Görünmez Düşmanlar: Evinizdeki Zararlı Bakterileri Kökünden Kazıyacak 7 Basit Alışkanlık
Bakteriler, hayatın hemen hemen her noktasında bulunur. Topraktan su birikintilerine, insan vücudunun içinden en sıcak ve en soğuk ortamlara kadar bakteriler her yerde yaşayabilir. Yararlı bakteriler olduğu kadar zararlı bakteriler de vardır ve bu bakteriler, hastalıklarla ilişkilendirilir.
Hayatınızda yapacağınız birkaç küçük değişiklikle, zararlı bakterileri evinizden ve vücudunuzdan uzak tutmanız mümkün!
Banyo havlunuzu tekrar tekrar kullanmayın.
Hayat karmaşası içinde bazı detaylara dikkat etmek zor olabilir. Fakat günlük alışkanlıklarımız, sağlığımızı derinden etkiliyor. Örneğin bakterilerin hızla çoğalabildiği, uygun ortamlar yaratırsanız hastalıklara da davetiye çıkarmış olursunuz. Hastalıklara yakalanmadan önce, minik adımlarla kendinizi ve çevrenizi temiz tutmak ise çok daha kolay.
Bu adımlardan ilki, temiz sandığınız banyo havlusu ve el havlusunu sık sık değiştirmek. Uzmanlar iki veya üç kullanımdan sonra aynı havluyu kullanmaya devam etmenin cilt ve koku sorununa yol açabileceğini savunuyor. Bakteriler, ıslak ortamları çok seviyor ve burada normale göre daha hızlı bir şekilde çoğalabiliyorlar. Bu nedenle havluların, sık sık değiştirilmesi ve bir süre sonra yenilenmesi öneriliyor.
Ayrıca banyo havlunuzu zaten duştan sonra nemlenen banyo içerisinde kurumaya bırakmak havlunun daha uzun sürede kurumasına yol açıyor. Eğer imkanınız varsa, banyo havlunuzu banyonun dışında, kuru bir ortamda kurutmayı deneyin.
Nevresimlerinizi sık sık değiştirin.
Uzmanlar, ortalama bir kişinin nevresimlerini haftada bir veya iki haftada bir yıkaması gerektiğini söylüyor. Uzun süre kullanılan yastık kılıfları, çarşaflar, akne sorunlarından mantar enfeksiyonlarına kadar çok çeşitli rahatsızlıklara sebep olabiliyor.
Ayrıca çoğu kişi sabah uyanır uyanmaz yatağını düzeltse de bu alışkanlığın da faydalı olmadığı belirtiliyor. Uzmanlara göre, uzun saatler içinde kaldığımız yatak düzeltilmeden önce havalandırılması gerekiyor. Sabahları uyandığınızda yatak odanızın camını açın ve yatağınızın üzerini kapatmadan havalandırın. Böylece akar denilen, insan derisinden dökülen ölü hücrelerle beslenen canlıların çoğalmasını önlemiş olursunuz. Akarlar, özellikle sıcak ve nemli ortamlarda hızla çoğalırlar.
Egzersiz yaptıktan sonra duş almayı ertelemeyin.
Egzersiz yaptıktan veya terledikten sonra duş almamak, cildinizde sürekli olarak kir ve ter kalmasına sebep olur. Bu da mantar problemlerinden çeşitli cilt sorunlarına kadar birçok rahatsızlığa neden olur.
Önerilen duş alma sıklığı, kişiden kişiye göre değişir. Örneğin düzenli egzersiz yapıyorsanız, çok terliyorsanız veya ağır bir işte çalışıyorsanız her gün kısa duşlar almanız en doğrusudur. Yaz aylarında ise herkesin her gün duş alması tavsiye edilir. Çok terleyen bir insan değilseniz, duş sıklığı haftada 4-5 defaya düşürülebilir.
Ortak bardak kullanmayın.
Başkalarıyla içeceklerinizi, yiyeceklerinizi paylaşmanız, görünüşte zararsız şeylerden daha ciddi enfeksiyonlara ve hastalıklara yol açabilen çok çeşitli bakterilerin bulaşmasına neden olabilir. Aile ve arkadaşlarınızla içecek paylaşmak genellikle normal kabul edilse de bardakların kenarlarında veya içinde yaşayabilen bakterileri de unutmamak gerek. Özellikle karşınızdaki kişi hastaysa kendinizi korumaya alsanız, iyi edersiniz.
Ağız sağlığınıza dikkat edin.
Ağız ve diş sağlığı, sadece estetik bir gülüşün değil, sindirimin başlangıç noktası olması nedeniyle tüm vücut sağlığının temelidir. Sindirim ağızda başlar ve diş eksikliği veya çürükler yeterli çiğnemeyi engeller, bu da mide rahatsızlıklarına yol açabilir. Her gece 2 dakikanızı ayırıp yaptığınız diş temizliği rutini, sizi büyük rahatsızlıklardan kurtarabilir.
Uzmanlar, yalnızca diş fırçası kullanmanın yeterli olmadığını, diş ipi kullanımının bilinçli ve kapsamlı diş fırçalama ile birlikte diş eti hastalığı riskini azaltmada önemli bir rol oynadığını belirtiyor. Ayrıca diş fırçanızı da ayda bir yenilemeyi unutmayın1
Meyve ve sebzeleri önerildiği gibi yıkayarak tüketin.
Gıda politikası profesörü Dr. Darin Detwiler 'Ürünleri yıkamak, insanları hasta edebilecek kir, bakteri, böcek ilaçları ve diğer kalıntıları gidermeye yardımcı olur' diyor. 'Bir şey temiz görünse bile, E. coli veya Salmonella gibi zararlı mikropları göremezsiniz.'
Bu nedenle pazardan, marketten aldığınız meyve ve sebzeleri paketli olsalar dahi güzelce yıkamadan tüketmeyin. Yıkama, sebze ve meyvelerin yüzeyindeki pestisitlerin (zararlı ilaçlar) yaklaşık %75-80'ini temizleyebilir. Soğuk akan suyun altında, ürünü elle hafifçe ovalayarak yıkamak yüzey kalıntılarının büyük kısmını temizler. Ayrıca ürüne uygun olacak şekilde karbonat ve sirke de kullanabilirsiniz.
Sık sık kullandığınız eşyaları temizlemeyi unutmayın.
2024 yılında yapılan bir araştırmaya göre, yıkanmamış yeniden kullanılabilir su şişeleri, klozet kapağından daha fazla bakteri barındırabiliyor! Ekonomik açıdan tercih edilen yeniden kullanılabilen şişeler, mataralar, termoslar sık sık yıkanmalı ve yine yukarıda belirttiğimiz gibi ortak kullanımdan kaçınmalı.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın