Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Gelmiş Geçmiş Tüm Zamanların En Korkutucu 100 Filmi

 > -

Filmlerin özetleri Beyazperde'den derlenmiştir. 

Kaynak: Hitfix

1. The Exorcist / Şeytan (1973)

Yeni filminin çekimleri sırasında 12 yaşındaki kızı Regan'ın tuhaf eylemler sergilemeye başladığını fark eden aktris Chris MacNeil, kızını doktora götürür. Doktorlar beyninde geçici bir hasar olabileceğini söyleseler de bu vaka daha önce rastlanmamış türdendir. Bir seri tıbbi testten sonra küçük kızın hiçbir sorunu olmadığı ortaya çıkar. Ancak Regan'ın tuhaf halleri sona erecek gibi değildir. Küçük kız son derece şiddetli bir şekilde titremekte, garip sesler çıkarıp hiçbir anlamı olmayan hareketlerde bulunmaktadır. Bu ürkütücü durum karşısında çaresiz kalan Chris, kızını aynı zamanda psikiyatr olan Peder Merrin'e götürür. Peder, Regan'ın içine şeytan girdiğini tespit edecek, aile çaresizce bu durumdan kurtulmaya çalışacaktır. 
Korku-gerilim sinemasının en esaslı öncül filmlerinden biri olan 'Şeytan' William Peter Blatty'nin aynı isimli romanından uyarlanmıştır.

IMDb: 8,0

2. The Shining / Cinnet (1980)

Stephen King’in aynı isimli romanından usta yönetmen Stanley Kubrick tarafından beyaz perdeye uyarlanan film; yazar Jack Torrance’ın, kış sezonunda kapalı olan Overlook Oteli’nin bakımını üstlenerek, ailesiyle birlikte otele taşınması sonrasında gelişen metafiziksel olayları konu alır. Jack’in doğaüstü sezgilere sahip olan küçük oğlu, zamanla otelin içerisinde yalnız olmadıklarını, geçmiş ve gelecekten gelen hayaletlerle birlikte yaşadıklarını görür ve ailesini buna inandırmaya çalışır. Aile bir kar fırtınası sebebiyle dağda konuşlanan bu otelde mahsur kaldığındaysa Jack doğaüstü varlıklar tarafından ele geçirilir ve yavaş yavaş aklını kaybetmeye başlar.

IMDb: 8,4

3. The Texas Chainsaw Massacre / Texas Katliamı (1974)

Sally ve kardeşi Franklin'in dedelerinin mezarını kontrol etmeleri gerekmektedir ve arkadaşları Jerry, Kirk ve Pam'i de yanlarına alıp yola çıkarlar. Sonrasında dedelerinden kalma eski çiftlik evini ziyaret etmeye karar verirler. Yolculuk esnasında otostop çeken birini arabalarına alırlar. Hiç normal görünmeyen bu yolcu Franklin'in çakısını alıp sırf eğlencesine elini keser, sonrasında ise Franklin'in kolunu yaralar. Bu zorlu anların ardından otostopçuyu zor bela karavandan indirerek yola devam ederler. Ancak gerilim bununla sınırlı kalmayacaktır. Eve vardıklarında hayal dahi edemeyecekleri bir kabusun ortasında sıkışıp kalacaklardır.
Ardından çeşitli versiyonlarının da çekildiği ve kendinden sonra gelen teen-slasher tarzı korku filmlerine ilham kaynağı olan Teksas Katliamı, 1950'lerde ortaya çıkan Ed Gein adlı bir seri katilin gerçek hikayesindeki parçalardan esinlenilerek beyazperdeye uyarlandı. Tobe Hooper'ın yönetmenliğini yaptığı unutulmaz klasik, 2015'te restore edilmiş yeni kopyasıyla vizyona giriyor.

IMDb: 7,5

4. Rosemary's Baby / Rosemary'nin Bebeği (1968)

Tanınmış bir aktör olmak için çabalayan Guy ve güzeller güzeli karısı Rosemary, New York'taki yeni hayatlarına başlamak için eski bir binada mütevazi bir daire kiralarlar. Genç çiftin bu yabancı yere alışmalarındaki en büyük yardımcısı üst katlarında oturan yaşlı Castavet çifti olur. Castavet çiftinin 'fazlaca' misafirperver olan tavırları güzel Rosemary'i şüphelere sürüklerken kocası Guy olan bitenin farkında değildir. Günden güne tedirginleşen ve şüpheleri kocası tarafından önemsenmeyen Rosemary gördüğü tuhaf ve korkutucu bir rüyayla derinden sarsılır. Rüyasında şeytani bir varlık tarafından tecavüze uğradığını gören kadın gerçek hayatında da hamile kaldığında komşuların gizemi giderek artacaktır. 
Ira Levin'in kült romanından Roman Polanski tarafından sinemaya uyarlanan film korku-gerilim sinemasının en başarılı örneklerinden biri.

IMDb: 8,0

5. Alien / Yaratık (1979)

Tarihin en ünlü uzay gemisi Nostromo görevini tamamlamış bir şekilde Dünya’ya geri dönerken başka bir gezegenden bir yardım çağrısı alır. Çağrıyı karşılıksız bırakmayan gemi mürettebatı bu bilinmedik gezegene iniş yapar. Bu çağrının bir uyarı sinyali olduğunu geç fark eden ekip bilinmeyen bir yaşam formuyla karşılaştıklarında olağandışı bir tecrübeye, ürkütücü bir maceraya atılırlar. 
Ridley Scott 1979 yılında Yaratık serisinin bu ilk filmini yarattığında sinema tarihini bambaşka bir deneyimle tanıştırmış, bilim kurgu türünün en önemli örneklerinden birine imza atmıştır. Yaratık serisi, ilk filmin ardından çeşitli yönetmenler tarafından devam ettirilse de, Ridley Scott imzalı bu film hem serisinin, hem de ait olduğu bilimkurgu türünün en önemli yapıtlarından biri olarak kabul görmüştür.

IMDb: 8,5

6. The Thing / Şey (1982)

Kuzey kutbunun buz tutmuş topraklarında bir kurdun peşinden koşan Norveçli bilim insanları Amerikan Antartik araştırma üssüne kadar gelmişler fakat burada esrarengiz bir şekilde can vermişlerdir. Neler olduğunu anlayabilmek için dışarı çıkan Amerikan bilim adamları Norveç araştırma üssüne gidip esrarengiz olayı çözmeye karar verirler. Norveç bölgesine yaklaştıklarında buldukları şeyler esrarengiz ve tüyler ürpeticidir. Bir cesetle karşılan adamlar, bedeni otopsi için yanlarında getireceklerdir. Ancak bu ‘şey’ tahmin edilemez boyutlarda bir ürkütücülüğe sahiptir. 
John Campbell'ın kısa öyküsünden uyarlanan The Thing, hangi türe eline atsa üstün başarı elde eden usta yönetmen John Carpenter'ın, bilimkurgu ve gerilim türlerini harmanladığı, zamanla kültleşen filmidir.

IMDb: 8,2

7. Halloween / Cadılar Bayramı (1978)

Günümüz korku sinemasının şablonlarını oluşturmuş bir klasik Halloween. Senaryo ve müzik ile de bizzat ilgilenen yönetmen John Carpenter’ın damgasını taşıyan film, mahalleye dehşet saçan sapık ve ona yem olmaktan kurtulma çabası içindeki genç kız arasındaki kedi-fare oyununu anlatıyor. 

Tony Curtis’in kızı Jamie Lee Curtis, bu filmdeki rolüyle parlamıştı. Çok sayıda devam filminde de cinayetlerini sürdüren sapık Michael Myers’ın bu ilk cinayetler serisi, uzun gerilim sahneleri üzerine kurulu. Şimdiye dek izlemediyseniz, kaçırmayın...

IMDb: 7,9

8. Psycho / Sapık (1960)

Türünün en önemli örneği olan Sapık, yönetmen Alfred Hitchcock’un başyapıtı olarak kabul edilir. Marion Crane’e patronuyla iş yapan zengin bir adam para emanet eder ve ardından Marion yola koyulur. Polisler Marion’un şüpheli davranışları üzerine peşine takılır. Ancak Marion’un peşine takılan sadece polisler değil, aynı zamanda tanıdıkları da Marion’un peşindedir. Sevgilisi ile buluşmayı planlayan Marion geceyi bir otelde geçirmeye karar verir. Otelden içeri girer girmez garip şeyler olduğunun farkın varan Marion uyumadan önce otel sahibi Norman Bates ile biraz sohbet eder. Norman ın kişiliğinde sorunlar olduğunu, annesine ve kuşlara karşı bir takıntısı olduğunu öğrenen Marion, odasına gidip duş almaya karar verir.

IMDb: 8,5

9. Night of the Living Dead / Yaşayan Ölülerin Gecesi (1968)

Barbra ve kardeşi Johnny, babalarının mezarını ziyaret etmek için şehir merkezinden bir hayli uzakta, izbe bir bölgede olan mezarlığa giderler. Burada dua rutinlerini tamamladıkları esnada kendilerine yaklaşmakta olan yabancı bir siluetle karşılaşırlar. Kız kardeşinin aksine bir hayli rahat davranan Johnny, bu yabancının saldırısına uğrar ve oracıkta hayatını kaybeder. Ancak bu bir son değil, ürkütücü bir başlangıcın habercisi olur. Genç kadın ağır bir travmaya girer ve canını kurtarabilmek için bulabildiği ilk yere sığınır. Ancak burada yalnız olmadığını fark etmesi uzun sürmez. Bir anda kasabayı saran bu yaratıklardan korunmaya çalışan tek insan kendisi değildir. Ben de kendisi gibi canını zor kurtarmıştır ve kapıda diğerleri de vardır...

IMDb: 8,0

10. Jaws (1975)

Küçük bir tatil beldesi olan Amity Adası obur, beyaz bir köpekbalığı tarafından ziyaret edilmeye başlanır. Yaşanan birkaç ölüme rağmen belediye başkanının kârı ve turizmi önde tutan tavrı nedeniyle olay fazlaca su yüzüne çıkarılmaz. İlgililer, konuyu gizlemeye çalışıp konu hakkında konuşmaktan geri kalırlar. Plajın kapatılması başkan tarafından yasaklanır. Bir gün bir çocuk ölümü gerçekleştiğinde ise artık kamu bu köpekbalığını aramak ve bulmak için hazır kıta olacaktır. 
Steven Spielberg’in döneminin ‘eğlence’ sineması açısından en değerli yapıtlarından biri olarak kabul edilen filmi, üzerinden geçen zamanla doğru orantılı olarak bir klasiğe ve külte dönüşmüştü.

IMDb: 8,1

11. A Nightmare on Elm Street / Elm Sokağı'nda Kabus (1984)

Los Angeles’taki bir mahallede gençler tuhaf bir şekilde ölmeye başlarlar. Parmaklarında jilet keskinliğinde bıçaklar olan korkunç bir adamın bulunduğu kabuslar uyurken canlarını almaktadır. Rüyalardaki bu hayalet, yıllar önce çocuklarını öldürdüğü aileler tarafından linç edilen sapık Fred Krueger’dan başkası değildir. Freddy her nasılsa şimdi geri dönmüş, yeni yetmeleri bir bir rüyalarında öldürerek intikam almaktadır. Eğer Freddy peşinizdeyse tek çare uykuya direnmekte midir? Yoksa onunla kendi kabusunda yüzleşmekte mi?
1980’lere damgasını vurarak Wes Craven’ı şimdi haklı olarak kurulmuş oturduğu tahtına çıkaran Elm Sokağı Kabusu, sonradan defalarca geri dönecek olan Freddy karakterine hayat veren Robert Englund’un da katkısıyla, ölmekte olan bir janrı diriltecektir.

IMDb: 7,5

12. Don't Look Now / Şimdi Bakma (1973)

Son derece çarpıcı ve trajik bir sahne ile başlayan film daha ilk saniyelerden izleycisini içine alıyor kuşkusuz. İngiliz bir çift, görünmez bir kaza sonucu bir anda çocuklarını kaybederler. Bu olayla burun buruna geldikleri andan itibaren etrafı dehşet bir panik ve isyan sarar. Her yer kırmızıya bulanır. Mimar olan John, bir kilise restorasyonu için gittiği Venedik’te yaşanan bu acı kaybın yarattığı psikolojik yükü eşinin üzerinden alabilmek için çırpınır durur. Bu süreçte ikili çok başka bir boyutta kesişmeye başlarlar. Bir zaman sonra çocuklarının ölümünden beri ilk kez cinselliği paylaşır gibidirler ve belki de gerçekten öyledir. Öte yandan Venedik’in dar sokaklarında gece vakti cinayetler işlenir. Hayatın bu yüzü ikiliyi ne derece etkileyecektir bilinmez. Cevap, kırmızıda gizlidir.Parlak kırmızı bir yağmurluk, polisin çözemediği seri cinayetleri ve insanoğlunun yazgı diye adlandırdığı karmaşık denklemleri birbirine bağlar.

IMDb: 7,4

13. Suspiria (1977)

Amerikalı genç kadın Suzy Bannion, dünyanın en iyi bale okullarından birine gitmek için Almanya'ya gider. Bir akşam vakti okulun kapısını çalar ve tam da bu andan itibaren esrarengiz durumlara tanık olmaya başlar. Taksiden indiği an bir başka öğrencinin okuldan çıkıp ormana doğru koşturmaya başladığını gören genç kadın olaylara anlam veremez. Öte yandan kendisine kapıyı açan biri de olmaz. Ertesi gün tekrar geldiğinde okula alınır ve ardından yavaş yavaş uyum sağlamaya başlar. Fakat zamanla tanık olacağı tuhaf olay ve durumlar ürkütücü bir gerçeği keşfetmesine neden olur. 
Gerilim türünün en yetkin isimlerinden olan Dario Argento’nun başyapıtı olan Suspiria, sinema tarihinin en başarılı birkaç gerilim filminden biri. Argento'ya has müzikleri bile üzerinden geçen yıllara meydan okur niteliktedir.

IMDb: 7,5

14. Poltergeist / Kötü Ruh (1982)

Freeling ailesi oturdukları evin eski bir mezarlığın üzerine inşa edildiğinin hiç de farkında değillerdir. Bu bir süreliğine sorun değildir; ancak ne zaman ki hayaletler bu evin sakinlerini rahatsız etmeye başlar, işte o zaman bu mezarlık meselesi büyük bir sorun haline gelir. İşin kötüsü küçük kızları Annie de hayaletler tarafından başka bir boyuta kaçırılmıştır. Anne ve baba kızlarını kurtarmak için elinden geleni yapacaklardır. Bunun için de metafiziksel kimi yöntemlere başvuracaklardır. Hayaletlerin küçük kızı kaçırmaları ise amaçsız bir hareketin tezahürü değildir.

IMDb: 7,4

15. Carrie / Günah Tohumu (1976)

Carrie White baskıcı annesi yüzünden bir türlü kabuğunu kıramamış, kendi halinde, dış dünyaya uzak bir kızdır. Artık ergenliğin arifesindedir ve kadın olmuştur. Okulda yaşadığı oldukça travmatik bir olayın neticesinde gerçeküstü yeteneklerini birer birer keşfetmeye başlar. Öğretmenleri ve bazı arkadaşları onun durumuna üzülerek onu topluma kazandırma çabası içerisine girerler. Yakınlarda gerçekleşecek olan okul balosuna götürmek üzere bir oğlan onu davet eder. Ancak bu baloda ona hazırlanan korkunç bir şaka, herkes için ölümcül olacaktır.
Hitchcock'un mirasçılarından Brian De Palma'nın yönettiği Carrie, sinema tarihinin en iyi Stephen King uyarlamalarından biri olarak gösteriliyor.

IMDb: 7,4

16. Nosferatu (1922)

Thomas Hutter Almanya'nın Wisborg isimli bir şehrinde, Knock isimli patronu için çeşitli işler yapan sıradan bir adamdır. Patronu genç adamı, Kont Orlok isimli yeni bir müşteriyi ziyaret etmesi göreviyle Transylvania'ya gönderir. Yolcuğa çıkan Hutter, Carpathian dağlarına eriştiği sırada mola verir ve burada karşılaştığı yerli insanlarla sohbete başlar. Kont Orlok'u görmek için geldiğini söylediğinde ise herkes dehşete kapılır. Yerliler Hutter'a bir an önce geri dönmesini, Orlok'un esrarengiz bir kişilik olduğunu ve civarda bir kurt adamın dolaştığını söyleyerek onu vazgeçirmeye çalışsalar da Hutter tehlike ve gizem dolu bu yolculuğa atılmak için bir an bile tereddüt etmeyecektir. 
Stoker'ın Draculası'ndan izinsiz olarak uyarlanan Nosferatu, ünlü Alman yönetmen W. Murnau tarafından yönetilmiş bir başyapıt.

IMDb: 8,0

17. The Omen (1976)

Amerikan Elçisi Robert Thorn’un eşi hüsranla sonuçlanan bir doğum yapar. Adam karısının acı gerçeği öğrenmesini engelleyip bir başka bebeği sahiplenmelerini sağlar. Fakat çocuk büyümeye başladıkça bazı tuhaf olaylar gerçekleşmeye başlayacaktır.

İntihar ve ölümlerin ardından baba, oğlunun gizemini çözmeye karar verir. Ve onun şeytanla olan yakın ilişkilerine dair ipuçları keşfetmeye başlar.

Zamanında bolca eleştiri almasına rağmen kült bir korku filmi olmakta gecikmedi. Devam filmleri de bulunmaktadır. Ve pek çok kaynağa göre, seri bir bütün olarak başarılı kabul edilir. Senaryodaki bazı açıklar ise, izleyeni dehşete düşüren sahneler nedeniyle fazla dikkat çekmez.

IMDb: 7,6

18. An American Werewolf in London / Kurt Adam Londra'da (1981)

David, bir arkadaşı ile birlikte hiç umulmadık bir olayla dehşet bir saldırı içinde kalır. Kim tarafından bu saldırıya maruz kaldıklarını anlamak bile başlangıçta pek mümkün olmaz. David ile arkadaşı Amerika’dan gelmişlerdir ve olay İngiltere’de gerçekleşir. David yaşamak şansına sahip olur ancak arkadaşını kurtaramaz ve o ölür. Yaşadıkları olayın sonucunda her ne kadar David tam olarak bunu fark etmese de kanına lanet bulaşmıştır. Saldırının başrolünde yer alan bir kurt adamdır. Olayda o da ölmüştür. David’e bulaşan lanet de buradan gelir. Genç adam hastanededir ve rüyalarında kendini dört ayak üzerinde koşarak avlanırken görür; kan ter içinde uyanır. Başucunda bulduğu güzel hemşire Alex, kâbusun etkisini dindirebilecek tek kişidir. Ancak aşkın bile üstesinde gelemeyeceği bir alınyazısı vardır artık. Dolunayla birlikte kasıla kasıla ellerinin birer pençeye dönüşmesini, bedeninin hayvanlaşmasını dehşet içinde seyreder. Kıllarla kaplanan vücudu vahşi dürtülerle Londra geceleri içinde kendine av arar. Kurt adamlar tarafında öldürülenler, varlık ile yokluk arasında sıkışıp kalmaktadır. Yitirdiği arkadaşı da, kendisinin öldürdüğü zavallılar da, birer hortlak görünümünde karşısına çıkıp konuşurlar onunla.

IMDb: 7,6

19. Let The Right One In / Gir Kanıma (2008)

Let the Right One In(Gir Kanıma) filminin Hollywood remake çılgınlığına katılmasını sağlayan film, Cloverfield ile büyük başarı yakalayan Matt Reeves'in imzasını taşıyor. 

John Ajvide Lindqvist'in vampir romanından uyarlanan 'Kanıma Gir'; okulda ezilen, içine kapanık ve yalnız 12 yaşındaki Owen'ın (Kodi Smit-McPhee) komşusu Abby (Chloe Moretz) isimli küçük bir kızla tanıştıktan sonra yaşadıklarını anlatıyor. Bir akşam apartmanın önünde otururken yanına gelen Abby ile kısa sürede dostluk kuran Owen, Abby'nin sakladığı sırrı yavaş yavaş öğrenmeye başlar. 

Önceleri okuldaki arkadaşlarından intikam alması için Owen'a yardım eden Abby, Owen'ın gözünde daha sonra mahallede meydana gelen ölümlerin de sorumlusu olarak görülür. Yaşamaları için babasının da isteğiyle kan bulması gereken Abby'den hem korkan hem de ona karşı ismi konulamaz bir sevgi besleyen Owen için bu kız aslında ne ifade ediyordur?

IMDb: 8,0

20. The Blair Witch Project / Blair Cadısı (1999)

Üç kişilik bir belgesel ekibi Maryland sınırlarındaki Black Hills Ormanları'ndaki miti araştırmak üzere yola çıkar. Söylenegelen Blair Cadısı efsanesi hakkında bilgi edinmek ve bu efsanenin nasıl bir anlatıdan günümüze kadar geldiğini öğrenmek tek amaçlarıdır. Ormanda yaptıkları yolculuk araştırmacı bir atılımdan çok daha fazlasına gebedir. Geçen her dakika, bu efsanenin bir yalandan ibaret olmadığını anlayacaklardır. Bunu anladıklarında ise ormanın derinliklerinde çoktan kaybolmuş olacaklardır. Daniel Myrick, Eduardo Sánchez ikisinin kısa sürede kült mertebesine ulaşan filmleri günümüzde epey bir popüler olan 'found footage' filmler furyasının da fitilini ateşlemişti.

IMDb: 6,4

21. Dawn of the Dead / Ölülerin Şafağı (1978)

Bir devam filmi olan Ölülern Şafağı kaldığı yerden aynı heyecan ile devam ediyor. Özel polis Peter ve Roger, et yiyen zombiler tarafından ele geçirilen bir apartmanı temizledikten sonra yakındaki bir televizyon istasyonuna sığınırlar. Burada tanıştıkları iki televizyoncuyu da yanlarına alarak helikopterle binadan kaçarak bir alışveriş merkezine ulaşırlar.
Erzak almak üzere kısa bir süre için uğradıkları alışveriş merkezinde hesapladıklarından daha fazla kalmaları gerekecektir, çünkü anlaşılmayan bir nedenle tüm zombiler bu binaya girmeye çalışmaktadır. Zombiler aracılığı ile tüketim toplumu eleştriliyor.

IMDb: 8,0

22. Frankenstein (1931)

Derslerinde son derece başarılı ve de dikkat çeken bir öğrenci olan Henry Frankenstein, sıradışı bir takıntıya sahiptir. Ölü insanların bedenlerindeki parçaları birleştirip yeni bir insan yaratmayı hedefleyen Henry, bu konuda oldukça ciddidir. Bu nedenle gözlerden uzak bir şatoyu mesken edinen edinir ve burada gerekli çalışmaları yapmaya başlar. Bu çalışmalar sırasında ona yardımcısı Fritz eşlik etmektedir. Sonuç olarak ilginç bir şekilde başarıya ulaşırlar. Ancak yarattıkları şey dehşet verici bir canlıya dönüşür. 
Mary Shelley’in klasik romanından defalarca beyazperdeye uyarlanan Frankenstein'ın bu versiyonunda yönetmen koltuğunda James Whale bulunuyor.

IMDb: 8,0

23. The Haunting / Perili Ev (1963)

Dr. Markway, Hill House isimli malikanede hayaletlerin varlığına dair çeşitli araştırmalar ve deneyler yapmaktadır. Rivayetlere göre bu malikane birçok ölüm ve şiddet olaylarına sahne olmuştur. Bir grup insan üzerinde psikolojik gözlemler yapmak için, uykusuzluk sorunlarını bahane ederek 3 kişiyi malikaneye çağırır.

Hayaletlerin varlığına şüpheci yaklaşan Luke, gizemli Tehodora ve güvensiz, çekingen Eleanor malikaneye geldiklerinde neyle karşılaşacaklarından habersizdirler. Çok geçmeden evin geçmişi gün yüzüne çıkacak, lanetli bu yerde kapana kısıldıklarını anlamaları çok uzun sürmeyecektir. 

Robert Wise’ın Shirley Jackson’ın The Haunting of Hill House isimli romanından uyarladığı Perili Ev, yeniden çevrimi de yapılan en iyi hayalet filmlerinden biri olarak kabul ediliyor.

IMDb: 7,6

24. Evil Dead II (1987)

Geleneksel olarak "korku filmi" denildiğinde akla gelen ilk isimlerden biri, şüphesiz ki, günümüzde bir kült film mertebesine ulaşmış "Evil Dead'tir. İşte, Sam Raimi’ye ait Evil Dead filminin, aynı yönetmen tarafından gerçekleştirilmiş bu devam filmi, aslında aynı filmin yeni bir versiyonu olarak da kabul edilmektedir. Bu kez aynı öyküde, Ash ve iblise dönüşerek en büyük kabusu haline gelmiş olan kız arkadaşı Linda hayatta bırakılacaktır... Tabi Ash ise aynı kabusla yüzyüze kalacaktır ve şimdi bir gece daha hayatta kalmak için çetin bir mücadele verecektir... Bu kez sahneye, orijinal öyküde kötülüğü icat edip dünyaya salan Profesör’ün kızı, bir tamirci, Profesör’ün ortağı ve tamircinin kız arkadaşı da dahil oluyor. Gece boyunca tüm bu karakterler beyazperde'de tuhaf sekanslarla arzı endam eyleyecek... Filmde ecinniler ordusu, grotesk derecede bir komiklikle korku-severleri doyurmak için ellerinden geleni yapacaktır... Kan, vahşet, bir elektrikli testere, bir çifte, havada uçan bir göz ve espri anlayışı olan kesik bir elin marifetlerini içeren Evil Dead'in bu versiyonu, karikatürize edilmiş bir korku komedi.

IMDb: 7,8

25. The Fly / Sinek (1986)

Seth, kendine güvenen, işine bağımlı ve kafayı bozmuş bir bilim insanıdır. Veronica ise bir maddeyi ışınlamak gibi planları, daha da tuhafı icatları, olan bu adamla röportaj yapmak isteyen bir gazetecidir. Veronice, Seth'in deneylerinden ilk sonuç alışına tanık olur. Seth kadının önünde kendisini bir noktadan bir diğerine ışınlamayı başarmıştır. Ancak deney esnasında tüpe giren bir sineğin varlığından kimse haberdar değildir. Seth, kısa bir süre sonra karmaşık başkalaşımının sonucu olarak sinek özellikleri edinmeye başlar. Bu kendi kimliğinden uzaklaşmasına sebep olacaktır.
1958 yapımı orijinal Sinek'in Cronenberg üslubuyla yeniden çevrimi olan The Fly, yönetmenin sinemasına dair her elementi bünyesinde barındırıyor.

IMDb: 7,5

26. The Innocents (1961)

Kraliçe Victoria İngilteresi’ndeyiz. Deneyimsiz dadı Bayan Giddens, bir papazın kızı olarak yetişmiş, deneyimsiz bir mürebbiyedir. Annesiz babasız kalmış iki kardeş Flora ve Miles’e bakmak için amcaları tarafından tutulur. Zamanla bu yeni yerleştiği evin sırlarını keşfetmeye başlar.

Çocukların eski dadıları Bayan Jessel, bir yıl önce intihar etmiştir ve ilişkisi olduğu uşağın da bu evde öldüğü ortaya çıkar. Bir süre sonra bu iki kişinin hayaletini görmeye başlayan Giddens, onların çocukları ele geçirip yeniden bir araya gelmeyi planladıklarını anladığında çocukları korumak ister. Fakat çocuklar, hayaletleri görmelerine rağmen bunu itiraf etmedikleri için Giddens’ın işi daha da zorlaşır. 

Henry James’in Yürek Burgusu (The Turn of the Screw) adlı romanından sinemaya uyarlanan The Innocents’ın senaryosunu yazar Truman Capote ve Edgar Award beraber yazdılar. Film ayrıca En İyi İngiliz Filmi ve En İyi Uyarlama Senaryo dallarında Bafta Ödülü’nün sahibi oldu.

IMDb: 7,9

27. Invasion of the Body Snatchers (1978)

Araştırmacı Elizabeth Driscoll, son zamanlarda gökyüzünden yağmakta olan çiçek sporlarından birini alıp incelemek üzerine evine getirir. Kısa bir süre sonra erkek arkadaşı Geoffrey'in bir anda tuhaflaşmasına ve mesafeli tavırlarına tanık olur. Bu değişimin ciddiyetinin boyutlarını keşfetmekte olan kadın iş arkadaşı Matthew Bannel'a gider ve birlikte durumu araştırmaya başlarlar. Ortaya çıkan sonuç ise ürkütücü olur. Gökyüzünden yağan sporlar, uzaydan gelmekte olan bir istilacı bitki türünün örnekleridir. Şehri kurtarmak ise Elizabeth ve arkadaşlarına düşmüştür. 
1956 tarihli klasiğin bu tekrar çevrimi, oyuncu kadrosunda Donald Sutherland ve Jeff Goldblum gibi önemli isimleri barındırıyor.

IMDb: 7,4

28. The Birds / Kuşlar (1963)

Melanie Daniels, San Francisco'da kuş satan bir dükkanda Mitch Brenner'la tanışır. Mitch, kız kardeşinin doğumgünü için ona bir çift muhabbet kuşu almayı istemektedir, ancak mağazada muhabbet kuşu yoktur. Melanie ve Mitch, bu sırada daha önce tanışmış olabilecekleri ihtimaliyle karşılaşırlar. Bu durum bir aşk üçgenine dönüşür ve doğumgünü esnasında ortaya çıkan bir kuş saldırısıyla işler iyice karışır. 
Yönetmen Alfred Hitchcock Kuzey Kalifoniya’da tatil yaparken gazetede gördüğü bir haberden etkilenir ve olay ileDaphne du Maurier’in kısa bir öyküsünü birleştirir. The Birds, kuşlardan yarattığı gerilimle takdiri hak eden bir yapım.

IMDb: 7,8

29. Freaks / Ucubeler (1932)

Çalışanları hilkat garibelerinden oluşan bir sirkte trapez sanatçısı olarak çalışan güzeller güzeli Cleopatra, sirkin çeşitli şovlarında çalışan Hans isimli cüceye onunla evlenmek istediğini söyler. Cleopatra'nın bu ilginç teklifinin altında yatan gerçek ise Hans'ın kısa zaman içerisinde yüklü bir mirasa sahip olacak olmasıdır. Zira Cleopatra, Hercules isimli bir başka sirk sanatçısıyla ilişki içerisindedir. Ancak beklenen evlilik gerçekleşir ve ucubeler düğün sırasında Cleopatra'nın türlü hakaretlerine maruz kalırlar. İntikam planlarını hazırlamaları da çok zaman almaz...
Ucubeler zamanla değeri daha iyi anlaşılan bir kült film ve yönetmeni Tod Browning'nin kişisel deneyimlerinden esinlenerek kurduğu bir hikayeyi yansıtıyor.

IMDb: 8,0

30. The Evil Dead / Şeytanın Ölüsü (1981)

Bazı yolculuklar, her ne kadar nereye gidildiği ve beklentinin ne olduğu belli olsa da umulmadık kapılara açılabilir. Ormanda bir kulübeye doğru yola çıkan beş arkadaşın esas amaçları sadece bir haftasonunu keyifle geçirmektir. Gittikleri yerde bir teyp kaydı bulurlar. Bunu bir profesör bırakmıştır. Ardından Ölüler Kitabı’nı bulurlar. Kayıtta profesörün kendi çevirisini yaptığı, ölüleri canlandırma pasajlarını dinlerler ve dehşetli dolu bir kötülük ormanda açığa çıkar.
Önce ormanın kendisi sonra da insanlar kötücül yaratıklara dönüşmeye başlar. Kızlardan biri ormana kaçtığında ağaçların tecavüzüne uğrar. Diğerleri de paylarına düşen dehşetle yüzleşeceklerdir. Filmin asıl kahramanı, Bruce Campbell’ı türün hayranları arasında ölümsüzleştirecek olan Ash karakteridir.

IMDb: 7,6

31. The Silence of the Lambs / Kuzuların Sessizliği (1991)

Akademiden mezun olmuş genç FBI ajanı Clarice Starling, FBI ajanı kurbanlarının derilerini yüzen sapık bir katilin elinden bir kadını kurtarmaya çalışır. Clarice, katila ulaşmak için başka bir psikopat olan ünlü doktor Hannibal Lecter ile yakınlaşır. Lecter’dan bilgi alması için önce onun güvenini kazanması gerekmektedir. 1992 yılında 7 dalda Oscar’a aday olan film, yönetmeni ve başrol oyuncularına altın heykelciği getirirken en iyi film ve en iyi senaryo uyarlaması dalında da ödüle hak kazanmıştı.

IMDb: 8,6

32. Repulsion / Tiksinti (1965)

Londra’da kız kardeşi ile yaşayan Carol’un (Catherine Deneuve) oldukça güzelliğinin ve sıradan yaşamının arkasında kimsenin bilmediği takıntılı tiksintileri saklıdır. Özellikle cinselliğe olan tiksintisi kız kardeşinin tatile çıktığı bir zamanda oldukça şiddetli ve şizofrenik bir görünüm kazanır. 

Tiksinti, yönetmenin en karakteristik filmlerinden biri. Başrolünde genç bir Catherine Deneuve ile klostrofobik bir karabasan, siyah beyaz bir görsel ustalık gösterisi... Filmin, tüm zamanların en iyi gerilim filmlerinden biri olduğunu iddia etmek hiç de yersiz olmaz.

33. Dracula (1931)

Doğu Avrupa'daki Karpat Dağları'nda zorlu bir yolculuktan sonra Renfield Dracula'nın şatosuna varır. Londra'daki Carfax Manastırı'nın, aslen bir vampir olan Kont Drakula'ya satış işlemlerini tamamlamakla görevlendirilmiştir. Fakat başına geleceklerden habersizdir. Zira Kont Drakula Renfield'i hipnoz yöntemiyle uyutur ve kanını emer. Renfield artık kontun emri altındadır. Drakula yanına Renfield'i de alarak Londra'ya gider. Manastırın yanındaki akıl hastanesini yeni avlar için gözüne kestirmiştir. Önce Lucy Weston'ın kanını içer ve onu vampire dönüştürür. Sonra da Dr. Jack Seward'ın kızı Mina Seward'a göz diker. Kızının sağlığının kötüleştiğini fark eden Dr. Seward, bir başka doktor olan Abraham Van Helsing'i muayene etmesi için görevlendirir. Van Helsing, Kont Drakula'nın bir vampir olduğunu anlar ve Mina'nın ölmemesi için John Harker ile birlikte vampiri yok etmek için bir plan yapar... 
İrlandalı yazar Bram Stoker'ın ünlü Drakula romanının en bilinen uyarlamasıdır. Tod Browning'in yönetmenliğinde çekilen başrol Kont Drakula'yı canlandıran Bela Lugosi'ye de büyük şöhret getirmiştir.

IMDb: 7,6

34. The Brood (1979)

Ölü İkizler’’, ‘‘M. Butterfly’’ ve iki sezon önce ülkemizde de gösterilen ve epey bir gürültü koparan ‘‘Çarpışma’’nın yönetmeni David Cronenberg'in senaryosunu da yazdığı ve bir anlamda kabuslarını perdeye taşıdığı ‘‘Kuluçka’’, herkesin hoşlanabileceği bir film değil. Deneyler sonucunda sakat kalan bir kadın, şeytan ruhlu katil çocuklar dünyaya getirir. Çocuklar kızdıkları zaman karşılarına çıkanı öldürürler.

Kaynak: FilimAdamı

IMDb: 6,9

35. The Changeling / Dehşet (1980)

John Russell, işinde oldukça başarılı bir müzik profesörüdür. Bir gün eşini ve kızını ağır bir trafik kazası sonrasında kaybeder. Aylar boyu bu korkunç kazanın etkisinden kurtulamayan Russell, birazcık olsun bu sorunlarından uzaklaşabilmek adına bir üniversitede ders vermeye başlar. Sakin bir çalışma alanı için yeni bir ev ararken uzun zamandır boş olan bir malikaneye taşınır. Bir süre sonra bu malikanede yalnız olmadığını anlayacak ve evin sırrını çözebilmek adına çaba sarf etmek zorunda kalacaktır.

IMDb: 7,3

36. The Ring / Halka (2002)

Şehirde bir efsane dolaşmaktadır. Rivayete göre, insanların seyrettiği bir kaset, bu insanların yedi gün sonra ölümüne sebebiyet vermektedir. Denilen odur ki, dört genç, sırf bu kasetleri izledikleri için şüpheli bir biçimde ölmüşlerdir. Rachel yaşanan bu tuhaf olayları bir şekilde aydınlığa kavuşturmaya kararlıdır. Ancak araştırmaları esnasında küçük oğluyla birlikte kaseti izlemek durumunda kalmıştır. Rachel'ın artık bu olayları çözmek için sadece yedi günü vardır.

IMDb: 7,1

37. Bride of Frankenstein / Frankenstein’ın Gelini (1935)

Frankenstein, bir canavar olarak gerçekten ölmüş ve dünyaya yaydığı korku ve dehşete bir son vermiş midir? Onun yerine devam edecek olan biri olmadığı kesin midir? Bu konuda Lord Byron, yazar Mary Shelley ve kocası Percy farklı düşüncelere sahiptirler. Mary, Frankenstein’ı korku temalı sıradan bir hikaye olmaktan çok, insan ruhunun karanlıklarına ışık tutan bir yapım olarak görmektedir. Hatta bir devamının olduğunu savunur. Mary’nin anlattıklarına göre Frankenstein canavarı, herşeyi bitiren yangından sağ kurtulmayı başarmıştır. Gittiği yerlere yıkım ve ölüm taşımayı sürdürür. Bu sırada bilim adamı Doktor Pretorius’un çalışmalarına devem ederek canavar kıvamında dişi bir canlı yaratır. 
Artık kendine bir eş bulduğunu düşünen Frankenstein onun peşine düşer ama işler hesapladığı gibi gitmez çünkü reddedilir. Artık dünyada yeri kalmamıştır.

IMDb: 7,9

38. The Ring (1998)

The Ring Virus Japon Koji Suzuki tarafından yazılan Ring romanından uyarlanmış bir korku filmi. Japonya-Kore ortak yapımı bu projede Park Eun-Suh lanetli bir video yapımcısı. Film yapımcılarının romandan uyarlandığını iddia etmesine rağmen, 1998 Ring filmine benzer çeşitli sahneler bulunmaktadır, örneğin kurşun karakter, bazı dekorların benzerliğinin yanında orijinal filmden direkt alınan sahneler.

Kaynak: FilimAdamı

IMDb: 6,4

39. Eyes Without A Face / Yüzü Olmayan Gözler (1960)

Doktor Génessier, kızı Christiane’ın bir trafik kazası sonucunda mahvolan yüzünü normal hale getirmek için ona söz verir. Maske takarak yaşayan kızına yeni bir yüz nakletmek için yardımcısı Louise ile birlikte genç kızları kaçırıp onların yüzünü alır. Fakat hiçbir deri Christiane’ın dokularıyla uyuşmaz. 
Her seferinde başarısız nakiller gerçekleştiren doktor, genç kızları kaçırmaya devam eder. Bu sırada Christiane, nişanlısıyla iletişime geçme çabası içerisindedir. Kaçırılan genç kızlar ise tek tek ölmektedir...
Georges Franju tarafından yönetilen film, Jean Redon’un romanından uyarlandı.

IMDb: 7,8

40. The Howling (1981)

Gerilim sineması unsurları ile korku sineması klişelerini birleştirerek ortaya bir baş yapıt çıkartan Joe Dante filmi The Howling, modern insanın yabancılaşması üzerine çizdiği portreleri başkalaşıma uğrayanlar ile gözler önüne seriyor. Topluma karşı kendilerini kapatmış insanların kaçtığı bir orman ve bu insanları birbirine bağlayan gizemler içerisinde gerilim dozu yüksek bir film olan The Howling, gösterildiği dönem oldukça dikkat çekici bir yapım olarak kabul görmüştü.

IMDb: 6,6

41. Near Dark (1987IMDb)

Caleb Colton isimli genç çifti, küçük bir kasabada sıradan bir hayat sürmektedir. Ancak bu yerde yaşanan hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Mae isimli genç ve çekici bir kadınla karşılaşan Colton, bu gecenin sonlarına doğru vampir olduğunu öğrendiği bu kadın tarafından ısırılır. Sonrasında ise Mae, kendisi gibi vampirlerden oluşan ailesini de yanına alarak Colton'ı almak için geri döner. Mae ve ailesinin avlanmaya çıktığı bu gecede genç adamın oldukça zor bir karar vermesi gerekecektir. Colton, seçme hakkını ya ailesinden ya da ölümsüzlükten yana kullanmak zorunda kalacaktır. 
Sinema tarihinin Oscar ödülüne layık görülen ilk ve tek kadın yönetmeni olan Kathryn Bigelow'un imzasını taşıyan film, yönetmenin henüz politik sulara girmemiş olduğu ilk dönem filmlerinden.

IMDb: 7,0

42. The Descent (2005)

Kocası, kızı ve arkadaşları ile birlikte tatile çıkan genç ve hoş bir kadın, trajik bir kazaya şahit olurlar. Aradan bir yıl geçtikten sonra genç kadın yine arkadaşları ile bir gün yürüyüşe çıkar. Bir mağara içinde düşen bir kaya nedeni ile orada mahsur kalırlar. Sahip oldukları donanım yetersizliğinden ötürü hayatta kalmak adına zorlu bir mücadele başlar. Bu sırada da kana susamış yaratıklarla karşılaşırlar. Gruptaki herkes bir takım sebeplerden ötürü birbirleri ile zıt düşerler. Artık herkes tek başınadır. Hayatta kalma yolunda kendilerinden sorumlu olduklarının farkındadırlar.

IMDb: 7,2

43. Hellraiser (1987)

Berduş bir gezgin olan Frank Cotton Kuzey Afrika’da bir yerde, eski çağlardan kalma gizemli bir akıl küpünü satın alır. Küpün, doğru biçimde oynandığı takdirde, cennetin ve sonsuz zevkin kapılarını açacağına dair bir rivayet bulunmaktadır. Küpü, tam bir izbe durumundaki evinin çatı katında kurcalayan Frank, başka bir boyutun kapılarını açmayı başarır.

IMDb: 7,1

44. Possession (1981)

Henüz Berlin Duvarı kapı gibi ayakta... Federal Almanya'dayız... Mark ve Anna'nın gerilimli ilişkisi. Anna, eşini terketmek istiyor ama bahane bulmak ne mümkün? Ama yine de ayrılmayı istiyor ve Mark'ı şaşırtıyor. Mark olayı eşelemeye başlayacaktır. Anna'nın sevgilisine ulaşan Mark, onun da karısından uzun süredir haber alamadığını ve Anna'nın garip davanışlarının nedenini bilmediğini söyler. Karısının peşine düşen Mark'ın olayın daha ciddi, karanlık ve doğaüstü boyutlarda olduğunu öğrenmesi pek uzun sürmeyecektir. Andrzej Zulawski’nin fantastik, korkutucu ve sürreal öğelerle anlattığı Possession, gösterildiği dönem bazı ülkelerde yasaklanmış, bazılarında ise sansüre uğramıştı.

IMDb: 7,3

45. Audition / Ölüm Provası (1999)

Aoyoma, 7 yıl önce veda ettiği karısından beri hiçbir kadınla birlikte olmamıştır. Yakın bir arkadaşı halen depresyonda olan bu adamı kurtarmak için ilginç bir plan yapar. Bir tv şovu için bir mülakat hazırlıyormuş gibi yaparak Aoyama'ya uygun bir eş bulacaktır. Birçok adaydan sonra Asami adında oldukça güzel bir kadın kendini gösterir. Aoyama, ikna olmuş gibidir. Ancak bambaşka planları olan Asami, başka bir gezegenden gelmiş gibidir.

IMDb: 7,2

46. Se7en / Yedi (1995)

Bir seri katil 7 ölümcül günahı işleyenleri kendi yöntemleriyle öldürmektedir. Yedi Ölümcül Günah, Hıristiyanlık inançlarına göre Kibir, Açgözlülük, Şehvet Düşkünlüğü,Kıskançlık, Oburluk,Yıkıcılık ve Tembellik'tir. İki polis dedektifi bu seri katilin peşindedir. Film, Amerika'da gösterime girdiği hafta 14.000.000 dolar gelir elde etmişti. Yönetmen David Fincher imzalı film,sürükleyici konusu ve oyuncuların performanslarıyla tüm dünyada gişede büyük başarı yakalamıştı. Başrollerde Brad Pitt, Morgan Freeman, Gywneth Paltrow var. En iyi kurgu dalında 1996’da ödüle aday olan film bu ödülü alamamıştı. Özellikle sürpriz ve çarpıcı finali ile şimdiden sinema tarihinde bir klasik olarak yerini aldı.

IMDb: 8,6

47. The Tenant / Kiracı (1976)

Trelkovsky, Paris’te yeni bir apartmana taşınır. Kiraladığı dairede kendisinden önce oturmakta olan kiracı Simone, intihara kalkışıp camdan atlamıştır ve komadadır.

Simone’yi hastanede ziyaret eden Trelkovsky, kız ölünce onu takıntı haline getirir ve kendini yavaş yavaş önceki kiracısının sürüklendiği intiharın eşiğinde bulmaya başlar. 

Roman Polanski’nin en önemli yapıtlarından biri olan Kiracı’da filmin başrolünde oynayan Polanski, başarılı yönetmenliğinin ve senaristliğinin yanı sıra oyunculukta da bir o kadar yetenekli olduğunu gösteriyor.

IMDb: 7,8

48. The Devil's Backbone / Şeytanın Bel Kemiği (2001)

1930'lu yılların son demleri... İspanyol İç Savaşı sona ermek üzeredir. Diktatör Franco'nun ulusalcı partisi, Sol Parti'yi alt etmenin eşiğindedir. Solcu babası tarafından bir yetimhaneye bırakılan 10 yaşındaki Carlos, bir gün babasının geri gelip onu yeniden yanına alacağının hayallerini kurmaktadır. Carlos bu ortamda oldukça zor günler geçirmektedir. Bir gün yine aynı yetimhanede yıllarını geçirmiş olan Jacinto isimli bir hayalet tarafından taciz edilmeye başlayacaktır. 
Del Toro yeniden sinemasal dünyası ile ülke tarihini bir araya getiriyor erken dönem başyapıtında.

IMDb: 7,5

49. Scream / Çığlık (1996)

Bir lise öğrencisi olan Casey tuhaf bir telefon alır. Telefonun öteki ucundaki sesi tanımamaktadır. Bir süre sonra yaşanan bir cinayet üzerine polis ve medya olayın üzerine gitmeye başlar. ‘Hayalet surat’ adı verilen bir katil, çevresinde gördüğü gençleri birer birer öldürmektedir. Korku filmlerinin belli klişelerle örüldüğünü düşünen bir grup genç ise, naklen yaşadıkları bir korku filminin içerisinde hayatta kalmaya çalışacaktır. Katille bir kedi-fare oyununa tutuşacaklardır. Wes Craven’ın kendi filmografisiyle ve korku türüyle inceden alay ettiği ancak buna müteakip korkutmayı da başardığı filminin başrollerinde Drew Barrymore, Roger Jackson ve Neve Campbell gibi oyuncuları görmek mümkün.

IMDb: 7,2

50. A Nightmare on Elm Street 3: Dream Warriors / Elm Sokağında Kabus 3 : Rüya Savaşçıları (1987)

Freddy, Elm Sokağı’nın sakinlerini, korkunç yöntemlerle rüyalarında avlamaktadır. Tek umutları, Freddy’den sağ kalarak kurtulmayı başarmış Nancy Thompson ve akıl hastanesinde tedavi gören bir grup gençtir. Nancy, bu savaşta Freddy’e kendi yöntemleriyle karşılık verebilecek tek kişidir.

Kaynak: FilimAdamı

IMDb: 6,6

51. 28 Days Later / 28 Gün Sonra (2002)

Ölümcül bir virüs, İngiltere’yi tehdit altına almıştır. Bir araştırma laboratuarındaki hastalıklı şempanzelerden yayılan bu virüse yakalanan insanlar zor durumdadırlar. Bu işle mücadele eden kişiler sadece virüsü yok etmek değil, hastalığa yakalananlarla da büyük sorun yaşamaktadırlar. Çare olarak askerler tarafından yönetilen sığınağa taşındıklarında çok başka sorunlar ortaya çıkmaya başlar. İngiltere yapımı filmin yönetmeni Danny Boyle, oldukça başarılı bir iş çıkartmış. Kumsal adlı filmini de uyarladığı romanın yazarı olarak bildiğimiz Alex Garland, filmin senaryo yazarı.

IMDb: 7,6

52. Pan's Labyrinth / Pan’ın Labirenti (2006)

İspanya’da faşist iktidarın tüm vahşetinin gölgesinde yalnız bir kız çocuğu olan Ofelia, sadist eğilimleri olan babasının etrafındakilere yaptığı tüm eziyetleri bizzat gözlemlemektedir. Bu küçük kız çocuğunun gerçeklikten kaçabileceği tek yer kendi hayal gücüdür. Ofelia, gerçeklikte bulamadığı huzuru, hayallerinde aramaya başlayacaktır. Bu esnada vahşet ise tüm sertliğiyle Ofelia’nın çevresinde vuku bulmaya devam edecektir.

Guillermo del Toro’nun gösterildiği sene Cannes’da dakikalarca ayakta alkışlanan yakın dönem başyapıtı, çocukların gözünden savaşın ne kadar sert bir fırtına olduğunu gözler önüne seriyor.

IMDb: 8,2

53. The Wicker Man / Lanetli Ada (1973)

Neil Howie isimli bir dedektif polis İskoçya'daki Summerisle Adası'nda meydana gelen gizemli bir davayı çözmek için bölgeye gider. Bir genç kız esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolmuştur ve Howie onu bulması için görevlendirilmiştir. Adaya vardığında bir sürprizle karşılaşan dedektif yerli halktan aslında öyle bir kızın asla var olmadığını işitir. Koyu bir Pagan inancına sahip olan yerli halk genç kızın varlığını kabul etmedikçe Neil Howie burada paganizme dair öğrendiği şeylerle birlikte olayların göründüğü gibi olmadığına kanaat getirecek, genç kıza ne olduğunu öğrenebilmek için ada halkına karşı zorlu bir mücadeleye girişecektir.

IMDb: 7,6

54. Henry: Portrait of a Serial Killer (1986)

Hapishaneden çıkmış olan katil Henry, birkaç yıl önce burada tanıştığı arkadaşı Otis ile birlikte, Chicago'da yaşamaktadır. Başlarda Henry'nin cinayet dürtüsünden haberdar olmayan Otis, iki fahişeyle birlikte arabalarında ilerlerken fark eder. Henry, ortada hiçbir sebep yokken, iki kadını acımasız bir şekilde öldürür. Böylece Otis, ev arkadaşının karanlık yüzüne şahit olmaya başlar. Cesetlerden kurtulmaya çalışırken Otis'in tek kaygısı yakalanmaktadır. Bu görev başarıyla sona erer ve Henry, arkadaşına seri katillik sanatı adını verdiği bu dehşeti tanıtmaya başlar.

IMDb: 7,0

55. The Cabinet of Dr. Caligari / Dr. Caligari’nin Muayenehanesi (1920)

Alman sinemasının dışavurumcu akımın en önemli temsilcileri arasında yer alan yönetmen Robert Wiene tarafından 1919 yılında çekilen film, bir Alman kasabasında işlenen esrarengiz seri cinayetleri ve gelişen olayları konu alıyor. Sinema sanatında 'Caligarism' teriminin doğmasına neden olan kurgu ve kamera kullanımıyla büyük ses getiren film, sessiz sinema döneminin baş yapıtları arasında yer alıyor.

IMDb: 8,1

56. Aliens (1986)

Noİlk Alien(Yaratık) filminden 57 sonrasını anlatan film, Nostromo’da hayatta kalan tek kişi olan Ellen Ripley’in yıllar sonra uyanışıyla başlıyor. Ripley kısa bir süre sonra yaratık yumurtalarına rastladıkları gezegende garip şeyler olduğunu, bu ıssız yerin artık bir yerleşim yeri haline geldiğini ve yaratıkların bir koloni kurduklarını anlatıyor; ancak şirket yetkilileri bu felaket uyarısına inanmıyor. Kolonicilerle aralarındaki bağlantı aniden koptuğunda Ripley, kendine bir ekip kurup bu işi tek başına halletmek için gezegene geri dönüyor.
Sinema tarihinin kült yapımlarından olan Yaratık serisinin bu filmi iki Oscar kazandı; yönetmen koltuğunda ise Ridley Scott yerine bu kez James Cameron var.

IMDb: 8,4

57. Dracula (1992)

Genç bir avukat olan Jonathan Harker, görevi gereği Doğu Avrupa’da küçük gizemli bir kasabaya gelir. Burada ölümsüz vampir Drakula tarafından kaçırılan Harker, onunla birlikte Londra’ya gitmek zorunda kalır. Drakula, Harker’ın nişanlısı Mina’nın fotoğrafını görerek etkilenmiş ve genç kızı ele geçirmek istemektedir. Önce Mina’nın yakın arkadaşı Lucy’i ele geçiren Drakula’ya karşı Lucy ve arkadaşları direnmeye çalışacaklardır.

Bram Stoker’ın romanından ünlü yönetmen Francis Ford Coppola tarafından uyarlanan Drakula, vampir filmleri arasında en unutulmaz klasiklerden biri olarak yer edinmiştir. Drakula’yı oynayan Gary Oldman ve Van Helsing rolündeki Anthony Hopkins gibi dev isimleri kadrosunda barındıran yapım, 1993’de makyaj, kostüm ve ses efektleriyle Oscar almıştı.

IMDb: 7,5

58. Invasion of the Body Snatchers (1956)

Santa Mira, Kalifornia eyaletinin oldukça küçük ve kendi halinde bir yerleşim birimidir. Ancak bu kasabanın sakinleri etraflarındaki insanların oldukça garip tavırlar sergilemeleri konusunda sürekli olarak şikayet etmektedirler. Bir bilim insanı ve bir doktorun konu üzerinde yaptığı araştırmalar sonucunda gerçek kendini göstermek üzeredir. Başka bir gezegenden gelen istilacılar, insanların bedenlerini ele geçirmeye başlamışlardır. Artık kimin insan, kimin istilacı olduğunu anlamak pek de mümkün olmayacaktır.

IMDb: 7,8

59. Peeping Tom (1960)

Mark Lewis, küçükken, insanların sinir sistemleri üzerinde korkunun etkisini inceleyen bilim adamı babasının deneylerine maruz kalmıştır. Londra’da bir film stüdyosunda çalışan Mark, babasının kendisine yaptığı deneyler nedeniyle bir takım kişilik bozuklukları yaşayan yalnız, içine kapanık, cinsel dürtülerini bastıran bir adam haline gelmişti.

Kızların fotoğraflarını çektiği süre içinde kendine bir de hobi edinmiştir. Kadınları kamera önünde öldürmekte ve babasının deneylerindeki gibi öldürdüğü kadınların yüzlerindeki dehşet ifadesini kameraya almaktadır. Bir gün Helen isminde bir kadınla tanışan Mark için bu kadın, yaptığı şeyden vazgeçmesine mi neden olacaktır yoksa daha öncekiler gibi bir kurban mı olacaktır? 

Michael Powell’ın yönettiği Peeping Tom, bugün bile seyirci üzerinde aynı etkiyi bırakabilen başarılı bir korku filmi.

IMDb: 7,8

60. Fright Night (1985)

Charley Webster, gece vakitlerinde korku filmleri izlemekten zevk alan genç bir lise öğrencisidir. Bir gece Charley film izlerken yeni taşınan komşularının garip hareketlerini farkeder ve hayal gücü de sürekli korku filmleriyle beslenen Charley, onların birer vampir olduğunu düşünmeye başlar. Çok sevdiği korku filmlerinden birinin içine düşmüşçesine korku duymaya başlayan Charley, hayatta kalmak için artık kendini korumaya almalıdır.

IMDb: 7,1

61. The Return of the Living Dead / Yaşayan Ölülerin Dönüşü (1985)

Bir medikal firmasının deposunda çalışmaya yeni başlamış Freddy (Tom Matthews) ve Frank (James Karen) deponun bodrum katında bulunan ve içinde bir cesedin bulunduğu, büyük bir tüpü incelerken yanlışlıkla tüpteki gazı boşaltırlar. Gazdan baygınlık geçiren Freddy ve Frank ayıldıktan sonra tekrar yukarı çıkarlar ve inanılmaz şeyler olmaya başlar. Tüpten sızan gaz havalandırmadan bütün depoya yayılmıştır. Doldurulmuş hayvanlar, deney için dondurulmuş kobaylar ve derin dondurucudaki bir kadavra aniden canlanmıştır. Korku içinde marketin sahibi olan When’i (Clu Gulager) ararlar. Dondurucudaki kadavrayı parçalara ayırırlar ama yine de onu öldüremezler. Son çare olarak marketin karşısındaki morgun fırınında yakıp kurtulmak isterler ama yaktıkları zaman kadavradan çıkan dumanlar, hemen morgun yakınındaki mezarlığın üstüne siner. O sırada mezarlıkta eğlenen bir grup serseri genç ise kendilerini bir anda yaşayan ölülerin arasında bulurlar. Hepsi ayrılıp markete ve morga kaçarlar. Ölüler ise yavaş yavaş etrafa yayılmaktadır.

Kaynak: FilimAdamı

IMDb: 7,3

62. Eraserhead (1977)

Henry Spencer, uzun zaman önce yaşadıkları bir ilişki sırasında Mary'nin hamile kaldığını öğrenir ve onu kendi evine getirir. Mary, zamanı geldiğinde doğumu gerçekleştirir ancak dünyaya getirdiği şey insandışı bir yaratıktır. Mary evden kaçar ve Spencer için kabus dolu günler böyle başlar. Spencer, birlikteliklerinin ürünü olan 'yaratık', hayali bir kadın ve sıradışı karşı kapı komşusuyla başbaşa kalır. 
Sinemanın en ayrıksı dehalarından David Lynch imzalı film, yönetmenin ilk uzun metrajı olmasının yanısıra ardından gelecek başyapıtların habercisi niteliğindedir.

IMDb: 7,4

63. Inside / İçerde (2007)

Fransa'nın gore özellikler taşıyan korku filmi A l'intérieur, dünya korku filmi piyasasına Avrupa semalarından alternatif bir seçenek öneriyor. Hamileliği esnasında geçirdiği trafik kazasında kocasını kaybeden Sarah, henüz eşinin acısını unutamamıştır. Doğumuna bir gün kala kendisini tanıyan gizemli bir kadın ansızın kapısında belirir. Sarah'dan ne istediği belirsiz olan bu kadının ortaya çıkmasıyla kâbus dolu anlar başlar. Bu, içerde ağır darbelere yol açacaktır. Bol kan, gözyaşı ve şiddet vaadeden bu filmin yönetmenleri Alexandre Bustillo ve Julien Maury.

IMDb: 6,9

64. Creature from the Black Lagoon / Kara Gölün Canavarı (1954)

Amazon bölgesinde yapılan coğrafi keşiflerde Devonyan dönemine ait fosil varlıklar bulunur. Bu fosiller perdeli ellere sahip olan kara ve deniz hayvanı karışımı bir varlığa aittir. Keşif kafilesinin lideri Dr. Carl Maia, balıkbilimci olan arkadaşı Dr. David Reed’i ziyaret eder. Dr. Reed, çalıştığı biyoloji enstitüsünün finansörünü ikna ederek, Amazon’daki keşif için daha kapsamlı bir araştırma yapmaya ikna eder. 
3D olarak çekilen ilk filmlerden biri olan Creature from the Black Lagoon, döneminin en önemli klasiklerinden biridir.

IMDb: 7,0

65. Martyrs / İşkence Odası (2008)

Kısa bir süre önce ortadan kaybolan Lucie bir gün tekrar ortaya çıkıverir. Henüz 10 yaşında olan kızcağızın vücudunda işkence izleri bulunur ancak herhangi bir cinsel saldırıya ilişkin bulgu yoktur. 1970'li yılların Fransa'sında bu durum merak ve korkuyla karşılanmıştır. Kimse küçük kızın neden ve nasıl kaçırıldığını anlayamaz. Çünkü küçük kız konuşmayı unutmuş ve bilinci yarı kapalı bir haldedir. Hastanede Anna adında bir kızla arkadaşlığı biraz iyi gelse de zamanla olay unutulur gibi olur. Ancak aradan geçen 15 koca yıl sonra ilginç bir gelişme yaşanır. Sıradan bir ailenin kapısı çalar. Evin babası kapıyı açar ve elinde av tüfeğiyle bekleyen Lucie'yi karşısında bulur. İşkencecisini bulduğuna ikna olan Lucie tetiği çeker. Hit Fransız korku filmi, sert sahneleri kadar, farklı bir kurguya sahip olan senaryosuyla da ilgi çekiyor. Türün meraklılarından tam not aldı.

IMDb: 7,1

66. Salò, or the 120 Days of Sodom / Salo Ya Da Sodom'un 120 Günü (1975)

Mussolini sonrası İtalya'da yıllardan 1943'tür. Faşist olarak tanınan dört adam Paolo Bonacelli, Giorgio Cataldi, Umberto Quintavalle, Aldo Valetti kurbanlarının bir listesini yapar. Yaşları 12 -18 arası olan dokuz kız ve erkek çocuğunu kaçırarak bir bölgeye getirirler. Hepsinden de "efendileri"ne tam sadakat istenir. Ve 4 ay (120 gün) boyunca cinsel istismar dahil olmak üzere pek çok işkenceye maruz bırakılırlar. Sadizm, cinsel sapkınlık ve akla gelmeyecek korkunçlukta işkencelerle dolu filmin yönetmen koltuğunde Pier Paolo Passolini bulunuyor.

IMDb: 6,0

67. The Devils (1971)

Kardinal Richelieu ve güç düşkünü çevresi, 17. yüzyılın Fransa'sında tüm gücü elinde bulundurmaya çalışmaktadır. Loudun şehrinin neredeyse tüm yönetim birimlerine sızan Richeliou'nun mutlak güce sahip olmasının önündeki tek engel Peder Urbain Grandier'dir. Peder Grandier şehri, Kardinal Richelieu'nun etik olmayan yapılanmasından korumaya çalışmaktadır. Richelieu önündeki bu büyük engeli kaldırmak için şeytani bir plan yapmıştır. Cinsel saldırıya ve sömürüye maruz kalmış bir rahibe tarafından suçlanacak olan peder tüm şehri karşısına alacaktır.

IMDb: 7,8

68. Cannibal Holocaust (1980)

Belgesel türüne yaklaşan film, Güney Amerika’ya çekime gittikten sonra kaybolan bir film ekibinin araştırılmasını konu ediniyor.

Olayı araştıran profesör, film ekibinin çevrede yaşayan yerlilerin keyfini kaçırdığını ve bunun karşılığında onların yamyam yüzleriyle karşılaştıklarını öğreniyor. Üstelik bu bilgiyi geride kalan video kasetlerden almak zorunda kalıyor!

İlginç bir ayrıntı olarak, yönetmenin filmin İtalya prömiyerinden sonra tutuklandığını ve ancak oyunculara zarar vermediğini ispat ettikten sonra salındığını ekleyelim.

IMDb: 6,0

69. Videodrome (1983)

Max Renn, genelde cinsellik içeren, bel altı basit ve ucuz hikayeleri kovalayan bir televizyon yöneticisidir. Rating oranlarını yükseltemek arzusu ile bir çare ararken enteresan bir korsan yayın dikkatini çeker. Videodrome isimli underground yayın, ilk başta gerçek cinayetlere yer veren bir 'snuff' tv havasındadır. Videodrome’u keşfettikçe altüst edici görüntüler, teknolojiye tapınma, sado-mazoşizm ve cinsellik içerikli yayınlar Max’ın profesyonel ilgisinin kişisel merakına yenik düşmesine sebep olur. Çok geçmeden perde arkasındaki garip ve tehlikeli karakterlerle tanışır.

IMDb: 7,3

70. Dead Ringers (1988)

Mantle kardeşler, tüm hayatlarını birlikte geçirmiş, aynı mesleği ve mesleklerini birlikte yürütmeyi tercih etmiş çift yumurta ikizleridirler. Aralarındaki en büyük fark ise kadınlara karşı olan tavırlarından ileri gelmektedir. Birisi kadınlara karşı oldukça çekingen ve utangaç; diğer ise yakın ve özenlidir. Bu nedenle kadınları paylaşarak, tek bir kişiymiş gibi davranarak yaşamaktadırlar. Aralarındaki bu mutualist ilişkiyi birinin yaşamaya başlayacağı aşk bozacaktır.
David Cronenberg'in vizyoner ve rahatsız edici filmi, filmografisinin en nadide parçalarından bir tanesi.

IMDb: 7,3

71. Abbott and Costello Meet Frankenstein (1948)

İki hamal olan Wilbur ve Chick kendilerini Dracula (Bela Lugosi) Kurt Adam (Lon Chaney Jr.) Frankenstein Canavarı (Gleen Strange) ile birlikte eğlenceli ve ürkütücü bir maceraya atılıyorlar.

Kaynak: FilimAdamı

IMDb: 7,6

72. Cat People (1942)

Joe Oliver Reed, genç bir Amerikalıdır ve hayvanat bahçesini ziyarete ider. Orada karşılaştığı New Yorklu ressam Irena onu adeta büyüler. İkilinin arasında büyüyen aşk, evlilikle devam eder. Her şey oldukça yolunda girmektedir ve ikisi de çok mutludur. Ta ki, Joe'nun Irena ve ailesi hakkında bilmediği korkutucu bir gerçek ortaya çıkana kadar...

IMDb: 7,4

73. Mulholland Dr. / Mulholland Çıkmazı (2001)

Betty Elms, en büyük hayali Hollywood'da ünlü bir aktrist olmak olan bir kadındır. Bunun için Hollywood'a doğru bir yolculuğa çıkmıştır. Burada kendi hayatında mükemmel bir noktaya ulaşmış olan bir kadınla tanışır ve onun başarılarına hayran kalır. O kadın da Betty'den hoşlanmaya başlar ve aralarında gizemli ve oldukça erotik bir ilişki başlar. Mulholland kavşağında bir trafik kazası gerçekleşir. Bilinç ve bilinçaltı birbirlerine karışırlar. Bütün bu hayatlar, birbirlerine gireceklerdir.

IMDb: 8,0

74. The Others / Diğerleri (2001)

Amerika İkinci Dünya Savaşı'nın yaralarını sarmaya çalışmaktadır. New Jersey'de hayatını devam ettirmekte olan Grave ise savaşta eşini kaybetmiştir. Çocuklarının güneşe karşı alerjisi olduğundan oldukça karanlık bir evde yaşamaktadırlar. Grace, onlardan yardım almak üzere malikanelerine gelen insanlara yardım edip onlara iş vermektedir. Grace'in kızı olan Anne ise, Victor isimli bir hayali arkadaşa sahiptir. Bir gün oluşan sis yüzünden evin dünyanın geriye kalanıyla olan irtibatı tamamen kesilir. Grace ve çocukları, bir türlü güvenemedikleri çalışanlarıyla beraber yalnız kalmışlardır.

IMDb: 7,6

75. King Kong (1933)

Bir kurban törenine hesapta olmayan bir şekilde karışmak ve yaşananlara müdahale etmeye çalışmak herkesi huzursuz edecektir illa ki. Carl Denham yönetimindeki bir film ekibi bu işe soyunmak zorunda kalmıştır. Sarışın başrol oyuncusu Ann Darrow’u gözlerine kestiren yerliler daha sonra kampı basıp genç kadını kaçırırlar. Ann’i zincire vurup, tanrı olarak tapındıkları Kong isimli dev bir gorile kurban etmeye kalkışırlar. Ancak goril Ann’e aşık olur. Durumdan kendine görev çıkaran Darrow ve ekibince etkisiz hale getirip, bir Broadway şovunda kullanmak üzere gemiyle New York’a taşınır. Ancak her şeyin karşısında sapasağlam duracaktır. King Kong, sinema tarihine ve fantastik eserlere en çok damgasını vurmuş yapımlardan biri.

IMDb: 8,0

76. Kwaidan (1964)

Lafcadio Hearn'ın Kwaidan: Stories and Studies of Strange Things isimli farklı hayalet hikayeleri anlattığı kitabından uyarlanan film içinde 4 farklı öykü barındırıyor:

Black Hair; eski çağlarda Kyoto'da geçen hikaye, zengin olmak isteyen bir Samurai'nin çok sevdiğini karısını zengin bir kadınla evlenmek için terk etmesini anlatıyor. Başarısız evliliğinin ardından eski karısına dönen adam, karısı hakkında bilmediği bir gerçeği de öğrenecektir. 

The Woman in the Snow: bir gün kar fırtınasına yakalanan genç bir oduncu, kadın suretinde kendisine gözüken ?Buz Ruhu? tarafından kurtarılır. Karşılığında oduncunun tek yapması gereken bu sırrı kimseyle paylaşmaması gerektiğidir. Fakat yıllar sonra sözünü unutur ve bu sırrını karısına söyler.

Hoichi the Earless: Hoichi bir manastırda yaşayan gözleri görmeyen bir müzisyendir. O kadar başarılıdır ki kendisini dinleyen herkesin göz yaşlarına boğulduğu söylenir. Günün birinde bir Samurai Hoichi'nin kaldığı manastıra gelir ve efendisi için de çalmasını ister. Bu soylu adamın evine gittiğinde ise başına garip şeyler gelecektir. 

In a Cup of Tea: Son hikaye ise çay içerken fincanın içinde başka bir yüz gören Samurai'nin eski bir Samurai'nin hayaleti tarafından rahatsız edilmesini anlatıyor. 

Kaynağını Japon Halk Hikayelerinden alan Kwaidan, yönetmeni Masaki Kobayashi'ye de 1965 yılında Cannes Film Festivali'nde Jüri Özel Ödülü'nü kazandırmıştı. 

IMDb: 8,0

77. Funny Games / Ölümcül Oyunlar (1997)

Anne, Georg ve küçük oğulları Georgie, gözlerden ırak bir göl evine tatil amacıyla gelmişlerdir. Şehir hayatının yorgunluğunu bu tatil sayesinde üstlerinden atmayı hedefleyen aile korkunç bir saldırıyla yüzleşmek üzerdir. Evlerine musallat olan ve nereden geldikleri belli olmayan iki genç, sorunlarından uzaklaşmaya çalışan bu ailenin başına çok daha büyük dertler açacaklardır. Şiddet dolu bir tatil başlamak üzeredir. Kaçış şansı yoktur. Michael Haneke’nin burjuvazi eleştirisine ve olağan şiddete bambaşka ve rahatsız edici bir bakış açısı kazandırdığı filminin başrollerinde Susanne Lothar, Ulrich Mühe ve Arno Frisch var.

IMDb: 7,6

78. Black Christmas (1974)

John Carpenter’ın Halloween’i (Korku Bayramı) ile haysiyet kazanan “teen-slasher” akımının öncüllerinden 1974 Kanada yapımı olan film, akli dengesi yerinde olmayan bir seri katilin noel tatili sırasında kız öğrencilerin bulunduğu öğrenci yurdunu hedef alması sonucu öğrencilerle arasında geçen mücadeleyi temel alıyor. Filmin yönetmeni Bob Clark, 80’lerde yönettiği komedi-gençlik serisi Porky’s ve bir başka noel hikâyesi olan Christmas Story ile tanınan bir isim.

IMDb: 7,2

79. Shaun of the Dead / Zombilerin Şafağı (2004)

Bir adam can çekişmekte olan hayatını kurtarmaya karar verir. İlk adım olarak da eski kız arkadaşını yeniden kazanmayı planlar. Annesi ile olan ilişkisini düzeltmek ister. Bir gün Kuzey Londra’yı zombiler basar. Sokaklarda ölüler birikmeye başlar. Bütün bunları izleyen Shaun, sevdiklerini kurtarmaya karar verir. Liz, Ed, Pete ve annesini
toparlayıp Winchester'a ulaşabilirse hayatta kalacaklarına inanan Shaun'u zorlu bir macera beklemektedir. Annesi bir zombi tarafından ısırılır. Shaun onu öldürmek zorunda kalır. Film aslında bir zombi komedisi. Eleştirmenler tarafından oldukça övgü aldı.

IMDb: 8,0

80. Carnival of Souls (1962)

Mary Henry ve arkadaşları arabalarıyla dolaşırlarken başka bir arabadaki gençlerin kışkırtmasıyla yarış yapmaya kalkışırlar. Köprüden geçerlerken kontrolden çıkması sonucu araba nehre uçar ve kazadan yalnızca Mary kurtulmayı başarır.

Kazanın şokundan kurtulamayan kız, Utah’ta bir kilisede iş bulur ve oraya doğru yola çıkar. Yerleştiği Utah’da da huzuru bulan Mary, giderek kendi içine kapanmaya ve paranoyak bir ruh haline sürüklenmeye başlar.

IMDb: 7,2

81. The People Under the Stairs / Merdiven Altındakiler (1991)

Çocuklarını yıllarca evlerinin bodrumunda kapalı tutan bir ailenin gerçek öyküsünden hareketle çekilen ?Merdiven Altındakiler? korku filmlerinin usta yönetmeni Wes Craven imzası taşıyor

Kendilerini evden attıran zengin ev sahibinin malikanesine izinsiz giren Fool burada korkunç olaylar yaşandığını keşfeder. Evde oturan tuhaf çift çocukları kaçırmakta; her birinin dilini ve kulaklarını kesip, gözlerini oyduktan sonra bodruma kapatmaktadır.

82. Under the Skin (2014)

İnsan formunda Dünya'ya gönderilmiş bir uzaylı olan Isserley, İskoçya'da yol kenarında otostop çeken insanları toplayıp yemeye hazır hale getiriyor...

IMDb: 6,3

83. The Conjuring / Korku Seansı (2013)

Konusunu gerçek bir hikayeden alan Korku Seansı, doğaüstü olayları inceleyip aydınlatmaya çalışan dünyaca ünlü çift Ed ve Lorraine Warren'ın karşılaştıkları ürkütücü bir vakayı ele alır. Ed ve Lorraine Warren bir gün Perron ailesinden bir telefon aldıklarında hayatlarının en korkutucu görevine atıldıklarının farkında değildir. Perron ailesinin gözlerden uzak çiftlik evi nedeni bilinmeyen karanlık bir varlık tarafından kuşatılmıştır ve bu nedenle de hayatları tam bir kabusa dönüşmüştür. Bu vakayı çözebileceklerine inanan deneyimli Warren çifti, ne kadar şeytani bir varlıkla karşı karşıya olduklarını çok geç fark edeceklerdir... 
Filmin başrollerini Yetimhane filminden tanıdığımız Vera Farmiga ve Prometheus'un yıldızlarından Patrick Wilson paylaşıyor. Oyuncu kadrosunda Joey King, Ron Livingston ve Lili Taylor'ın da eşlik ettiği filmin yönetmeni ise ilk Testere filmine imza atan James Wan...

IMDb: 7,5

84. Session 9 / 9. Seans (2001)

Binalardaki asbesti (zehirli bir kimyasal) temizleyen bir ekip, terk edilmiş bir akıl hastanesinin asbestten arıtılması işini alırlar. Hastane yıllar önce kapatılmış, hastalar da binanın güvenlik görevlisinin dediği doğru ise sokağa salınmışlardır. Phil’in (David Caruso) itirazına rağmen, paraya çok ihtiyacı olduğunu söyleyen diğer ortak Gordon’un (Peter Mullan) ısrarı üzerine, gerçekçi olmayacak bir sürede (bir haftada) işi tamamlama sözünü verirler. İşi bir haftada tamamlayabilirlerse bonus alacaklardır.

Ekibi kurup terk edilmiş binada çalışmaya başlarlar. Ekip üyeleri arasında ilginç bir gerilim hüküm sürmektedir. Çalışanlardan Hank, küçük ortak Phil’in eski kız arkadaşı ile beraberdir. Gordon’un yeni bir çocuğu olmuştur ve kendi içine kapanmış, sürekli bir iç hesaplaşma içindedir. Dahası karanlık koridorların ötesinden bir sesin kendisiyle konuştuğunu duymaktadır. Jeff karanlıktan korkmaktadır. Henry’nin gizli planları vardır. Mike takıntılı bir şekilde odalardan birinde buldukları ses kayıtlarını, tek başına dinlemektedir. Kayıtlarda bir doktorla, bir kişilik bölünmesi hastası arasındaki konuşma seansları vardır. Seanslarda doktorun sürekli izini sürdüğü “Simon” karakteri, ancak dokuzuncu seansta ortaya çıkacaktır.

IMDb: 6,5

85. Dracula (1958)

Jonathan Harker, Dracula'ya kendi kalesinde saldırmıştır. İntikam peşindeki vampir, Jonathan'ın yaşadığı şehrin yakınlarındaki bir şehre gelerek onun ailesini ve nişanlısını tehdit etmeye başlamıştır. Onlara yardım edebilecek olan tek kişi ise Harker'ın dostu ve okul arkadaşı olan Dr. Van Helsing'dir. Helsing'in tek arzusu, Dracula'yı yok etmektir.

IMDb: 7,5

86. Deliverance / Kurtuluş (1972)

Dört arkadaş Georgia nehrine kanolarıyla biraz haftasonu hareketi için gelirler. Amaçları biraz eğlenmek, macera yaşamak ve şehirden uzaklaşmaktır. Ancak içlerinden bazıları özellikle köylülerle alay eden bir tutum içindedirler. Hem hor gördükleri doğa hem de yöre insanlarının onlara unutamayacakları bir senaryo yazacağını kimse tahmin etmemiştir. 
James Dickey’in aynı adlı romanından senaryolaştırdığı bu klasik film şüphesiz başrolündeki Burt Reynolds’ın da filmografisindeki en önemli film.

IMDb: 7,8

87. The Mummy / Ölmeyen Mumya (1932)

Eski Mısır’ı konu alan korku filmlerinin öncüsü niteliğinde... Filmde, bir grup İngiliz arkeolog bir prensesin mezarını rahatsız etmelerini ve daha sonra da mumyanın lanetiyle yüz yüze kalışları anlatılıyor. Gösterişli dekorları ve başta Boris Karloff olmak üzere oyuncuların üstün performansıyla büyük övgüleri hak eden film, günümüzün teknoloji harikası özel efektlerinden yoksun olmasına rağmen etkisinden hiçbir şey yitirmiyor. ‘‘The Mummy’’, katıksız bir korku film olmasına rağmen şaşırtıcı derecede duygusal bir yapıt. Filmin final sahnesindeki geri dönüşler gerçekten görülmeye değer. 

Kaynak: FilimAdamı

IMDb: 7,2

88. The Legend of Hell House

alikanenin eski sahibi “Kükreyen Dev” lakaplı Emeric Belasco öldüğünde (veya kaybolduğunda) işlediği suçlar, işkenceler ve sapık davranışlar sonucu geride bıraktığı rahatsız ruhlar tarafından lanetlenen ev “Lanetli evlerin Everest’i” namını kazanmış.

Filmde fizikçi Lionel Barrett, ölümden sonra hayat konusunu kafasına takmış bir milyoner tarafından kiralanıyor ve bu çözümlenemeyen evi onamak için gönderiliyor. Olayın metafizikten çok fiziksel yönüne bakan Lionel’a iki de medyum eşlik ediyor. Bunlardan biri ispiritizmacı rahibe ve zihinsel medyum olan genç bayan Florence Tanner; diğeri ise ev üzerinde daha önce yapılan araştırma sırasında gerçekleşen garip kazalar ve ölümlerden tek sağ çıkan kişi olan, fiziksel medyum Ben Fischer. Lionel’in onu her işinde yalnız bırakmayan karısı Ann de olaya katılınca dört kişilik ekip tamamlanmış oluyor.

Kaynak: FilimAdamı

IMDb: 6,9

89. Final Destination / Son Durak (2000)

Alex Browning'in kimselerde olmayan bir yeteneği vardır. Ölümün ne zaman geleceğini öngörebilmektedir. Ancak ölüm, bir şekilde kaçış yollarını engellemek istemektedir. Paris'e okul arkadaşlarıyla beraber yapacağı gezide bindiği uçağın havada bir kaza geçireceğini öngörür ve bir şekilde arkadaşlarıyla birlikte uçaktan inmeyi başarır. Uçak gerçekten de havada bir patlama geçirir. İçerisindeki herkes hayatını kaybeder. Alex ve arkadaşları o an için şanslıdırlar. Ancak önceden ölüm ile noktalanmış olan kaderleri, onları almak için Azrail ile işbirliği yapacaktır.

IMDb: 6,7

90. What Ever Happened to Baby Jane? / Bebek Jane'e Ne Oldu? (1962)

Giderek yaşlanan iki kardeş film aktrisi Hollywood'ta aynı evde beraber yaşamaktadırlar. Jane Hudson, şöhreti çocuk yaşta kazanmış bir film yıldızıdır. Kardeşi Blanche ise şöhretini kardeşine kaptırmış ?kaybeden? eski bir yıldızdır.

Jane sakat kardeşi Blanche'a bakmak zorunda kalmıştır. Baş başa kalan iki kız kardeş tüm nefretlerini, sakladıkları gerçekleri ortaya dökmeye ve birbirlerinden geçmişin hesabını sormaya başlayacaklardır. 

Filmde zalimliği ve nefretiyle seyirciye dehşet veren Jane'i canlandıran Bette Davis ile kardeşi Blanche'ı oynayan Joan Crawford'un gerçekte de birbirlerinde nefret ettikleri ve filmin çekimleri sırasında tüm sete zor anlar yaşattıkları söylenir. Hatta Jane'in kardeşine saldırdığı bir sahnede Davis, Crawford'u gerçekten yaralamıştır. Belki de bu nedenden ötürü Bebek Jane'e Ne Oldu? son derece korkutucu ve gerçekçi bir psikolojik gerilim örneği olarak akıllarda iz bırakıyor.

IMDb: 8,1

91. Night of the Demon (1957)

Dr. Holden, Julian Karswell liderliğindeki tarikatın doğaüstü inançlarını çürütmek üzere bir sempozyum düzenleyecektir. Uçaktan indiğinde, sempozyum lideri Harrington'ın bir cinayete kurban gittiğini öğrenir. Karswell intikamını eski bir laneti kullanarak almaya başlamıştır.

IMDb: 7,6

92. Dressed to Kill / Öldürmeye Hazır (1980)

Kate, New York'ta yaşayan, evliliğinde sorunları olan özgür ruhlu bir kadındır. Psikiyatristi Dr. Robert Elliot'a yaşadığı sorunlardan bahsettikten sonra gittiği müzede bir adamla tanışır. Takside başlayan ilişkileri eve kadar devam eder.

Birlikte olduktan sonraki sabah, adamın evinden ayrılan Kate asansöre biner. Yüzüğünü evde unuttuğunu fark ederek geri dönmek için aceleyle asansörden inince güneş gözlüğü takan, uzun boylu sarışın bir kadın tarafından öldürülür. Telekızlık yapmakta olan Liz Blake ise olayın tek görgü tanığı ve katilin sonraki hedefidir. Tek amacı annesinin katilini bulmak haline gelmiş Peter ile anlattığı hikayeye polisi pek de inandıramamış olan Liz, kendi başlarına katilin izini süreceklerdir. 

Brian de Palma?nın kadın kıyafeti giyerek cinayet işleyen bir katili anlattığı film, ilk gösterildiği dönem, eşcinsel ve transeksüel kesimin tepkisini çekse de ve homofobik olarak suçlansa da sonraki yıllarda kült mertebesine ulaşmış, korku-gerilim unsurlarını başarıyla kullanan bir polisiye. 

IMDb: 7,1

93. The Hills Have Eyes / Tepenin Gözleri (1977)

Kaliforniya’ya seyahat eden tatilciler çölde yolunu şaşırır. Yanlışlıkla kamuya kapalı bir test sahasına giren talihsizlerin arabası bozulduğunda ilkel ve yamyamsı bir grubun saldırısına maruz kalırlar.

Wes Craven’in hem yazdığı hem de yönettiği bir yapım. 70’lerin tüm çılgınlıklarına uygun.

IMDb: 6,4

94. Hour of The Wolf / Kurtların Saati (1968)

Hamile karısı ile birlikte bir sayfiye evinde yazını geçiren Johan Borg, geçimini ressamlık yaparak sağlamaktadır. Johan, bir süredir garip ve rahatsız edici sanrılar ve kâbuslar görmektedir. Bunlardan sadece karısının haberi vardır. Yaşadığı korku yüzünden geceleri uyuyamamaktadır. Özellikle de gecenin yerini gündüze bıraktığı 'kurdun saati'nde... Kocasının yaşadığı bu zor durumda ona elinden geldiğince destek olmaya çalışan Alma da sanrılar görmeye başlar. Karı koca, bir süre sonra gerçek ve sanrıları birbirinden ayırt edemezler.

IMDb: 7,7

95. The Orphanage / Yetimhane (2007)

Fantazmatik unsurlar, dramatik bir yapı ve korku elementleri birleşirse ne olur? Ortaya Yetimhane filmi çıkar. İşte yönetmen Juan Antonio Bayona'nın 2008'de vizyona soktuğu bu Meksika - İspanya ortak yapımı filmde öksüz ve yetimlerin korku dolu hayatları işleniyor. The Orphanage (Yetimhane), yaşamın kırılganlığı, kaybedilmişlerin ıstırabı ve bir annenin sonsuz sevgisi üzerine kurulmuş bir dram. Laura, çocukluğuna dair en mutlu günlerini deniz kenarındaki bir yetimhanede geçirmiştir. Yetimhanenin çalışanları ve Laura'nın birlikte büyüdüğü arkadaşları ona her zaman ilgi ve şefkat göstermişler, sevgilerini asla esirgememişlerdir. Şimdi, 30 yıl sonra, Laura, kocası Carlos ve 7 yaşındaki oğlu Simon'la çok güzel yıllar geçirdiği yetimhaneye geri dönmüştür. Hayali, uzun süredir kapalı olan yetimhaneyi restore ettikten sonra engelli ve hasta çocuklar için bir yaşam alanı haline getirmektir.

IMDb: 7,5

96. Onibaba (1964)

14. yüzyıl Japonya’sında savaş atmosferindeyiz... Ailenin erkekleri savaşa gittiği için yalnız kalan gelin ve kayınvalide, bataklığa giren samurayları öldürerek açtıkları çukura atarlar ve zırhlarını yiyecek karşılığında satarak geçinirler. Bir gün çalıların arasında komşuları Hachi’yle karşılaşmalarıyla işler değişir. Hachi, genç kadına ilgi duymaktadır ve ona kocasının öldüğünü söyler. Yaşlı kadın oğlunun öldüğüne inanmazken Hachi amacına ulaşmakta, genç kadına gittikçe yaklaşmaktadır.Bir gün, Hachi ve genç kadın birlikteyken, kaybolmuş bir samuray, yaşlı kadınla karşılaşır. Maskeli samuray yaşlı kadından onu bataklıktan çıkarmasını söyler. Yaşlı kadın onu tuzağa düşürerek maskesini alır ve kendine takar. Fakat maskeyi yüzünden bir daha çıkaramaz ve maskeyle birlikte bir şeytan ruhu, içine girer...
Japonca’da 'şeytan kadın' anlamına gelen Onibaba, Budist bir hikayeye dayanan ve Japon korku sinemasının ilk örnekleri arasında yer alan başarılı bir korku filmi.

IMDb: 8,1

97. Day of the Dead / Ölülerin Günü (1985)

Zombilerin hakimiyet kurduğu bir dünyada yaşamaya devam etmeye çalışan bilimadamları ve askerlerden kurulu bir topluluk, bu saldırılardan korunabilmek için gizli bir füze silosuna saklanırlar. Burada sıkı bir çalışmaya başlamış, dünyayı kurtarma mücadelesini sürdürmektedirler. Bu çalışmalar sırasında yakaladıkları zombileri deneylerinde kobay olarak kullanan bilimadamları öte yandan askerlerin gönüllerini hoş tutmak zorundadır. Ancak bir süre sonra ortaya çıkan tehlikeli durum herkesi korkunç bir sona sürüklemek üzeredir. 
Ölülerin Şafağı’nın kaldığı yerden devam eden filmde, yeni bir grup insanın hayatta kalma mücadelesi, önceki iki filmden daha da kanlı bir şekilde anlatılıyor.

IMDb: 7,2

98. The Signal (2007)

The Signal, televizyon ve internet gibi medya araçlarından yayılan gizemli bir sinyalin insanları cinayet ve deliliğe yöneltmesini konu alıyor.

IMDb: 6,1

99. It Follows / Peşimdeki Şeytan (2014)

Jay, yaşıtları gibi günlerini yakın arkadaşları ve ailesiyle geçiren sıradan bir gençtir. Bir gün hoşlandığı gençle birlikte şehir dışındaki bir harabeye gider ve sonrasında kendini baygın vaziyette bulur. Jay'in sıradan hayatı bu an itibarıyla deneyimlemeye başladığı tuhaf sanrılarla kabusa dönüşür. Peşinde birileri ya da bir şeyler tarafından izlendiğine emindir ve arkadaşlarıyla bir araya gelip kendini izleyen ürkütücü şeyden kurtulmanın bir yolunu bulmak zorundadır.

David Robert Mitchell'ın Cannes Film Festivali'nde övgüyle karşılanan filminin başrollerinde Linda Boston, Heather Fairbanks ve Aldante Foster bulunuyor.

IMDb: 6,9

100. Jacob's Ladder / Dehşetin Nefesi (1990)

Kâbusları uyanıkken de devam eden evli ve bir çocuk babası Vietnam gazisi Jacob Singer (Tim Robbins), aklını kaçırdığını düşünmektedir. Yaşadıkları, Vietnam'da askerler üzerinde denenen çok güçlü bir uyuşturucunun yan etkileri midir? Yoksa sadece savaş sonrası sıkıntıları daha da mı kötüleşmiştir? Ya da Jacob tahminlerinin ötesinde, çok daha korkunç bir durumla mı yüz yüzedir?

Dehşetin Nefesi gerçeküstüyle gerçeğin birbiriyle giderek kaynaştığı öyküsüyle seyirciyi her an diken üstünde tutmayı başarırken, kurduğu görkemli bulmacayı şok edici bir final ile kusursuz bir çözüme ulaştırıyor...

IMDb: 7,5

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
sami-eymur

Her yilin en begenilen korku filmi desen anladim. 1999 da da ciglik filmi muhtemesemdi lakin bende coccuktum ozaman :) simdi komedi

sami-eymur

film arayayim dedim. onerilere bakiyorum ebemden daha yasli filmler.. ne korkacam 1930 senesinde cekilenden

fatih-bulat

KORKU FİLMLERİNDEN DAHA FAZLA KOMEDİ FİLMİ OLUŞTURMUŞ BU SERİYİ TARİHLERİ AÇINDAN BAKARSAK DA OLABİLİR

muslum-kara1

testereyi göremedim

celil-cemal-albayrak

13. cumayı koymamışya yazıklar olsun be

Başlıklar

'İçerde'AlmanyaAltınAmerika Birleşik DevletleriBilimBodrumBrad PittCannes Film FestivaliCinnetCinsellikDrew BarrymoreEşcinselEvlilikFırtınaFransaİngiltereİntiharİspanyaİtalyaJaponyaKatilKoreMısırMorgan FreemanNorveçPolisRatingSavaşSinemaSiyah BeyazTercihUzayVanaşkçayetgezginhamileiçerdemüzikolaytatilyiyecekyumurta
Görüş Bildir