Öğrenmenin Yeni Koordinatları: Hücrelerden Mekâna, Mekândan "Dost" Etkisine
Şöyle düşünelim: Her sabah uyandığımızda, sadece saatle yarışmıyoruz. Aslında sürekli güncellenen ve biz daha tam öğrenemeden eskiyen kural ve bilgilerle baş etmeye çalışıyoruz. Zamana bağlı bir hayat yaşıyoruz ama bu hayattaki tek değişken zaman değil; her yönde sınırsızlaşan, sınırları silindikçe de insanı ezen bir bilgi yükü var. Eskiden 'genel kültür' dediğimiz, insanı sosyal olarak besleyen seçici bilgi anlayışı, günümüzün hızında giderek görünmez hâle geldi. Yerini, nereye çekerseniz oraya uzayan, sınırları olmayan ve bireyi adeta bilgi bombardımanına mahkûm eden kaotik bir akış aldı.Tam da bu kaosun ortasında, büyük bir zihinsel çabayla öğrendiğimiz bir bilginin, bir stratejinin ya da bir iş yapış biçiminin kısa süre içinde geçerliliğini yitirdiğini görüyoruz. Bilginin yarı ömrü hiç olmadığı kadar kısaldı. Zorla içeri aldığımız şeylerin bu kadar hızlı çürümesi, zihinde sürekli bir bilgi erozyonu ve beraberinde kronik bir anksiyete döngüsü yaratıyor.Sonra da bir toplantıda aniden duraksadığımızda, okuduğumuz bir paragrafı birkaç kez başa sarmak zorunda kaldığımızda ya da 'Ben bunu daha dün öğrenmiştim, neden hatırlayamıyorum?' diye düşündüğümüzde kendimizi suçluyoruz. Entelektüel bir gerileme yaşadığımızı, yetersiz kaldığımızı sanıyoruz.