article/comments
article/share
Haberler
45 Yıldır Çeşme’deyim: Neleri Kaybettik, Neleri Kazandık?

etiket 45 Yıldır Çeşme’deyim: Neleri Kaybettik, Neleri Kazandık?

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Eylül ayının dingin havasında biraz geçmişe dönmek istedim.

45 yıldır Çeşme’deyim.

Bu 45 yıla neler sığdırdık? Neler gördük, neler yaşadık? Neleri kaybettik, neleri kazandık?

Düşündükçe kelimeler zihnimde dünden bugüne akmaya başladı.

Aslında uzun zamandır şuna inanıyorum: Çeşme’nin yalnızca bugününü değil, geleceğini de turizmin tüm paydaşlarıyla birlikte konuşmalıyız.

Mikrofonu biraz daha tabana uzatmalı; otelcisinden esnafına, yatırımcısından çalışanına, yerel yöneticisinden burada yaşayan insanına kadar herkesin fikrini bu hikâyenin içine katmalıyız.

Ben hayatı çok fazla geriye bakarak ya da yıllar sonrasını kesin çizgilerle planlayarak yaşayanlardan değilim. Daha çok anı yaşamayı, küçük adımlarla ilerlemeyi severim.

Bazen o küçük adımlar büyür, yıllar sonra büyük hikâyelere dönüşür.

Belki de bunda Amores Perros filmindeki o meşhur sözün payı vardır:

“Tanrıyı güldürmek istiyorsan, ona planlarından bahset.”

Ama bugün, 45 yılın ardından biraz geriye bakmak istiyorum.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

1982: Başka Bir Çeşme

1982: Başka Bir Çeşme

Yıl 1982...

Çeşme’nin toplam yatak kapasitesi taş çatlasa 5 bin civarındaydı.

Çeşme Turban ve Altınyunus, yalnızca Çeşme’nin değil, Türkiye turizminin de amiral gemileriydi.

Değirmen Motel ve özellikle diskosu, yaz akşamlarının vazgeçilmezlerindendi.

Bugün “ekoturizm” dediğimiz anlayışın ruhunu ise aslında o yıllarda yaşıyorduk.

Rahmetli Halis Temel’in Paşalimanı Kampı; doğaya saygısı, çadırları, kamp ateşleri ve etrafında kurulan dostluklarıyla hafızamızda bambaşka bir yere sahipti.

Ayayorgi ise bugünkü halinden çok uzaktı.

Daracık toprak yolundan geçerken arabanın iki yanını ağaç dalları çizer, dönüşte soluğu pasta cila yapan ustada alırdık.

Bugün milyonların bildiği Ayayorgi’nin yerinde neredeyse el değmemiş bir doğa vardı.

Tek çardak kafede, Çeşme kavunuyla birlikte yediğimiz menemenin tadı hâlâ damağımda.

Belki de Çeşme’nin ilk gizli tatil kodlarından biri buydu: Az insan, çok doğa, sade bir sofra ve unutulmaz bir an.

Ilıca’da ise Kumrucu Hüseyin’den başkasını bilmezdik.

Dost Pide ve Reşat Baba da o yıllarda olduğu gibi bugün de Ilıca’nın hafızasında yer etmiş isimlerdi.

Alaçatı Daha Bir Köydü

Alaçatı Daha Bir Köydü

Peki Alaçatı?

Bugün sokaklarında yürümekte zorlandığımız, dünyanın dört bir yanından turist çeken Alaçatı, o yıllarda birkaç köy kahvesinden ve uçsuz bucaksız tütün ve kavun tarlalarından ibaretti.

Sörf henüz keşfedilmemişti.

Çamlık yolda tek bir villa bile yoktu.

Hasat zamanı onlarca kamyon ve tır kavunları taşımak için Çeşme’ye gelir; tarım, hayatın doğal bir parçası olarak devam ederdi.

Gecelerimizin eğlencesi ise Şantiye’nin yazlık sinemasında yaşanırdı.

Bugün Çeşme Marina’nın bulunduğu bölge bataklıktı. Yürümeye çekinirdik.

Denize askerlik şubesinin önünden girilirdi.

Bugün yapılan sahil düzenlemeleriyle Çeşme’nin o bölgesine yeniden hayat veren ve eski görüntüyü değiştiren Ekrem Başkan’a da bu vesileyle teşekkür etmek gerekir.

O günlerde Çeşme’nin değeri henüz tabelalarda, reklamlarda ve sosyal medyada anlatılmıyordu.

Çeşme yaşanıyordu. Belki de en büyük gizli kodu buydu.

Bir Zamanlar Çeşme’nin Sezonu 26 Ağustos’ta Biterdi

Bir Zamanlar Çeşme’nin Sezonu 26 Ağustos’ta Biterdi

Elbette o yıllarda da Çeşme’de turizm vardı.

Otellerin büyük bölümünü Fransızlar, İskandinavlar, Almanlar ve İngilizler doldururdu.

Ancak o yıllarda da kaderimiz pek değişmiyordu.

İzmir Fuarı 26 Ağustos’ta açılır, Çeşme’nin sezonu kapanırdı.

Bugün hâlâ konuştuğumuz sezon kısalığı meselesinin kökleri aslında çok eskilere dayanıyor.

Yaklaşık 20 yıl böyle, daha dingin ve daha sakin bir Çeşme’nin içinde yaşadık.

Sonra rüzgâr yön değiştirdi.

Dönüşüm Yılları

Dönüşüm Yılları

Eğlence sektörü gelişti.

Beach club’lar hayatımıza girdi.

“Butik otel” kavramı Çeşme ve özellikle Alaçatı’nın kaderini değiştirdi.

Ancak dönüşümün beraberinde getirdiği sorunları da o yıllarda görmeye başlamıştık.

ÇEŞTOB’da yöneticilik yaptığım dönemde, sektörü yönlendirmeye çalışırken bir gazete muhabirine şöyle demiştim:

“Önlem alınmazsa Alaçatı butik otel çöplüğüne döner.”

O dönem bu sözler bazı kesimleri rahatsız etmişti.

Bugün geriye baktığımda ise asıl meselenin işletmelerin çokluğu değil, plansız büyüme ve standartların aynı hızda gelişmemesi olduğunu düşünüyorum.

Bugün yaşadığımız gürültü, karmaşık işletmecilik, çarpık yapılaşma ve ruhsatlandırma sorunlarının önemli bir bölümünün köklerini o dönüşüm yıllarında bulmak mümkün.

Çeşme büyüdü.

Ama büyürken bazı şeyleri de kaybetmeye başladık.

Sessizliğimizi, sadeliğimizi ve bazı gizli kodlarımızı...

2026: Bambaşka Bir Çeşme

2026: Bambaşka Bir Çeşme

Bugünün Çeşme’sine ve özellikle 2026 sezonuna baktığımızda karşımızda bambaşka bir destinasyon var.

Alaçatı artık başlı başına dev bir turizm ürünü.

Yatak kapasitemiz on binleri aştı.

Gayrimenkul değerleri olağanüstü seviyelere ulaştı. Dünyanın öbür ucundaki yatırımcılar Google Maps üzerinden Çeşme’de arsa arar hale geldi.

Satılık arsa, tarla, ev bulmak artık başlı başına mesele.

Çeşme artık sadece İzmir’in değil, Türkiye’nin en çok konuşulan turizm merkezlerinden biri.

Peki bütün bu değişimin içinde Çeşme’nin asıl zenginliği ne?

Ben 65’in üzerinde ülke ve çok sayıda destinasyon görmüş, kış aylarını Bali’nin doğayla bütünleşen mimarisi içinde geçiren biri olarak bugün Çeşme’ye baktığımda şunu görüyorum:

Bizim asıl zenginliğimiz beton değil. Doğamız. Denizimiz. Rüzgârımız. Ve burada biriktirdiğimiz anılar.

Kayrak ve dere taşlarıyla, Ege’nin limon ağaçlarıyla, begonvilleriyle ve doğal dokusuyla Çeşme’nin ruhunu koruyabildiğimiz sürece bu kent değerini kaybetmeyecek.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Çeşme’nin Gizli Tatil Kodları

Çeşme’nin Gizli Tatil Kodları

Her şeye rağmen Çeşme’nin güzellikleri, kendine özgü atmosferi ve hâlâ keşfedilmeyi bekleyen gizli tatil kodları, onu her zaman tatil yapılacak güzel destinasyonlar listesinin üst sıralarında tutacaktır.

Çünkü Çeşme’yi sadece denizi, plajları ya da Alaçatı sokaklarıyla anlatmak mümkün değil.

Burada sabahın başka, öğleden sonranın başka, gün batımının ve gecenin bambaşka bir ruhu vardır.

Bir sabah Ilıca’da denize girersiniz.

Öğleden sonra rüzgârın peşine düşersiniz.

Akşamüstü Alaçatı’da gün batımını izlersiniz.

Gece Çeşme merkezinde, marinada ya da küçük bir sofranın etrafında günü tamamlarsınız.

İşte Çeşme’nin gizli kodları biraz da burada saklıdır.

Bunların hepsi tek başına büyük bir turizm ürünü gibi görünmeyebilir.

Ama hepsi bir araya geldiğinde Çeşme’nin başka hiçbir destinasyonda kolay kolay taklit edilemeyecek hikâyesini oluşturur.

Belki de Sezonu Uzatmaya Değil, Ürünü Güçlendirmeye İhtiyacımız Var

Belki de Sezonu Uzatmaya Değil, Ürünü Güçlendirmeye İhtiyacımız Var

45 yıldır konuştuğumuz büyük mesele hâlâ aynı:

Çeşme sezonunu nasıl uzatacağız?

Belki de artık bu soruyu biraz farklı sormanın zamanı gelmiştir.

Çünkü Çeşme’nin en güçlü ürünü hâlâ denizidir.

Yaz sıcağında terapi gibi esen o serin meltemidir.

Eğri oturup doğru konuşalım:

Çeşme’nin bunun dışında çok daha iddialı olduğunu söyleyebileceğimiz ürün sayısı sınırlı.

Ama buna gerçekten ihtiyacımız var mı?

Son yıllarda tatilcinin Çeşme’deki ritüeli zaten şekillendi:

Gündüz deniz ve beach club...

Gün batımından sonra Alaçatı sokakları...

Ardından Çeşme merkezi ve marina...

O halde sürekli yeni ve mucizevi turizm ürünleri aramak yerine, elimizdeki hazineyi daha iyi değerlendirelim.

Çeşme’nin En Büyük Markası: Denizi

Çeşme’nin En Büyük Markası: Denizi

Çeşme bir yarımada.

Denizle buluştuğu her noktayı standartları yüksek, temiz, erişilebilir ve adil fiyat politikasıyla yönetilen plajlara dönüştürmek neden mümkün olmasın?

Denizimizi daha iyi sunalım.

Plajlarımızın kalitesini yükseltelim.

Hizmet standardını ortak bir anlayışla belirleyelim.

Fiyatlarımızı adil ve şeffaf hale getirelim.

Alaçatı’nın sokaklarını, Çeşme’nin denizini ve o eşsiz rüzgârını doğru bir hikâyeyle dünyaya anlatalım.

Çünkü bazen yeni bir ürün yaratmaya değil, elimizdekini daha iyi değerlendirmeye ihtiyacımız vardır.

Çeşme’nin geleceği belki de tam burada saklı.

45 Yılın Ardından

45 Yılın Ardından

45 yıl önce bu coğrafyada kavun tarlalarının arasından geçiyorduk.

Bugün dünyanın dört bir yanından insanlar Alaçatı sokaklarında yürüyor.

45 yıl önce Ayayorgi’ye toprak yollardan gidiyorduk.

Bugün dünyanın en bilinen beach destinasyonlarından biri.

45 yıl önce Çeşme’nin toplam yatak kapasitesi birkaç binlerle ifade ediliyordu.

Bugün on binlerce yatağa ulaştık.

Çok şey değişti.

Ama değişmeyen bazı şeyler var.

Çeşme’nin denizi.

Çeşme’nin rüzgârı.

Çeşme’nin güneşi.

Çeşme’nin kavunu.

Çeşme’nin taş evleri.

Ve bu toprakların kendine has ruhu...

Dünyanın 60’tan fazla ülkesini gezmiş biri olarak samimiyetle söylüyorum:

Başka yerlerde çok güzel denizler, çok güzel plajlar, çok güzel destinasyonlar gördüm.

Ama Çeşme’nin denizini, o altın renkli kumunu ve yosun kokusuyla insanın ruhuna dokunan rüzgârını başka hiçbir yerde aynı duyguyla yaşamadım.

Belki de artık hep birlikte şunu anlamamız gerekiyor:

Çeşme’nin geleceğini daha fazla beton değil, daha fazla değer yaratmak belirleyecek.

Çeşme’nin gizli tatil kodlarını kaybetmeden büyüyelim.

Denizimize, doğamıza, rüzgârımıza ve Çeşme’nin ruhuna sahip çıkalım.

Çünkü 45 yıl sonra geriye baktığımızda çocuklarımıza ve torunlarımıza bırakacağımız en büyük miras, tertemiz bir deniz, altın renginde kumsallar, Ege’nin lezzetlerini sunan topraklar olacak.

Çeşme’yi Çeşme yapan değerleri ne kadar koruyabildiğimiz olacaktır.

Ve eminim ki...

Her şeye rağmen Çeşme, güzellikleri ve gizli tatil kodlarıyla daha uzun yıllar tatil yapılacak destinasyonlar listesinin başında yer almaya devam edecektir.

Çünkü bazı yerler sadece ziyaret edilmez.

Bazı yerler yaşanır.

Çeşme de onlardan biridir.

Web

YouTube

Instagram

X

Bu makalede öne sürülen fikir ve yaklaşımlar tamamıyla yazarlarının özgün düşünceleridir ve Onedio'nun editöryal politikasını yansıtmayabilir. ©Onedio

Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam