Faiz Haberleri

Faiz ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Faiz ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Altında Gözler Yarında: İslam Memiş'ten Altın Uyarısı Geldi
Altın fiyatlarının kaderi merak ediliyor. Altının yıl sonunda göreceği rakam araştırılırken finans analisti İslam Memiş’ten yeni açıklama geldi. İslam Memiş, 28 Ağustos Cuma günü Fed başkanının yapacağı açıklamaların altın fiyatlarını etkileyeceğini kaydetti. İslam Memiş, altın fiyatlarında 4 bin 800 ve 4 bin 450 dolar senaryosunu anlattı.Kaynak
Gümüş İki Ayın Zirvesine Çıktı: Yeni Gümüş Fiyatları Belli Oldu
Küresel küresel finans piyasalarında hareketli günler yaşanırken, değerli metaller cephesinden dikkat çeken bir rekor haberi geldi. Son dönemde yatırımcıların odağında yer alan gümüş fiyatları, haftanın son işlem gününde ivmesini artırarak son iki aydan uzun sürenin en yüksek seviyesine ulaştı. Yüzde 1,85 oranında değer kazanan gümüşün ons fiyatı 70,54 dolar bandını aşarak kritik eşiği geride bıraktı. Peki gümüş fiyatları ne kadar olacak?
Borcu Olanlar Dikkat: SGK'dan Hafta Sonu Mesaisi Kararı Geldi
Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) borcu bulunan milyonlarca işveren ve Bağ-Kur sigortalısı için kritik süreçte son viraja girildi. Haziran ayında yürürlüğe giren ve kamu alacaklarının tecil ile taksitlendirilmesini kolaylaştıran düzenlemede başvuru süresi 31 Ağustos'ta dolacak. Öte yandan SGK'dan hafta sonu mesaisi kararı geldi. 81 ildeki Sosyal Güvenlik İl Müdürlükleri ile Sosyal Güvenlik Merkezlerinin 29-30 Ağustos hafta sonunda da kesintisiz hizmet vereceği açıklandı.
10 Soruda Ekonomi Bilgini Ölçüyoruz!
Enflasyon, faiz, borsa, döviz, yatırım, arz-talep… Gün içinde haberlerde, sosyal medyada ve hatta arkadaş sohbetlerinde sürekli karşımıza çıkan ekonomi terimlerinin anlamını gerçekten biliyor muyuz? Yoksa çoğunu bağlamdan mı tahmin ediyoruz?Haydi kendini test et!
24 Ağustos Pazartesi Altın Fiyatı: Dolar Geriledi, Altın Fiyatı Yine Rekora Koştu
Küresel piyasalarda doların zayıflaması ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikasına dair beklentilerin güçlenmesiyle ivme kazanan ons altın, yeni haftanın ilk işlem gününde 4 bin 656 dolara kadar tırmanarak 15 Mayıs’tan bu yana en yüksek seviyesini test etti.Ons altın güne 4 bin 623 dolardan başladı. Gün içinde en düşük 4 bin 594 dolar, en yüksek de 4 bin 656 dolar seviyesi görüldü. Şu sıralar 4 bin 636 dolardan işlem geçiyor. Gram altın güne 7 bin 115 liradan başladı. Gün içinde en düşük 7 bin 103 lira, en yüksek de 7 bin 196 lira seviyesi görüldü. Şu sıralar 7 bin 169 liradan alıcı buluyor.
Ekonomist Gram Altının 8 Bin Lira Olması İçin Tek Şartı Açıkladı
Altın piyasasında son dönemde yaşanan sert yukarı yönlü hareketler, yatırımcıların odağını yeniden gram ve ons fiyatlarına çevirdi. Jeopolitik gerilimler, faiz baskısı ve yüksek petrol fiyatlarına rağmen güçlü bir ivme yakalayan gram altın, 7 bin TL eşiğini geride bırakarak rekor seviyelerde işlem görmeye devam ediyor. Gram altın için 8 bin TL ve 10 bin TL senaryosu konuşulurken ekonomist Zafer Ergezen, altın fiyatlarıyla ilgili konuştu. Ergezen, 8 bin TL'ye ulaşılması için şartı açıkladı. Kaynak
Altın Fiyatları Yükselecek mi? Dünyaca Ünlü Banka Altının Göreceği Rakamı Açıkladı
Altın piyasasında hareketlilik tüm hızıyla sürüyor. 'Altın yükselecek mi?', 'Altın fiyatları ne kadar olacak?' soruları merak edilirken dünyanın önde gelen 6 bankasından yeni tahminler geldi. Dev bankalar altının yıl sonu göreceği rakamı açıkladı.Bankalar, kısa vadede temkinli duruş sergilerken orta ve uzun vadede ise rekor seviyelerin görüleceğini işaret etti.
Güncel 2014 Konut Kredisi Faizleri Dudak Uçuklattı
2013, Aralık ayının ilk haftasında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), faiz oranlarında değişikliğe gitmeyerek, repo–ters repo pazarı faiz oranları ile bir hafta vadeli repo ihale faiz miktarlarını sabit tutmuştu. Kurulun döviz kurundaki dalgalanmaya bağlı olarak bir zaman daha beklenen enflasyon değerlerinin üzerinde bir gidişat izleneceğini belirtmişti. TCMB tahminler % 6.8 iken 2013 senesi % 7.4 ile sona erdi.2013 yılı sonunda ekonomi dünyasında, yaşanan siyasi etkiler ortaya çıkması ve döviz kurunda yaşanan şok artış, Türkiye ekonomisi açısından çalkaltılı bir sürecin başlangıcı oldu. Diğer yandan Fed’in para musluklarını kısmasıyla beraber kaydedilen tüm gelişmeler, 2014 senesinin bankacılık iş kolu açısından zorlu bir yıl olacağını gösteriyor.Ekim ayında bankaların konut kredisi faiz miktarlarında aldığı indirim kararları ve Kasım ayında kabul edilen Yeni Tüketici Kanunu konut pazarını canlandırmıştı. Lakin 2013 senesi sonunda ekonomide gerçekleşen güven kırıcı negatif gelişmeler, döviz kurunda yaşanan ani yükseliş ve Fed’in açıklamalarıyla bankalar, ev kredisi faiz miktarlarını arttırdı. Bununla beraber Ocak ayında 15 banka ev kredisi faiz rakamlarını yükseltti.Abank 3 ay – 10 yıl vadede kredi oranını % 0,99 ’dan % 1,02’ye ve 60 ay – 10 sene vadedeki oranını ise % 0,99’dan % 1,09’a arttırdı.Denizbank 60 aydaki oranını % 1,01’den % 1,02’ye, 120 ayda ise 1,04’den % 1,07’ye arttırdı.Finansbank’ta ise 60 ay vadedeki oranını 0,04 puan arttırarak % 0,99’dan % 1,03‘e arttırdı.Garanti Bankası 0,1 – 0,11 puan aralığında uyguladığı artışla oranlarını 60 ayda 1,08’e, 120 ayda ise 1,09’a çıkardı.Albarakatürk 60 ay oranını % 0,92’den % 1,02’ye ve 120 aydaki oranını % 0,98’den % 1,08’e yükseltti.Kuveyttürk 60 ay – 10 yıl aralığındaki oranını % 0,90’dan % 1,02’ye çıkardı.Türkiye Finans ise 60 aydaki oranını % 0,93’den % 10,5’e, 120 ayda ise % 1,03’den % 1,09’a yükseltti.HSBC 60 ayda oranını % 1,15’e , 120 ayda ise  % 1,20’ye yükselttiİş Bankası 60 ayda %0,99 oranına yükseltti.Ziraat Bankası 60 ayda % 0,91’e 120 ayda %0,93’e arttırdı.YK Bankası oranlarını 60 ayda % 0,92’ye, 120 ayda % 0,94’e çıkardı.IngBank ile Şekerbank  da oranlarını 60 ve 120 ayda % 1,19’a çıkardı.Tekstilbank ise 60 ayda %1,05’e, 120 ayda ise % 1,09’a arttırdı.Aralık ayı birinci haftasında 21 bankanın  10 yıl (120 ay) vadede konut kredisi oranları ortalaması % 1, 5 yıl (60 ay) vadede ise oranı ise % 0,97 idi. Ocak’ın ortasında ise faizler %1’in yukarısına çıktı. Bankaların kredi oranlarını yükseltmesiyle birlikte 5 yıl vadedeki konut kredisi faiz oranı % 1,04’e, 10 yıl vadede ise % 1,06’ya yükseldi.Ocak ayı ortasında 10 yıl geri ödeme taksitli 100.000 TL konut kredisinin aylık ödemesi  hesaplama yapıldığında bin 477 TL, toplamda ödenmesi gereken faiz ise 77 bin 197 TL çıktı. Aralık’ta ise taksit 1435 TL, ödenecek olan faiz de 72 bin 165 TL idi. Faiz oranlarında yaşanan % 6 ‘lık artış aylık taksiti 42 TL, ödenecek toplam faizi ise 5032 TL yükseltti.
'Paralel Devleti Siz Kurmadınız mı?'
Almanya'da dış politika uzmanlarıyla buluşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a, 'Acaba şu anda mustarip olduğunuz ve karşı durduğunuz, hem yargı hem emniyetteki paralel devleti hükümet olarak siz kurmadınız mı?' sorusu yöneltildi. Erdoğan ise, 'Yargı ve yürütmenin güvenlik ayağında belli bir paslaşma ile hükümete, devlete karşı bir eylem söz konusu' dedi. Erdoğan, Gezi Parkı eylemlerini ise Türkiye'deki yatırımların önünü kesmek isteyen çevrelerin girişimi olarak nitelendirdi. Erdoğan, basın özgürlüğüne ilişkin bir soruya da, 'Tabi Sınır tanımayan muhabirler gerçekten sınır tanımıyorlar' diye yanıt verdi. Berlin'deki Alman Dış Politika Cemiyeti'nde konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, burada dış politika uzmanları, akademisyenler ve gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Erdoğan'a ekonomik durum, yolsuzluk ve rüşvet operasyonu, Türkiye'de gazetecilerin tutuklu olması, ifade özgürlüğüne ilişkin sorunlar ve Suriye meselesi soruldu. Başbakan Erdoğan, 'Faiz oranının yoğun artışı Türkiye’de bir krize neden olabilir mi?' şeklindeki soruya, Türkiye'nin 2013'teki büyüme rakamlarıyla yanıt verdi ve 'Bizler istikrar ve güven sayesinde aynı kararlılıkla yüzde 4 gibi bir büyümeyi ortalama olarak bu 2013’ün ilk üç çeyreğinde yakaladık, dördüncü çeyreğin neticeleri yok ama, 3,8 ile bunu tamamlayacağız. Ki 3,8 de şu anda dünya geneline baktığınız zaman ilk beş içerisinde yer alıyor. İlk beş içerisinde yer alması da Türkiye’nin nerede olduğunu göstermesi bakımından çok çok önemli' dedi. Yolsuzluk sorusu Erdoğan, 'Yolsuzluk soruşturmasıyla ilgili Türkiye’de güvenin tesisi için neler düşünüyorsunuz?' şeklindeki bir soruya ise şu yanıtı verdi: 'Bir şeyi özellikle ifade etmem lazım. Bu son 17 Aralık’ta yaşanan olaylarla ilgili çok ciddi dezenformasyonun etkisi altında olduğunuzu görüyorum. Türkiye’de bir yolsuzluk olayının olduğu, bunu eğer kişisel olarak değerlendiriyorsan bu ayrı bir konudur. Ama bunu yönetimde bir yolsuzluk olayı olarak değerlendirirseniz bu yanlış bir tespittir.' Gezi Parkı eylemlerini üçüncü havalimanıyla ilişkilendirdi Erdoğan yanıtında Gezi Parkı eylemlerine de değindi ve eylemleri öncesinde yapılan üçüncü havalimanı ihalesiyle ilişkilendirerek, şunları ileri sürdü: 'Biz Gezi olaylarını yaşadık. Gezi olaylarının olduğu mayıs ayında önce nelerin olduğunu bilmenizi isterim. Örneğin o ay içerisinde Türkiye üçüncü havalimanı ihalesi denilen ve yıllık yolcu kapasitesi 100 milyonun üzerine çıkan, dünyanın ilk üç havalimanı arasında yer alacak bir ihaleyi gerçekleştirdi. Bunun maliyeti 42 milyar dolar. Buna devlet olarak biz bir kuruş para koymuyoruz. Sadece 20 yıl kullanım hakkını veriyoruz. Her şeyi kendileri harcayacaklar. Beş Türk ortağın bir araya gelerek yapacağı bir havalimanı olayı. Yine aynı süre içerisinde 2,5 milyar dolara mal olarak bir üçüncü köprüyü yaptırıyoruz. İstanbul İzmir arasında yapılmakta olan ve üç saate düşürecek olan bir otoyol. Ve bunun üzerinde dünyanın sayılı asma köprülerinden birisi kuruluyor. Bu arada yine Marmaray’ın açılışının yapıldığı bir ay. Yüksek hızlı trenin aynı sürece rastladığı bir süreçte ortaya böyle bir şey çıkıyor. Ortaya çıkan olayda ne var? Deniyor ki, burada çevrecilik açısından bir adım atılıyor. Neymiş o? 12 ağaç oradan sökülüyor, başka yere dikiliyor. Bu gerekçe gösterilerek bu tür adımlar atılıyor. Bunlar tabi çevreci bir iktidara karşı aslında sadece dereyi bulandırmaktan başka bir şey değildi. Zira bizim 2 milyarı aşkın fidan ve ağaç diken bir iktidar olduğumuzu dostlarımızın bilmesi lazım. Tüm esnafın halkın cam çerçeve ticarethanelerini böyle bir noktaya getirmek herhalde demokratik bir tavır değildir. Demokraside haklar sandıkta aranır. Hiçbir zaman molotofla sopayla aranmaz diye düşünüyorum. Bir ülke ihracatını 36 milyardan 152 milyar dolar acıkan bir iktidar yolsuzluklarla buraya gelebilir mi? Diyoruz ki bakın 3 Kasım 2002’den bu yana üç genel seçim, iki yerel seçim, iki referandum yaşadık. Başarıyla çıktık. Şimdi 30 Mart’ta yine bir seçim yapacağız. Eğer halk bizi burada birinci parti olarak çıkartıyorsa, demek ki bu iktidar dürüsttür.' 'Orada Gezi mezi olayı da değil' Bir katılımcı Erdoğan'ın konuşmasında Türkiye'nin insani hedeflerinden bahsettiğini hatırlatarak, 'Polisin Gezi Parkındaki göstericilere karşı tavrını bununla nasıl bağdaştırıyorsunuz?' dedi ve şunları ekledi: 'Siz, 'demokrasinin seçimler sandık üzerinden geçer' dediniz, fakat seçimler bir çoğunluğun, AK partili bir çoğunluk. Ama toplum içerisine onu seçmeyenlerin de dahil edilmesi gerekiyor. Bu güçlerin seçimler esnasında diyaloğa nasıl katmayı düşünüyorsunuz?' Erdoğan ise şu cevabı verdi: 'Demokraside şüphesiz ki azınlıkların haklarını korumak esastır. Ama orada çoğunluğun tek başına iktidar yaptığı bir yönetimi de azınlığa hiçbir zaman ezdirmemek en doğal haktır. Öyle kalkıp da biz çoğunluğun azınlığa egemen olmasını istemesek de, azınlığın da çoğunluğa baskıcı egemen, şiddete başvurmak suretiyle evet diyemeyiz. Şimdi Gezi olaylarını söylüyorsunuz. Siz Frankfurt’taki, Hamburg’daki eylemler yaşandı. Bizim polisimizde mukayese edilemeyecek şekilde görüntüler yaşandı. Bu görüntüler benim elimde var. Bunları nereye koyacaksınız? Orada Gezi mezi olayı da değil. Bakın Taksim’de çok farklı düşüncelerim vardı. Türkiye’de, bir tane opera binası yoktur. Taksim’de bir kültür merkezini opera binası yapma hevesi vardı. Bunu bizim iktidarımız yapacak diye, dediler ki hayır yaptırmayız dediler. Burası deprem tehdidi altında bir yer. Gezi Parkı denilen yer, kışlaydı. Büyük şehirlerde müzeler vardı. Biz aynı kışlayı inşa edelim, bunun üzerine şehir müzesi haline getirelim istedik. Dediler ki hayır, istemeyiz. Şimdi bu özellikle geçmiş dönemlerde komünist rejimlerde olan yaklaşım biçimiydi. Yeni bir şey yapacaksanız buna her zaman karşı çıkarlardı. Biz bunları yapmak istiyoruz.' Erdoğan, Mor Gabriel Kilisesi'nin sorunun çözdüklerini ve Sümela Manastırını açtıklarını söyleyerek, 'Azınlığın haklarını korumak budur. Biz bunun adımlarını attık' dedi. Erdoğan, Gezi Parkı eylemlerindeki polis şiddetine ilişkin de 'Bölücü terör örgütü ve yanlı terör örgütleriyle atılan adımlar varsa, müsaade edin de güvenlik güçleri yapılması gerekenleri yapsın. Bunlar da hiçbir zaman standartların dışında değildir' diye konuştu. 'Gezi'ye AK Parti seçmenleri de katılmıştı' Erdoğan'ın bu anlattıkları üzerine salondan Gezi Parkı eylemlerine katılanlar arasında AK Parti seçmenlerinin de bulunduğu hatırlatılarak, 'Mesela halkın, sadece hükümetin hediyelerini kabul etmek değil de, şehrin politikalarına katılım sağlamalarını hakkında ne düşünüyorsunuz?' şeklinde bir soru geldi. Erdoğan ise şöyle konuştu: 'Bize bu tür politikalara katılmak için gelenlerin teklifleri gördük. Onların tekliflerinin dışında, adeta kanun yapıcı noktada kendilerini görme, yani yasama organının yapması gerekenleri, kendilerini yükselttiğini görüyoruz. Bir şehrin vatandaşın öyle taleplerde bulunur ki, bunun bir kabul edilebilirliği olur. Ama bu yoksa, bu konuda yetki kimdedir? O şehrin meclisindedir. O şehrin meclisi bununla ilgili kararı alır. Fakat çok daha farklı şekilde, eğer merkezi yönetimi bu ilgilendiriyorsa, federal meclisi ilgilendiriyorsa, burada da yasama organı bununla ilgili adımı atar. Eğer halkın iradesine saygı duyacaksak, halk ne dersek o olacaksa, o zaman biz yasama organının çıkaracağı bu yasalara uymak zorundayız. Burada halkın iradesini kazanamayanların, halkın iradesi üzerinde şiddetle egemenlik kurmayı gerektiriyor ki bu demokrasilerde kabul edilemez.' 'Mustarip olduğunuz paralel devleti siz kurmadınız mı?' Erdoğan'a 'paralel yapı' iddiaları da soruldu. Internationale Politik Dergisi’nin Genel Yayın Yönetmeni Dr. Sylke Tempel, Erdoğan'a geçmişteki AK Parti-Cemaat ortaklığı hatırlatılarak, 'Acaba şu anda mustarip olduğunuz ve karşı durduğunuz, hem yargı hem emniyette olan bu sistemi hükümet olarak siz kurmadınız mı?' sorusu yöneltildi. Erdoğan; bu soru üzerine şunları söyledi: 'Şu anda mevcut sistem belli bir hareketin grubun oluşturduğu bir sistem değildir. Bu tüm Türkiye’de çeşitli STK’ların ortaya koymuş olduğu düşünceler neticesinde oluşturulan bir yapıdır. En son mesela referandum yüzde 58’le çıkmış bir referandumdur. Bunun içerisinde her grup var. burada belli bir grup söz konusu değil. Özellikle de yargı ve yürütmenin güvenlik ayağında, belli bir paslaşmanın olması, bu paslaşmayla birlikte hükümete karşı devlete karşı bir eylem oluşturulması söz konusudur. Böyle bir adımın atılmasına tabii ki sessiz kalınması mümkün değildir. Bu bir başkası da olabilirdi. Daha önce mafya, çete bunlar bunu yapmak istediler. Bu işin Türkiye’de mafya çete ayağını çökerten bir iktidarız biz. Daha sonra da bu tür örgütlenme ortaya çıktı. Nereden çıkarsa çıksın... Bunun önünde dershaneler meselesi vardır. Bizim tavrımız, artık devletin okulları vardır, kolejler vardır. Yani koleje para ödeyecek, dershaneye para ödeyecek. Benim vatandaşım 'devletin okulu varsa bunlar niye var' diyor. Bunlar yanlış şeylerdi. Bunlara bizim müsamaha etmemiz mümkün değildir. Belli bir süre verdik. Burada ciddi bir rant söz konusuydu. 'Siz mi böyle yapıyorsunuz' diyerek böyle bir süreç başlatıldı. Böyle bir sürece bizim müsaade etmemiz mümkün değil. Yargıdaki paralel yapılanma, diğer kurumlardaki yapılanma, özellikle şu anda farklı bir sürecin içerisinde girecektir. İşin en çirkin boyutu şudur: Şantajlarla, ortam dinlemeleriyle, bütün bunların yanında görüntülemeyle, bir çok güvenlik mensupları yargı mensupları tehdit altına alınmıştır. İş adamına hareket etme, etmediğin takdirde elimizde belgeler var. onları ifşa eder. Bunu bakan arkadaşlarımıza da yaptılar. Dolayısıyla biz de diyoruz ki, böyle bir şeye bizim asla müsaade etmemiz mümkün değil. Bedeli ne olursa olsun bu iş çözüme kavuşturulacaktır. 30 Mart bunun dönüm noktası olacaktır. Bunu da açıkça ifade ediyorum.' 'Tutuklular normal gazeteci değil, silah yakalatmış terörist' Erdoğan'a iddia ettiği yapıların açığa çıkarılması için özgür bir basın olması gerektiğini hatırlatan salondaki katılımcılardan biri, 'Bu paralel yapıları açığa çıkarmak gerekiyorsa, serbest çalışan bir medya önemli değil mi? En fazla tutuklu bulunan gazeteci Türkiye’de görünüyor' dedi. Erdoğan, bunun üzerine sözlerini şöyle sürdürdü: 'Yani başbakanına her türlü hakareti yapabilen medya Türkiye’de var. Ailesine her türlü hakareti yapabilen medya Türkiye’de var. Şu anda en çok içerde dediğiniz Türkiye’de, normal basın mensubu parmak sayılarını geçmez. Diğerleri, büyük bir çoğunluğu terör örgütleriyle ya silah yakalatmıştır ya eylem hareketindedir. Bunlar hep sizlere dezenformasyonla aktarılan bilgilerdir. Geçen işte Brüksel’de rakamlarıyla hepsini açıkladım. Normal sarı basın kartı olanların sayısı 5 veya 10 sayısında. Yani AB ülkelerinde, gerçek manada basın mensuplarının çok çok üstünde şu anda tutuklu olduğunu biliyoruz. Bu noktalarda kaynağından incelersek çok daha isabetli olur diye düşünüyorum.' CNN Türk