Çocukluğumuzun en unutulmaz öğelerinden biri şıpsevdi sakızlarıydı desek itiraz eden olmaz. Bakkal dükkanlarından aldığımız o rengarenk sakızlar, sadece tadıyla değil, ambalajının içinden çıkan küçük sürprizlerle de bir neslin büyüme serüvenine eşlik etti. İçinden çıkan küçük kağıtlardaki çizimleri biriktirmek, arkadaş aralarında takas etmek ve her bir mesajda ayrı bir anlam aramak o dönemlerin en büyük eğlencelerinden biriydi. Bugün bile o ikonik çizimlere rastladığımızda içimizi bir nostalji hissi kaplıyor
Peki bizim sadece küçük çizimler olarak gördüğümüz o karikatürlerin arkasında büyük bir aşk hikayesinin yattığını biliyor muydunuz? Kim Casali, 1967 yılında, henüz kimse farkında değilken, sevgilisi Roberto'ya gönderdiği bir kartpostalın üzerine çizdiği küçük bir karakterle 'Love is...' serisinin temelini attı. Bu küçük jest, kısa süre içinde büyük bir gazete grubu tarafından yayına alınarak dünya çapında tanınan bir çizgi diziye dönüştü. Gelin o hikayeyi birlikte dinleyelim;
Love is... serisi nasıl dünya çapında bir fenomene dönüştü?
Kim Casali, Yeni Zelanda doğumlu bir ressamdı ve İtalyan asıllı Roberto Casali ile tanıştıktan sonra ona olan duygularını basit çizgilerle kağıda dökmeye başladı. Başlangıçta bu çizimler tamamen kişisel bir jestti. Sevgilisine gönderdiği kartpostallardan ibaretti ve herhangi bir yayın amacı taşımıyordu. Çizimler 1970'li yılların başında bir gazete grubunun dikkatini çekti ve resmi olarak gazetelerde yayınlanmaya başladı. Yayına girmesinin ardından 'Love is...' kısa sürede onlarca ülkede farklı devasa bir fenomene dönüştü.
Serinin en dikkat çekici yanlarından biri de çizim tarzının kasıtlı olarak çok basit tutulması. Kim Casali, karmaşık detaylar yerine birkaç çizgiyle anlatılabilecek küçük anları tercih etti. Bu sadelik, farklı dil ve kültürlerden okuyucuların da kendini kolayca bu çizimlerde bulmasını sağladı. Bu yüzden seri sadece İngilizce konuşulan ülkelerde değil, çevirileriyle birlikte pek çok farklı ülkede de büyük ilgi gördü.
Kim Casali 1997 yılında hayatını kaybetti, ancak seri onun ardından da farklı çizerler eliyle üretilmeye devam etti ve bugün hala dünyanın birçok ülkesinde okuyucularla buluşuyor. Bir sevgiliye gönderilen tek bir kartpostalın, on yıllar boyunca milyonlarca insanın aşkı en yalın haliyle anlatmasına aracılık etmesi, bu hikayenin en iç ısıtan yanı.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın