İlişkide Yakınlığı Yeniden Kurmanın 3 Yolu: Çiftlerin Arasını Düzeltiyor
Sosyal medya ve akıllı telefonlar, hayatın her anını kayda alma isteğini karşı konulmaz hale getirebiliyor. Bu istek en özel anlara bile uzanıyor; bazı çiftler, paylaşmasalar bile her romantik anı kaydetme ihtiyacı duyuyor. Sürekli belgeleme alışkanlığı ise zaman zaman ilişkileri olumsuz etkileyebiliyor.
İşte terapistlere göre ilişkide yakınlığı yeniden kurmanın 3 yolu...
Fotoğraf için kurgulanan anlar, ilişkinin kendisini geri plana itebiliyor.
Çift danışmanlığı alanında uzmanlaşmış seks terapisti Dr. Mindy DeSeta, önemli dönüm noktalarını kaydetmenin anlamlı olabileceğini ve çiftlerin ilişkilerini daha bilinçli kutlamasını sağlayabileceğini söylüyor. DeSeta, 'Özel bir geceyi hatırlamak için fotoğraf çekmekle fotoğraf çekmek için özel bir gece kurgulamak arasında net bir fark var' diyor. Terapiste göre sorunlar, ilişkinin dışarıya görünen yüzü ilişkinin kendisinden daha önemli hale geldiğinde başlıyor.
DeSeta, bunun çiftlerde iyi görünme, kusursuz bir kıyafet seçme ya da yüzünde mutlu bir ifade taşıma baskısı yarattığını belirtiyor. Terapiste göre paylaşımlara gelen olumlu tepkiler bu alışkanlığı besliyor; tepkiler yeterince tatmin edici olmadığında ise daha 'iyi' bir an yaratma baskısı doğuyor.
Romantik anları kaydetmek insanı o andan koparıp geleceği düşünmeye yöneltiyor.
Bu da mükemmel kareyi yakalama baskısını artırıp strese yol açabiliyor. DeSeta, bu baskının kolayca partnere yönelebileceğini ve ikili arasında sürtüşmeye ya da gerginliğe neden olabileceğini söylüyor.
Terapiste göre sürekli belgeleme, iletişimin ve fiziksel temasın akışını da kesiyor. DeSeta, 'Birinin fiziksel olarak yanında olabilirsiniz ama beyniniz o anı nasıl kusursuz yakalayacağına bu kadar zaman harcadığı için zihnen çok uzaktasınız' diyor.
İlişkinin bazı bölümlerini yalnızca ikinize ait tutmak psikolojik açıdan değerli.
DeSeta'ya göre sürekli belgeleme kısa sürede aşırı paylaşıma dönüşebiliyor. Bu da ilişkiyi iki kişi arasındaki özel bir bağdan çok, herkesin tartışmasına sürekli açık bir şey gibi hissettirebiliyor. Terapist, 'Aşırı paylaşım kırılganlığı göstermeyi zorlaştırabilir, çünkü partner hangi konuşmaların özel kalacağını, hangilerinin bir gün içeriğe dönüşebileceğini merak etmeye başlayabilir' diyor.
Bu, ilişkiyi hiç paylaşmamak gerektiği anlamına gelmiyor. DeSeta, ilişkisiyle gurur duyup onu paylaşmak istemenin normal ve sağlıklı olduğunu söylüyor. Paylaşım yapmaya karar veren çiftlerin gönderi öncesinde birbirine danışması ise iki tarafın da aynı fikirde olduğundan emin olmayı sağlıyor.
Terapist, kaybolan yakınlığı geri kazanmak için üç adım öneriyor.
Telefonsuz Buluşmalar: Dikkat dağıtıcılar olmadan birlikte zaman geçirin. DeSeta'ya göre buna söz veren çiftler, yeniden bağ kurmaya alan açıyor.
Özel Kalacak Anlar: Romantik bir tatil ya da heyecan verici bir dönüm noktası gibi bazı anları sosyal medyadan uzak tutmak için önceden anlaşın. Terapist, özel deneyimlerin yakınlığı yeniden kurmaya yardımcı olabileceğini söylüyor.
Farkındalık: Bir anı telefonla kaydetmeden önce kendinize 'Bu anı ben mi hatırlamak istiyorum, yoksa başkalarının benim yerime hatırlamasını mı?' diye sorun. DeSeta'ya göre bu kısa duraksama, telefon bağımlılığından sıyrılıp partnerinizle o anda kalmanıza fırsat tanıyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!






Yorum Yazın