosyası isyanla birlikte hemen rafa kalkmadı. 6 Ekim'de İç Ordu'nun başına getirilmesiyle birlikte, kısa süre önce çıkış yolu olarak gördüğü Osmanlı planı ise artık eski önemini yitirdi. Yine de dosya bürokraside yoluna devam etti ve 13 Ekim'de komisyondan olumlu bir karar bile çıktı. Fakat Napolyon'un önünde artık çok daha büyük bir kariyer fırsatı vardı. Paris'teki isyanı bastırması, onu Fransız siyasetinin ve ordusunun merkezine taşımıştı. Böylece kağıt üzerinde hâlâ devam eden Osmanlı planı, Napolyon'un yeni konumu karşısında pratikte bir daha gündeme gelmedi.
Yine de Doğu'ya duyduğu ilgi orada bitmedi; birkaç yıl sonra, 1798'de bu kez asker olarak değil bizzat komutan olarak Osmanlı toprağı Mısır'a ayak bastı.
Peki İTÜ İddiasının Aslı Ne?
Napolyon'un Mühendishane-i Berrî-i Hümâyûn'a başvurduğu ve burada görev almak istediği yönünde iddialar da bulunuyor. Ancak bu bilgiyi doğrulayan tarihi bir belge bulunmuyor. İTÜ'nün kendi tarihçesinde de Napolyon'un okula başvurduğuna veya kabul edildiğine dair bir kayıt yer almıyor.
Yani Napolyon'un 1795'te Osmanlı hizmetine girmek için başvurduğu belgeli, ancak İTÜ'ye başvurduğu ya da kabul edildiği iddiası kanıtlanmış değil.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın