osmanlı Haberleri

osmanlı ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. osmanlı ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

İstanbul'da Bu Hafta Sonu Çocuklarla Yapılacak Etkinlikler: 19-20 Eylül Ailenize Çok İyi Gelecek!
İstanbul'da çocuklarınızla birlikte hem eğlenceli hem de öğretici bir hafta sonu geçirmek istiyorsanız, sizin için birbirinden keyifli rotalar oluşturduk. Çocukların sadece gezip görmekle kalmayacağı, aynı zamanda izleyerek, dokunarak ve dinleyerek öğrenebilecekleri pek çok alternatif Anadolu ve Avrupa Yakası'nda sizi bekliyor. Bilimden sanata, oyuncak tarihinden denizaltı dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunulan bu keşif duraklarını keşfedebilirsiniz. İster tiyatro, ister sinema... Müze, opera, bale, müzikal, atölyeler ya da sergiler tercihiniz olabilir. Peki, İstanbul'da bu hafta sonu çocuklarla ne yapılır? Bu hafta sonu hangi çocuk filmi vizyonda? Hangi tiyatro oyunu var?  19-20 Eylül'de hangi müzeye, atölyeye ya da sergiye gidilir? UYARI: Bilet almak ve etkinliğin hâlâ geçerli olduğunu teyit etmek için bilet alma uygulamalarını kullanabilirsiniz. Bu bir reklam içeriği değil, eğitici ve eğlenceli tavsiye listesidir. İşte, detaylar...
İnternette İzlediği Video Hayatını Değiştirdi: İlçenin Gururu Oldu
Giresun’un Çamoluk ilçesinde ikamet eden Arif Yesir, internet ortamında izlediği öğretici videolar aracılığıyla geleneksel el sanatlarına adım atarak hayatına farklı bir yön verdi. Rastlantı sonucu karşılaştığı görsel içeriklerden etkilenerek filografi sanatıyla tanışan Yesir, yeteneğini geç fark ettiğini ifade ediyor. Herhangi bir kurumsal eğitim ya da usta desteği almadan tamamen kendi imkanlarıyla çalışmaya başlayan yerel zanaatçı, deneme ve yanılma metoduyla teknik yetkinliğini günden güne artırdı. İlk aşamada boş vakitlerini değerlendirme amacıyla başlanan bu uğraş, zaman içerisinde profesyonel nitelikte eserlerin ortaya çıktığı kapsamlı bir üretim sürecine dönüştü.Detaylar 👇
İstanbul'da Bu Hafta Sonu Çocuklarla Yapılacak Etkinlikler: 12 - 13 Eylül Ailenize Çok İyi Gelecek!
İstanbul'da çocuklarınızla birlikte hem eğlenceli hem de öğretici bir hafta sonu geçirmek istiyorsanız, sizin için birbirinden keyifli rotalar oluşturduk. Çocukların sadece gezip görmekle kalmayacağı, aynı zamanda izleyerek, dokunarak ve dinleyerek öğrenebilecekleri pek çok alternatif Anadolu ve Avrupa Yakası'nda sizi bekliyor. Bilimden sanata, oyuncak tarihinden denizaltı dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunulan bu keşif duraklarını keşfedebilirsiniz. İster tiyatro, ister sinema... Müze, opera, bale, müzikal, atölyeler ya da sergiler tercihiniz olabilir. Peki, İstanbul'da bu hafta sonu çocuklarla ne yapılır? Bu hafta sonu hangi çocuk filmi vizyonda? Hangi tiyatro oyunu var?  12 - 13 Eylül'de hangi müzeye, atölyeye ya da sergiye gidilir? UYARI: Bilet almak ve etkinliğin hâlâ geçerli olduğunu teyit etmek için bilet alma uygulamalarını kullanabilirsiniz. Bu bir reklam içeriği değil, eğitici ve eğlenceli tavsiye listesidir. İşte, detaylar...
Napolyon Osmanlı Ordusu'na Katılmak İstemiş! 1795'te Ne Oldu?
Napolyon'un Osmanlı Ordusu'na katılmak istediğini söylesek ne derdiniz? Bu fikir için başvuru yaptığında yıl 1795'ti ve henüz 26 yaşındaki Napolyon Bonapart, genç bir topçu subayıydı. Napolyon, III. Selim'in hizmetindeki Osmanlı Ordusu'na katkıda bulunmak istiyordu. Hatta Türk topçusunun geliştirilmesi üzerine raporlar bile hazırlamıştı. Ancak Paris'te yaşananlar onun bütün planlarını değiştirdi. Peki Napolyon'un Osmanlı'ya gitme planı nasıl ortaya çıktı ve onu Fransa'da tutan ne oldu?İşte detaylar.Kaynak1, Kaynak2
Yunanistan'dan Türkiye Kıyısına 2,1 Kilometre Uzaklıktaki Adaya Özel Teşvik: Burada Yaşayana 5 Bin Euro
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Antalya'nın Kaş ilçesi açıklarında, Türkiye kıyılarına sadece 2,1 kilometre uzaklıktaki Meis Adası'nı ziyaret etti. Ziyarette adanın ekonomik ve demografik yapısını güçlendirmeye yönelik yeni bir teşvik paketi açıklandı, buna göre adada sürekli oturanlara ve kamu görevlilerine yıllık 5 bin euro ödenecek. Paket, hem mevcut hem gelecekteki sakinleri kapsıyor.
Yabancı Turistin İstanbul Paylaşımı Beğeni Topladı: "Avrupa'nın Gerçek Başkenti"
Tarih boyunca imparatorluklara ev sahipliği yapmış, Doğu ile Batı'nın kesişim noktası olan İstanbul, her yıl milyonlarca gezgini ağırlamaya ve kendine hayran bırakmaya devam ediyor. Tarihi dokusu, Boğaz manzarası, sokak lezzetleri ve dinamik şehir hayatı, şehre gelen her ziyaretçiye unutulmaz anlar yaşatıyor. Çoğu gezgin için İstanbul, sadece gezilip görülecek bir yerden öte, kendine has ruhu olan derin bir deneyim anlamına geliyor. İstanbul'u ziyaret eden bir gezgin, şehre olan hayranlığını paylaştığı bir video ile anlattı. Avrupa'nın önde gelen diğer şehirlerini sıralayan turist, Avrupa'nın gerçek başkentinin İstanbul olduğunu belirtti. Kaynak
Bir Dönem Aşk Yaşadıkları İddia Edilmişti: Ozan Güven'den Yıllar Sonra Gelen Meryem Uzerli İtirafı!
Muhteşem Yüzyıl'ın Hürrem Sultan'ı Meryem Uzerli ile Rüstem Paşa'sı Ozan Güven'in yakınlığı yıllar önce magazin gündemini epey meşgul etmişti. 2014'te birlikte görüntülenmelerinin ardından haklarında aşk iddiaları ortaya atılan ikili, aylar sonra sevgili olmadıklarını açıklamıştı. Aradan yıllar geçtikten sonra Güven, o günlerden bugüne kalan ve Uzerli'nin kendisine sinirlenerek telefonu kapatmasıyla sonuçlanan bir anısını tiyatro sahnesinde anlattı. Buyurun, detayları beraber inceleyelim.
Sezar'ın 'Geldim, Gördüm, Yendim' Sözünü Söylediği Meşhur Türk Kalesi
Dünya tarihinin en çok tekrarlanan üç kelimesi Latince söylendi ama söylendiği yer Roma değil, Tokat. Jül Sezar'ın 'Veni, vidi, vici' yani 'Geldim, gördüm, yendim' sözü, MÖ 47'de Tokat'ın Zile ilçesinde kazandığı zaferin hemen ardından Roma'ya gönderdiği haberde geçiyor. Bugün o zaferin kazanıldığı tepede, geçmişi yaklaşık 7 bin yıl öncesine uzanan Zile Kalesi duruyor. Asur'dan Hitit'e, Pers'ten Pontus'a kadar pek çok medeniyetin izi aynı höyükte üst üste birikmiş durumda. Kale bununla da kalmıyor; Anadolu'da zemini doldurularak inşa edilmiş ilk kale olma özelliğini de taşıyor. Zile Belediyesi ise 2012'de dünyaca ünlü o sözün marka tescilini alarak onu resmen ilçeye mal etti.Gelin, kalenin detaylarına yakından bakalım.Kaynak
Çikolatanın Resimli Tarihi
Kadıköy’de bulunan Saint-Joseph Fransız Lisesi’nde eğlenceli bir mekan düzenlemesiyle hazırlanan sergi, belgeler ve fotoğraflarla çikolatanın mutfakta ve kültürdeki yerini anlatacak Saint-Joseph Fransız Lisesi’nin çikolatalı ekmek ve kahveyle ikindi kahvaltısı geleneği uzun yıllar lisede okuyanların en sevdikleri alışkanlıklardan biri olmuş. Şimdi bu gelenek bir sergiye ilham oldu. Lisenin mezunlarının “çikolatalı ekmek günü” diye andıkları bu geleneğin ilham verdiği sergi Osmanlı’dan günümüze çikolatanın tarihini anlatacak. Kadıköy’de bulunan Saint-Joseph Fransız Lisesi’nde eğlenceli bir mekan düzenlemesiyle hazırlanan sergi, belgeler ve fotoğraflarla çikolatanın mutfakta ve kültürdeki yerini anlatacak. Nestle sponsorluğunda düzenlenen sergi vesilesiyle, serginin küratörü Saadet Özen’le konuştuk. Çikolatanın tarihi Türkiye’de nasıl kayda alınmış? Sergiyi hazırlarken ne gibi kaynaklardan yola çıktınız? Çikolata tarihi hakkında arşiv kayıtları, gazeteler, hatırat, hatta romanlarda pek çok veri mevcut. Türkiye'deki arşivlerin dışında Nestlé'nin İsviçre, Vevey'deki arşivinde de çalıştık. Fakat bir de çikolatayla ilgili, nasıl bir yer edindiğini, ne gibi anlamlar yüklendiğini gösteren başka türlü malzemeler var: teneke çikolata kutuları, reklam kartları, ilanlar... Müzayedeleri takip ederek, başta Cengiz Kahraman olmak üzere koleksiyoner dostlarımıza danışarak bu tür bir koleksiyonu bir araya getirmeye çalıştık. Çikolatanın yemek kültüründeki yeri nasıl oluşmuş? Refik Halid Karay, Sultan II. Abdülhamid döneminde çikolatayı 'çocuk yiyecekleri' arasında sayıyor. Aslında çikolata o dönemde, yani Osmanlı topraklarında Menier, Compagnie Coloniale gibi büyük markaların çikolatalarının satılmaya başlandığı 19. YY.'nin ikinci yarısında Bonmarşe türü mağazalarda, Pappi, Lannesans gibi içkili kafelerde, Vallaury, Lebon gibi şekercilerde bir de -ilaç olarak kullanılan türü- eczanelerde bulunabiliyordu. Yani çocukları aşan bir müşteri kitlesine sahipti. Yemek kitaplarında, 1880'li yıllarda bazı çikolatalı tarifler varsa da asıl olarak Cumhuriyet sonrasında çikolatalı bisküvi, kurabiye vb. ev mutfaklarında yaygınlaşmış gibi görünüyor. Osmanlı mutfağında çikolatanın nasıl bir yeri var? Çikolatanın Osmanlı mutfağında büyük bir yer tuttuğunu, Avrupalılar gibi sabahları çikolata içmenin Osmanlılar arasında, sözgelimi 17 ya da 18. YY.'de yaygın olduğunu söyleyemeyiz. Çikolata bir modernizasyon şeması içinde, bir 'Frenk' gıdası olarak gelmiş. Esas olarak 1920'lerden sonra yaygınlaşmış gibi görünüyor. Osmanlı’ya çikolata nasıl girmiş? Çikolatanın Osmanlı topraklarına ilk ne zaman geldiğini söylemek zor. Yine de 19. YY.'da modern ulaşım yöntemleri ithalatı kolaylaştırıp Avrupalı markalar pazara girene kadar çok yaygınlaşmış gibi görünmüyor. 19. YY.'nin ikinci yarısından itibaren Avrupalı çikolata firmaları Osmanlı pazarına girmiş fakat sarayın teveccühünü kazanan firma Nestlé olmuş. Nestlé’nin 1905 yılında Sultan 2. Abdülhamid döneminde sarayın ilk resmi çikolata tedarikçisi olduğuna dair belgeler var. 1927 yılında ise Türkiye’nin ilk çikolata fabrikasını Feriköy’de kuran Nestlé, bu topraklara geldiği 1875’ten bu yana Türkiye'deki faaliyetine kesintisiz devam etmiş. Ayrıca Balkan Savaşları'nda cepheye kakao ve çikolata sevkiyatına dair belgeler de var. Bunun sebebi çikolatanın o zaman da bir enerji kaynağı olarak bilinmesi, aynı zamanda bir ilaç olarak da kullanılması. Sergideki belge ve fotoğraflardan bahseder misiniz? Sergide işin gastronomi kısmından çok çikolatanın nasıl yaygınlaştığını, pazarda kimler olduğunu, kendilerini nasıl tanıttığını anlatan parçalar olacak: gazete haberleri, fotoğraflar, afişler, çikolataların içinden çıkan, osmanlı piyasası için hazırlanmış küçük reklam kartları, ayrıca çikolata ve pastane kutusu, cezvesi vb. küçük nesneler.Kaynak: Milliyet Sanat
Damadı Evlilikten Soğutan 24 Atraksiyon
Bir anonim şirketi kurmanız için en az 50,000TL sermaye ve 1 ortağa ihtiyacınız vardır. Demirbaşlar, belgeler, devletin istediği formalite işlemler vs... ve sonunda bir şirket sahibisiniz. Ya da aynı şeyleri yaparak evlenebilirsiniz! Evet, evlilik kutsal bir müessese ama bu kadar kuruluş işlemi niye? Bu haber, bir ömür hayatını paylaşacağı insanla bir yuva kurma hayalinde ki damat adayının, teklif edip, evlenip evine gittiği an'a kadar olan dönemde yaşadığı zorlukları içerir. Ve yine de anlattıklarım sadece %50'lik kısımdır.