Su: Evrenin Fısıltısı, Ruhun Aynası
Su... Ne kadar sade ne kadar derin. Bir damla, bir ırmak, bir deniz; hepsi aynı özden, hepsi aynı sırdan. Gözümüzün önünde akıp giderken, aslında bizi akıtan o. Hayatın ilk nefesi, ölümün son sükûneti. Felsefenin ilk sorusuna cevap olmuş, tasavvufun en ince metaforu olmuş. Bu yazı, suyun peşinde bir yolculuk hem aklın hem gönlün yolunda. Ne kuru bir akademik liste ne de sıradan bir övgü. Su gibi akacağız: yumuşak, ısrarcı, derinlere işleyen.