Ramazan Bayramı Haberleri

Ramazan Bayramı ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Ramazan Bayramı ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Cem Yılmaz Kemal İçin Ahu Yağtu'ya Servet Verdi
Kemal Bebek protokolü...Ünü komedyen Cem Yılmaz, 2013'ün son saatlerinde boşandığı eşi Ahu Yağtu'ya bir servet öderken boşanma protokolünde oğlu Kemal'in geleceğini de güvence altına aldı. Habertürk'te yer alan habere göre, Kemal için aylık 10 bin dolar nafaka ödeyecek olan Yılmaz, oğlunun eğitimini de yüksek lisansına kadar planladı. Protokole göre Kemal, Kurban Bayramı'nda babasıyla, Ramazan Bayramı'nda ise annesiyle kalacak... Cem Yılmaz, 20 ay evli kaldığı Ahu Yağtu'ya boşanırken 500 bin dolar tazminat ödemeyi kabul etti. Çift, bu tazminat tutarının dışında birbirlerinden maddi ve manevi tazminat istememeyi protokolde imza altına aldı. Yılmaz, Ahu Yağtu'ya 2013 model Range Rover cip, Sarıyer, Şişli, İstinye Park ve Loft'ta gayrimenkul verdi. Loft ve İstinye Park'taki iki yerin aylık 30 bin lira ve 6 bin 500 dolar olan kira geliri de Yağtu'nun oldu. 20 aylık evliliği sonunda bir servet ödediği görülen protokolün en ilgi çeken maddesi ise Cem Yılmaz'ın oğlu Kemal ile kişisel ilişki kurması konusundaki zaman dilimlerinin uzun olması oldu. Cem Yılmaz oğlu Kemal'i sık görebilmek için protokole özel madde koydu. Kemal, okul öncesi dönemde her ayın 1. ve 3. haftalarının sonunda, 2. ve 4. haftalarında ise salı ve perşembe günleri 10.00 ile 17.00 arasında babada kalacak.En Son Haber
En Fazla RT Yapılan 10 Türkçe Tweet
Sana bir 'Rö' yaparım! AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış'ın geçen hafta kazara attığı ‘Rö' tweeti bugüne kadar atılan en anlamsız tweet olduğu halde 18 bin 181 RT, 6 bin 859 da favori alarak Türkiye gündeminde TT olmuştu. Bir anlamı olan ve Türkiye gündemine oturan sayısız tweet olduğu aşikâr. İşte bunlar arasında en çok RT alan 'Top 10' listesi…
Haftanın Magazin Bombaları
Magazin dünyasının usta kalemi Sinan Özedincik, geçtiğimiz haftaya damga vuran olayları Sabah.com.tr'ye değerlendirdi. İşte ünlüler dünyasından son dedikodular, perde arkasında yatan olaylar... ÖLMEDEN MİRAS DERDİNE DÜŞTÜLER 76 yaşındaki işadamı Halis Toprak'ın kızları Aynur Toprak ile Aysel Duruk; babalarından haber alamadıkları gerekçesiyle 4 Mayıs'ta polise kayıp başvurusunda bulunmuşlardı. Haber gazetelere yansıyınca bir anda ortalık karışmıştı! Meğer Halis Toprak, kayıp falan değilmiş! İki eşinden 10 çocuğu olan Halis Toprak'ın yerini sadece Aynur Toprak ile Aysel Duruk bilmiyor ama diğer sekiz evladı biliyor! Toprak, şu anda yıllık rutin checkup'ını yaptırmak için Washington'daki John Hopkins Hastanesi'nde bulunuyor. Halis Toprak, 2009 yılında kendinden 54 yaş küçük Nazlıcan Tağızade ile evlendiğinde kızları Aynur Toprak ile Aysel Duruk; babalarının akli melekelerini yitirdiğini iddia edip vesayet altına alınması talebiyle dava açmıştı. Bundan sonra Halis Ağa ile bu iki kızı arasında gerginlik başlamıştı. 2010'da Bakırköy Akıl Hastanesi'nden, 2013'te de Adli Tıp Kurumu'ndan 'Akıl sağlığı yerindedir' raporu alan Halis Toprak, kızlarını affetmemişti. Halis Toprak, bu yüzden de onlarla görüşmek istemiyor. Halis Toprak gerçekten akli melekelerini yitirdi mi yoksa kızları mal derdine düştüğü için mi bu kayıp hikâyesini uydurdu? Halis Toprak'ın hikâyesi gerçekten çok ilginç. Kızları ikiye bölmüş durumda. İki kızıyla uğraşıyor şu anda. Halis Bey kayıp filan değil. Washington'da yıllık rutin checkup'ını yaptırdı. GÜNAYDIN'da bunu yazdık. Oradan Londra'ya geçti. Pazartesi günü de İstanbul'a dönüyor. Döndükten sonra ne olacak bilmiyorum ama şu anda aile dağılmış durumda. Halis Bey'de bitmeyen bir gayrimenkul var. Duyduğuma göre geçenlerde yine bir gayrimenkul satmış ve o parayla gitmiş yurt dışına. Daha ölmeden kızları babalarının parasının peşine düştü. Allah Halis Bey'in yardımcısı olsun. Kızları şimdiden mal derdine düştüyse, bir vefat durumunda ne olur inanın bilemiyorum. Halis Bey İstanbul'a döndüğünde neler olup biteceğini hep beraber göreceğiz. KİRLİ ÇAMAŞIRLARINI 18 YILLIK ŞOFÖRÜ ORTAYA DÖKTÜ Eşi Feryal Gülman'ın kendisini genç bir kadınla aldattığını öne sürüp boşanma davası açtığı Kemal Gülman, cimriliğiyle yeniden gündeme geldi. Cimriliğiyle cemiyet hayatında efsane haline gelen 82 yaşındaki işadamının kirli çamaşırlarını ortaya döken isim, 18 yıllık şoförü Ayhan Uğur oldu. Kemal Gülman'ın kendisinin hakkını da ödemediğini öne süren Uğur'un iddiaları ise şöyle: 'Kemal Gülman, oğlu Aslan ve Feryal Hanım'a 'Ben sizin kralınızım, siz benim köpeğimsiniz' derdi. Feryal Gülman'a, '50 yaşına geldin, seni kapıya koyarım' diye kızardı. Kullandığımız cipi yıkarken bir kova suyla cipi yıkamamı söylüyordu. Kemal Bey eve geldiğinde Feryal Hanım, Aslan Kemal ve çalışanlar, korkudan tüm elektrikleri ve muslukları kapatırdık. Kemal Bey mücevherleri, Feryal Gülman için değil güçlü görünmek düşüncesiyle kendisi için alıyordu. Kemal Bey, Feryal Hanım'ın maaşını da kesti. Feryal Hanım, oğlu Arslan'ın yurt dışındaki eğitim masrafının büyük kısmını ödemeye başlayınca Bebek'teki yalısını kiraya verdi. Yalısını kiraya verdiği için kahroluyor ama buna mecbur.' Kemal Gülman cimriliği hakkındaki dedikodular sizin de kulağınıza geldi mi? Yılan hikâyesine dönen boşanma davası ne zaman sonuçlanır? Feryal-Kemal Gülman'ın boşanma olayı yılan hikâyesine döndü. Onlar konuşmayı bıraktılar şimdi etraflarındakiler konuşuyor. İşten atılan ya da işe yeni başlayan, daha önce onlarla çalışmış herkes bir şeyler söylüyor. Kemal Gülman'ın cimriliği beni de şaşırttı. Bu kadar mal mülk var ama eşinin davetlerde taktığı mücevherleri eve döner dönmez kasaya geri koyuyormuş. Tabi bunlar söylenti. Sadece dedikodudan mı ibaret bu sözler bilemiyorum ama bildiğim bir şey varsa o da bu çiftin olayının daha da uzayacağı. ARDA İLE BURCU ARASINDA BİR AŞK OLMAZ İspanya Ligi'nin bitmesiyle soluğu İstanbul'da alan Arda Turan, Sunset'in Boğaziçi Üniversitesi Vakfı'na destek için düzenlediği geceye katıldı. Yıldız futbolcu, yemekte güzel sunucu Burcu Esmersoy'la aynı masada oturdu. İkilinin fotoğrafları çekilirken sergiledikleri tedirgin haller ise akılları karıştırdı. Yakın arkadaş olan Burcu Esmersoy ile Arda Turan, haklarında çıkması muhtemel olan aşk haberleri nedeniyle mi tedirgin tavırlar sergiledi? Burcu Esmersoy ile Arda Turan gerçekten çok yakın arkadaş. Onların arasında aşk olma ihtimali yok. Arda zaten fırlama, muzip birisi. Burcu da öyle. Şu anda bu işi oyuna çevirdiler. Magazin basını onları sevgili yazdığında çok gülüyor ve bundan zevk alıyorlar. Arda ile Burcu iki erkek arkadaş gibi. Onların arasında kim aşk arıyorsa umduğunu bulamayacak, bu tarz haberler de doğru çıkmayacaktır. Arda zaten sevgilisiyle görüntülenince bile kıpkırmızı olan bir çocuk. Aralarında bir aşk olsaydı, bu kadar rahat olmazdı zaten. EMRAH İKİNCİ KEZ BABA MI OLUYOR? Sevgilisi Sibel Kirer'le geçen yılın son aylarında sessiz sedasız nikâh masasına oturan ünlü sanatçının, ikinci kez baba olmak için gün saydığı iddia edildi. Twitter'dan 5 milyon dolarlık hisse alan Emrah'ın annesine belediye otobüslerine bedava binmesi için 'yaşlılık kartı' çıkarttığı iddiası ise haftanın en çok konuşulan konusu oldu. Emrah, yeniden baba oluyor mu? Birçok insanın doğal hakkı olan 'yaşlılık kartı'nın bu kadar konuşulmasının nedeni nedir? Bu konuda çok şey yazıldı, çizildi ama işin aslı şu; Sibel Kirer hamile değil. Emrah da ikinci kez baba olmuyor. Emrah cephesinden iddialara yalanlama geldi. Ayrıca hamilelik kötü bir şey değil. Gerçekten böyle bir şey olsa saklamazlardı. Çift, şu sıralar çocuk düşünmüyor. İleride olursa da zaten bunun haberini verirler. DERYA ŞENSOY'UN GERÇEK AŞKI ORTAYA ÇIKTI Annesi Derya Baykal ve babası Ferhan Şensoy'un izinden giderek oyuncu olan 24 yaşındaki Derya Şensoy, eğlence hayatında da sıkça boy gösterince ismi her hafta başka isimlerle anılır oldu. Çağatay Ulusoy, Berkay ve son olarak da Halil Sezai ile adı aşk haberlerine karışan Derya Şensoy'un gerçek sevgilisi ise sonunda ortaya çıktı. Genç oyuncunun ilişkisini gözler önüne seren ise sosyal paylaşım sitesi Instagram'dı! Geçtiğimiz günlerde Kenya'ya giden Derya Şensoy, burada safari yaparken çekilen fotoğraflarını kendisine ait Instagram profilinden paylaştı. Şensoy'la aynı gün ve saatlerde Kenya'da olan isim ise kendisi gibi oyuncu olan Seçkin Özdemir'di! Şensoy ile Özdemir'in Kenya'da yaptıkları aşk safarisi, ikilinin hayranları tarafından da fark edildi. Aşk haberi doğru mu? Eğer doğruysa neden bunu bu kadar sakladılar? Derya Şensoy'un adı sürekli başkalarıyla anılırken neden el ele ortaya çıkıp bu iddiaları yalanlamadılar? Böyle bir ilişki var. Derya Şensoy ile Seçkin Özdemir birlikte. Derya'nın adı son zamanlarda sürekli başkalarıyla anılınca bu listeye Seçkin'in de eklenmesini istememişler. Önce denemişler, sonrasında da ilişkinin adını koymuşlar. Bakalım ne zaman el ele ortaya çıkıp ilişkiyi ilan edecekler… BEREN SAAT İLE KENAN DOĞULU BU KEZ GERÇEKTEN EVLENİYOR Beren Saat-Kenan Doğulu çifti, nikâh planlarını yaptı. Düğün, Doğulu'nun evinin de olduğu Los Angeles'ta yapılacak. Düğün tarihi ise 27 Temmuz. Yani Ramazan Bayramı'ndan bir gün önce. Sahilde yaz düğünü yapacak olan çiftin hazırlıklarını tamamlamak üzere, Doğulu'nun annesi Serpil Hanım ile kız kardeşi Canan Doğulu, 6 Temmuz'da Amerika'ya gidiyor. Bu yaz Doğulu Ailesi çifte düğün yapacak. Kenan'dan önce de kız kardeşi Canan, 20 Haziran'da Çubuklu 29'da evleniyor. Doğulu ve Saat Aileleri'nin yanı sıra düğüne katılacak diğer davetliler de uçak biletlerini alıp geri sayıma başladı bile. Daha önce de düğün tarihi basına yansıyınca değiştirme kararı alan çift, bu kez ne yapacak? Biletler de alındığına göre bu düğün 27 Temmuz'da olacak mı? Kenan Doğulu ve Beren Saat, 27 Temmuz'da Los Angeles'ta evleniyor. Davete 40 kişi katılacak. O kişilerin de hepsi ünlü. Ayrıca herkes kendi biletini almış. Bu kez bu düğün ertelenmeyecek. Ramazan Bayramı'nda Los Angeles'ta tatil bahane, Kenan ile Beren'in düğünü şahane olacak. DNA TESTİYLE GERÇEKLER ORTAYA ÇIKACAK Geçtiğimiz ay kardeşi olduğunu iddia ederek gündeme gelen Hasan Çehre'nin sözlerine sessiz kalan Türk sinemasının ünlü ismi Nebahat Çehre, sonunda çareyi DNA testi yaptırmakta buldu. Ünlü oyuncu, Hasan Çehre'ye haber yolladı ve söylediklerini DNA testi yaptırarak kanıtlamasını istedi. Nebahat Çehre, 'Eğer test sonucu biyolojik olarak kardeşim olduğu ortaya çıkarsa, onu bağrıma basarım ve kendisine gereken desteği sonuna kadar veririm' dedi. Su satarak evini geçindiren Samsunlu Hasan Çehre'nin geçtiğimiz ay İzzet Çapa'ya yaptığı 'Ben Nebahat Çehre'nin herkesten sakladığı ve görüşmeyi reddettiği kardeşiyim' açıklaması ortalığı karıştırmıştı. Hasan Çehre; yedi kardeş olduklarını, ancak yıllar içinde ayrı yerlere savrulduklarını, Nebahat Çehre ve annesinin İstanbul'da kendilerine yeni bir hayat kurduğunu, sonrasında da görüşmediklerini söylemişti. Hasan Çehre, bir gün ünlü oyuncuyu telefonla aradığını, ancak 'Nereden buldun telefonumu? Seninle görüşmek istemiyorum' yanıtını aldığını da sözlerine eklemişti. Yıllar önce Ebru Gündeş de babasının öldüğünü söylemiş, hatta mezarının başında gözyaşı dökerek kameralara poz vermişti. Yine benzer bir vaka mı bu? Hasan Çehre, Nebahat Çehre'nin inkâr ettiği kardeşi mi? Bu işin sonu nereye varacak ben de çok merak ediyorum. Hasan Çehre DNA testi yaptıracak mı bilmiyorum. Yaptırırsa o zaman gerçek ortaya çıkar. Nebahat Çehre yılların sanatçısı. Aşk-ı Memnu dizisi ile yeniden popülerliğini elde etti. Şu anda da atv'deki Kara Para Aşk dizisiyle takip ediyoruz kendisini. Belli bir yaşa geldikten sonra şöhretin doruğuna çıktı. Şu anda altın çağını yaşıyor. Şimdi benim asıl merak ettiğim, Hasan Çehre neden durdu durdu da şimdi ortaya çıktı? Nebahat Çehre bugün şöret olmadı ki! Buna benzer bir olayı yaşayan başka ünlülerimiz de oldu. Sanırım ünlülerin kaderi bu. Tanınınca, çok para kazanmaya başlayınca bir anda akrabaları ortaya çıkıyor. Benim de aklımda 'para için mi ortaya çıktılar' sorusu beliriyor. Nebahat Çehre yıllardır İstanbul'da yaşayan birisi. Hasan Çehre neden yıllardır ona ulaşmayı denememiş? Zamanında karşısına çıkacağına şimdi gazetelerde röportajları çıkıyor. Nebahat Çehre sonunda olaya noktayı koydu, DNA testini önerdi. Bence ileride yiyemeyeceği bir laf etti. 'Eğer gerçekten kardeşim olduğu ortaya çıkarsa ne gerekiyorsa yaparım' dedi. Bakalım Hasan Çehre DNA testine başvuracak mı? Ne kadar ciddi olduğunu o zaman göreceğiz. CEM'İN YANINDAKİ DİŞİ SİNEK BİLE OLSA… Ünlü komedyen Cem Yılmaz, Ahu Yağtu'dan ayrıldıktan kısa bir süre sonra eski günlerine döndü. Evlenmeden önce özel hayatıyla sık sık gündem olan Yılmaz, boşandıktan 4 ay sonra Avustralyalı sevgilisi Melanie Shepherd ile ortaya çıktı. İstanbul'da yaklaşık 10 gün geçirdiği sevgilisini geçtiğimiz günlerde ülkesine uğurlayan Yılmaz'ın, çapkınlıkta vakit kaybetmediği iddia edildi. Ünlü komedyen, çekimlerine başladığı yeni filmi 'Pek Yakında'nın da kadrosuna dâhil ettiği Hare Sürel'le son günlerde sık sık baş başa görüldü. Cem Yılmaz, 2009 yılında aşk yaşadığı Sürel'i, Cansu Dere uğruna terk etmişti. Bu iddialar doğru mu? Yoksa Cem Yılmaz, bundan sonra yanında kim görülürse onunla mı anılacak? Her birlikte görüntülendiğinde aşk yaşıyor diye bir şey yok. Ancak bu, biraz da popüler insanların kaderi. Cem Yılmaz'ın yanında dişi sinek bile görülse haber olacak. Ta ki o el ele birisiyle ortaya çıkana kadar. Şu anda bir sürü isim yazılıyor isminin yanına. Bunlardan birçoğu da onunla hiç alakası olmayıp sadece yanında çay kahve içen insanlar oluyor. Bu yüzden habercilerin biraz daha dikkatli olmaları gerekiyor. FULYA UGAN / Sabah.com.tr
Ronaldo Filistinli Çocukları Yine Unutmadı
Real Madrid'in süper yıldızı Ronaldo, İsrail zulmü altındaki Filistinli çocuklar için 2 milyon dolar bağışta bulundu.Real Madrid'in Portekizli yıldızı Cristiano Ronaldo, İsrail'in Filistin'de uyguladığı zulme tepkisiz kalmadı. Futbolunun yanı sıra yaptığı yardımlarla gündeme gelen Ronaldo, Dünya Kupası dönüşü Filistinli çocuklara ramazan bayramı dolayısıyla 2 milyon dolar bağışta bulundu. Bu, Ronaldo'nun Filistinli çocuklara ilk yardımı değil. Portekizli yıldızın, 2012 yılında satışa çıkardığı Altın Ayakkabı ödülü 1.5 milyon avroya satılmıştı. Ronaldo, bu parayı da Filistinli çocuklara bağışlamıştı. Stargazete
Erdoğan: 'Ey Amerika, Ne Oldu?'
Parti grubunda İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına değinen Başbakan Erdoğan 'Çocuk katilleri de sessiz duranlar da bunun bedelini öderler ve ödeyeceklerdir' dedi. Partisinin grup toplantısında konuşan Başbakan Erdoğan, Soma'da yaşamını yitiren maden işçilerinin ailelerine yönelik yapılan düzenlemeler hakkında bilgiler vererek sözlerine başladı. Soma'daki madenci aileleri için toplanan yardım miktarını da açıklayan Erdoğan 'Bugün bu kararımızı sizlerle paylaşmak istiyorum. Nakit yardım hesaplarında toplanan 46,5 milyon lirayı hayatını kaybeden 301 işçimizin ailelerine 154’bin 450’şer lira olarak paylaştırıyoruz. Yani yakınlarını kaybeden her bir aileye 154 bin 450 lira ödeme yapacağız. Ailelerine kendi barınma ihtiyaçları için, sabit gelir kaynağı oluşturmak üzere, toplam 2’şer adet konut yaptırılacak. Camisi, okulu, parkı bulunan siteler şeklinde tasarlanıyor. Konutlar Doğuş holging tarafından inşa edilirken, Gaziantep sanayi odası TOKİ tarafından yapılacak' dedi. İSRAİL'E ÇOK SERT MESAJLAR İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları hakkında ser açıklamalarda bulunan Erdoğan 'Bizim dışımızda bir tek ülke çıkıp buna dur diyemiyor. Hiçbir zulüm ebedi değildir. Zalim er ya da geç zulmünün bedelini ödemiştir. Filistin'de 1948'den beri devam eden sistemli zulüm ve soykırım girişimi emin olun hesapsız kalmayacak. Bedeli er ya da geç ödenecek. O çocukların melekleri ağlatan feyatları karşılıksız kalmayacak. Çocuk katilleri de sessiz duranlar da bunun bedelini öderler ve ödeyeceklerdir' ifadelerini kullandı. Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları; Bu yıl da çok önemli yasalar için Meclis’i açık tutmaya devam ediyoruz. Geçen hafta terörün sonlandırılmasına dair kanunu çıkararak çözüm süreci yolunda ileri bir safhaya geçtik. İnşallah bu hafta ve önümüzdeki hafta yoğun şekilde çalışarak Ramazan Bayramı öncesinde kanun tasarısını çıkaracak ardında Meclisi tatile çıkarmış olacağız. Soma’da hayatını kaybeden 301 madencimizin yakını için getirilen düzenlemedir. SGK'YA OLAN HER TÜRLÜ BORÇLARINI SİLİYORUZ Soma’da elim maden kazasının ardından devletimiz imkanlarını seferber etti. Milletimiz örnek bir dayanışma sergiledi. Şu an itibariyle 301 madencimizden 234’ünün yakınlarına aylık Bağlama işlemleri SGK tarafından tamamlanmış durumda. 67 madencimizin yakınları mevcut yasadand olayı bundan yararlanamıyordu, şimdi aylık Bağlama imkanı getiriyoruz. Bu tasarıyla madenci şehitlerimizin SGK’ya olan her türlü borçlarını siliyoruz. Ölüm aylığı için gerekli olan 5 yıl sigortalılık ve 900 gün prim ödeme şartını kaldırıyoruz. Anne ve babalar için muhtaçlık kriterini de kaldırıyoruz. Şehit madencilerinin bir yakınının kamuda istihdamını sağlıyoruz. Kazanın meydana geldiği işletmede şehit olan 301 madencimizin 630 yakınına ve o işletmenin sigortalısı oplan 2640 madencimize 6 ay boyunca net ücretleri kadar ücret, bu hafta içinde İŞKUR tarafından ödenmeye başlanacak. MADENCİLERİMİZ İÇİN EMEKLİLİK YAŞI 50 Eynes Atabacası ve Işıklar Maden işçilerinde çalışan madencilerimize üç ay boyunca işletmenin ödeyemediği işleri İŞKUR tarafından ödenecektir. Bu tasarıyla madende çalışan kardeşlerimiz için önemli düzenlemeler getiriyoruz. Madencilerimize asgari ücretin iki katından az ücret ödenemeyecek. Yer altında çalışmadıkları resmi tatil, hafta tatili, izin ile yıpranma payı veriyoruz. Madencilerimiz için 55 olan emeklilik yaşını 50’ye düşürüyoruz. Böylece madencilerimiz yıpranmayla birlikte 43 yaşında emekli olabilme imkanına kavuşuyor. MADEN İŞÇİLERİNE FAZLA ÇALIŞMA YAPTIRILIRSA.. Maden işçilerimize fazla çalışma yapılamayacak. Fazla çalışma yaptırılırsa mesai ücretleri yüzde yüz artırılarak ödenecek. Yıllık ücretli izin sürelerini de 4’er gün artırıyoruz. Milletçe hepimizi hüzne boğan 301 işçi kardeşimizin hayatını kaybettiği Soma maden faciasının üzerinden iki ay gibi bir süre geçti. İnsanımızın hayır severliği sayesinde yardım hesabında toplanan miktar 46,5 milyon liraya ulaşmış bulunuyor. Nakdi yardımlar içerisinde 16,8 milyon liralık yardım miktarıyla en büyük katkıyı yapan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne teşekkür ediyorum. Birer konut bağışlayan Doğuş holging’e, ikinci bir konut bağışlayan Gaziantep organize sanayi odasına teşekkür ediyorum. bu madenci kardeşlerimiz 434 evlat bıraktılar. Eğitim çağıdna olan, yeni doğanlar da dahil 389 çocuğumuz ve gencimiz bulunuyor. Eğitim hayatları boyunca burs sağlama vaadinde bulunan vakıflara teşekkür etmek istiyorum. SOMA'LI AİLELERE 154 BİN 450'ŞER LİRA... Yardımların nasıl değerlendirileceği konusunu da dün karara bağladık. Bugün bu kararımızı sizlerle paylaşmak istiyorum. Nakit yardım hesaplarında toplanan 46,5 milyon lirayı. Hayatını kaybeden 301 işçimizin ailelerine 154’bin 450’şer lira olarak paylaştırıyoruz. Yani yakınlarını kaybeden her bir aileye 154 bin 450 lira ödeme yapacağız. Ailelerine kendi barınma ihtiyaçları için, sabit gelir kaynağı oluşturmak üzere, toplam 2’şer adet konut yaptırılacak. Camisi, okulu, parkı bulunan siteler şeklinde tasarlanıyor. Konutlar Doğuş holging tarafından inşa edilirken, Gaziantep sanayi odası TOKİ tarafından yapılacak. Eğitim hayatları boyunca MEB koordinasyonunda vakıf ve derneklerimiz tarafından burs sağlanacak. Gençlik ve spor bakanlığımız, bu çocuklarımıza burs ve yurt konusunda öncelik tanıyacak. Yardım kampanyamızı sonlandırdığımızı ifade etmek istiyorum. SOMALI AİLELER İÇİN TOPLANAN YARDIM MİKTARI Yardımların nasıl değerlendirileceği konusunu da dün karara bağladık. Bugün bu kararımızı sizlerle paylaşmak istiyorum. Nakit yardım hesaplarında toplanan 46,5 milyon lirayı hayatını kaybeden 301 işçimizin ailelerine 154’bin 450’şer lira olarak paylaştırıyoruz. Yani yakınlarını kaybeden her bir aileye 154 bin 450 lira ödeme yapacağız. Ailelerine kendi barınma ihtiyaçları için, sabit gelir kaynağı oluşturmak üzere, toplam 2’şer adet konut yaptırılacak. Camisi, okulu, parkı bulunan siteler şeklinde tasarlanıyor. Konutlar Doğuş holging tarafından inşa edilirken, Gaziantep sanayi odası TOKİ tarafından yapılacak. Eğitim hayatları boyunca MEB koordinasyonunda vakıf ve derneklerimiz tarafından burs sağlanacak. Gençlik ve spor bakanlığımız, bu çocuklarımıza burs ve yurt konusunda öncelik tanıyacak. Yardım kampanyamızı sonlandırdığımızı ifade etmek istiyorum. BİZ MONŞERLİKTEN GELMEDİK Çok değerli misafirler Meclis ve hükümet çalışmalarımız devam ederken, cumhurbaşkanlığı için mitinglerimizi de sürdürüyoruz. Diğer adaylardan biri, bizim iftarlarımız çok lüks şekilde yapılıyor gibi bir iftira. Çünkü kılavuzu karga olanın malum hali. İşte Bursa’da çok lüks iftar yapılmış gibi. Bizim iftarlarımızı görmek istiyorsan, şöyle bir araştırırsın sorarsın. Siyaset biraz öyle duyma haberlerle olmuyor. Biz bu işlere çok alışmışız. Biz monşerlikten gelmedik, bizim böyle bir halkımız var. bunları öğreneceksin. Biz hayatı böyle yaşadık, böyle yaşıyoruz, böyle yaşamaktan da hiçbir zaman kaçınmadık. Bu tür doğru olmayan ifadeleri kullanmak, şu anda teşebbüs ettiğin o yolculuğa yakışmaz. O noktada dürüst olmak ideal olanıdır. EŞİT ŞARTLARDA BİR YARIŞIN İÇİNDE DEĞİLİZ Bayrama kadar her gün bir miting, bayramın ardından her gün iki mitingle bu süreci tamamlamış olacağız. Yaz sıcağına rağmen, ramazan olmasına rağmen, halkımızın mitinglere büyük katılım sağladıklarını görüyoruz. Biz şu ana kadar yedi ilimizde miting yaptık. İftarlara iştirak ettik. Muhalefet partileri ve adaylar, cumhurbaşkanlığı seçiminde şartların eşit olmadığını ifade ediyorlar. Doğrudur, diğer adaylarla eşit şartlarda bir yarışın içinde değiliz. Bütün muhalefet Ak Parti karşıtlığında bir araya geldiler, bize karşı saf tutmuş durumdalar. CHP-MHP, diğer irili ufaklı partiler, malum medya kuruluşları, onların yazarları, kimi iş çevreleri, bütün imkanlarıyla karşımızdaki adaylara tam destek veriyorlar. Pensilvanya şebekesi bu adayların arkasında duruyor. Bazı uluslararası çevreler de elbette bu adayları destekliyorlar. Yani iki adayla değil, geniş bir bloğa karşı biz bu yarışı sürdürüyoruz. Gerçekten de eşit bir yarışın içinde değiliz. 2010’da halk oylamasında aynen bu blok karşımızdaydı, ama yüzde 58 oy oranıyla bu kirli ittifakı boşa çıkardık. 30 Mart’ta da yüzde 45,5 oy oranıyla bu kirli bloğun Türkiye için bir şey ifade etmediğini ortaya koyduk. KASETLERİ YAYINLAYAN PENSİLVANYA'DIR MHP'nin kasetlerini yayınlayan bu Pensilvanya'dır. MHP'lileri dinleyen bu Pensilvanya'dır. 30 Mart'ta MHp seçmeni Pensilvanya ile iş tutan yönetimine gereken dersi verdi. Ama Bahçeli ders almadı. Sabah akşam edebe ahlaka sığmayacak hakaretler yaptı. Ağzını istediği kadar bozsun. Ben MHP'ye gönül vermiş kardeşime soruyorum. Bahçeli'nin bu üslubu MHP'ye gönül vermiş kardeşlerimizi yansıtıyor olabilir mi;? Bahçeli'deki bu hırçınlık zılletin örtülmesi için sergileniyor. MHP'ye gönül vermiş kardeşlerim buna prim vermeyecektir. Buna inanıyorum. SANAT HİÇ KİMSENİN TEKELİNDE DEĞİLDİR Biz vizyon belgesi toplantısına toplumun her kesiminden insanı davet ettik. Bir sanatçının bu toplantıya katılmasından daha tabi bir şey olabilir mi? Sanatçılarımız rahat olsunlar. Sanat hiç kimsenin tekelinde değildir. İSRAİL'İN YAPTIKLARI İZAH EDİLEMEZ Ramazan'a acı hadiselerle girdik. Irak'ta süren kavga can alıyor. Libya aynı şekilde, Mısır aynı şekilde. Filistin'de İsrail'in şu son günlerde yaptıkları hiçbir şeyle izah edilemez. İsrail terör estiriyor. Bu bireysel terörün ötesine geçti. Bir terör devleti anlayışıyla bunu yapıyor. Her Ramazan'da yaptığı gibi Gazze'ye ölüm yağdırdı. Mısır'ın girişimiyle bir ateşkes kararı güya onaylandı. 2012'de de bir karar verilmişti. Temenni ederim ki bu ateşkes sağlanır. Elbetteki ateşkes girişimi olumlu ve değerlidir. Ancak Ortadoğu'nun kirli siyasetinde bir kez daha Filistinli masum çocuğun kanı kullanıldı. 200 Gazzeli şehit oldu 2000 Gazzeli yaralandı. Gazzeliler önceki Ramazanlarda olduğu gibi maalesef oruçlarını şehadetle açtılar. İftar ve Sahur sofralarında masum insanlar acımasızca katledildi. Filistin'de Gazze'de yaşanan katliamın en acı boyutlarından biri insanlığın sessiz kalmasıdır. Maalesef Filistin'de çocukların havadan yağan bombalarla katledilmesi insanlık için bir anlam ifade etmiyor. ÇOCUK KATİLLERİ BUNUN BEDELİ ÖDER Artık insanlık seyretmeyi de bıraktı. Sırtını döndü. İsrail son derece şımarık bir biçimde, bugünkü gazetelerde gördünüz, tanklar ölüm kusuyor onlar ise halay çekiyor. Bu nasıl insanlık. Uluslararası hukuku çiğneyerek insani değerleri ayaklar altına alarak bölgede devlet terörü estiriyor. Bizim dışımızda bir tek ülke çıkıp buna dur diyemiyor. Hiçbir zulüm ebedi değildir. Zalim er ya da geç zulmünün bedelini ödemiştir. Filistin'de 1948'den beri devam eden sistemli zulüm ve soykırım girişimi emin olun hesapsız kalmayacak. Bedeli er ya da geç ödenecek. O çocukların melekleri ağlatan feryatları karşılıksız kalmayacak. Çocuk katilleri de sessiz duranlar da bunun bedelini öderler ve ödeyeceklerdir. BU ZİHNİYETİN HİTLER ZİHNİYETİNDEN FARKI NE? Bir kaç gün önce İsrail'de bir kadın çıktı. Dedi ki... Filistinlilerin hepsi bizim düşmanınız. Kanı bizim elimizde olmalı. Buna öldürülen teröristlerin anneleri de dahil: Anneler de öldürülmelidir... Bunu söyleyen bir kadın milletvekili. Paralemento üyesi. Bu zihniyetin Hitler'in zihniyetinden ne farkı var? Buna benzer sözler Filistinli anneler için değil başkaları için söylenseydi dünya ayağa kalkmaz mıydı bunu görün. Irkçılık faşizm ayrımcılık Filistinli annelere yönelikse dünya bunu umursamıyor. Avrupa neden susuyor. Batıya sesleniyourm daha ne kadar destek vereceksiniz. İslam dünyasına sesleniyorum kardeşleriniz alçakça öldürülürken daha ne kadar tepkisiz kalacaksınız. Dünya bu devlet terörüne daha ne kadar tepkisiz kalacak. Filistin'de küresel adalet ve vicdan ölüyor. İnsanlık can çekişiyor. Susan bu zulmüm ortağıdır. Zulme rıza gösteren zulmün ortağıdır. Biz susmadık ve susmayacağız. Bizim sesimizi yükseltmemizden rahatsız olanlar var. İçerde de rahatsız olanlar var. Ana muhalefet de rahatsız yavru muhalefet de rahatsız. CHP GENEL MÜDÜRÜ İSRAİL'İN YANINDA DURDU Suriye'de sığınmacılardan dolayı Kahramanmaraş'ta yapılan eylemler bu ülkenin evladına yakışan eylemler değil. Adana'da yapılanlar bu milletin evladına yakışan eylemler değildir. Bu millet ensar olmayı kabul etmiştir. Ama bunu yapanlar ne yazık ki nasipsiz tiplerdir. Ama biz onlara da insanlık öğretmeye devam edeceğiz. Mavi Marmara konusunda CHP'nin genel müdürü kendi şehitlerinin değil İsrail'in yanında durdu. Pensilvanya ile CHP genel müdürü tam bir fikir birliği içindedir. ECDADIN HATIRASINA SAYGI YOK Biz ne zaman Tel Aviv'e eleştiri getirsek cevabını CHP genel müdüründen alıyoruz. En son monşer adayları da bu meselelerde tarafsız olmak gerektiğini Suriyeliliere kapıyı açmamak gerektiğini söyleyerek yeni efendisinin gözüne girmeye çalıştı. Bunların vicdanı kurumuş. Tarih şuuru medeniyet bilinci yok. Ecdadın hatırasına saygı yok. Biz ruzi mahşerde gerekeni yaptım diyebilmenin huzuru içinde olmak istiyoruz. NANKÖRLÜK YAPANLARDAN OLMAYACAĞIZFilistin için adalet mücaelesi veren Yavuz Sultan Selim ve Abdülhamid'e kadar hiç kimsenin önünde yüzümüz kızarmasın istiyoruz. Son nefesimize kadar Filistin davasını savunmaya Filistin'in insanca hayat mücadelesini savunmaya devam edeceğiz. Biz dengelere değil Allah'a inanan bir milletiz. Dengeler adına susup tarihine ecdadına nankörlük yapanlardan olmayacağız.Sayın Halid Meşal, Mahmud Abbas, BM Genel sekreteri Ban Kimum, Fransız cumhurbaşkanı, Katar emiri ve İran cumhurbaşkanı ile görüşmeler yaptım. Türkiye'nin tavrını ilettik. Dışişleri bakanımız sürekli irtibatlarını devam ettiriyor. Filistinli kardeşlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz.DİLE KOLAY 400 TON BOMBA YAĞDIRIYORİsrail halkına sesleniyorum. Devletlerinin hükümetlerinin bu zulmüne artık itiraz etsinler. İsrail halkı bahanlerin ne kadar gerçek dışı olduğunu saldırıların ne kadar orantısız olduğunu görsün artık. Hamas bomba attı. Kaç kişi öldü? Ölen yok. Nasıl oluyor bu iş? Ama siz iki yüz kişiyi öldürdünüz. 1000'e yakın yaralı var. Tamamen Gazze'yi yerle yeksan hale getirdiniz. Dile kolay 400 ton bomba yağdırıyor. Şu anda 500 ton olmuştur. Böyle bir politikayla İsrail halkı hiçbir zaman güvene kavuşamaz. İsrail halkı bilsin ki Filistin'de çocuklar katledildikçe ilişikilerimizin normalleşmesi asla mümkün değildir. Biz Mavi Marmara için önce özür dedik. Özür dilediler. Tazminat dedik belli bir yere geldiler. Üçüncü madde Filistin'e ambargonun kaldırılmasıydı. Tam imzalayacakken aynı oyunu yaptılar. Olmert zamanında da yapmışlardı. Orada da yine Suriye-İsrail sıkıntısında arabulucu idik. Bir kaç kelimeye takıldık. 2-3 gün ara verildi ve Gazze'yi bombaladılar. Şimdi yine Batı Şeria'da yaşanan olayı Gazze'ye getirdiler. Batı Şeria bahaneydi. Ateşkes yetmez, Gazze'ye uygunlanan insanlık dışı ambargonun kaldırılmasını istiyoruz. Filistin'in bağımsız olmasına izin verilmedikçe İsrail güvende olmayacaktır.EY AMERİKA...Ey Amerika sen bize hep iki devletli çözüm dedin. Hep bunu söyledin ne oldu? Şu anda aynı ifadeler kullanılıyor. Ama uygulama yok maalesef. Çocuk katledenlere karşı etkili biçimde ses çıkartılmalı.Filistinlik kardeşlerim asla yalnız değilsiniz, asla yalnız olmayacaksınız. İnsani yardımlar konusunda Filistin'deki gayretlerimizi sürdürüyoruz. Bütün şartları zorlayarak mümkün olan her şekilde yanınzda olmaya devam edeceğiz. Kanı durdurmak için yaraları sarmak için Filistin davasını savunmak için yanınızda olmaya devam edeceğiz.Biz Kudüs'te yok bilmem ne ödülü takmak için bu mücadeleyi vermiyoruz. Bizim mücadelemiz sadece Allah rızasını tahsil içindir. 77 milyon dualarımızla yanınızda olmaya devam edeceğiz. Allah Filistin ve tüm mazlumların yardımcısı olsun.haberler.com
Hamas'tan Ateşkes, İsrail'den Ret
İsrail'in ateşkesi bozarak Gazze'yi yeniden vurmaya başlamasının ardından Hamas, Birleşmiş Milletler'in sunduğu 24 saatlik ateşkes önerisini kabul ettiğini açıkladı. Saldırılarına devam eden İsrail ise ateşkesi reddetti. İsrail Gazze'ye yönelik saldırılarını Gazze'den roket atılmaya devam edilmesi gerekçesiyle bozmuş ve Gazze'nin birçok noktasını aynı anda bombalamaya başlamıştı. Saldırının başlamasının ardından Hamas Birleşmiş Milletler'in 24 saatlik ateşkes önerisini kabul ettiğini açıkladı. Hamas kabul edilen ateşkesin bugün 14.00 itibariyle başlayacağını duyurdu. İsrail’in sabah saat 10’da başlayan bombalı saldırıları öğlen saatlerinde yavaşlarken öğleden sonra ise yeniden şiddetlendi. Gazze ile İsrail sınırındaki Filistin yerleşim birimleri füzelerle vuruluyor. Ordu yetkilileri sınır bölgesinde vurduğu evlerde İzzettin Kassam Tugayları üyelerinin olduğunu iddia ediyor. Hastane yetkilileri ise ölen veya hastaneye kaldırılanların sivil olduğunu söyledi. Gazze'deki Al Jazeera muhabirine göre, bombalanan evlerin enkazına ambulans veya kurtarma ekipleri hâlâ ulaşamadı. Hareket halindeki araçlar ve siviller bombalar veya keskin nişancılar tarafından vuruluyor. Hastanelerde de ilaç ve tıbbi malzeme sıkıntısı yaşanıyor. 'Bayramda insanlar evlerine dönebilsin diye' Hamas Sözcüsü Sami Ebu Zuhri, bayramda insanların evine dönebilmesi ve ambulansların güven içerisinde çalışabilmesi için ateşkesi kabul ettiklerini söyledi. Ancak Zuhri, 24 saatlik ateşkesin kabulünün 7 günlük ateşkes önerisini de kabul edecekleri anlamına gelmediğini belirtti. Zuhri, 'Halkımızın yararı için bu ateşkes önerisini kabul ettik. İsrail ateşkes tanımıyor. Halkımızı bombalıyor. İnsanların evlerine dönmesine izin vermiyor.' dedi. Bu ateşkes anlaşmasının herhangi bir görüşme ya da plana bağlı olmadığını belirten Zuhri, 'Görüşmeler bir yandan devam ediyor. Şu ana kadar belirgin bir sonuç vermedi. Ateşkes durumu olsa da olmasa da bu görüşmeler yürüyor.' diye konuştu. Ateşkes öncesi gazetecilere saldırı Tek taraflı ilan ettiği ateşkesi bozarak Gazze'yi yeniden bombalamaya başlayan İsrail ordusu Gazze’de gazetecilerin bulunduğu binadaki Aksa televizyonunun bürosunu roketle vurdu. İsrail ordusuna bağlı keşif uçakları, Gazze kent merkezinde bulunan Burç El Şuruk adlı binayı hedef aldı. Keşif uçakları tarafından fırlatılan füze gazetecilerin ofislerinin olduğu söz konusu binada Gazze'den yayın yapan Aksa Televizyonu bürosuna isabet etti. Saldırıda ölen veya yaralanan olup olmadığı henüz bilinmiyor. İsrail ateşkesi bozmuştu İsrail güvenlik kabinesi, Birleşmiş Milletler'in talebi üzerine, geçici ateşkesi pazar gecesi 00.00'a kadar uzatma kararı almıştı. Ancak İsrail ordusu, sabah saatlerinde Gazze yakınlarındaki bir askerinin havan topu ile öldürüldüğünü açıkladı. Bu açıklamadan kısa süre sonra da, İsrail'deki füze savunma sisteminin sirenleri çaldı. Al Jazeera muhabirleri de, Hamas'ın silahlı kanadı Kassam Tugayları'nın İsrail'in birkaç bölgesinde roket atıldığını duyurdu. Bu haberlerin ardından İsrail ordusu, Hamas'ın roket saldırılarını gerekçe göstererek saldırılara yeniden başladı. Al Jazeera'nin Gazze'deki muhabiri Vail Dahduh, İsrail'in şimdiye kadar ilk defa Gazze'nin çok farklı bölgelerini aynı anda bombaladığını söyledi. Şecaiyye, Tüffah, Zeytun ve Cebaliye bölgelerini ağır bombardıman altına alan İsrail ordusunun saldırılarında 10 Filistinli öldü. Ölen 13 Filistinli birlikte İsrail'in 7 Temmuz'da başlayan saldırılarında ölenlerin sayısı 1072'ye, yaralananların ise 6 bin 20'ye yükseldi. Paris'ten henüz sonuç çıkmadı Paris'te bir araya gelen Türkiye, Katar, ABD, Fransa, İtalya, Almanya ve İngiltere Dışişleri Bakanları Gazze’de kalıcı ateşkes sağlanması için yoğun görüşmeleri sürdürse de henüz beklenen sonuç çıkmadı. Paris’te Gazze’de kalıcı ateşkes anlaşmasına varılması için yoğun çabaları sürdüren Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, yaptığı basın açıklamasında, bölgede kalıcı ve sürdürülebilir bir ateşkes olana kadar çaba sarf edeceklerini belirterek, bundan asla vazgeçmeyeceklerini vurguladı. Gazze'deki insani durumun giderek kötüleştiğini dile getiren Davutoğlu şu ifadeleri kullandı: 'Ramazan Bayramı yaklaşırken şiddetini arttıran saldırılara karşın bölgede kalıcı ateşkesin sağlanması için Türkiye olarak çabalarımızı daha da arttıracağız. Zaten başından beri bunun için çabalıyorduk. Hatta son birkaç gündür, Sayın Kerry ile konuya ilişkin birçok kez görüş alışverişinde bulunduk, telefonla konuştuk. Bugün hala devam ediyoruz. Aslında ateşkese çok yaklaşmıştık ancak İsrail tarafı son anda reddetti. Hala çok çalışıyoruz. Kalıcı ateşkes sağlanana kadar konunun takipçisiyiz. Türkiye olarak bu iş sonuçlanana kadar uğraşacağız. Tüm müttefiklerimize, tüm taraflara şunu söyleyebilirim ki Türkiye çok çalışıyor. Türkiye, kalıcı ateşkes için çok çalışıyor' Kaynak: Al Jazeera
Bayramda Diyet Depresyona Neden Olmasın
Diyet zorunluluğu olanların bayram psikolojisini ve bu konuda ailelere düşen görevleri psikolog Gülşah Yahşi anlattı. Günlük hayatta diyeti nedeniyle zorluklarla karşılaşan kişinin, bayram günlerinde daha da zorlandığını dile getiren Yahşi; ‘Bayramlarda yiyip içtiğimiz şeylerin çerçevesini kültürümüzden gelen gelenek ve görenekler belirler. Ramazan Bayramı denince de gözümüzün önüne gelen görüntüler; baklavaların sunulması, kalabalık masalarda eş dost akraba ile yemekler yenilmesi, herkesin bir arada olması… Bu yoğun ve renkli tablonun içinde diyet zorunluluğu olan kişiler üzüntü, kızgınlık, çaresizlik, yalnızlık, güçsüzlük, kontrolsüzlük, kendine güvenin yitirilmesi, kendine olan inancın zedelenmesi gibi duyguları bir arada yaşayabilir. Bu durumun üstesinden gelmek için öncelikle diyet zorunluluğu olan kişilerin karşılaşacakları zorlukların farkında olması ve günlük yaşamda bile çevrelerini, sosyal hayatlarını düzenlerken diyetlerine göre hareket etmeleri gerekir. Bayram öncesi kişide içsel bir sıkıntı başlayabilir. Bayram harici günlerde bile zorlanıyorken bayram döneminde yeme ile olan iletişiminin seviyesini nasıl koruyabilir? Ya biraz baklava yemek isterse? Ya fazla kaçırırsa? Bu tedirginlikler ortaya çıktığında kişi gerekli desteği göremez ve motivasyonunu sabit tutacak ve güçlendirecek bir kişi ya da bir şey (kendine olan inancının sembolize ettiği nesneler olabilir) bulamazsa, direncini yitirebilir ve korktuğu şeyle yüz yüze gelebilir.’ açıklamasında bulundu. HİÇBİR DİYET ÇOK YASAKÇI DEĞİLDİR Bu dönemleri atlatmak için kişinin diyetisyeninden ya da klinik psikologtan destek alması gerektiğinin altını çizen Yahşi, ‘Etkili olabilecek çözüm, kişilerin duygularını kendilerine yakın hissettikleri kişilerle paylaşmasıdır. Onlardan manevi anlamda destek olmalarını isteyebilirler. Yiyecekle olan mesafesini ayarlamada çevresindeki insanların duyarlılığı, bu problemi aşmada kişiye yardım eder. Kişi şunu unutmamalıdır. Bayram bir süreçtir. Kişinin diyet programıyla beraber hedeflediği bir şey vardır. O hedef unutulmamalıdır. Bayramda diyet dışı tutumlar sergilerse kişi sonrasında ‘kendimi kontrol edemedim, işte yine başa döndüm, güçsüzüm, zayıf bir kişiliğim var’ gibi düşünüp, düzeltmek için uğraştığı bozuk yeme davranışından kurtulamaz ve yanında bu sefer, depresyon gibi başka psikolojik sıkıntıları da oluşabilir. Bu nedenle diyet yapan ve diyete yardımcı olan kişiler bayramdan önce diyetisyen ile neyi ne kadar yiyebileceği, limitleri aşarsa ne yapması gerektiği konuşulmalıdır. Hiçbir diyet çok yasakçı değildir. Bu arada ikili ilişkilerini bozmasın veya keyfi kaçmasın diye ikramlara hayır diyememe gibi bir sorun varsa psikologla birlikte diyet tedavisi devam edebilir.’ diye konuştu.
Bolu'da 20 Kilometrelik Araç Kuyruğu
Ramazan Bayramı'nı memleketlerinde geçirmek için yola çıkanlar tatilin ilk günü TEM otoyolunun Bolu ve Düzce kesimlerinin Ankara istikametinde yoğunluğa neden oldu. Karadeniz ile bağlantıyı sağlayan TEM Otoyolu Gerede gişelerinin önünde ise 20 kilometreyi bulan araç kuyrukları oluştu.Bugün sabah saatlerinden itibaren TEM otoyolu Bolu ve Düzce kesimlerinin Ankara istikametinde araç yoğunluğu yaşanmaya başladı. İstanbul istikametinde herhangi bir yoğunluk olmazken, Ankara istikametinde ise araç yoğunluğu dikkat çekti. TEM otoyolu Bolu Dağı tünelinin Ankara istikameti geçişinde araçların tünele doğru ilerlerken yavaşlaması nedeniyle uzun araç konvoyları oluştu. Her bayram öncesi olduğu gibi Karadeniz ile bağlantıyı sağlayan TEM otoyolu Gerede gişelerinin önünde uzun araç konvoyları oluştu. Gişeler ile otoyol arasındaki bağlantı yolunun tek şerit olması nedeniyle araçlar gişelerden çıkmak için beklerken, yaklaşık 20 kilometreyi bulan araç kuyruğu oluştu. Trafik ekipleri Gerede gişelerinin önündeki yoğunluğu azaltmak için Gerede gişelerinden önceki Yeniçağa gişelerine araçları yönlendirdi. Yeniçağa gişelerinin önünde de 10 kilometreyi bulan araç konvoyları oluşurken, gişelere doğru araçlar yavaş ilerlemek zorunda kaldılar. İSTANBUL BOŞALDI, HARİTA 'YEŞİL' OLDU Dün özellikle akşam saatlerinde, tatilcilerin yola çıkışıyla durma noktasına gelen trafik, bugün rahatladı. Dün neredeyse bütün İstanbul'da 'kırmızı' olan yoğunluk, bugün yerini 'yeşil'e bıraktı. DHA
Bayram Trafiğinde 3 Günlük Kaza Bilançosu: 41 Ölü, 266 Yaralı
Ramazan Bayramı henüz başlamadan, kazalarla yollar yine kan gölüne döndü. Tatilciler cuma günü öğleden sonra yolları doldurmaya başlarken, yurdun dört bir yanında 3 günlük kaza bilançosu 41 ölü, 266 yaralıya ulaştı.Alınan tüm önlemlere ve yapılan tüm uyarılara karşın, trafik kazalarında bu bayram tatilinde de acı bilanço ağır oluyor. Tatilciler, cuma günü öğleden sonra yollara dökülürken, başta TEM olmak üzere bir çok yolda trafik çilesi başladı. Yurt genelinden de peş peşe kaza haberleri geldi. Son 3 gündeki kazalarda ölü ve yaralı sayısı şöyle: 25 Temmuz Cuma günü meydana gelen kazalarda 10 kişi öldü, 75 kişi yaralandı. 26 Temmuz Cumartesi günü ise bilanço daha da ağırlaştı, 17 kişi öldü, 107 kişi yaralandı.Arife Günü olan 27 Temmuz Pazar günü saat 16.00 sıralarına kadar meydana gelen, aralarında 4 kişinin yaşamını yitirdiği istanbul'daki halk otobüsü yangınının da yer aldığı onlarca kazada ise 14 kişi öldü, 84 kişi yaralandı. Böylece 3 günde meydana gelen kazalarda toplam 41 kişi yaşamını yitirirken, 266 kişi de yaralandı. Yetkililer, bayram boyunca ve tatil dönüşünde, acı bilançonun artmaması için sürücüleri trafik kurallarına uyması konusunda uyardı, önlemlerini artırdı.CNN Türk