Galata Kulesi’nden Bile Eski: 1800 Yıllık Dev Kule Ziyarete Açılıyor
Osmanlı İmparatorluğu’na yaklaşık bir asır boyunca payitahtlık yapan Edirne’nin en köklü simgelerinden Makedon Kulesi, dört yıldır devam eden kapsamlı restorasyon çalışmalarında sona yaklaşıyor. Roma İmparatoru Hadrianus tarafından inşa ettirilen ve yüzyıllar boyunca stratejik bir savunma noktası olarak kullanılan yapı, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yürüttüğü titiz çalışmalar neticesinde müze ve seyir terası konseptiyle turizme kazandırılıyor. 2021 yılının aralık ayında başlatılan bu geniş ölçekli proje, kentin tarihi kimliğini modern koruma yöntemleriyle harmanlayarak geleceğe taşımayı hedefliyor.
Detaylar 👇
Restorasyon süreciyle eş zamanlı yürütülen kazılar bölgenin çok katmanlı yapısını gün yüzüne çıkarıyor
Kulenin çevresinde gerçekleştirilen arkeolojik kazı çalışmaları, Roma ve Bizans dönemlerine ait gizli kalmış yapısal unsurları ortaya çıkarıyor. Restorasyon ekipleri, kulenin temel seviyesinden zirvesine kadar uzanan farklı tarihsel dönemlere ait izleri titizlikle muhafaza ediyor. Proje kapsamında alanın bir arkeopark olarak düzenlenmesi, ziyaretçilere Roma, Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerini aynı mekânda deneyimleme imkanı sunuyor. Bu çok katmanlı yapı, kentin tarihsel derinliğini yansıtan bir açık hava müzesi niteliği kazanıyor.
Tarihi kulenin Galata Kulesi’nden daha eski bir geçmişe sahip olduğu vurgulanıyor
Edirne Valisi Yunus Sezer, yapının milattan sonra 137 yılına dayanan köklü geçmişiyle İstanbul’daki Galata Kulesi’nden daha eski bir tarihe sahip olduğuna dikkat çekiyor. Kulenin yalnızca bir savunma burcu değil, aynı zamanda Osmanlı döneminde saat kulesi işlevi görerek toplumsal hafızada yer edindiği belirtiliyor. Vali Sezer, restorasyonun mayıs ayında tamamlanarak Edirne Bienali ile eş zamanlı olarak ziyarete açılmasının planlandığını ifade ediyor.
Yapının üst katı kenti kuş bakışı gören bir seyir terası olarak hizmet veriyor
Müze işlevinin yanı sıra sosyal donatı alanlarıyla da zenginleştirilen Makedon Kulesi, kentin en yüksek seyir noktalarından biri haline geliyor. Ziyaretçiler, alt katlarda kronolojik bir müze turu yaptıktan sonra en üst katta Edirne manzarasını izleme fırsatı buluyor. İçerisinde kafe ve dinlenme alanlarının da yer alması planlanan tarihi yapı, hem akademik araştırmacılara hem de turistik ziyaretçilere hizmet veren yaşayan bir kültür merkezi kimliği taşıyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın