Geçici Olmanın Dayanılmaz Ağırlığı ve Suriyelilerin Geri Dönüş Hikayesi
Koç Üniversitesi’nden Ahmet İçduygu hocamızla bir süredir Suriyelilerin geri dönüşünü araştırıyoruz. Sahada gördüklerimiz, aklıma takılanlar ve içime dert olanlar bu kez tek bir metinde toplandı. Dilimde eski bir şarkı: “Dönmek, mümkün mü artık dönmek, onca yollardan sonra yeniden yollara düşmek…”Sene 2011. Sınırlar açılıyor, insanlar geliyor. Savaşın içinden çıkan, evini geride bırakmak zorunda kalan milyonlar…O günlerde kimse bunun bu kadar süreceğini öngörmüyordu. “Birkaç ay” denildi, “belki bir yıl.” Savaş biter, herkes evine döner sanıldı. Bu yüzden “misafirlerimiz” dendi; kelime hem sahiplenmeyi hem geçiciliği taşıyordu.Zaman ise başka türlü aktı.Bugün 2025’teyiz. Yıllara yayılan bir hayat hâlâ “geçici” diye adlandırılabilir mi? Mesele insanların burada olup olmaması değil; uzun süredir burada yaşayan milyonların hayatını hâlâ geçicilikle tarif edip edemeyeceğimiz. Süre uzadıkça bu tanım, hukuki bir çerçeveden çıkıp hayatın kendisine dönüşüyor.