45 Yıldır Çeşme’deyim: Neleri Kaybettik, Neleri Kazandık?
Eylül ayının dingin havasında biraz geçmişe dönmek istedim.45 yıldır Çeşme’deyim.Bu 45 yıla neler sığdırdık? Neler gördük, neler yaşadık? Neleri kaybettik, neleri kazandık?Düşündükçe kelimeler zihnimde dünden bugüne akmaya başladı.Aslında uzun zamandır şuna inanıyorum: Çeşme’nin yalnızca bugününü değil, geleceğini de turizmin tüm paydaşlarıyla birlikte konuşmalıyız.Mikrofonu biraz daha tabana uzatmalı; otelcisinden esnafına, yatırımcısından çalışanına, yerel yöneticisinden burada yaşayan insanına kadar herkesin fikrini bu hikâyenin içine katmalıyız.Ben hayatı çok fazla geriye bakarak ya da yıllar sonrasını kesin çizgilerle planlayarak yaşayanlardan değilim. Daha çok anı yaşamayı, küçük adımlarla ilerlemeyi severim.Bazen o küçük adımlar büyür, yıllar sonra büyük hikâyelere dönüşür.Belki de bunda Amores Perros filmindeki o meşhur sözün payı vardır:“Tanrıyı güldürmek istiyorsan, ona planlarından bahset.”Ama bugün, 45 yılın ardından biraz geriye bakmak istiyorum.