Öğretmen Haberleri

Öğretmen ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Öğretmen ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Cowboy English: "Yapay Zeka İngilizce Öğretmenlerinin Yerini Alabilir mi?"
Bir yapay zeka aracına “Beni İngilizce iş görüşmesine hazırla” yazdığınızda saniyeler içinde sorular, örnek cevaplar ve düzeltmeler gelir. Üstelik yapay zeka yorulmaz, aynı cümleyi on kez yeniden açıklayabilir. Peki bu hız, gerçek bir İngilizce öğretmeninin yerini almaya yetiyor mu? Sonda söylenecek olanı başta söyleyelim: Mesele “öğretmen ya da yapay zeka” arasında seçim yapmak değil, ikisinin görevlerini doğru bir şekilde ayırmak.
KidzBrain Hareketi ile Beyin Okuryazarlığı: Dikkatin Değerli Olduğu Bir Çağda Çocuklara Ne Öğretmeliyiz?
Eğitim sistemi çocuklara matematiği, tarihi, fiziği ve fen bilimlerini öğretmek için titizlikle hazırlanmış müfredatlar sunuyor. Ancak bütün bu öğrenme sürecinin merkezindeki organı, beyni, neredeyse hiç tanımıyoruz. Çocuklar yıllarca sıralarda oturuyor, yüzlerce sınava giriyor, binlerce sayfa bilgiyle karşılaşıyor; fakat mezun olduklarında dikkatlerinin neden dağıldığını, kaygının öğrenmeyi nasıl etkilediğini, uykunun hafızadaki rolünü ya da beynin en verimli nasıl çalıştığını hâlâ bilmiyor.İşte tam da bu eksiklik, son yıllarda giderek daha fazla konuşulan 'beyin okuryazarlığı' kavramını öne çıkarıyor. Çünkü insanın kendi zihnini tanıması; dijital, finansal ya da medya okuryazarlığından önce gelen temel bir yaşam becerisi olabilir.Türkiye genelinde 26 temsilciliğiyle büyüyen KidzBrain hareketinin çıkış noktası da bu düşünce. Hareketin öncüsüyle; dikkatin neden çağımızın en kıymetli sermayesine dönüştüğünü, anlık ödül kültürünün haz erteleme becerisini nasıl aşındırdığını, bu gidişatın tersine çevrilip çevrilemeyeceğini ve bir çocuğun kendi beynini tanımaya başladığında hayatında ilk olarak neyin değiştiğini konuştuk. İşte o söyleşi…
MEB'den Okullar Hakkında Önemli Kararlar: Çanta Araması ve Devamsızlık Şartı Resmen Başladı
Milli Eğitim Bakanlığı, ilköğretim ve okul öncesi kurumlarında eğitim sistemini baştan aşağı değiştiren yeni yönetmeliğini duyurdu. Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre okullarda güvenlik amaçlı arama yapılabilecek, 20 gün mazeretsiz devamsızlığı olanlar belge alamayacak ve veli-öğretmen görüşmeleri artık sadece randevu sistemiyle gerçekleştirilecek.
'Sünni, Alevi ile Evlenip Çocuk Yaparsa Ölür'
Amasya'da Mehmet Paşa Ortaokulu'nda din öğretmeni olan Arslan'ın derste 'Bir Sünni, Alevi ile evlenirse yüz kırk kırbaç cezası ile cezalandırılır, çocuk yaparsa ölür' dediği ileri sürüldü. Veliler suç duyurusunda bulundu. Cumhuriyet gazetesinden Mehmet Menekşe'nin haberine göre, Amasya’nın Gümüşhacıköy ilçesi Mehmet Paşa Ortaokulu’nda din dersi öğretmeni Abdussamet Arslan derste, “Bir Sünni Alevi ile evlenirse yüz kırk kırbaç cezası ile cezalandırılır, çocuk yaparsa ölür”, “Kurtuluş Savaşı’na yardım eden bayanların başı kapalı olduğu için biz bu savaşı kazandık, bugün olsa kazanamayız”, “Bugün eteğini kısaltan yarın lisede en değerli şeyini kaybeder” şeklinde sözler söyledi. Velilerin şikâyeti üzerine soruşturma başlatılırken, okul müdürü Yakup Doluer olayın abartıldığını ileri sürerek, “Ben ne soruşturma açtım ne de inceleme başlattım. Öğretmen masum, bir suçu yok. Bu olayın üzerine gidersek diğer öğretmenler de artık ders anlatırken ağzından bir şey kaçırmamak için rahatsız olacak. Bütün toplumu kucaklayıp, kazanmamız lazım” diye konuştu. Din dersi öğretmeni Abdussamet Arslan’ın açıklamalarıyla ilgili olarak okul yönetimi ve ilçe milli eğitim müdürlüğüne suç duyurusunda bulunan öğrenci velisi Ulaş Söylemez şunları, “O öğretmen, şortla gezmenin günah olduğunu söylüyor. Bir kız öğrencinin eteğine dokunarak katlayıp katlamadığını kontrol ederek ‘Siz şimdi eteğinizi böyle kısaltıyorsunuz, liseye gidince de en değerli şeyinizi kaybediyorsunuz’ diye konuşuyor. Erkek öğrencilere anne ve kız kardeşlerinin başlarını kapatmaları için telkinlerde bulunuyor. Alevi ile Sünni evliliklerinin günah olduğunu savunuyor. Öğretmenin bu tutumu çocuklarımızın psikolojini bozdu. Öğrenci velileri olarak öğretmen hakkındaki şikâyetimizi gidebildiği yere kadar götüreceğiz” dedi. 'BU NE BİÇİM ZİHNİYET' “Bu ne biçim öğretmen, bu ne biçim zihniyet?” ifadesini kullanan öğrenci velilerinden Sebiha Yürekli de şöyle konuştu: “Bir Sünni'nin bir Alevi ile evlenmesi durumunda 140 kırbaçla cezalandırılması gerektiğini nasıl söyler? Şoktayız ve ne diyeceğimizi bilmiyoruz. Bu öğretmen Türkiye’nin getirildiği durumdan cesaret alıyor. Her şeyimize karışıyorlar. Okul müdürü Yakup Doluer’e şikâyet ediyoruz o olayı kapatmaya çalışıyor ve ‘İşi tatlıya bağlayalım, büyütmeyelim’ diyor. Bu öğretmeni buradan alıp başka bir okula verdiklerinde de orada bu işlere devam edecek. Bu zihniyet değişmeli. Biz veliler olarak bu işin peşini bırakmayacağız.” EĞİTİM-SEN: ÜZERİ KAPATILMAK İSTENİYOR Gümüşhacıköy’de geçen yıllarda da bu tür olaylar yaşandığını, bu gibi insanların ceza almak yerine ödüllendirildiğini söyleyen Eğitim-Sen Gümüşhacıköy Şube Temsilcisi Emrah Parlak ise şu görüşleri kaydetti: “Gümüşhacıköy’de cinsiyet ve mezhep ayrımcılığını nedense son yıllarda sık sık yaşamaya başladık. Şimdi de Mehmet Paşa Ortaokulu’nda din dersi öğretmeni kız öğrencilere kapanması için baskı yapıyor, etek boylarını ölçüyor, etek boyu kısa olanın en değerli şeyini kaybedeceğini, Sünni birinin Alevi ile evlendiğinde 140 kırbaç vurulacağını söylüyor. Bu öğretmen bunları söylemek için cesareti yöneticilerden alıyor. Birçok veli ile görüştük ve olayın doğru olduğunu tespit ettik. Bu olaydan okul müdürünün de ilçe milli eğitim müdürünün de haberi olduğunu öğrendik ancak nedense üzerine gidilip de ilgililerden hesap sorma yerine bu olayı kapatmaya çalıştıklarını tespit ettik. Demokratik, laik bir ülkede eğitim camiasında bir öğretmen bunu konuşabiliyorsa burada yönetim boşluğu var demektir. Biz Eğitim-Sen temsilciliği olarak bunun takipçisi olacağız.” OKUL MÜDÜRÜ: ABARTILDI “Bunların hepsi duyum. Din dersinde, din gereği uzun eteğin giyilmesi gerektiği, eteklerin çok kısa olmaması gerektiği üzerinde konuşulmuş. Önce çok afaki şeyler duyar gibi olduk, sonra o öğrencileri çağırdık, anlatmalarını istedik” diyen Mehmet Paşa Ortaokulu Müdürü Yakup Doluer ise sözlerini şöyle sürdürdü: “Öğrenciler bana ‘Hocam biz bu konuyu evde yorumlayarak konuştuk da öyle anlaşıldı, olay bizim yorumladığımız gibi değil’ dediler. Bu ifadeleri ilçe milli eğitim müdürlüğüne gönderdik. Öğretmen masum, bir suçu yok. Bu olayın üzerine gidersek diğer öğretmenler de artık ders anlatırken ağzından bir şey kaçırmamak için rahatsız olacak. Velilere, öğretmenin artık bu konulara girmeyeceği konusunda garanti verdim. Hocamızı çağırdım ve müfredatta ne varsa onu anlatmasını, Allah ile kul arasına girmemesini söyledim. Ben ne soruşturma açtım ne de inceleme başlattım. Şikâyet üzerine öğrencilerin ifadelerini alıp ilçe milli eğitim müdürlüğüne verdim. Bütün toplumu kucaklayıp, kazanmamız lazım.” Radikal
Selçuk Uluergüven Hayata Veda Etti
Aydın'da, kırılan kalça kemiğindeki protezin yerinden çıkması sonucu kaldırıldığı hastanede yaklaşık 3 aydır tedavi gören ünlü tiyatro sanatçısı Selçuk Uluergüven, 72 yaşında yaşamını yitirdi.Ünlü oyuncunun eşi Türkan Uluergüven (64), 'Son yılı çok stresli geçirdi. Sanatçı duyarlılığı ile öngörüleri bizden daha iyiydi. Yaşanan her şeyi kendine dert ediyordu. Son isteği İstanbul'a gitmekti. Böyle olmamalıydı' diye konuştu. Türk Tiyatrosu'nun usta isimlerinden Selçuk Uluergüven, kırılan kalça kemiğindeki protezin yerinden çıkması nedeniyle 3 aydır tedavi gördüğü Adnan Menderes Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nde, dün (salı) saat 23.45 sıralarında hayatını kaybetti. Oynadığı tiyatro, dizi ve sinema filmlerindeki rolleriyle Türk Halkı'nın gönlünde taht kuran ünlü oyuncunun 2012 yılında Aydın'a yerleştiğini söyleyen acılı eşi Türkan Uluergüven, '2012 yılında kısmi bir felç geçirdi, çabuk toparladı. Daha sonra bir düşme sonucu kalça kemiği kırıldı. Üniversite Hastanesi'nde ameliyat oldu. Yaşına rağmen yine iyi toparladı. Ancak yaklaşık 3 ay önce protez yerinden çıkmış ve iltihap kapmış. Anestezi Yoğun Bakım Servisi'nde tedavi görüyordu, üzgünüz' dedi. Ünlü oyuncunun son isteğinin İstanbul'a gitmek olduğunu söylediğini belirten Türkan Uluergüven, 'Son yılı çok stresli geçirdi. Sanatçı duyarlılığı ile öngörüleri bizden daha iyiydi. Yaşanan her şeyi kendine dert ediyordu. Son isteği İstanbul'a gitmek oldu. Böyle olmamalıydı' diye konuştu. 'BABAM HEP TİYATROYU DÜŞÜNDÜ' Babası ile son olarak Gülhane Parkı oyunu ile turneye çıktıklarını söyleyen 39 yaşındaki oğlu Emre Uluergüven, 'Aydın'da yaşamayı kendisi istedi. Buraları bildiği yerlerdi. Burada da tiyatro yapmayı çok istedi ancak rahatsızlıkları müsaade etmedi. Kalçası kırıldığında bile bana birkaç oyun çıkarttı. Hep yine sahneye çıkmak istedi. Hep tiyatro düşündü. Bir sanatçı için en zoru sahneye çıkamamak. Özellikle oynadığı dizilerle tüm Türkiye tanıdı. Türk Tiyatrosu'nun başı sağolsun' dedi. Adnan Menderes Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Mustafa Oğurlu, ünlü oyuncunun hayatını kaybetmesinden dolayı üzüntülü olduğunu belirterek, '2012 yılından bu yana hastanemizde tedavi görüyordu. En son 2013 Ekim ayında tekrar hastanemize yatışı yapıldı. Yoğun bakım servisinde solunum cihazına bağlı tedavi görüyordu. Maalesef çabalarımız sonuçsuz kaldı' dedi. OĞLUNUN YANINA GÖMÜLECEK Ünlü sanatçı Selçuk Uluergüven'in cenazesinin kendisi gibi oyuncu olan ve 2004 yılında 21 yaşındayken tiyatroda geçirdiği kaza sonucu yaşamını yitiren oğlu Eren Uluergüven'in Zincilikuyu Mezarlığı'ndaki kabrinin yanına gömüleceği öğrenildi. SELÇUK ULUERGÜVEN KİMDİR? 1962 yılında Ankara Meydan Sahnesi'nde tiyatroya başlayan sanatçı, Ankara Sanat Tiyatrosu Dormen Tiyatrosu Tiyatro TÖS Halk Oyuncuları Tiyatro Sanatevi gibi topluluklarda çalıştı, çeşitli sinema ve dizi filmlerde rol aldı. Bahariye Sanat Merkezi'nin Genel Sanat Yönetmenliğini de yapan ünlü oyuncu, Bizimkiler dizisindeki Davut Usta rolüyle izleyicilerin beğenisini kazandı. 1998-2002 yıllarında Kadıköy Belediyesi'nde Meclis Üyeliği yaptı. Kendisi gibi sanatçı olma yolunu seçen oğlu Eren Uluergüven, mesleğini icra ederken, 21 yaşında bir sahne kazası sonucu vefat etti. ROL ALDIĞI BAZI TİYATRO OYUNLARI El Kapısı - Bilgesu Erenus, 403. Kilometre - İsmet Küntay, Hitler Rejiminin Korku ve Sefaleti - Bertolt Brecht, Karaağaçlar Altında Arzu, Devri Süleyman, Hamdi Ortadirek, Her şey İşporta, Hangisi Karısı, Sevgilime Göz Kulak Ol, Macbeth, Gülhane Parkı, Tek Perdelik Şaka, Zafer Madalyası, OYNADIĞI BAZI DİZİLER Hayat Devam Ediyor (2011), Adanalı (2010) Sadullah Baba, Ezel (2009) Konuk oyuncu (2010), Yusuf Yüzlü (2004), Melekler Adası (2004), Asmalı Konak (2002), Dedem Gofret ve Ben (2001), Eltiler (1997), Yazlıkçılar (1993), Bizimkiler (1989-2002), Davut Usta Erikçigiller (1984-1986), Evdekiler (1996) OYNADIĞI FİLMLER İstanbul - 2011, Devrimden Sonra - 2011, Harbi Define - 2010, Aloya - 2006, Çarpışma - 2005, Beş Kollu Avize 2004, Fişgittin Bey - 2003, Gönlümdeki Köşk Olmasa - 2002, Hiçbiryerde - 2001, Duruşma - 1999, Sırtımdan Vuruldum - 1997, Kurtuluş - 1996, Türk Tutkusu - 1994, İz - 1994, Babam Askerde - 1994, Kıvılcım - 1993, Gölge Oyunu - 1992, Düttürü Dünya - 1988, Ateş Gibi - 1988, Deniz - 1987, Suçumuz İnsan Olmak - 1986, Uzun Bir Gece - 1986, Bir Avuç Cennet - 1985, Mine - 1982, Öğretmen Kemal - 1981, At - 1981, Unutulmayanlar - 1981, Bereketli Topraklar Üzerinde - 1979 (aynı zamanda filmin yapımcılarından), Aslan Bacanak - 1977, Caniko - 1976, 2X2=5 - 1974, Güllü Geliyor Güllü - 1973)DHA
Reiki: Negatif Bir Varoluştan Pozitif Bir Varoluşa Yolculuk
İsmail Bülbül 17. Işık aşamasında Usui Reiki Grand master. Almanya’da uzun yıllar hocalık yapmış ve 3 yıldır Türkiye’de. Almanya’daki Reiki konfederasyonunda yönetim kurulunda bulunmuş bir kişi ve oradaki düzeni Türkiye’de de uyguluyor.  Ve İsmail Bülbül, ayak bastığı gibi Reiki’nin anlayışında sağlam değişimler getirdi. Benim İsmail Bülbül ile tanışmam, Perihan hanım (Perihan Aydın) ile mailleşmem üzerine gerçekleşti. İstanbul’a onları görmeye gittim ve İsmail hocadan Usui Reiki 3b seviyesine 2010 yılının Mayıs ayında yeniden uyumlandım. İzmir’de bir dönem yaşamasına rağmen İsmail hocayla tanışmam İstanbul’da nasip oldu. Onların ofisine ilk gittiğimde açıkçası biraz endişeliydim. Ama kapıyı tüm neşesi ve iyi niyetiyle melek gibi bir bayanın açıp, candan bir şekilde “hoş geldiniz” demesiyle tüm endişem yok oldu ve kendini huzurlu bir güvene bıraktı. Buradan hocayla tanışmama vesile olduğu için ve sevgi dolu karşılaması, yardımları için Perihan Aydın’a da ayrıca teşekkür ediyorum. (Perihan hanım psikolojik danışman ve İsmail hocayla birlikte Reiki Okulu isimli Reiki merkezinde çalışıyor.) İçeri davet edildikten sonra Perihan Aydın ile sohbet etmeye koyulduk. İsmail Bülbül uyumlama verdiği için birazdan gelecekti. Sohbet ederken, sağ tarafımda bir ses duydum ve sağa baktım gayri ihtiyari olarak. Bakmamla şaşırmam bir oldu. Sağa döndüğümde saf bir ışık görüyordum. Bembeyaz bana doğru ilerleyen bir ışık… İlk başta anlayamadım. Ama yaklaşınca, ışık arasından İsmail hocanın yüzünü seçtiğimde şaşırmam daha da arttı çünkü gördüğümün bir insan değil bir görü olduğunu sanmıştım. İşte o anda İsmail hocada ki “Reiki ışığı” beni çok etkiledi ve bu ışık beni tazeleyip, yeni bir doğuş sürecine getirdi. Şimdilerde ise Türkiye’de ciddi anlamda bir ilki gerçekleştiriyor sayın İsmail Bülbül. Reiki’nin 1. Seviyesinden 3.seviyesine kadar herkese hitap edecek bir DVD çıkardı. Reiki el hareketlerinden, Reiki sembollerine, Reiki meditasyonlarından, Reiki uyumlamasının nasıl yapıldığına ve Reiki’de farklı tekniklere kadar her konuya değinilen harika bir DVD. Elbette bu DVDyi görenler veya hocanın ismini duyanlar merak ediyor, İsmail Bülbül kimdir, grandmasterlık nedir, yurtdışında sistem nasıl işliyor? İşte bizde bunları sorduk ve değerli hocamızda cevap verdi. Röportaj: Efe Elmas Hocam Merhaba, ben sizi tanıyorum lakin tanımayanlar olabilir. Öncelikle kendinizden biraz bahsedebilir misiniz, ne zamandır Reiki öğretiyorsunuz, nasıl bir süreç geçirdiniz? 1996 yılında başladı reiki ile olan yolculuğum. Eğitimlerimi Almanya’da aldım. Elbette orada öğrencilik dönemi çok uzun tutulur; Ben Reiki 1. seviyede 4 yıl bekledim. Bir dört yılda öğretmenlik aşamasını alana kadar geçti. İyice hazır olmadan, olgunlaşmadan öğretmenlik aşamasına geçmek zordur orada. Daha sonra da kendimi tamamen bu yola adadım. Ve şimdiye kadar da Rabbim bana binlerce can’la buluşmayı nasip etti. İsmail Bülbül ve öğrencilerinin bir kısmı Almanya’da belli ki daha disiplinli bir sistem var. Siz Reiki’yi nasıl bir sistem olarak tanımlıyor ve görüyorsunuz? Reiki, kişinin çakralarının açılması sonucu ortaya çıkan ilahi enerjinin, kişinin özüyle temasa geçmeye başlaması ve her an yeni farkındalıklara kavuşmasıdır. Reiki bir kapıdır esasında, bu kapıdan geçince kişinin özünde ne varsa ona yakınlaşır. O kapıyı nereye açmak istediğiniz çok önemli,; sağlığa açmak isteyen sağlığa kavuşur, sağlıklı olur ve hatta iyi bir şifacı olur, kendini ilme açmak isteyene ilim verilir ve hatta bir öğretmen olur, başarıya açmak isteyene, evren tüm nimetlerini yağdırır… Kısacası sizin gerçek varoluş amacınızı gerçekleştirmenizi engelleyen ne varsa, bu ilahi enerji bir bir onları ortadan kaldırır ve sizi varoluş amacınıza yakınlaştırır. Reiki’yi Tasavvuf ile sentezlediğinizi biliyorum. Tasavvuf ile Reiki’yi nasıl sentezliyorsunuz, Tasavvufu idrak etmede ne gibi bir faydası oluyor Reiki’nin? Tasavvuf bir deryadır, Reiki de ona açılan kapılardan biridir. Dediğim gibi Reiki sizi varoluş amacınızı gerçekleştirmeniz için çeşitli yollara sevk eder. Haliyle Reiki, Tasavvufa geçişi kolaylaştırır. Biliyorsunuz, eski zamanlarda sufiler öğrencileri yetiştirmeye başlamadan önce yıllarca onları arındırmak için çeşitli çilelere tabi tutarlardı. Onların auralarını temizlemek, çakralarını açmak, algılarını yükseltmek için yaparlardı bunları. Reiki inisiyesi bir nevi bu arınma sürecinin yerine geçiyor. Kişi inisiye aldıktan ve çakraları açıldıktan sonra farkındalıkları artmaya başlıyor, algısı yükseliyor, varoluşun sırlarını özümsemeye daha hazır hale geliyor. Fark ettiğimiz gibi Türkiye’de bir fikir birliği yok. Türkiye’ye geldiğinizde ne gibi zorluklar yaşadınız? Açıkçası Türkiye’ye ilk geldiğimde buradaki Reiki algısı beni şok etti. Reiki adına her kafadan bir ses çıkıyordu. Herkesin bir doğrusu vardı. Reiki çok ciddi bir öğretidir, saygı ve sabır ister. Kuralları, doğruları vardır. Ama benim burada gördüğüm maalesef ‘”ben yaptım oldu” mantığıydı. Buraya ilk geldiğimde bu algıyı değiştirmeye uğraştım hala da bu konuda çaba harcıyorum. Gerçekten bu bir sıkıntı aslında Türkiye’de. Çünkü bir sistem yok ve her kafadan bir ses çıkıyor. Hatta yanlış uyumlamalara kadar gidebiliyor ki sizin de en çok üzerinde durduğunuz konulardan biri. Yanlış uyumlanmış kişiler genelde ne gibi sıkıntılarla size geliyorlar? Genelde gördüğüm ya uyumlamalar birkaç dakikada yapılmış ya da toplu uyumlama verilmiş. Neredeyse hiç kimsede ayaklara dokunulmamış. Kök çakra hep tıkalı. Bu nedenle de çakralarının bazıları açık bazıları tamamen tıkanmış, tükenmeye yüz tutmuş şekilde gelenler var. Ya da bazen üst çakralar (taç çakra- zihin çakra) açık diğer çakralara müdahale edilmemiş ve enerji sadece maneviyatı destekleyen çakralarda yoğunlaşmış. Veya zamanı beklenmeden üst üste inisiyeler verilmiş. Bu yanlış inisiyeler sonucu kişilerde duygusal dengesizlik, zihinsel negatiflik ve bedensel problemler ortaya çıkıyor maalesef. Neyse ki bu konuda çok önemli bir adım attınız. Yeni DVDniz çıktı ve bu DVD uyumlamaların nasıl yapılacağı ve semboller detaylı anlatılıyor. Sanırım bu ülkemizde bir ilk. Bu kadar detaylı ve açıklayıcı bir DVD çıkarmanızın amacı bu hataların düzeltilmesini sağlamak mıydı? Evet. DVD’de Usui Reiki’nin inisiyesini de anlattım. Bu benim doğrum değil. Bu, adına Reiki dediğimiz saygın öğretinin doğrusudur. Bu yolun öğretmenleri doğruyu yapmaya yoğunlaşmalıdırlar. Ben de elimden geldiğince bunu anlatmaya çalıştım. Herkes öğrensin herkes uygulasın diye. _DVD’den bahsetmişken, çok güzel bir DVD olmuş. Emeğinize sağlık. Reiki’ye başlayanlar ve ilerleyen _seviyeler için hem görseli bol hem de içerik olarak dolu dolu bir DVD. ___Bütün seviyelere değinilmiş; çakralar, Reiki teknikleri, uyumlamanın nasıl yapılacağı ve auralara kadar bir çok konuya girilmiş.  ___ Evet bu tarz bir DVD yalnızca Türkiye’de değil dünyada da bir ilk.. Yabancı kaynaklarda da daha önce bu içerikte bir çalışma yapılmamış. Reiki 1. aşamadan Reiki öğretmenlik aşamasına kadar olan tüm temel bilgilere değinmeye çalıştık. Hem Reiki öğrencileri için görsel bir döküman hem de Reiki öğretmenleri için çok destekleyici bir kaynak oldu.  Hocam biraz grandmasterlık aşamalarından bahsedebilir misiniz? Bu da Türkiye için hala yeni bir kavram. Bana çok sorulan bir soru var; Usui Sensei grandmaster mıydı? Grandmasterlık aşaması 3b öğretmenlik aşamasını hakkıyla yaptıktan sonra verilen ustalık aşamalarıdır. Bu yolculuğu daha derinlerde tecrübe etmek isteyen ve buna baş koyanlara verilen bir aşamadır. Nasıl ki 100 Reiki öğrencisinden bir tanesi Reiki öğretmeni olursa, 100 öğretmenden de bir tanesi ışık aşamalarına devam eder. Bu nedenle de zaten bu aşamalara sahip olan insanlar nadirdir.Ve evet bu aşamalara sahip kişiler çok bilinmiyordu. Fakat şu düşünülmelidir ki son yıllarda internetin kullanımıyla birlikte Reikiile ilgili her türlü bilgiye ulaşılır oldu. Ondan öncesindeki genel bilgilerimiz batılı masterların yazdıkları kitaplardandı ve onların bahsetmemiş olması bu aşamaların olmadığı anlamına gelmez. Japonya içe kapalı bir kültürdür ve kendilerinde olan bilgileri de çok nadir dağıtırlar. Biliyorsunuz ki bu ilim Japonya’da keşfedildi ama henüz dünyaya yayılmamıştı, sadece orada uygulanıyordu. Dünyaya yayılması da Amerika’da yaşamış olan Bayan Takata’dan sonradır. Yani dünyanın Reiki ile tanışması yine bir batı mantığı taşıyan kişinin oradan bu bilgiyi tutup çıkarmasından sonra oldu. Grandmasterlık aşamaları da Japonya’da araştırmalar yapan oradaki ilk ve Dr. Usui’nin yakınlarında bulunmuş kişilerden öğrenilmiş bilgilerdir ve evet Usui Sensei 8. aşama Grandmaster Teacher’dır. Ayrıca, Bayan Takata da bu aşamadaydı ve bu aşamayı sadece Barbara Ray adlı öğrencisine verdi. Ve onu halefi olarak gösterdi. Fakat bu durum torunu olan Phyliss Frumoto tarafından olumlu karşılanmadı ve örtbas edildi. Biliyorsunuz Dünya’daki en büyük reiki topluluğu Pyhliss Frumotonun önderliğini yaptığı Reiki Allianztır ve bir çok reiki kitabı da kendileri referans alınarak hazırlanmıştır. Şimdiye kadar bu bilgiye ulaşılamaması için yeterli ve önemli bir gerekçedir diye düşünüyorum. Bu konu hakkında daha detaylı bilgiye http://reikiokulu.com/makaleler.php?content=usui-reiki-ekolu-ve-isik-asamalari-gercegi yazımdan ulaşabilirsiniz. Şimdi çok daha net geliyor kulağa. Zaten Bayan Takata, kendisinin grandmaster olduğunu dile getirmiştir ama nedense bu çok göz önüne alınmamış ve açıklanmamıştır. Tabi grandmasterlık seviyeleri bahsettiğiniz kadarıyla çok daha ciddi seviyeler. Ciddi disiplin ve olgunlaşma gerektiriyor. Ama maalesef birkaç günde bütün seviyeleri alıp grandmaster olanlar var. Bu kişilere karşı nasıl dikkatli olabiliriz? İnternetle birlikte edindiğimiz birçok nimetin yanında çeşitli sıkıntılar da edindik maalesef. Bilgi kirliliği, ilim ve emek korsanlığı da bunların başında geliyor. Grandmasterlık sembollerini eline geçiren bir kişi (bir çılgın da denebilir) bu sembolleri internet üzerinden satmaya başladı ve sonra bu sembolleri alan kişi de satmaya başladı, ardından onu alan da sattı ve derken uzayıp giden bir kendini kandırmaca başladı, hala daha devam ediyor. Eğer gerçekten inisiye olsalardı, bu insanlar kolayca kendilerine gelemezdi. Yani ağırdır bu aşamalar. Ben ilk 5&6. Aşamayı aldığımda 6 ay kendime gelemedim. Yine grandmasterlığa uyumladığım öğrencilerimden arınmaları 1 yıl süren var. Bu kişilere karşı dikkatli olmak için sertifikalarını sorun, soy ağaçlarını sorun, kendilerini iyice tanıyın,  eğitim içeriklerini sorgulayın. Bilinçaltı kodlama terapisi nedir, olumlu sonuçlar alıyor musunuz? Bilinçaltı kodlama terapisi geçmişte yaşanılan üzüntüler, acılar, travmalar, suçluluk duyguları, öfke, affedememe ya da gelecek endişe ve kaygısına yönelik yapılan bir zihin arındırma terapisidir. Yaptıran açısından çok pratik ve kolay bir terapidir öyle ki bunu 8 yaşındaki bir çocuğa da 80 yaşındaki bir insana da yapabiliyoruz. Yeter ki geçmişi hatırlamaya yönelik bir problemi olmasın. Terapinin sonuçları çok mutluluk verici. Seans sırasında ağlayan insanların seans sonunda şaşkınlıkla gülümseyip inanamıyorum “artık rahatsız etmiyor” demeleri benim bu işi sürdürmemde ki en büyük motivasyon kaynaklarımdan biri oldu. Peki Kodlama terapisini kimlere önerirsiniz? Başta depresyon, panik atak, anksiyete gibi psikolojik problem yaşayan kişilere ve bunun dışında aşırı stres altındaki ya da boşanma, ölüm, ağır hastalık gibi yoğun zihinsel yıpranma yaşamış kişilere veya sadece zihinsel olarak yenilenmek isteyen herkese önerebilirim. Size nasıl ulaşabilirler? Ofisimiz İstanbul Göktürk’te bulunuyor. Ayrıca www.reikiokulu.com web sitemizde de iletişim bilgilerim mevcut. _Hocam başka eklemek istedikleriniz veya söylemek istedikleriniz var mı Reiki ile alakalı olarak?_ Reiki çok yalın ve sade bir öğretidir, kullandıkça her an yeni mucizelere tanık oluruz ve kuralları çok basittir. Bizden çok şey istemez; sadece doğru uyumlama! Lütfen uyumlama yapan kardeşlerim de, uyumlama almak isteyen kardeşlerim de bu hususa dikkat etsinler. Doğru inisiye alsınlar ve sabırla bu güzel öğretiyi uygulasınlar. Sonra tüm güzellikler kendilerine akmaya başlayacaktır. Röportaj için teşekkür ediyoruz… Bende teşekkür ederim. İsmail Bülbül Kimdir? 14 yıllık Usui Reiki eğitimini bu ekole ait olan tüm aşamaları alarak tamamlamıştır. 17. (SON IŞIK) aşama (Dimensionale Reise) Zaman ve Mekan Üstü Yolculuk’u da alarak USUI REIKI ekolünde dünyada 8 kişiden birisi olmuştur. 1996 yılında Usui Reiki 1 Marga Bayer’den 2000 yılında Usui Reiki 2′yi yine Marga Bayer’den 2004 yılında Usui Reiki 3a’yı Doris Kujer’den 2004′in sonunda yine Reiki 3b Doris Kujer’den alarak geleneksel aşama Usui Reiki Master/Teacher olmuştur. Usui Reiki geleneksel aşamalarını tamamladıktan sonra, IŞIK Aşamalarını da almak için gereklişartlar olan 1000 öğrenci inisiye etme ve Usui Reiki Licht Grade Klausur sınavını başarma sürecini de aşmış ve Usui Reiki Işık Aşamalarını 5, 6, 7 ve 8. seviyeye kadar almaya hak kazanmıştır. 2007 yılının başlarında Ilka Speermanns’tan Usui Reiki 5 (Grose Harmonie) Büyük Huzur ve Usui Reiki 6 (Grose Teilen) Büyük Paylaşım’ı alarak Usui Reiki Grandmaster (Büyük Üstat) olmuştur. 2007 yılının ortalarında yine Ilka Speermanns ‘tan Usui Reiki 7 (Große Freiheit) Büyük Özgürlük ve 8. (Große Friede) Büyük Barış aşamalarını alarak Grandmaster/Teacher olmuştur. 2008′de Usui Reiki’ye ait olmayan Bilgelik ve Aydınlanma (Zoner, Kom, Dai Kiro Sey) (Weisheitssymbolen) inisiyelerini almıştır. 2008 yılında yine 9′dan 17′ye kadar olan Işık aşamalarını almak için gerekli olan Usui Reiki Licht Grade Klausur sınavının son aşamasını da başarıyla geçmiştir. Ve üstadı olan Ilka Speermanns’dan 9- aşama (Wahre Glück) Gercek Mutluluk 10- aşama (Große Hoffnung) Büyük Umut 11- aşama (Große Kraft) Büyük Güç 12- aşama (Große Liebe) Büyük Sevgi 13- aşama (Große Lehrer) Büyük Ögreti Üstad aşamalarını almıştır. 14- aşama (Erkenne Dein Selbst) Kendini Tanıma. 15- aşama (Lebensweg und Bestimmung) Yaşam Yolu. 16- aşama (Das Kollektiv) Birlik Beraberlik.. 17- (SON IŞIK) aşama (Dimensionale Reise) Zaman ve Mekan Üstü Yolculuk. Uzmanlık Alanları: , Usui Reiki Eğitmeni, Kapsamlı Bilinçaltı Terapi, Kapsamlı Karma Terapi, Özgüven Terapisti… İletişim: http://reikiokulu.com/ info@reikiokulu.com https://www.facebook.com/ReikiOkulumuz
Değerli Müzik Adamı Selim Işık İle Röportaj
Selim Işık, başarılı bir müzik adamı, gitar eğitmeni ve sevilen bir ağabey. Ayrıca, internet ortamında da fazlasıyla tanınan ve sevilen biri. Selim Işık'ı bir de kısaca kendi ağzından tanıyabilir miyiz?1975, Sivas doğumluyum, ama İstanbul'da büyüdüm. Kendimi bildim bileli sanatla alakalıyım. Öncelikle resme ilgim vardı, ama rock müziği duyduktan sonra bütün hayatım müzik oldu ve hala da öyle. Uzun süredir üzerinde çalıştığınız Selim Işık Elektro Gitar Metodu kitabınızı kısa süre önce müzikseverlerle buluşturdunuz. Tabii yanında bir eğitim DVD'si de var. Böyle bir çalışma yapmaya nasıl karar verdiniz? Elbette çok uzun bir süreçti bu, yılların birikimi, binlerce öğrenci ve kendimi eğitmeye çalıştığım 20 yıldan uzun bir süre. Elektro gitar üzerine Türkçe kaynak ülkemizde oldukça kısıtlı maalesef. Hatta kendi derslerimde dahi çoğunlukla yabancı kaynaklar kullanmaktaydım. Türkçe kaynak hazırlamaya önce gitar dersi videolarıyla başladım, ardından da kitap fikri oluştu. Bu metodu yazmak ve videoları hazırlamak 2 yıldan fazla zamanımı aldı. İşin teknoloji tarafına gelelim biraz daha isterseniz. Video çekimlerinde ve çektiğiniz videoların düzenlenip montajlanmasında ne gibi ekipmanlar kullandınız? Şüphesiz yeni teknolojiler, artık birçok işin ev ortamında da yapılabilmesine imkan tanıyor.Evet, gelişen teknoloji sayesinde hemen hemen her şeyi tek başıma, ev ortamında hazırlayabildim. Videoları hazırlamak için Canon 600D makine kullandım. Metodu alanlar, aynı zamanda HD kalitesinde videolarına da sahip olabilecekler böylece. Kitabı hazırlamak için Guitar Pro, Adobe Premier ve Microsoft Word gibi programlar kullandım.