cinsellik Haberleri

cinsellik ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. cinsellik ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

RTÜK, 'Duygusuz Seks'e İzin Vermedi
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, Arkadaştan Öte filmindeki “Benden seksten başka bir şey istemediğine yemin eder misin?' gibi replikleri uygunsuz buldu T24 TV2'de yayınlanan Arkadaştan Öte filminin tanıtımında karakterlerin, 'sadece seks' yapmak için anlaşması, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK) kanala ceza vermesi için neden oluşturdu. RTÜK raporunda, arada aşk olmadan cinsel ilişkinin genel ahlak yapısına ters olduğunu bildirdi. Milliyet gazetesinden Önder Yılmaz 'ın haberine göre, RTÜK, 2014’te yayınlanması planlanan Arkadaştan Öte adlı filmin program tanıtımında, “seksin duygusal ilişki yaşanmaksızın pazarlık konusu edildiği” gerekçesiyle TV2 televizyon kanalına ceza kesti. RTÜK, ‘Arkadaştan Öte’ filminin tanıtımlarında kullanılan “Benden seksten başka bir şey istemediğine yemin eder misin?”, “Sadece seks”, “Mükemmel bir anlaşma” ifadeleriyle yatak odası ve ilişki görüntülerinin yayınlanmasını mevzuat açısından ele aldı. RTÜK uzmanlarının hazırladığı raporda şu ifadeler yer aldı: “Söz konusu filmin program tanıtımında ‘cinsellik’ olgusu, herhangi bir aşk ilişkisi veya duygusal bir birliktelik yaşanmaksızın kurulan arkadaşlığın, ilişkinin başlangıcında bir pazarlık konusu edilmesi ve şart koşulması şeklinde sunulmaktadır. Cinsel ilişki esnasından kimi görüntülerin seyirlik malzeme haline getirildiği ve izleyiciye sunulduğu anlaşılmaktadır. Ülkemizin kendi iç dinamikleri ve ahlaki kodları göz önüne alındığında, filmin öyküsünün ve sunduğu mesajların Türk toplumunun genel ahlak yapısal uygunluk göstermeyen görüntüler içerdiği görülmektedir.” Kurul rapora uyup ceza kesti Raporda, filmin geç saatlerde yayımlanması gerektiği vurgulandı. Üst Kurul ise değerlendirme toplantısında, uzmanların raporu doğrultusunda, TV2 televizyonuna ceza verilmesini kararlaştırdı. Ceza, mevzuatın “çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlaki gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıyan programlar, bunların izleyebileceği zaman dilimlerinde ve koruyucu sembol kullanılmadan yayınlanamaz” hükmüne dayandırıldı. Elbise reklamına ceza RTÜK ayrıca, Elle Style Awards Ödül Töreni’nin canlı yayınlayan CNN Türk televizyonuna sunucular ve törene katılanların giydiği kıyafetlerin markalarını söyledikleri ve kimlerin sponsor olduğunun açık açık belirtildiği gerekçesiyle ceza verdi. RTÜK uzmanlarının raporunda özellikle Buse Terim ’in elbisesi, küpeleri ve ayakkabılarına ilişkin ticari markaları ekrandan söylediğine dikkat çekildi. Üst Kurul, programda “gizli ticari reklam” ve “sponsor firmalar açıklandığı” gerekçesiyle CNN Türk televizyonuna ceza verdi.
Valilik 6 bilgisayar oyununu yasakladı
Balıkesir valiliği oyunlar için bir komisyon oluşturarak oyunları incelemeye aldı ve aşırı derecede şiddet , argo, cinsellik, uyuşturu vs içerdiğini gerekçe göstererek toplamda 6 oyunu internet cafelerde oynanmasını yasaklayan bir karar çıkardı.Oyunların +18 olduğunu açıklayan Valilik , internet cafelerin yaş ortalamasının genelde 18 yaş ve altı olduğuna dikkat çekerek oyunların bu ortamlarda oynanmasını yasakladı.İşte yasaklanan oyunlar ;- Grand Theft Auto- Hitman- Bloodrayne 1-2- Battlefield Vietnam- The Godfather 1-2- Metin 2
RTÜK'ün Ceza Verdiği 'Duygusuz Seks' Ne Kadar Mümkün?
İnsan ruh sağlığı açısından birine bağlanabilme kabiliyetimiz üzerinde çok çalışılmış konulardan biridir.Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), ‘Arkadaştan Öte’ adlı filmin TV tanıtımlarında kullanılan “Benden seksten başka bir şey istemeyeceğine yemin eder misin?” cümlesini çocuk ve gençlerin ahlakını bozucu olarak değerlendirdi. Böylece seks eylemi bir kez daha kirletici ve insan ahlakını bozucu bir yakınlaşma olarak tescillenmiş oldu. Peki, insan beyni açısından bakarsak içinde duygu barındırmayan bir seks yaşantısı ne kadar mümkün? İnsanlar için cinsel yakınlık anlık ya da mevsimsel bir aktivite değil. 'Libido' adını verdiğimiz cinsel olarak uyarılmışlık enerjisi ile yakınlık arayışı neredeyse gündelik yaşamın bir parçası. İster evrim diyelim, ister yaratılış, görünen o ki cinsellik hem bir başkası ile yakınlaşabilme, hem de bir bağlanabilme deneyimi. Çünkü kişi için akılda kalıcı bir haz deneyimine neden olan cinsel yakınlıklar bağlanma eğilimlerini tetikliyor. İnsan ruh sağlığı açısından birine bağlanabilme kabiliyetimiz üzerinde çok çalışılmış konulardan biridir. Dünyaya yeni gelen bir bebek anneye bağlanabilme kabiliyeti ile doğar. Arno Gruen, doğumdan hemen sonra annenin karnına yüz üstü bırakılan bir bebeğin, ilk beş dakika içinde kollarından aldığı destekle kafasını kaldırıp anne ile göz göze gelme eğiliminde olduğunu söyler. İlk beş dakika içinde kurulan bu ilk temas bebeğin sakinleşebilmesi için çok hayati görünmektedir. Bebek 72 saat sonra artık anneyi tanımış olacaktır, onu diğer kişilerden ayırabilir, onu görünce ya da dokununca sevindiğini gösteren tepkiler verir. İlk temel bağlanma sistemleri, bu temas yaşantıları sırasında oluşacak ve devamında kazanılan deneyimlerin toplam bilgisi, anne dışındaki kişilerle ilişki kurarken kullanılacaktır. Temas ve bağlanmayı bu kadar önemli kılan salgıladığımız hormonlar. Bu hormonlardan bir tanesi; sarılma, şefkat ve bağlılık hormonu olarak bilinen oksitosin. Kadınlarda çok kolaylıkla salgılanan bu hormonun bedendeki önemli etkilerinden biri döllenme ve doğum sırasında rahim yolundaki kasılmalara sebep olması. Böylelikle spermler, asidik ortamı nedeniyle daha kolay öldükleri rahim yolundan alkali bir ortam olan rahme daha hızlı geçebilirler. Oksitosin doğum sırasında da rahmin kasılmasını sağlar. Ve sonunda da anneden süt gelmesine neden olur. Bebeğin süt emerken meme ucunu vakumlaması da bu hormonu tetikler ve bu kez de süt kanalları kasılarak sütün bebeğe ulaşmasını sağlar. Biri ile sarılmak, okşanmak oksitosinin üretilmesini sağladığı için anne tarafından sık sık kucaklanan ve okşanan bebek, dünyaya gelirken en güçlü duyu organı olan teni sayesinde hissettiği duygular aracılığı ile bu hormonu salgılar ve anneye bağlanır. Yeterince ten teması kuramayan bakımhane bebeklerindeki erken bebek ölüm oranı daha yüksektir. Erkekler de birisi ile temas sırasında oksitosin salgılarlar. Orgazm olabilme sürecinde etkin bir rol oynayan oksitosin, orgazm sonrasında hemen bozunmaya başlar. Çünkü erkek gövdesinde etkin olan yüksek düzeyli dişil bir hormon uzun vadede olumsuz etkilere sebep olacaktır. Bu nedenle 'genel olarak', erkekler orgazm olduktan sonra kendi içlerine kapanır, konuşmak ya da temas kurmak istemezler. Oysa 'genel olarak' kadınlar daha çok sarılmak, bağlantıda kalmak isterler çünkü oksitosin dişi hormon sisteminin doğal bir parçasıdır ve bedendeki etkinliği sistem tarafından desteklenir. O halde cinsel ilişkiden sonra partnerinden uzaklaşan ya da çok eşli kadın ve erkeklerin bu eğilimlerini oksitosin seviyeleri ile mi açıklayacağız? Bunu söyleyebilmek için geçerli bir sebebimiz yok. Anımsanmalı ki, örneğin, sarılmak oksitosin salgılanmasına neden oluyor ve oksitosin seviyesi ise bağlılığı sürdürebilme ve pekiştirebilme kabiliyetimizde etkin. Bir döngü ile karşı karşıyayız. Şöyle bir örnekle açıklarsak; komik bir uyarana kahkaha ile yanıt verebilmemiz ne kadar mutlu olduğumuz yani serotonin düzeyimizle çok yakından ilgilidir. Ancak mutluluğu sürebildiğimiz sürece daha fazla serotonin üretiriz ve daha da mutlu olabiliriz. Buradaki döngü, tüm duygusal süreçlerimizde geçerlidir. Bu sistem, baskın bir ruh hali ve davranış değişimine neden olur; Sonunda yüksek sesle güleriz veya ağlarız ya da öfke ile bir şeyi parçalayıp 'sakinleşiriz'. (Aslında organizmalarımız, yaşamı sürdürmeyi amaçlayan denge halini koruma çabasındadır. Çünkü bir günle sınırlı olan zaman ve enerjimizi, olabildiğince doyurucu bir oranla uyumaya, beslenmeye, ilişkide olmaya, yalnız kalmaya, üretmeye ve dinlenmeye ayırmak zorundayız. Bu dengenin bozulması halinde depresyon, psikotik atak, anksiyete bozukluğu gibi tıp tarafından hastalık olarak tanılanmış, yaşam dengemizi bozan durumlar ortaya çıkar.) Temelde birbirine dokunmaya dayanan cinsel yakınlık bu nedenle her iki cinsiyet için de ruh sağlığı üzerinde sabır, hoşgörü ve sakinlik gibi etkileri olan oksitosinin salgılanması için oldukça önemli bir yaşantı. Bu açıdan bakınca 'Benden seksten başka bir şey istemeyeceğine yemin eder misin?' cümlesi, RTÜK gibi sansür kurullarınca değil, günümüz insanlarının neden yakınlaşmayı reddettiklerini ve bu yakınlığın yarattığı hazzı kısa kesmek istediklerini anlamaya çalışan bilim insanlarınca değerlendirilmeli gibi görünüyor.T24Mahmut Şefik Nil
Memelerin cinsellikteki işlevi ve evrimsel süreci
Göğüs lerin ya da meme lerin cinsel açıdan nasıl bir işlev i olduğunu hiç düşündünüz mü? İster açık olsun ister kapalı, ister yukarı kaldırılmış ister olduğu gibi bırakılmış, büyük ya da küçük, kadın ların meme leri her zaman cinsel açıdan çekici olmuştur. Moda dünyası değişkendir. Bazen kadın ın bacakları ön plana çıkarılır, bazen belinin inceliği vurgulanır. Ancak moda tarihinde erkekleri çekmek açısından göğüs lerin kullanılmadığı bir dönem hemen hemen yoktur. Bazı bilim adamlarına göre memelerin cinsel işlevi daha ağır basmaktadır. Günümüzde bebek malları bollaşmıştır ve annelerin sütleri eskiye oranla azalmıştır. Ancak kadının meme lere sahip olmasının temel nedeni süt üretimidir. Memelerin cinsellik teki rolü sadece insanlara özgüdür. Bütün memeli hayvanlar süt üretmesine rağmen cinsellik açısından bir işlevi yoktur.
Mükemmel Seks İçin İpuçları
Cinselliğin en büyük düşmanı nedir ? Tabiki sıradanlık. Eğer cinsel hayat ınınız takılmış bir plak gibiyse seks hayatınıza renk ve heyecan katmak için aşağıdaki ipuçlarına göz atabilirsiniz. Plan yapmadan seks yapın !Cinsel hayatı içinde bulunduğu sıradanlıktan kurtarmanın en etkili yolu işleri akışına bırakmaktır. Mesela sadece haftasonları yerine hafta içi küçük kaçamaklar yapabilirsiniz. Akışına bırakmak derken bu sadece zamanla olarak düşünülmemelidir. Seks esnasında hiç fantezi yapmıyorsanız yada değişik pozisyonları denemekten çekiniyorsanız cinsellik ten aldığınız tat zamanla azalacaktır. Hakimiyeti eliniz alın !Cinsel hayatınızı renklendirmenin bir başka yolu ise kontrolü ele almaktır. Parnetinizin ellerini bağlayarak işe başlayabilirsiniz. Siz onun en hassas yerlerine dokunurken o çaresiz olacak ve bu onu çıldırtmaya başlayacak. Eğer gözlerini de bağlarsanız daha heyecanlı ve zevkli anlar yaşabilirsiniz. Bazen önden sevişmeyiverin !Ön sevişmenin seks hayatınızda önemli bir yeri olduğunu biliyoruz. Özellikle kadınları seks e hazırlayan bu süreci zaman zaman pas geçmek cinsel hayat ınızın için faydalı olacaktır. Acele ile yaptığınız seks adrenalinle birleşerek daha fazla zevk almanızı sağlayabilir. Mekan değişiklikleri de cinselliğinizi renklendirebilir. Arabada yada mutfak tezgahında sevişmeyi denediniz mi? Yatakta ayıp olmaz !Seks sırasında partnerinizle etkileşim içinde olmanız çok önemlidir. Partnerinize açık seçik şeyler söylemeyi deneyin. Onu ne kadar isteğinizi ya da hoşuna gidip gitmediğini kulağına fısıldayabilirsiniz. Bu küçük öneriyi denemenizi tavsiye ederim. Sonuçlarına şaşıracaksınız. Tabiki bu açık seçik konuşma olayının da dozunu ayarlamak gerek. Saygı çerçevesi içinde , birbirini rencide etmeden yapıldığı sürece eğlenceli olacaktır.
İlk Gece Korkusu
İlk gece nasıl geçer, ilk gece korkusu nasıl yenilir, ilk gece korkusunun bir rehabilitasyonu var mıdır? Gerdek gecesi  neler yapılmalı? Gerdeğe nasıl girilir?Yakın bir vakitte izdivaç edecek çiftlerin çoğunun aklında bu ve buna benzer sualler sanki uçuşmaktadır. Özellikte izdivaç etme çağında veya yakın bir vakitte izdivaç edecek çiftlerin bu konuda ciddi manada anksiyete (kaygı) yaşadıkları kaçınılmaz bir gerçek. Sanılanın aksine yalnızca kadınlar yaşamıyor ilk gece korkusunu, bu konuda yapılan çalışmalara göre erkeklerin de bu konuda ciddi korku ve kaygıları mevcut. İlk gece korkusunun ülkemizde bu kadar yaygın ve yoğun bir şekilde yaşanmasının en temel sebebi, ailelerin bu konuda çocuklarına yetersiz ve yanlış bilgi vermesidir. Ayrı olarak toplumun cinsellik konusuna negatif yaklaşımı da bu konuda tesirli olmaktadır. Kadınlarda İlk Gece Korkusu: Kadınlarda ilk gece korkusu yoğun olarak ilişki sırasında çok fazla kanama olacağı, çok fazla acı çekecekleri konusundadır. Kimi vaziyetlerde kendi cinsel uzuvlarının cinsel ilişki için çok küçük olduğu ve bu sebeple çok fazla acı çekecekleri yanlış idrak etmeler da görülebilmektedir. Erkeklerde İlk Gece Korkusu: Erkeklerde ilk ait en büyük korku, genelde performans anksiyetesi dediğimiz ya muvaffak olamazsam korkusudur. Bu vaziyet neticeninde, normal koşullarda ereksiyon olabilen bir erkek yaşadığı yoğun kaygı yüzünden olumsuzluklar yaşayabilir. Ayrı olarak erkeklerde cinselliği muvaffak olunacak bir görev gibi görme neticesinde ya muvaffak olmazsam korkusu da ortaya çıkabilmektedir. İlk Gece İçin Çiftlere Teklifler: Gerdek gecesinde netlikle zorlayıcı olunmamalıdır. Şayet kadın kendini cinsel ilişki için hazır hissetmiyorsa, zorlayıcı olunmamalı, sakinleştirici olmaya çalışılmalı ve anlayışlı olunmalıdır. İlk gece cinsel ilişkiye girmek zorunda değilsiniz: Evliliğe giden yol bol bol koşturmacalı ve yoğun bir süreçtir. İzdivaç etmeden evvelki son günde de düğün nedeniyle kadın ve erkek çok yorulurlar. Düğünden sonra kendinizi çok yorgun hissediyorsanız, ilk önce dinlenip sonra ilişkiye girebilirsiniz. Ön sevişme çok ehemmiyetli; kadın ve erkek ön sevişme yaparak birbirlerinin heyecanlarını azaltabilir, cinsel ilişkiye hem hazırlık yapmış olurlar hem de psikolojik manada deşarj olabilirler. Evlilik Öncesinde Cinsellik İle ilgili Bilgi Alınmalı: Yukarıda söz ettiğimiz üzere, çoğu insan cinsellik ile ilgili yanlış ve eksik bilgilere sahiptirler. İlk gecede olumsuz tecrübeler ve hayal kırıkları yaşamamak için doğru ve emin kaynaklardan bilgi alınmalı, gerekirse bir uzmandan destek alınmalıdır. Gerdek gecesi şayet çiftler kendi hanelerinde değil de aileleriyle beraber kalmak zorundalarsa, aile çifti o gece için dahi olsa yalnız bırakmalıdır. Zira yeni evli çift hanede başka birilerinin olması sebebiyle gereğinden fazla heyecan yaşayabilirler.Bu durum da olumsuz neticelere kapı aralayabilir. İlk gece yaşanan olumsuz tecrübeler çoğu kez eşlerin cinsel hayatını etkilemektedir.İlk gece konusunda ne kadar bilgili ve hazırlıklı olursanız sizin için o kadar güzel geçecektir.Evlilik öncesinde eşinizle birlikte bir psikologdan bu konuda danışmanlık alabilirsiniz. Kimi durumlarda kadınlar, cinsel uzuvlarını ve civarındaki adaleleri istemsiz bir şekilde adaleyerek cinsel ilişkiye giremeyebilirler. Veyahut ilişki esnasında devam eden bir şekilde çok fazla acı veyahut ağrı yaşayabilirler.Bu durumda öncelikle bir jinekologa gidilmelidir.Eğer meselenin sebebi fiziksel kaynaklı değilse, bir psikologdan yardım alabilirsiniz.
İlk Gece Korkusu
İlk gece nasıl geçer, ilk gece korkusu nasıl yenilir, ilk gece korkusunun bir rehabilitasyonu var mıdır? Gerdek gecesi  neler yapılmalı? Gerdeğe nasıl girilir?Yakın bir vakitte izdivaç edecek çiftlerin çoğunun aklında bu ve buna benzer sualler sanki uçuşmaktadır.Özellikte izdivaç etme çağında veya yakın bir vakitte izdivaç edecek çiftlerin bu konuda ciddi manada anksiyete (kaygı) yaşadıkları kaçınılmaz bir gerçek. Sanılanın aksine yalnızca kadınlar yaşamıyor ilk gece korkusunu, bu konuda yapılan çalışmalara göre erkeklerin de bu konuda ciddi korku ve kaygıları mevcut.İlk gece korkusunun ülkemizde bu kadar yaygın ve yoğun bir şekilde yaşanmasının en temel sebebi, ailelerin bu konuda çocuklarına yetersiz ve yanlış bilgi vermesidir. Ayrı olarak toplumun cinsellik konusuna negatif yaklaşımı da bu konuda tesirli olmaktadır.Kadınlarda İlk Gece Korkusu: Kadınlarda ilk gece korkusu yoğun olarak ilişki sırasında çok fazla kanama olacağı, çok fazla acı çekecekleri konusundadır. Kimi vaziyetlerde kendi cinsel uzuvlarının cinsel ilişki için çok küçük olduğu ve bu sebeple çok fazla acı çekecekleri yanlış idrak etmeler da görülebilmektedir.Erkeklerde İlk Gece Korkusu: Erkeklerde ilk ait en büyük korku, genelde performans anksiyetesidediğimiz ya muvaffak olamazsam korkusudur. Bu vaziyet neticeninde, normal koşullarda ereksiyon olabilen bir erkek yaşadığı yoğun kaygı yüzünden olumsuzluklar yaşayabilir. Ayrı olarak erkeklerde cinselliği muvaffak olunacak bir görev gibi görme neticesinde ya muvaffak olmazsam korkusu da ortaya çıkabilmektedir.İlk Gece İçin Çiftlere Teklifler:Gerdek gecesinde netlikle zorlayıcı olunmamalıdır. Şayet kadın kendini cinsel ilişki için hazır hissetmiyorsa, zorlayıcı olunmamalı, sakinleştirici olmaya çalışılmalı ve anlayışlı olunmalıdır.İlk gece cinsel ilişkiye girmek zorunda değilsiniz: Evliliğe giden yol bol bol koşturmacalı ve yoğun bir süreçtir. İzdivaç etmeden evvelki son günde de düğün nedeniyle kadın ve erkek çok yorulurlar. Düğünden sonra kendinizi çok yorgun hissediyorsanız, ilk önce dinlenip sonra ilişkiye girebilirsiniz.Ön sevişme çok ehemmiyetli; kadın ve erkek ön sevişme yaparak birbirlerinin heyecanlarını azaltabilir, cinsel ilişkiye hem hazırlık yapmış olurlar hem de psikolojik manada deşarj olabilirler.Evlilik Öncesinde Cinsellik İle ilgili Bilgi Alınmalı: Yukarıda söz ettiğimiz üzere, çoğu insan cinsellik ile ilgili yanlış ve eksik bilgilere sahiptirler. İlk gecede olumsuz tecrübeler ve hayal kırıkları yaşamamak için doğru ve emin kaynaklardan bilgi alınmalı, gerekirse bir uzmandan destek alınmalıdır.Gerdek gecesi şayet çiftler kendi hanelerinde değil de aileleriyle beraber kalmak zorundalarsa, aile çifti o gece için dahi olsa yalnız bırakmalıdır. Zira yeni evli çift hanede başka birilerinin olması sebebiyle gereğinden fazla heyecan yaşayabilirler.Bu durum da olumsuz neticelere kapı aralayabilir.İlk gece yaşanan olumsuz tecrübeler çoğu kez eşlerin cinsel hayatını etkilemektedir.İlk gece konusunda ne kadar bilgili ve hazırlıklı olursanız sizin için o kadar güzel geçecektir.Evlilik öncesinde eşinizle birlikte bir psikologdan bu konuda danışmanlık alabilirsiniz.Kimi durumlarda kadınlar, cinsel uzuvlarını ve civarındaki adaleleri istemsiz bir şekilde adaleyerek cinsel ilişkiye giremeyebilirler. Veyahut ilişki esnasında devam eden bir şekilde çok fazla acı veyahut ağrı yaşayabilirler.Bu durumda öncelikle bir jinekologa gidilmelidir.Eğer meselenin sebebi fiziksel kaynaklı değilse, bir psikologdan yardım alabilirsiniz.
Oscar'da Hakkı Yenenler
Sinema yazarı Kerem Akça  86. Oscar Ödülleri’nde ‘hakkı yenenler’i kaleme aldı. Her sene Oscar yarışının bir de görünmeyen tarafı oluyor. Aday gösterilen filmler, oyuncular ve sanatçıların girdikleri rekabetin yanı sıra kulislerde de ‘hakkı yenenler’ konuşuluyor. Elbette Akademi’nin seçimleri bir lobi faaliyetinin, iyi alınan kritik virajların, festival takvimini lehine çevirme becerisinin ve atları tespit etme kıvraklığının bir sonucu olarak şekilleniyor. Günümüzde büyük oranda TWC, Warner Bros., Fox Searchlight, Paramount ve Columbia gibi şirketlerin idare ettiği bir yarış geçiyor. Hiçbir zaman ‘şu film iyiydi ama niye Oscar almadı?’ gibi bir şeyden söz etmek mümkün değil. Yoksa sinema tarihinin gerçekleriyle çelişiriz. Hitchcock ve Kubrick’in ‘En İyi Film’ ve ‘En İyi Yönetmen’ dalında Oscar heykelciğine ulaşamadığı bir dünyada böylesi bir iddia ne kadar tutarlı olabilir ki? EN AKLA YATKIN MAĞDURLAR HANGİLERİ? Ama bana kalırsa belli bir noktada geriye çekilip bu konuyu masaya yatırmak şart hale gelmeli. Elbette yarıştaki konuma göre bakınca “Sen Şarkılarının Söyle”nin (“Inside Llewyn Davis”) son düzlükte hamle yapamayarak devre dışı kaldığı, “Lee Daniels’ The Butler”ın görücüye çıktıktan sonra yavaş yavaş zirveden uzaklaştığı, Robert Redford, Tom Hanks, Oprah Winfrey, Emma Thompson ve Daniel Brühl’ün de onlara eklenebileceği net. Tabii ki bunlar etrafta dolaşan tahminler, ödül sezonunun getirdikleri ve stratejileri ışığında şekillenen tablonun koşulsuz görüntüleri. Olaya diğer tarafından bakınca ise bambaşka bir resim ile karşılaşıyoruz. Zira bu noktada “Mavi En Sıcak Renktir” (“La Vie d'Adèle”) ve “Zafere Hücum” (“Rush”) gibi yarışın içindeyken hiçbir şekilde kendini öne atamayan filmlerin niye sıfır çektiğini sorgulamak abesle iştigal etmekten öteye gitmez. Ama bunu mantıklı bir çerçevede yorumlamak elbette bizim hakkımız. Şirketleri Sundance Selects ve Universal’ın ‘gaza basma’ hazırlıksızlığından çeken bu ikili, Oscar’a uygun olmamasının da zararını görmüş gibi. İlkinin lezbiyen sinemada cinsellik konusunda cüret gösterip ‘muhafazakar’ damarı rahatsız ederek itici durması, ikincisinin ise ‘gösterişli sinema’sı ve “Senna”nın (2010) varlığı sebebiyle tatmin etmediği çok açık. DÖRT İYİ AMERİKAN FİLMİ GÖRMEZDEN GELİNDİ Ama ‘En İyi Film’ kategorisinde bana kalırsa kalite adına, Andrew Dosunmu’nun Sundance’den ödüllü, Brooklyn’de yaşayan bir Nijeryalı aileyi merceğine alan, şiirsel, ayrıksı ve gerilla sineması karşıtı “Mother of George”u en öne çıkan. Derek Cianfrance’nin polisiye kalıplarını altüst eden becerisi “Babadan Oğula” (“The Place Beyond the Pines”) ve Terrence Malick’in büyüleyici, tanımsız ve ruhsal aşk filmi yorumu “Aşkın İzleri” (“To the Wonder”) ilave edilebilir. Elbette biraz daha ileri gidersek “Elysium: Yeni Cennet”in (“Elysium”) “Yerçekimi”nin (“Gravity”) üzerinde olmasına karşın türünde daha az gerçekçi durmanın mağduriyetini yaşadığını da ekleyebiliriz. Zira Akademi’nin kurallarına göre ‘drama’ alanına yatkın, hikaye anlatma sinemasının genel kurallarının fazla dışına çıkmayan eserler kazanabiliyor. Yenilikçi anlatı modelleri deneyen, cinsel özgürlüğün sınırlarını zorlayan filmlerin şansı az oluyor. Dönem filmlerinin, politik filmlerin, geleneksel biyografik filmlerin, gerçek hikaye uyarlamalarının, savaş filmlerinin, tarihi-epiklerin, westernlerin, müzikallerin ve zaman zaman da felsefi komedilerin gücünü hissettirdiği görülebiliyor. Aşk da böylesi bir sürecin içinde başını içeriye sokabiliyor. Ama “Hayat Ağacı” (“The Tree of Life”, 2011), “Aşk” (“Her”) gibi bütün kriterleri reddeden ama özgünlüğü kabul edilen eserler, özellikle ‘beş film adayı’ kuralının değişmesiyle şans taşımaya başladı. Yeniden yukarıda adını geçirdiğim filmlere dönersek, ‘En İyi Yönetmen’ dalında da müthiş bir yetkinlik olduğunu belirtmek boynumuzun borcu. Elbette “Mother of George” gibi geleneksel çerçeve algısını her anında kaybedip, klasik anlatıyı ve lineer akışı yıkan stil duygusu yüksek bir eserden böylesi bir başarı beklemek garip olur. Veya “Babadan Oğula” gibi soğukkanlılık üzerine bir yapı kurup, asla seyircisiyle bağ kurmayan bir yapıttan… Zira Akademi için özdeşleşme yaratırken anlamlı olmak, bizi bir karakterle ilişkiye sokup, onun irade, başarı hikayesine yönlendirmek esaslı kriterlerden biri. Tabii bu dalda Ron Howard gerçeğinin özellikle üzerine basmadan parantezi kapatmak olmaz. ANA OYUNCU KATEGORİLERİNDE FAZLA MAĞDUR YOK Diğer kategorilere geçince ise ‘En İyi Kadın Oyuncu’ dalının bu sene bir iyi performans bolluğu içinde olduğunu söylemeliyim. Ama Emma Thompson’ın “Mr. Banks”teki (“Saving Mr. Banks”) P.L. Travers performansının, Naomi Watts’ın tepeden tırnağa hakimiyeti altına aldığı “Diana” kompozisyonunun, Paulina Garcia’nın “Gloria”da cesaret ve heyecan yüklediği orta yaşlı kadın portresinin ve Adèle Exarchopoulos’un 18 yaşındaki doğallığının, bedenini kullanma cüretinin bir yerlere gelmesi mümkündü. ‘En İyi Erkek Oyuncu’da ise aslında fazla seçenek yoktu. Toni Servillo’nun, makyajdan güç alınca ‘unutulmaz’ portreler çıkaran oyunculuk yeteneği “Muhteşem Güzellik”te (“La Grande Bellezza”) de canlanıyor. Bu performans, Hanks’ten de, Redford’dan da, Bale’den de daha yukarıda bana kalırsa. Ama kendi dilinde oynayan yabancı oyuncular, genelde ancak Hollywood’a sızmışsa bir şans elde edebiliyor. Onun yanına elbette “Aşk”ta Jonze ile müthiş bir işbirliği içinde bütün filmi sırtlayıp götüren Joaquin Phoenix’i de koymazsak ayıp olur. Kerem Akça’ya göre Oscar’da hakkı yenen aday adayları En İyi Film: Mother of George En İyi Yönetmen: Derek Cianfrance (Babadan Oğula) En İyi Kadın Oyuncu: Emma Thompson (Mr. Banks) En İyi Erkek Oyuncu: Toni Servillo (Muhteşem Güzellik) En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Julie Walters (One Chance) En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Daniel Brühl (Zafere Hücum) En İyi Özgün Senaryo: Upstream Color En İyi Uyarlama Senaryo: Il Futuro En İyi Görüntü Yönetimi: Mother of George En İyi Kurgu: Zafere Hücum En İyi Müzik: Muhteşem Gatsby En İyi Yapım Tasarımı: Muhteşem ve Kudretli Oz Yabancı Dilde En İyi Film: Büyük Usta (Yi Dai Zong Shi) Kerem Akça | HaberTürk