Ünlü Psikoloğun Aşk Üçgeni Teorisine Göre Mükemmel Aşkın Tanımı
İnsan ilişkileri oldukça karmaşık. Özellikle de işin içinde 'aşk' varsa. Hayatınızda bugüne kadar farklı ilişkileriniz olmuş olabilir. Bir kişiye sadece fiziksel çekim hissetmiş, bir kişiyi arkadaşça sevmiş, bir kişiyi de hala unutamamış olabilirsiniz. Bu noktada karşımıza, ünlü psikolog Robert Sternberg’in 'Aşk Üçgeni Teorisi' çıkıyor. Sternberg, ilişkilerin karmaşık yapısını üç temel bileşen üzerinden çözümlüyor: Samimiyet, Tutku ve Bağlılık.
İşte 'mükemmel aşk' dediğimiz de bu üçünün birleşimi oluyor.
Gelin, farklı aşk türlerini öğrenip hayatımıza daha derin bir noktadan bakalım.
Kaynak: Dakikalar İçinde Psikoloji / Marcus Weeks (Kronik Kitap)
20.yüzyılın en meşhur psikologlarından Robert J. Sternberg'in ünlü bir teorisi var: Aşk Üçgeni
1949 doğumlu Amerikalı psikolog Robert J. Sternberg, Cornell Üniversitesi'nde İnsan Gelişimi profesörü ve Cambridge Üniversitesi Psikometri Merkezi'nin seçkin bir üyesidir. Sternberg'in psikolojiye yaptığı başlıca katkılar arasında en dikkat çekici olanlar zekânın üçlü kuramı ve yaratıcılık, bilgelik, düşünme tarzları, sevgi, nefret ve liderlikle ilgili etkili birkaç kuramdır. Bugün üzerinde duracağımız konu ise meşhur Aşk Üçgeni Teorisi.
Sternberg, 'Deneyimlenen ikili ilişkiler kişiden kişiye göre değişmektedir. Herkesin karakteri, olaylara bakış açısı ve yaşadığı hikaye birbirinden farklıdır. Herkesin hikayesi, aşka yüklediği anlam ve baktığı çerçeve farklılık gösterdiğinden, aşkın ne olduğu ve nasıl olduğu ile ilgili çeşitli kavramlar ortaya çıkmaktadır.' diyor.
Aşk tek bir duygudan ibaret değil, üç temel bileşenden oluşuyor.
Sternberg, aşkın tek bir duygudan ibaret olmadığını, aslında üç temel bileşenin farklı oranlarda bir araya gelmesiyle şekillendiğini savunur: Yakınlık (intimacy), tutku (passion) ve bağlılık (commitment/decision).
Bu üç bileşen bir üçgenin köşelerini oluşturur ve aralarındaki etkileşim, yaşadığımız ilişkinin türünü ve ömrünü belirler. Toplamda karşımıza 7 farklı aşk türü çıkar.
Sternberg’in teorisi durağan bir yapı değildir; ilişkilerin yaşayan ve sürekli değişen süreçler olduğunu söyler. Bu teori bize aşkın sadece 'kader' ya da 'kimya' olmadığını; duygu, dürtü ve mantığın birleşimiyle inşa edilen, zamanla şekil değiştiren dinamik bir yapı olduğunu gösterir. Mükemmel aşka ulaşmak ise bu üç köşeyi de dengede tutabilmekten geçer.
Gelin, aşkın türlerini daha yakından inceleyelim.
Hoşlanma (Sadece Samimiyet)
Üçgenin temel maddelerinin kombinasyonuyla oluşan ilişki türlerini daha iyi anlamak adına Friends karakterlerinden yararlanacağız. Bazıları tam olarak tutmasa da diziyi izleyenler ne demek istediğimizi anlayacaktır.
İlk ilişki türü, hoşlanma, daha doğrusu sadece samimiyet.
Üçgenin sol köşesinde yer alan bu tür, tamamen duygusal yakınlık, güven ve sıcaklık üzerine kuruludur. İşin içinde fiziksel bir çekim (tutku) ya da geleceğe dair bir söz yoktur. Hayatınızdaki o 'en yakın arkadaş' ile aranızdaki bağ tam olarak budur; dertleştiğiniz, omzunda ağladığınız ama romantik bir gelecek düşünmediğiniz o güvenli liman.
Hatırlarsanız dizide Ross ve Phoebe hiçbir zaman birbirlerine arkadaşlık haricinde bir çekim duymamıştır.
Tutkulu Aşk (Sadece Tutku)
Elbette burada aklımıza direkt Joey geliyor. Karşısındaki isimler de sürekli değişiyor.
Üçgenin tepe noktasını temsil eden bu tür, adeta bir alev topudur. Fiziksel çekim, cinsellik ve yoğun heyecan en üst düzeydedir. Genellikle ilk görüşte aşk olarak adlandırılan bu durumda, partnerinizi henüz tam olarak tanımazsınız (samimiyet eksiktir) ve bir gelecek sözü yoktur (bağlılık eksiktir). Hızlı parlayan ve aynı hızla sönebilen, baş döndürücü bir evredir.
Boş Aşk (Sadece Bağlılık)
Ross ve eski karısı bu maddeyi biraz da olsa karşılıyor. Bu ilişki türü, bir anda değil yıllar içerisinde ortaya çıkıyor.
Üçgenin sağ köşesinde yer alan boş aşk, tutkunun söndüğü ve samimiyetin tükendiği, geriye sadece 'birlikte kalma kararı' ve sorumlulukların kaldığı durumlardır. Genellikle uzun yıllar sürmüş ama heyecanını kaybetmiş evliliklerde ya da tamamen mantık çerçevesinde yapılan görücü usulü birlikteliklerin başlangıcında görülür. İlişkiyi ayakta tutan tek şey kurallar ve alışkanlıklardır.
Romantik Aşk (Samimiyet + Tutku)
İşte tam da Ross ve Rachel'den bahsediyoruz. Neden mi?
Görselin sol kenarında yükselen bu kombinasyon, hem kalbinizi hem de bedeninizi esir alır. Hem çok iyi arkadaşsınızdır, birbirinize güvenirsiniz hem de aranızdaki çekim ve ten uyumu inanılmazdır. Edebiyattaki ve filmlerdeki o büyük aşk hikayeleri genellikle buradadır. Tek eksik yanı, henüz 'biz gelecekte ne olacağız?' sorusuna net bir bağlılık cevabının verilmemiş olmasıdır.
Ross ve Rachel'ın birbirlerine karşı hissettikleri çekim son derece ortada. Fakat geleceğe dair ortak planları hiçbir zaman olmadı. Evet, çocukları oldu ancak hala ilişkilerinde çözemedikleri konular vardı.
Arkadaşça Aşk (Samimiyet + Bağlılık)
Burada da yine Ross ve Rachel'i kullanacağım.
Üçgenin tabanını oluşturan arkadaşça aşk, tutkunun ve fiziksel arzunun zamanla azaldığı ama derin bir sevgi, şefkat ve sadakatin baki kaldığı uzun vadeli ilişkileri tanımlar. Hayat arkadaşlığı tam olarak budur. Birbirinizin her şeyini bilir, sonuna kadar güvenir ve ömrünüzü beraber geçirmek istersiniz; yatak odasındaki o eski ateş olmasa bile.
Çocukları olduktan sonra Ross ve Rachel yeniden bir araya geldi. Sezonlar ilerledikçe, birbirlerine duydukları aşkın, güvenin nasıl şekillendiğini, arkadaşlıklarının nasıl bir tabana oturduğunu gördük. Artık birbirlerinden vazgeçebilecek bir konumda değiller.
(Buradaki örnekte olduğu gibi, ilişkiler de zaman içerisinde değişebilir.)
Aptalca Aşk (Tutku + Bağlılık)
Sadece başlığı okuduğunuzda bile neden Rachel ve Joey'i seçtiğimi anlayacaksınız.
Görselin sağ kenarında yer alan bu aşk türü, mantığın tamamen devre dışı kaldığı durumlarda görülür. Arada derin bir duygusal bağ ve gerçek bir tanıma süreci (samimiyet) olmadan, sadece yoğun bir fiziksel çekimle yıldırım nikahı kıyanların aşkıdır. Temeli zayıf olduğu için, tutku azaldığında ilişkinin çökme riski oldukça yüksektir.
Burada Joey'nin ve Rachel'in hissettiği sadece aptalca bir duygudur. Ne bir geçmişi vardır, ne de bir geleceği.
Mükemmel Aşk (Samimiyet + Tutku + Bağlılık)
Ve işte geldik üçgenin merkezine!
Hatırlarsanız Joey, en yakın arkadaşları Monica ve Chandler'ı kıskanıyor kendisinin Chandler'ın yerinde olmak istediğini düşünüyordu. Oysa istediği şey, ikisinin sahip olduğu gibi bir ilişkiye sahip olmaktı. İşte Sternberg’in teorisinin merkezinde yer alan Mükemmel Aşk tam olarak böyle: Herkes sahip olmak istiyor.
Mükemmel aşk; hem en yakın arkadaşınızla birlikte olmak, hem ona karşı bitmek bilmeyen bir arzu duymak, hem de ömür boyu elini bırakmayacağına söz vermektir. Yakalaması zor, sürdürmesi ise emek isteyen, aşkın en olgun ve eksiksiz halidir.
Sizce sizin ilişkiniz hangi evrede?
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın