Brezilya Haberleri

Brezilya ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Brezilya ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Dünyanın En Güzel 20 Şehri Açıklandı: İstanbul'un Sırası Şaşırttı!
Dünyanın en güzel şehirleri sıralandı. Mimarlık ve tasarım dünyasının önde gelen yayınlarından Architectural Digest, tarihi dokusu, mimari zenginliği, kültürel mirası ve doğal güzelliklerini değerlendirerek dünyanın en etkileyici 20 şehrini belirledi. Listede Türkiye'den yalnızca İstanbul yer aldı. Peki İstanbul kaçıncı sırada? Dünyanın en güzel şehri hangisi? İşte detaylar. Kaynak
Fransa'ya İmza Atan Zinedine Zidane'ın Alacağı Yüksek Maaş Dikkat Çekti
Didier Deschamps'ın ardından Fransa Milli Takımı'nın başına geçen Zinedine Zidane, 2030 yılına kadar geçerli sözleşmesiyle ülke tarihinin en yüksek maaş alan milli takım teknik direktörü oldu. Primlerle birlikte aylık geliri 450 bin euroya, günlük kazancı ise 15 bin euroya ulaşan Zidane, bu rakamla İspanya Milli Takımı Teknik Direktörü Luis de la Fuente'nin yaklaşık üç katı ücret kazanacak.
İstanbul'da Bu Hafta Sonu Çocuklarla Yapılacak Etkinlikler: 1 - 2 Ağustos Ailenize Çok İyi Gelecek!
İstanbul'da çocuklarınızla birlikte hem eğlenceli hem de öğretici bir hafta sonu geçirmek istiyorsanız, sizin için birbirinden keyifli rotalar oluşturduk. Çocukların sadece gezip görmekle kalmayacağı, aynı zamanda izleyerek, dokunarak ve dinleyerek öğrenebilecekleri pek çok alternatif Anadolu ve Avrupa Yakası'nda sizi bekliyor. Bilimden sanata, oyuncak tarihinden denizaltı dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunulan bu keşif duraklarını keşfedebilirsiniz. İster tiyatro, ister sinema... Müze, opera, bale, müzikal, atölyeler ya da sergiler tercihiniz olabilir. Peki, İstanbul'da bu hafta sonu çocuklarla ne yapılır? Bu hafta sonu hangi çocuk filmi vizyonda? Hangi tiyatro oyunu var?  1-2 Ağustos'ta hangi müzeye, atölyeye ya da sergiye gidilir? UYARI: Bilet almak ve etkinliğin hâlâ geçerli olduğunu teyit etmek için bilet alma uygulamalarını kullanabilirsiniz. Bu bir reklam içeriği değil, eğitici ve eğlenceli tavsiye listesidir. İşte, detaylar...
Sultanlarımızın Başarıları Kadar Güzellikleri de Dünyanın Gündeminde!
Türk voleybolunun altın çağını yaşatan A Milli Kadın Voleybol Takımımız, uluslararası turnuvalarda elde ettiği tarihi zaferlerle göğsümüzü kabartmaya devam ediyor. Sahadaki mücadeleci ruhları, pes etmeyen karakterleri ve yüksek başarılarıyla tüm dünyayı kendilerine hayran bırakıyorlar. Ancak son zamanlarda voleybolseverlerin tek konuştuğu şey başarıları değil.Yabancı sosyal medya kullanıcıları, sporcularımızın zarafeti ve güzellikleri ile ilgili övgü dolu yorumlarda bulundu. Farklı ülkelerden kullanıcıların Türk voleybolcuların hem sahadaki duruşlarına hem de güzelliğine hayran kaldıklarını belirttikleri yorumlar kısa sürede viral oldu.
Yüzyıllardır ‘El Değmemiş’ Denilen Amazon Ormanlarının Altından 3 Milyon Kişilik Gizli Medeniyet Çıktı
Yüzyıllardır el değmemiş bir doğa harikası olarak kabul edilen Amazon yağmur ormanlarının, aslında devasa ve kayıp bir medeniyete ev sahipliği yaptığı ortaya çıktı. Son teknoloji lazer haritalama sistemiyle yapılan araştırmalar, orman örtüsünün altında milyonlarca insanın yaşadığı ve on binlerce geometrik yapının bulunduğu Aquiry medeniyetini gün yüzüne çıkararak Amazon tarihine dair bildiğimiz her şeyi temelden değiştirdi.
Filenin Sultanları'nın VNL Şampiyonluğu Taylandlıları da Sevince Boğdu
A Milli Kadın Voleybol Takımı, 2026 FIVB Milletler Ligi finalinde Brezilya'yı 3-1 mağlup ederek tarihindeki ikinci VNL şampiyonluğunu kazandı. Turnuva boyunca etkileyici bir performans sergileyen Filenin Sultanları, finalde de üstün oyunuyla kupaya uzandı. Melissa Vargas hem finalin en skorer ismi oldu hem de organizasyonun 'En Değerli Oyuncusu (MVP)' seçilerek şampiyonluğa damga vurdu.Taylandlı bir voleybolseverde final maçında yaşadığı heyecanı sosyal medyada paylaştı. Kaynak - Tiktok
2014'te Futbolun Zirvesine Kimler Çıkacak?
2014'de futbol dünyasının gözleri Brezilya'daki Dünya Kupası'nda olacak. Turnuvanın en başarılı ekibinin ev sahipliği yapacağı kupayı kimin kazanacağı herkesin aklındaki soru. Şampiyonlar Ligi de bu yıl oldukça çekişmeli olmaya aday. Dünyanın en gözde futbol liglerinden İngiliz Premier Ligi de kuruluşundan bu yana en çekişmeli sezonlardan birini yaşıyor. 2014'te bu turnuvalarda futbolun zirvesine hangi takımlar oturacak? BBC Sport'un futbol yazarı Phil McNulty 'nin değerlendirmesi şöyle: Dünya Kupası'nı kim kazanacak? Brezilya zıt duyguların dalgaları arasında bir inip bir çıkacak. Zarif futbol oynandığında tribünle coşacak, bu eksik olduğunda bunun yerini gürültülü bir hayal kırıklığı alacak. Brezilya Konfederasyon Kupası'nda zafere ulaştı. Ben hocaları Luiz Felipe Scolari liderliğinde Temmuz ayında Dünya Kupası'nı da kaldırmalarını bekliyorum. Sezon öncesinde Ferguson'un emekli olması ve Mourinho'nun Chelsea'ye dönüşü manşetlerdeydi. Bu manşetler yıllardır görülmeyen bir Premier Lig şampiyonluğu yarışı için perdeyi açtı. Manchester City'de de Manuel Pellegrini hocalığı Roberto Mancini'den devraldı. Manchester United'da Wayne Rooney'nin üstün formu devam eder ve menajer Moyes Robin van Persie'nin uzun bir süre sakatlanmamasını sağlayabilirse, United'ın şampiyonluk sayısını 21'e çıkarma şansını yok saymak akılsızlık olacaktır. Chelsea de zaman zaman tökezledi ama onlar da hala yarışın içinde. Dahası Jose Mourinho Premier Ligi kazanmak için ne gerektiğini bilen bir hoca. Liverpool'un, Luis Suarez'in parlaklığından esinlenen, çekici futbolu ve golleri, bazı destekçilerinin 1990 yılından bu yana ilk şampiyonluk hayalleri görmelerine yol açmıştır. Bu menajer Brendan Rodgers'ın çalışmalarına bir övgüdür ama gerçekçi düşünürsek ilk dörde girmeleri mükemmel bir başarı olarak kabul edilmelidir. Ki bu ulaşılabilecek bir hedef Liverpool için. Arsenal teknik direktörü Arsene Wenger şaşmaz inancı ile desteklediği bir kadronun nihayet meyvelerini toplayacak gibi görünüyor. Sadece saf ilkeleri nedeniyle değil ama oyunun pek çok gözlemcisi arasında popüler birisi olduğu için, 2005 Federasyon Kupası'ndan bu yan hiç bir şey kazanamamış olan Wenger liderliğindeki Arsenal'in bu yılı şampiyon bitirmesinden mutluluk duyacağız . Ligi kazanan bu takımlardan biri olacak. Premier Lig dörtlüsü Şampiyonlar Ligi'nde son 16'ya kaldı. Ancak Manchester City, Arsenal, Chelsea ve Manchester United'dan birini kupayı kaldırırken görmek hala zor. City ve Arsenal son 16'da, sırasıyla Barcelona ve Bayern Münih'le karşılaşacak. Pellegrini'nin takımı Katalanlar için gerçek bir tehdit. Ama Arsenal grubu ikinci bitirmenin faturasını ağır ödeyebilir. City'nin Münih'te kazanmış olması onları Şampiyonlar Ligi'nde sürpriz ekip olabileceklerinin işareti. Ama gerçekçiler kupanın Bayern Münih, Real Madrid veya Barcelona'dan birine gitmesini daha muhtemel görecektir. Ve Allianz Arena'da hoca Pep Guardiola olduğu için, ben Bayern'in geçen sezon Wembley'de Dortmund'a karşı kazandıkları kupayı, 2014'te de koruyacağı kanısındayım.
İşte Eusebio'nun Kariyeri
Kalp yetmezliği nedeniyle 71 yaşında hayata veda eden Eusebio, ardında başarılarla dolu bir kariyer bıraktı.Bir futbol yıldızı haline geldiği Benfica’nın Luz Stadyumu önünde heykeli bulunan Eusebio da Silva Ferreira, dünya futbolunda iz bırakan isimlerden biri olarak hayata gözlerini yumdu. Mozambik asıllı Portekizli futbolcu, 15 yıl giydiği Benfica formasıyla birçok başarıya imza atarken, İngiltere’deki 1966 Dünya Kupası’nda sergilediği performansla unutulmazlar arasına girdi. MOZAMBİK’TE BAŞLAYAN BİR FUTBOL YAŞAMI Eusebio, Mozambik’in Maptuto şehrinde Laurindo Antonio da Silva Ferreira isimli Angolalı demiryolları işçisi bir baba ve Elisa Anissabeni isimli Mozambikli bir annenin oğlu olarak 25 Ocak 1942 tarihinde dünyaya geldi. Ailesinin dördüncü çocuğu olan Eusebio, 8 yaşındayken babasını tetanozdan kaybetti. Babasını kaybettikten sonra annesi tarafından yetiştirilen minik Eusebio, futbola ilk adımını Benfica’nın Mozambik’teki pilot takımı Grupo Desportivo de Lourenco de Marques’de atmak istedi. Ancak burada kendisini ispatlama şansı dahi verilmeyen Eusebio takıma kabul edilmedi. Mozambik’te aynı zamanda taraftarı olduğu takıma kabul edilmeyen Eusebio, futbolculuk kariyerine Sporting Clube de Lourenco Marques’de başladı. 15 yaşındayken Juventus yetkilileri tarafından potansiyeli görülen Eusebio’nun, annesi izin vermeyince İtalyan takımına transferi gerçekleşmiyordu. İtalya’ya anne vizesi alamadığı için gidemeyen ve Mozambik’te kalan Eusebio, 2 yıl boyunca kulübünün genç takımında forma giydikten sonra yükseldiği A Takım’da şampiyonluk yaşamayı başardı. BAŞARILARLA DOLU BENFICA YILLARI 1960 yılında bu kez eski bir Brezilyalı futbolcu Jose Carlos Bauer’in dikkatini çeken Eusebio, Bauer tarafından önce eski takımı Sao Paulo’ya öneriliyor ancak buraya kabul edilmeyince 136 bin avro karşılığında efsane haline geleceği Benfica’ya transfer oluyordu. Transfer süresinde Benfica’nın en büyük rakiplerinden Sporting’in kendisini kaçırmasından korkan Eusebio, bir dönem Portekiz’den ayrılmayı düşünse de annesi tarafından kalmaya ikna ediliyor ve “Kartallar” ile 19 yaşında resmi sözleşmeyi imzalıyordu. Benfica formasıyla Atletico Clube de Portugal ile bir hazırlık maçında ilk karşılaşmasına çıkan Eusebio’nun, 4-2 galip gelinen maçta sergilediği performans ve yaptığı hat-trick kazanılacak büyük başarıların bir habercisi gibiydi. Ertesi yıl 20 yaşındayken dünya futbolunda adını duyurmaya başlayan Eusebio, 1961-1962 sezonunda takımının 3. tamamladığı lig mücadelesini 12 golle tamamladı. Ancak Vitoria Setubal’e karşı kazanılan Portekiz Kupası finalinde 2 gol kaydederek başarıda önemli rol oynadı. Portekizli futbolcu aynı sezon 1962 yılında Alfredo di Stefano’nun önderlik ettiği Real Madrid’e karşı oynanan Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası finalinde 2 gol atarak, takımının 5-3′lük galibiyetle kupayı müzesine götürmesinde etkili oldu. “Kara Panter” aynı zamanda Paris’te düzenlenen özel bir turnuvada o yıllarda fırtına gibi esmeye devam eden Pele ile karşı karşıya geldi. Eusebio, Pele’nin takımı Santos’a karşı sonradan oyuna dahil olduğu turnuva finalinde 3 gol atmasına rağmen takımının 6-3′lük mağlubiyetine engel olamıyordu. Eusebio 1963, 1965 ve 1968 yıllarında Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası finalinde kaybeden Benfica takımının da bir parçasıydı. Kariyerinde ulaşılmadık başarı bırakmadığı Benfica formasıyla 15 yıl geçiren Eusebio, takımıyla son maçına 18 Haziran 1975′te çıktıktan sonra 33 yaşında futbol yaşamını Amerika kıtasında sürdürmeye başladı. BENFICA SONRASI YILLAR Eusebio, Benfica’dan ayrıldıktan sonra futbol kariyerine Amerika kıtasında devam etti. Amerikan Ulusal Futbol Ligi’nde Boston Minutemen’de geçirdiği kısa bir dönemin ardından aynı sezon Meksika Ligi takımlarından Monterrey’e transfer olan Eusebio, ilk Amerika kıtası macerasına lig şampiyonluğu yaşadığı Toronto Metros-Croatia’da son verdi. Bir yıl süren Amerika kariyerinin ardından ülkesine dönen “Kara Panter”, Beira-Mar’da forma giydikten sonra sakatlıkların peşini bırakmayacağı Las Vegas Quicksilvers ile bir kez daha Amerika serüvenine yelken açtı. Portekizli yıldız Las Vegas’ta sakatlıklarla boğuştuğu bir sezonun ardından Portekiz İkinci Futbol Ligi ekiplerinden Uniao de Tomar’da top koşturdu. Dizindeki sakatlığa rağmen futbol oynamaya devam eden Eusebio, kariyerini 1979 yılında 37 yaşındayken Amerika İkinci Futbol Ligi’nde New Jersey Americans’da sonlandırdı. MİLLİ TAKIM KARİYERİ Eusebio, 1961 yılının ekim ayında, ilk milli maçına 1962 Dünya Kupası Elemeleri’nde Lüksemburg karşısında çıktı. Portekiz, Eusebio’nun bir gol kaydettiği maçta Lüksemburg’a 4-2 kaybetmekten kurtulamadı. “Kara Panter” İngiltere’deki 1966 Dünya Kupası ile dünya futbolu sahnesinde adından söz ettirmeye başladı. Eusebio, Portekiz formasıyla elemelerde 7 gol kaydederek ülkesinin İngiltere biletini cebine koymasında önemli rol oynadı. Portekizli yıldız futbolcu elemelerde attığı 7 golün 4′ünü Türkiye karşısında kaydetti. Lizbon’da oynanan ve Portekiz’in 5-1 kazandığı mücadelede 3 gol kaydeden Eusebio, Ankara’da oynanan diğer karşılaşmada ise takımına 1-0′lık galibiyeti getiren golü atmayı başarmıştı. 1966 DÜNYA KUPASI’NDA EUSEBIO İngiltere’nin ev sahipliğinde düzenlenen 1966 Dünya Kupası, Eusebio’nun ismini tüm dünyaya ezberlettiği turnuva oldu. Eusebio’lu Portekiz, grupta ilk maçta Macaristan’ı 3-1 mağlup ederken, “Kara Panter” Bulgaristan’a karşı kazanılan 3-0′lık maçta takımının 2. golüne imza atıyordu. Portekiz, Eusebio’nun 2 gol kaydettiği ve Brezilya’yı 3-1 mağlup ettikleri gruptaki üçüncü maçta, son şampiyonun kupaya erken veda etmesine yol açtı. Çeyrek finalde Kuzey Kore karşısında 3-0 geriye düşen Portekiz’de geri dönüşün mimarı Eusebio, attığı 4 golle ülkesini 5-3′lük galibiyetle yarı finale taşıdı. Eusebio, 1966′da zafere ulaşan ev sahibi İngiltere’ye yarı finalde 2-1 kaybeden Portekiz’de tek gole penaltı vuruşundan imzasını attı. Yıldız futbolcu, Sovyetler Birliği’ne karşı 2-1 kazanılan üçüncülük maçında ise attığı tek golle Dünya Kupası’ndaki 9. golünü kaydediyordu. İngiltere’deki Dünya Kupası’nda 9 golle gol krallığına ulaşan Eusebio, “1966 Dünya Kupası kariyerimdeki en yüksek noktaydı. Yarı finalde kaybetmiş olabiliriz ama Portekiz futbolu kazandı” diyerek turnuvayla ilgili duygularını dile getiriyordu. Eusebio, 1970 ve 1974 yıllarında Portekiz ile elemelerde mücadele etmesine rağmen bir daha Dünya Kupası’nda sahne alamadı. Portekiz ile son maçına 19 Ekim 1973 tarihinde Bulgaristan karşısında 2-2 sona eren karşılaşmada çıkan “Kara Panter”, ülkesinin formasıyla mücadele ettiği 64 maçta kaydettiği 41 golle milli takımlar sahnesinden çekiliyordu. KİŞİSEL BAŞARILARI Eusebio 1965 yılında Avrupa’da yılın futbolcusu ödülüne layık görüldü. 1962 ve 1966 yıllarında ise oylamada ikinci sırayı aldı. “Kara Panter” 1968 ve 1973 senelerinde Altın Ayakkabı ödülünün sahibi olurken, Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nda 1965, 1966 ve 1968 yıllarında gol krallığı yaşadı. 15 sene içinde Benfica’nın 11 lig şampiyonluğu, 5 Portekiz Kupası kazanmasında büyük rol oynayan Eusebio, bu yıllar içerisinde 9 kez gol krallığı yaşadı. Eusebio kariyeri boyunca çıktığı 745 maçta, 733 gol kaydetme başarısı gösterdi.
İnternet Yasakları ve Streisand Etkisi
İnternet ortamında bir şeyi yasaklamaya çalışmanın bazen yan etkileri de olabiliyor. Bu yan etkilerden birisi de, adını ünlü aktris Barbara Streisand’dan alan etkiden başka bir şey değil. Fotoğrafçı Kenneth Adelman, kıyılardaki yalı erozyonuna dikkat çekmek için Kaliforniya kıyılarından yaklaşık 12 bin hava resmi çekmiştir. Bu resimlerden bir kısmı Pictopia.com isimli sitede yayınlanmıştır. Ünlü sinema aktrisi Barbara Streisand’ın evinin havadan görüntüsü de bu resimler arasındadır. Streisand, kamuya açık yayınlanan bu resimlerin arasında, kendi özel mülkiyeti olan evinin havadan çekilmiş görüntülerine karşı dava açarak, bu görüntülerin kaldırılmasıyla birlikte 50 milyon dolar da tazminat istemiştir. Streisand, dava dilekçesinde mahremiyetinin ihlal edildiğini öne sürmüştür. Bu davanın açılması, medyanın oldukça ilgisini çekince her tarafta davanın ayrıntılı haberleri yayınlanmaya başlandı. Haberin yoğun bir şekilde yapılması, okuyucuların ve internet kullanıcılarının yoğun ilgisini çekti ve sonuçta dava konusu resimler bir ayda 420.000 kişi tarafından ziyaret edildi. Tabi iş sadece bununla kalmadı, mahkeme Streisand’ı davasında ayrıca haksız buldu. İnternet tarihine “Streisand Effect” olarak geçen bu olay gösterdi ki, yasaklanmaya veya sansürlenmeye çalışılan her şey, aslında bir çığ gibi büyüyüp sakınılanın aksine çok daha büyük bir kitleye ulaşabiliyor.Dünyada, Streisand’dan başka bir çok ünlü kişi ve şirket, saklamaya çalıştığı şeyin daha fazla yayılmasına engel olamadı. 2006’da Brezilyalı ünlü manken, plajda erkek arkadaşıyla sevişmesini gösteren videonun kaldırılması için Youtube’un Brezilya’da erişime kapatılmasını sağlamıştı. Bu görüntüler, Youtube’da belki de sadece binden daha az kişi tarafından izlenmişken, erişim engelleme haberlerinin tüm dünyaya ajanslar tarafından duyurulmasıyla neredeyse bütün dünya tarafından izlendi. Twitter’daki sadece 20 abonesine, apartman yöneticisi firma hakkında şikayette bulunan kişiye karşı firma tarafından tazminat davası açıldı. Fakat işler beklenildiği gibi yürümedi ve davacı firma kendi hizmet kusurunun milyonlarca kişiye yayılmasını ve dolayısıyla prestij kaybını engelleyemedi. İran’da hükümet muhalif internet sitelerini sansürledi. Hatta, daha da ileri giderek sosyal ağ sitelerine erişim engeli koydu. Fakat, muhalifler ve destekçilerinin bile bilmediği bir çok sosyal ağ sitesi bir anda kulaktan kulağa yayılarak popüler oldu ve muhaliflerin seçim kampanyası sırasında en çok kullandığı haberleşme araçlarının başında geldi. Bu etkinin benzer örnekleri Türkiye’de de yaşandı. Örneğin, ünlü bir dizi oyuncusunun fazlasıyla özel görüntülerinin yayılmasından dolayı eski sevgilisine açmış olduğu davanın hemen sonrasında, bu görüntülerin dolaşmadığı bilgisayar kalmamıştı. Ekşi Sözlük, zaten popüler olmasına, binlerce yazarı ve milyonlarca okuyucusu olmasına rağmen, hakkında açılan davalarla birkaç kez erişime kapatıldı, ancak her erişim engelinden sonra çok daha fazla güçlenerek, okuyucu ve trafik artırarak yoluna devam etti. Sözlüğü kapatma girişiminde bulunan kişi / kişiler ise ne yazık ki saklamak istediklerini daha fazla kişiye ulaştırmış olmanın şaşkınlığını yaşadılar. Youtube, Türkiye’de Mart 2009’dan 2008′den beri engelli durumda. Ancak, Youtube’un bu engelden etkilendiğini söylemek mümkün değil. Zira, Youtube ile ilgili haberler geçtikçe ve bir çok siyasinin ses bantlarının burada yer aldığı konusunda fısıltılar arttıkça, popülaritesi her geçen gün katlanarak arttı. Nitekim, engelli Youtube’a ulaşmayı sağlayan 6-7 site dahi, Türkiye’de en çok ziyaret edilen 100 site arasında başlarda yer alıyor. Yine, TİB’in zynga.com isimli oyun sitesi hakkında uygulamış olduğu erişim engelleme kararı, ne yazık ki bu firmanın oyunlarının, özellikle de Farmville oyununun Türk kullanıcı sayısını iki katı artırmaktan başka bir işe yaramadı. Türk Telekom da Streisand etkisinden hayli etkilenmiş durumda. Türk Telekom’un birkaç siteyi mahkeme kararıyla engelletmesi yüzünden, küçük bir grup tarafından başlatılan “Telekom’a kafam girsin” kampanyası artık internet kullanıcıları arasında oldukça meşhur olmuş durumda.. Üstelik bu davayla dalga geçenlerin sayısı hiç de az değil. Bazı siyasileri hicveden karikatürlerin, yayınlandığı mizah dergilerinden çok, açılan davalardan dolayı e-posta zincirleri ve Facebook ile çok fazla bir kitleye ulaşmış olması Türkiye’de bilinen bir başka örnek oldu. Hakaret olsun, iftira olsun veya kişilik haklarına ağır saldırı durumlarında olsun, mutlaka yasal yollardan hak aramak gerekir. Ancak, hak ararken daha da haksız, belki de komik duruma düşmemek gerekir. Buluttan nem kaparak, basit şeylere bile tahammül edememek gibi zaafları olanların hakkını aramadan önce küçük bir durum analizi yapmasında fayda var. Hukuk nezdinde haksız bulunmanın yanı sıra daha da mağdur olunmaması için Streisand Etkisi’nin gözden geçirilmesi gerekli olabilir. Belki biraz hoşgörü ve bir şeylere de tahammül etmek gerekli olabilir. “Streisand effect” konusunda kaynak: http://en.wikipedia.org/wiki/Streisand_effect