article/comments
article/share
Haberler
ABD ve Türkiye'den META'ya İki Kritik Hamle

etiket ABD ve Türkiye'den META'ya İki Kritik Hamle

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

ABD’de 29 eyalet, Meta’ya karşı 1.4 Trilyon Dolarlık hukuk mücadelesi başlattı. Türkiye’de ise İkbal Gürpınar’ın Filistin paylaşımlarına uygulanan kısıtlamalar üzerine yaptığı başvuruda TİHEK, Meta’nın ayrımcılık yasağını ihlal ettiğine karar verdi. İki ülkedeki süreç, sosyal medya platformlarının algoritmaları ve kullanıcı hakları üzerindeki denetimini yeniden tartışmaya açtı.

Çocuklarımızın ne izleyeceğine artık yalnızca kendileri karar vermiyor. İlgi alanlarını, korkularını, alışkanlıklarını ve hatta ekranda hangi görüntünün önünde kaç saniye durduklarını analiz eden algoritmalar, onları yeni içeriklere yönlendiriyor. İşte tam da bu algoritmalar nedeniyle Facebook ve Instagram’ın çatı kuruluşu olan Meta, ABD’de bugüne kadarki en önemli hukuki sınavlarından biriyle karşı karşıya.

Meta’nın, 13 yaşından küçük kullanıcıları tespit etmesine rağmen bu çocukları platformdan uzaklaştırmak için yeterli ve somut adımları atmadığı gerekçesi ile ABD’nin 29 eyaletinde Meta aleyhinde davalar açıldı. Toplamda 1.4 Trilyon Dolarlık tazminat talebi ile devam eden ve Kaliforniya, Colorado, Kentucky ve New Jersey’in öncülük ettiği davalar, sosyal medya platformlarının çocuklar ve gençler üzerindeki etkisini yeniden dünyanın gündemine taşıdı. 

Duruşmada ortaya konulan iddialar oldukça çarpıcı.

Savcılık makamına göre Meta, platformlarında çok sayıda 11 ve 12 yaşındaki çocuğun bulunduğunu biliyor; buna rağmen onları sistemin dışında tutacak etkili önlemleri hayata geçirmiyor.

Meta ise bu sayının milyonlarla değil, yaklaşık 100 bin kullanıcıyla ifade edilebileceğini savunuyor.

Peki sayı gerçekten tartışmanın özünü değiştiriyor mu?

Karşımızda 100 bin çocuk olduğunda sorun küçülüyor mu?

Ya da çocuklarımızdan kaçı bir şirketin daha fazla kullanıcı, daha fazla veri ve daha fazla reklam geliri hedefinin parçası olabilir?

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

"Kullanıcıyı Yakala ve Mümkün Olduğunca Uzun Süre Tut"

"Kullanıcıyı Yakala ve Mümkün Olduğunca Uzun Süre Tut"

Dava kapsamında incelendiği belirtilen şirket içi yazışmalar ve araştırmalar tartışmanın, yalnızca yaş sınırıyla ilgili olmadığını çok daha ötesinde sorun ve ihlaller olduğunu ifşa ediyor aslında.

Savcılığın iddiasına göre Meta’nın iş modelinin merkezinde kullanıcıyı platforma çekmek, mümkün olduğunca uzun süre çevrim içi tutmak ve bu süreçte elde edilen verileri ekonomik değere dönüştürmek de bulunuyor.

Duruşmada bazı çalışanların Instagram’ı “uyuşturucuya”, kendilerini ise “satıcıya” benzettiği şirket içi yazışmalar da gündeme getirildi. Instagram Başkanı Adam Mosseri’ye gönderildiği belirtilen bir e-postada ise gençlerin platformda geçirdiği sürenin temel hedeflerden biri olarak değerlendirildiği ileri sürüldü.

Meta’ya göre “sosyal medya bağımlılığı” kavramının tıbbi ve bilimsel dayanağı yok

Meta’ya göre “sosyal medya bağımlılığı” kavramının tıbbi ve bilimsel dayanağı yok

Meta bu iddiaları reddediyor ve “sosyal medya bağımlılığı” kavramının tıbbi ve bilimsel olarak kesin biçimde tanımlanmadığını savunuyor.

Oysa ki; Geçtiğimiz yıl Dünya Psikiyatri Dergisinde yayınlanan; Oxford, Harvard, Western Sydney Üniversitesi, Kings College ve Manchester Üniversitesi'nden bilim insanlarının hazırladıkları bir inceleme yazısında, internet kullanımının beynimiz üzerindeki etkileri ile ilgili bir dizi beyin görüntüleme çalışmasından elde edilen bulgulara yer verilmişti.

Normal şartlarda fizyolojik bir bağımlılık olan madde bağımlılığıyla, duyusal bağımlılık olarak ele alınan sosyal medya bağımlılığı ayrı ayrı ele alınsa da, bu görüntüleme çalışmalarında, madde bağımlılarıyla sosyal medya bağımlılarının beyninde benzer bölgelerin hasar gördüğü tespit edildi. Ve bu bölgelerdeki hasar, duygusal işlemlendirme, dikkat toplama ve karar verebilmeyi kontrol eden bölgelerde görüldü.

Yani, sosyal medya ve internet iletişiminde az çabayla, çabuk karşılık alınıyor olması; bu nörolojik heyecanın daha çok duyulmak istenmesine neden oluyordu. Bu da sosyal medya bağımlılığını tetikleyen bir unsur olduğu da inceleme yazısında yer alan başlıklardan biri.

Burada sorulması gereken soru gayet açık:

Bir uygulamanın tasarımı kullanıcıyı sürekli ekrana döndürüyorsa, yeni içerikler sonsuz biçimde akıyorsa, videolar kendiliğinden oynuyorsa ve bildirimler kullanıcıyı yeniden platforma çağırıyorsa bunun adına ne diyeceğiz?

Sorun İçerikte Değil, Tasarımın Kendisinde

Sorun İçerikte Değil, Tasarımın Kendisinde

Bugüne kadar sosyal medyada çocuk güvenliğini çoğunlukla zararlı içerikler üzerinden tartıştık. Şiddet, cinsellik, istismar, zorbalık ve yaşa uygun olmayan paylaşımlar üzerinde durduk.

Oysa artık yalnızca içeriği değil, o içeriği çocuğun karşısına çıkaran sistemi de konuşmak zorundayız.

Çünkü sonsuz kaydırma masum bir teknik özellik değildir.

Otomatik oynatma yalnızca kullanıcı kolaylığı değildir.

Beğeni sayıları sadece sosyal etkileşimi göstermez.

Bunların her biri, kullanıcının platformda daha uzun süre kalmasını sağlayan tasarım tercihleridir. Kullanıcı bir çocuk olduğunda ise mesele ticari tercih olmaktan çıkar, doğrudan çocuk güvenliği meselesine dönüşür.

Davada para cezasının yanı sıra Meta’nın beğeni sayılarını ve sonsuz kaydırma özelliğini kaldırması, otomatik oynatmayı sınırlandırması, genç kullanıcılar için süre kısıtlamaları getirmesi ve 13 yaşından küçük çocukları sistemden kesin biçimde uzak tutması talep ediliyor.

Yani mahkemeden yalnızca Meta’nın cezalandırılması değil, algoritmanın ve platform tasarımının değiştirilmesi isteniyor. Zaten davayı önemli kılan nokta da tam olarak burada başlıyor.

Bir Dava da Türkiye'den

Bir Dava da Türkiye'den

Meta’nın uygulamaları yalnızca ABD’de tartışılmıyor.

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunun 24 Haziran 2026 tarihli kararına göre, sunucu ve aktivist İkbal Gürpınar’ın Instagram hesabında Filistin’i destekleyen içeriklerin kaldırılması ve canlı yayın özelliğinin kısıtlanması, ayrımcılık yasağının ihlali olarak değerlendirildi.

TİHEK, Meta’ya 256 bin 357 lira idari para cezası uygulanmasına oy birliğiyle karar verdi.

Gürpınar, Filistin paylaşımlarının ardından hesabına ciddi kısıtlamalar getirildiğini; paylaşımlarının kaldırıldığını, canlı yayın yapmasının engellendiğini ve hesabının bazı ülke ve bölgelerde âdeta görünmez hâle geldiğini belirtiyor.

Daha önce yüz binlerce görüntülenmeye ulaşan paylaşımlarının erişiminde büyük düşüş yaşandığını söyleyen Gürpınar, yaşananları ifade özgürlüğüne yönelik bir müdahale olarak değerlendiriyor.

Meta’dan ikircikli yaklaşım

Meta’dan ikircikli yaklaşım

Bir tarafta çocukları platformda daha uzun süre tutmakla suçlanan bir sistem…

Diğer tarafta Filistin’de yaşananları görünür kılmaya çalışan paylaşımları görünmez hâle getirdiği gerekçesiyle cezalandırılan aynı şirket…

Nereden bakarsanız bakın, karşımızdaki mesele yalnızca birkaç paylaşımın kaldırılması ya da birkaç hesabın kısıtlanması değildir.

Asıl mesele, dijital platformların kimi görünür, kimi görünmez kılacağına; hangi düşüncenin yayılacağına ve hangi toplumsal meselenin geri plana itileceğine tek başına karar verebilecek bir güce ulaşmasıdır.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Instagram

Twitter

Facebook

Linkedln

Bu makalede öne sürülen fikir ve yaklaşımlar tamamıyla yazarlarının özgün düşünceleridir ve Onedio'nun editöryal politikasını yansıtmayabilir. ©Onedio

Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam