Akit Gazetesi Haberleri

Akit Gazetesi ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Akit Gazetesi ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Yeni Akit Gazetesi'nden Skandal Karikatür!
Yolsuzluk ve rüşvet operasyonu sonrası iftira ve hakaret medyasının başını çeken, onlarca kere tekzip edilmesine rağmen yalan haber yapmaktan çekinmeyen Yeni Akit Gazetesi bugün görenleri hayrete düşüren bir karikatür ile çıktı. Yayınlarında İslam dinini referans aldığını öne süren ancak yayınlarıyla inananları zan altında bırakan gazetenin çizdiği minare ve müezzin karikatürü bu kadar da olmaz dedirtti.Karikatüristin ismini basmaktan çekinen gazete karikatürde, minareye çıkıp ezan okuyan müezzini halkı 'Haydin kumpasa, haydin ihanete, haydin yalana' diye camiye çağırttı. Müezzine 'dinci efendi' yakıştırmasında bulunan gazetenin karikatürü en hafif tabirle 'densizlik' olarak yorumlanırken, İslam karşıtı yayınlarıyla bilinen yayın organlarında bile bu zamana kadar böyle bir hakarete imza atılmadığı belirtiliyor. BAŞBAKAN'IN NE DİYECEĞİ MERAK EDİLİYOR Başbakan Erdoğan, dünkü konuşmasında Zaman Gazetesi karikatüristlerinden Cem Kızıltuğ 'u hedef almıştı. Fişleme ve torpille atama iddialarıyla ilgili mülakat masasındaki memurları AK Partili olarak çizen Kızıltuğ'u karikatürü üzerinden yüklenen Erdoğan, ''Bugün baktım bir tane şöyle karikatür var bi yerde. Malum medya diyeceğiz artık. İşe alınmada veya memur alımında jüri, karşısında imtihana girecek olan güya üç tane önünde AK Parti kendilerine göre parti koymuşlar. Üç tane AK Partili dolayısıyla onları devlete alıyor. Bunları siz yaptınız siz. Siz paralel devleti oluştururken sizin düşüncenizde olmayan kimseyi devlete almak istemediniz'' demişti. Şimdilerde kamuoyu Erdoğan'ın bütün müezzinleri töhmet altına sokan, inançlı insanları rencide eden Akit Gazetesi karikatürü ve çizeriyle ilgili ne söyleyeceğini merakla bekliyor.
'Rakı İçen Öğretmenlere' Bu Kez Gezi İncelemesi
ANTALYA'da 3.5 yıl önce düzenledikleri piknikte mangal yapıp rakı içen ve 'Lisede Ahlaksızlık' başlığıyla bir gazetede haber olan öğretmenlere, bu kez üzerinden 10 ay geçtikten sonra Gezi olaylarına katıldıkları ve öğrencileri teşvik ettikleri suçlamasıyla inceleme başlatıldı.Antalya Lisesi'nde görev yapan, piknikte rakı içtikleri için suçlamalara maruz kalan ve haklarında yayın yapan bir gazeteden tazminat kazanan 5 öğretmenin de aralarında bulunduğu 8 öğretmene, Antalya'daki Gezi olayları nedeniyle isimsiz bir şikayet üzerine inceleme başlatıldı. İl Milli Eğitim Müfettişleri tarafından Antalya Lisesi Müdürü N.Ö. ile öğretmenler M.K., S.E, C.Ö, D.Ö, T.Ç., Ö.Ü. ve M.B.Ö hakkında yürütülen incelemede, öğrencilerini Gezi eylemlerine katılmaya yönlendirdikleri, Ak Parti il binasını taşlamaya teşvik ettikleri, bu süre zarfında okula gelmeyen öğrencilerin devamsızlıklarını izne çevirerek sorun olmaktan çıkardıkları suçlamaları yöneltildi.DELİL FACEBOOK'TANİnceleme kapsamında bazı öğretmenlerin Facebook sayfalarındaki paylaşım ve fotoğrafları da kullanıldı. Öğretmenlerin ifadelerinin alınması sırasında, Facebook'ta motoruyla fotoğrafı bulunan bir öğretmene, “Gezi Parkı olaylarına bu motorla mı gittin?' diye soruldu. 3-4 Haziran'da Eğitim- Sen'in grevinin duyurusu paylaşımının da sorulduğu öğretmenlerden birine ise “Facebook'ta 1016 arkadaşın var ve bunların 900'e yakını öğrencin, bu doğru mu?' diye soruldu.RAKI OLAYININ RÖVANŞIHaklarında gezi incelemesi başlatılan 5 öğretmenin de aralarında bulunduğu Antalya Lisesi'nde görev yapan 11 öğretmen, 3.5 yıl önce aileleriyle birlikte düzenledikleri piknikte mangal yapıp, rakı içti. Öğretmenler, tatil gününde düzenledikleri bu etkinliğe ilişkin de Facebook sayfalarında fotoğraf paylaştı. Aradan 2.5 yıl geçtikten sonra ise bir gazetede öğretmenlerin fotoğrafıyla 'Lisede Ahlaksızlık' başlığıyla bir haber yayınlandı. Öğretmenlerin öğrencilerle birlikte alkol aldıkları iddiası üzerine Milli Eğitim Müdürlüğü de inceleme başlattı.İl Eğitim Denetmenleri tarafından yapılan inceleme sonucunda, öğretmenlerin 12 Haziran 2010 tarihindeki pikniğe okul öğrencilerini kesinlikle götürmedikleri, olayın okul öğrencileri ile hiçbir ilgisinin olmadığı anlaşılmış olup, yapılan bu araştırma ve inceleme sonucunda öğretmenler hakkında herhangi bir soruşturmaya gerek olmadığı kararı verildi.Öğretmenlerin kişilik haklarına saldırı gerekçesiyle açtıkları tazminat davasında Antalya 7'nci Asliye Hukuk Mahkemesi, Yeni Akit Gazetesi'ni, 5 öğretmene kişilik haklarına saldırı olarak 1500'er TL'den toplam 7 bin 500 TL tazminat ödemeye mahkum etti.EĞİTİM- SEN'DEN TEPKİEğitim- Sen Antalya Şubesi Başkanı Kadir Öztürk, haklarında inceleme başlatılan öğretmenlerin, bu incelemenin rakı olayında üzerlerine atılan haksız iftiraları hukuk yoluyla bertaraf etmelerinin ardından ve Gezi olaylarının üzerinden 10 ay geçtikten sonra başlatılmasını, rakı olayının rövanşı ve kasıtlı bir durum olduğunu söyledi. Öztürk, “Arkadaşlarımıza yönelik yeni bir saldırı başlatılmıştır. Bu saldırılara karşı direnç göstereceğimiz bilinmelidir' dedi.Mehmet ÇINAR/ANTALYA, (DHA) -
Yeni Akit'in Nefret Söylemine Tepki
Yeni Akit gazetesinin, bugünkü manşetinde Soma'da facianın yaşandığı madenin sahibini kast ederek, 'O patronun damadı Yahudi' ifadesini kullanması büyük tepki çekti.Yeni Akit gazetesi bugünkü manşetine taşıdığı haberde, Soma Holding'in sahibi Alp Gürkan'ın damadının Yahudi olduğunu belirtti ve 'O patronun damadı Yahudi' başlığını kullandı. Gazetenin haberinde ayrıca 'Siyonist güdümlü yerli - yabancı medyanın Soma üzerinden Başbakan Erdoğan'a saldırmasının sebebini deşifre ediyoruz' ifadeleri yer aldı. medyatava
Hormonlu Domates Ödülleri Sahiplerini Buldu
LGBTİ Onur Haftası’nda verilen Hormonlu Domates Ödülleri bu yıl 10. kez sahiplerini buldu. Başbakan Tayyip Erdoğan , siyaset dalında Hormonlu Domates’e layık görüldü. Erdoğan geçen sene de 'Allah'a Havale Ediyorum' kategorisinin kazananı olmuştu. Erdoğan’ın yanı sıra sansür alanında TBMM’ye ödül verilirken, kurum alanında İçişleri Bakanlığı’na, medya alanında Yeni Akit gazetesine Hormonlu Domates Ödülü verildi. Hormonlu Domates Ödüllerinde bu yıl tartışmalara neden olan Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Gençlik Meclislerine verilecek “Genel Ahlaksız Özel Ödülü” gecede anons edilmedi. Bianet’te yer alan habere göre, dün İstanbul Şişli Kent Kültür Merkezi’nde düzenlenen 10. Hormonlu Domates Ödül Töreni’ni Seyhan “Matmazel Coco” Arman sunarken, Ayta Sözeri ve Esmeray da sahnedeydi. Adını, Erman Toroğlu’nun “Hormonlu domates yemeyin homoseksüel olursunuz” açıklamasından alan ve 2005’ten beri homofobik ve transfobik kişi ve kurumlara verilen Hormonlu Domates Ödülleri’nin bu seneki kazananları ve gerekçeleri şöyle: Siyaset: Recep Tayyip Erdoğan Ödülü yerel seçimlerde belediye meclisi adayı olan Boysan Yakar ve Sedef Çakmak verdi. 'Erdoğan’ın “Alevilik Hz. Ali’yi sevmekse ben dört dörtlük bir Alevi’yim” açıklamasına cevaben attığı “Başbakandan 'Dört dörtlük ibneyim. İbneliği sizden öğrenecek değilim' açıklaması bekliyoruz' tweetindeki ibne sözcüğü sebebiyle Erdoğan Levent Pişkin’e hakaret davası açtı.' Sansür: TBMM 'Meclisin internet bağlantısı üzerinden Lambdaistanbul ve Kaos GL gibi LGBTI örgütlerinin internet sitelerine erişim filtreleme sebebiyle engellenmiş durumda.' Kurum: İçişleri Bakanlığı 'Eşcinsel olduğu gerekçesiyle işkence altında sorgulanan polis memurlarına, tanıdıkları diğer eşcinsel memurların isimlerinin verilmesi yönünde de baskı uygulanıyor. Eşcinsel polis memurları, en ağır disiplin cezası uygulanarak birbiri ardına devlet memurluğundan çıkartıyor.' Medya: Yeni Akit Gazetesi Ödülü İMC TV muhabiri Michelle Demishevic verdi. 'Hormonlu’nun vazgeçilmezlerinden Yeni Akit Gazetesi, bu kez hakim karşısında kendini şu sözlerle savundu: “Eşcinsellik ve türevleri ruh hastalığıdır. Eşcinsellik ve türevlerinin normalleştirilmesine dair çalışmalar kabul edilemez. Bunun sağlıklı bir durum gibi gösterilmesi anayasada toplumun temeli olarak tanımlanan aileyi dinamitlemektedir.” Bu sözlerin ardından 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada hakim Yeni Akit’e “beraat” kararı verdi. Karar, Kaos GL Derneği tarafından temyize götürüldü.' Yaşam Alanları : Kızılay AVM 'Cumhurbaşkanı Gül’ün talimatı var, sizin türdeki insanları almıyoruz' açıklamasıyla 3 trans kadının girişini engellediler. Eğitim : Yeditepe Üniversitesi Ödülü Liseli LGBTİ'den Emre Demir verdi. 'Cinsel kimliğinden dolayı trans kadını kampüse almayan Yeditepe Üniversitesi, LGBTİ araştırmaları yürütecek öğrenci klübünün başvurusunu “okulun ününe zarar vereceği” ve “okulda rahatsızlık yaratacağı” gerekçesiyle geri çevirdi. Üniversite yönetimi, sinema klübünün göstermek istediği filmlerin içinden LGBTİ içerikli olanları ayıklıyor ve sansürlüyor.' Eğlence Dünyası: Okan Bayülgen Ödülü oyuncu Ayta Sözeri verdi. 'Çocuklara yönelik cinsel taciz üzerine konuşulan programda, erkek çocuklarının genelevler olmadığı için birbirleriyle cinsel ilişkiye girdiklerini ve bu sebeple eşcinselliğin arttığını söyleyen Bayülgen, sadece homofobiden değil, “konuşmazsa ölecek” hastalığından da muzdarip.' Spor: Mateja Kazman 'Fenerbahçe’nin eski futbolcusu Mateja Kezman, Amsterdam Pride’a futbolcuların destek vermesi üzerine homofobik açıklamalarda bulundu. Sırbistan’ın FK Vojvodina takımında sportif direktörlük yapan Kezman, eşcinselliğin bir hastalık olduğunu ve teşvik edilmemesi gerektiğini söyledi.' Beynelmilel: Rusya “Eşcinselliğin proragandası”nı geçtiğimiz Temmuz ayında çıkarılan bir yasayla yasaklayan Rusya, LGBTİ bireylerin örgütlenme haklarını ellerinden alırken, nefret suçlarının artmasına sebep oluyor. Vladimir Putin ise tüm Avrupa’ya kendi yolunu takip etmeye davet ediyor.'
Yeni Akit'ten Yine Nefret Söylemi: Hedef Sertap Erener
Nefret söylemi ve hedef göstermede hemen hiçbir günü boş geçmeyen Yeni Akit gazetesi şarkıcı Sertap Erener için ‘nişan aldı’. Gezi eylemleriyle ‘ hesabını bir türlü göremeyen’ Yeni Akit, Sertap Erener’in ‘ Erdoğan Hükümeti’ni devirme amaçlı ve Batı destekli kalkışmanın hüsranla sona ermesinden sonra ABD’ye yerleştiğini ‘ ifade etti. Haberde Sertap Erener’in Demir Demirkan’la ‘nikahsız yaşadığı’ vurgulanırken, ikilinin yaz hasılatını toplamak için Türkiye’ye döndüğünü yazarken, ‘Paraları cebe indirmek için geri döndü ‘ denildi. Sertap Erener’in 2003′te kazandığı Eurovision birinciliği için ‘ klibi masonik işaretlerle süslenen’ yorumu yapılırken, haberde şarkıcının fotoğrafında göğüs bölümü de mozaiklendi.Diken
Akit'ten Hitler'li Bulmaca Şifresi: Seni Arıyoruz
Akit gazetesi, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarına atfen, bugünkü bulmaca ekinde, İkinci Dünya Savaşı’nda milyonlarca Yahudi’yi öldürerek soykırım yapan Alman lider Adolf Hitler ’in fotoğrafını kullanarak, şifresinde “Seni arıyoruz” mesajı verdi. İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarına tepki göstermeye çalışan Akit gazetesi, Adolf Hitler’in fotoğrafını kullandığı bulmaca ekinde okuyucularından, “Seni arıyoruz” denilen anahtar sözcüğün bulunmasını istedi. habervaktim.com sitesi de Akit'in bulmaca haberine yer vererek şu ifadeleri kullandı: Hak-hukuk, çoluk-çocuk, yaşlı-kadın dinlemeden Gazzeli Müslümanları katletmeye girişen Siyonistlere, Türk medyasında hak ettikleri dille cevap veren yine Akit oldu. 1 haftayı aşkın bir süre bombaladığı Gazze’ye önceki gün de kara harekatı başlatan; şuana kadar 300’e yakın Müslüman’ı katleden; sahilde top oynayan 4 çocuğu gemiden bombalayarak param parça eden; “Filistin’de anaları da öldürelim” tekliflerinde bile bulunabilen Siyonistlere, Hitler’li tepki… Akit’in bugünkü sayısında yer alan bulmacanın şifre sözcüğü hayli ilgi çekti. Akit, Hitler fotoğrafına yer verdiği bulmacada şifre sözcük olarak da “SENİ ARIYORUZ”u kullandı. T 24
Gezicilere Atfedilen 10 Fantastik Komplo
Gezi olayları başladığından beri eylemlere katılanlar 25 farklı ülkenin ajanı olmakla, etkin bir şekilde darbe yapmakla, teröristlikle ve çapulculukla itham edildi.Bu dönemde gezicilere atfedilen en ilginç 10 komployu derledik, uzay gemisi yapmamızı engellemekten, Marmaray sabotajına, atom bombası imalatından, çadırlarda seks yapmaya işte Gezicilerin korkunç suç karnesi. (Not: Kabataş'ta başörtülü bir kadına 100 - 150 kadar üstleri çıplak deri eldivenli eylemcinin saldırdığı iddiası hakkında kamera kayıtları ortaya çıktığı ve bu iddianın apaçık yalan olduğu ispatlandığı için bu iddiaya yer verilmedi)
13 Fotoğrafla Siyasetin Yemekle İmtihanı
Türk siyasetçisi ile yemek arasındaki ilişki her zaman netameli oldu. Politikacılar halkın ne yiyip ne içtiklerini görmelerini istemezken, basın mensupları da bu anları ölümsüzleştirerek halkı bilgilendirmeye var güçleriyle çalıştılar. İşin politik yönü bir yana, politikacıların yemek yeme biçimleri ve yemeğe yaklaşımları da hep nevi şahsına münhasır özellikler taşıdı. Çatal bıçak tutuşlarından, elle yemek yemeğe, agresif saldırılardan, yumuşak hücumlara kadar envai çeşit yöntemle sofraya yaklaşan politikacılar halet-i ruhiyelerini de bu en savunmasız anlarında ortaya koydular. Aşağıda yer alan fotoğraflar elbette politikacıların yemek yediği anların tüm fotoğrafları değil, yüzlerce fotoğraf arasından tarihi bir önemi ve hikayesi olanları tercih ettik.
Yeni Akit Bu Kez de BBP Lideri Destici'yi Hedef Gösterdi
Yeni Akit gazetesi bulmaca ekinde bu kez Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici’yi hedef aldı. Hedef göstermek ya da dalga geçmek için zaman zaman bulmaca ekini de kullanan Yeni Akit gazetesi Destici için şu soruyu sordu: ‘Paralelcilerin oyununa gelen genel başkan.’ Yeni Akit bundan önce de Fethullah Gülen’in fotoğrafını kullandığı bir bulmaca hazırlamış, ‘ ABD’de adeta esir hayatı yaşayan dini lider’ ifadesini kullanmıştı.Diken
'İşi Daha Fazla Uzatmasınlar, Başkanlık Sistemine Geçip Terörist Başını Eşbaşkan Yapsınlar!'
Yeni Akit gazetesi yazarı Faruk Köse, Abdullah Öcalan'ın görüntülü mesaj vereceği haberlerini eleştirerek, 'Hadi sıkın dişinizi, TV’de canlı yayına az kaldı. Peki, herif bir de “Balkon konuşması” yapmak isterse ne yapacaksınız? İmralı’ya balkonlu bir malikane mi yapacaksınız?' ifadelerini kullandı.Faruk Köse, 1 Eylül 2014 tarihli Yeni Akit gazetesinde yer alan 'Apo’nun sekreteri' başlıklı yazısında, hükümetin PKK'ya meşruiyet kazandırdığını söyledi.Faruk Köse'nin 'Apo'nun sekreteri başlıklı yazısı şöyle:Apo'nun sekreteriAkit'te:Devletin, “terör elebaşısıyla görüşmeyiz” söyleminden, “teröristbaşı”na “özel ada” ve “özel oda” tahsis edip, bir de “özel sekreter” görevlendirmesi eylemine geçmesi ne anlama geliyor?Sizce bu önemli bir “kazanç” mı, yoksa sonucu yakın gelecekte ortaya çıkacak ve fakat asla geri dönüşü olmayacak “büyük bir kayıp” mı?Sahi, şu “çözüm süreci” denen çalışmalar niçin “şeffaf” değil; “milleti ilgilendiren bir süreç”in içeriği, ayrıntıları niçin milletten gizleniyor? “Terör unsurları”na açık olan hususlar niçin millete kapalı tutuluyor? Terör unsurlarını ve “ayrılıkçılar”ı tatmin etme hassasiyeti, niye millete karşı gösterilmiyor?Son günlerde “kamuoyunu hazırlamak için” servis edilen ve gündemde tutulan bir haberi biliyorsunuz. “Teröristbaşı Abdullah Öcalan”, teröristlerine, silahlı unsurlarına ve bunların kuyruğuna takılanlara “görüntülü” seslenecekmiş! Tüm ülkeyi ilgilendirdiği halde “içeriğinin ayrıntıları” ve “nereye doğru gittiği” sır gibi saklanan “çözüm süreci”nde “Hükümetin yol haritası”nın açıklanacağı Eylül ayında, “Teröristbaşı Öcalan’ın bir video kaydıyla mesaj göndermesi” üzerinde “anlaşma”ya varılmış. Böylece, 15 yıl sonra ilk kez Teröristbaşı’nın görüntüleri yayımlanacakmış.Dikkat edin, hani “teröristle görüşülmez”di ya, işte şimdi aynı teröristle “anlaşmaya varılıyor” artık!Daha da ötesi var. Meğer bu zamana kadar PKK ile girilen ilişki, sadece “diyalog”muş. Artık “terör örgütü” ile “diyalog sürecinin sona erip müzakere sürecinin başlatılması” bekleniyormuş. Bu süreçte bir yandan Öcalan ile “geniş heyetler arası görüşmeler” yapılacakmış, bir yandan da, artık hazır hale ge(tiri)len kamuoyunda, “çözüm süreci daha somut verilerle tartışılmaya başlanacak”mış.PKK’nın her istediğinin verildiği bir sürecin “daha somut”u nedir, asıl merak ve endişe konusu bu. Bundan daha somutu “federasyon” ve “federe birimlerin yetkileri ve karşılıklı ilişkileri” olmasın?!... Devlet, terör örgütüyle “heyetler arası müzakere”ye geçmişse, artık muhatap “meşru bir güç” olarak algılanıyor anlamı çıkmaz mı bundan? Hani çözüm süreci sonunda “terör duracak” ve “silah bıraktırılarak PKK tasfiye edilecek”ti?... Peki, şimdi “terör örgütüne meşruiyet kazandırılması” da ne demek oluyor?Acaba “diyalog süreci”nden “geniş heyetler arası müzakere süreci”ne geçişin ana konusu, federasyon mu?Şaka zannetmeyin, durum ciddi. İş öyle noktaya geldi ki, “ayrılıkçı terör örgütü” kurup yönettiği gerekçesiyle “ağırlaştırılmış müebbet”ten yatan bir mahkûma bir de “sekreter” tayin edilecekmiş! Yanlış duymadınız, Teröristbaşı Öcalan’ın, “sürecin ilerleyişi” toplumdan saklandığı için daha önce haberdar olmadığımız “İmralı’da bir sekreterya oluşturulması” talebi, kabul görürmüş! Beyimiz bir de “yatılı ziyaret” talep etmiş ama, herhalde “üst üste bu kadar travma millete ağır gelir diye” düşünülmüş olacak ki, şimdilik kabul edilmemiş. Merak etmesin, yakında o da kabul edilir. Bir de anlı-şanlı düğün yaparız, olur biter.Her neyse, biz şu “sekreter meselesi”ne dönelim.“Müzakere aşaması”na geçilirken, “Teröristbaşı’nın şartlarının düzeltilmesi”ne karar verilmiş. “Kendisine yardımcı olması amacıyla İmralı’da bir sekreterya oluşturulması” da kabul gören talepler arasında. Öyle ya, herif “Federe Kürt Devleti”ni kuruyor; kendisine “yardımcı” olacak, “yazışmalar”ını yapıp “evraklar”ını dosyalayacak, “anılar”ını tutacak, “Federe Kürt Devleti’nin kuruluş aşamaları”nı kaydedecek bir sekreterinin olmasından daha doğal ne olabilir ki?!...Dikkat edin; Teröristbaşı’nı önce izole ettiler. Sonra ondan sözlü haberler getirmeye başladılar. Ardından ziyaret edilmesine, ziyaretçilerle mesaj göndermesine izin verdiler. Sonra mektuplarını yayımladılar. Bir süre sonra fotoğrafları yayımlanmaya başladı. Yakında video-konuşmaları da yayımlanacakmış. Hadi sıkın dişinizi, TV’de canlı yayına az kaldı. Peki, herif bir de “Balkon konuşması” yapmak isterse ne yapacaksınız? İmralı’ya balkonlu bir malikane mi yapacaksınız, yoksa alıp HDP binasının balkonunda mı konuşturacaksınız?Merak ettiğim şu: Apo ile aynı cezayı alan diğer mahkûmlara da talep etmesi halinde sekreter tayin edilir mi? Müebbetten yatan diğer mahkûmlar da ailelerine ve sevdiklerine videolarını gönderebilirler mi? Veya daha hafif ceza alanlar benzer bir haktan/ayrıcalıktan yararlanabilir mi?Sanmıyorum. Niye? Çünkü onların arkalarında, “dağa çıkmış silahlı güçler” yok!Peki, şimdi bu durumda, “bu ülkede hak aramanın ve aradığı hakkı almanın yolu silahlanıp dağa çıkmaktır” kanaati oluşmaz mı? Bir kez bu yol açılırsa, bunu kim, nasıl kapatabilir?“Devlet”in intihar etme hakkı olabilir, ancak ardından “millet”i sürükleme hakkı yoktur! Üstelik, sağda-solda “Osmanlı’nın yeniden doğuşu”ndan söz edilirken...Yok, bu işi daha fazla uzatmasınlar. Başkanlık sistemine geçip, getirip Teröristbaşı’nı Başkan Yardımcı, hatta eşbaşkan falan yapsınlar.İş bu raddeye geldikten sonra, yakışır yani!...T 24