İŞKUR Haberleri

İŞKUR ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. İŞKUR ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

İstifa Edenler de İşsizlik Maaşı Alacak
İşsizlik aylığı ile alakalı yanlış malum bir doğru ortaya çıktı. İş yerinden istifa edenler, kıdem tazminatı ve işsizlik aylığı alabilecek.İşsizlik aylığı ile alakalı yanlış malum bir doğru ortaya çıktı. İş yerinden haklı bir sebeple istifa ettiyseniz, ihbar hariç kıdem tazminatı ve işsizlik aylığı alabiliyorsunuz. Konuyu köşesine taşıyan Sabah yazarı Faruk Erdem, istifa edenlerin de bu maaştan yararlanabileceğini yazdı. İş yerinden haklı bir sebeple istifa ettiyseniz, kıdem tazminatı ve işsizlik aylığı sizin de hakkınız.İşte Erdem'in yazısındaki alakalı kısımHER ÇALIŞANIN İŞSİZLİK MAAŞI HAKKI VAR Her çalışanın işsizlik aylığı hakkı var. Zira sigorta primleri yatırılırken bu kapsamda ücretlerimizden kesinti yapılıyor. Bu kesintiler de brüt maaşımızdan yüzde 1 sigortalı, yüzde 2 işveren ve yüzde 1 devlet payıyla gerçekleşiyor.HAKLI FESİH ÖNEMLİ Fakat işsizlik aylığı almanın bir takım koşulları var. Birinci ve en önemli şart; kendi istek ve kusuru dışında işini kaybetmiş olmak. Yani Türkçesi işten çıkartılmak... Bunun istisnasını başlıkta belirttim, onu aşağıda anlatacağım. İşten çıkmadan evvelki 120 gün prim ödeyip çalışmak da gerekiyor. Bununla beraber son 3 yıl içinde en az 600 gün müddetle işsizlik sigortası primi Ödemiş olmak. Yani sigortalı olarak çalışmış olma koşulu da var. Gelelim istifa mevzusuna... İşsizlik aylığı alacak olanların içine kendi isteği ile ayrılanları da katıyoruz. Zira çalışma yaşamında 'haklı fesih' diye bir kavram var. Siz iş yerinden haklı bir sebeple ayrılmışsanız, ihbar hariç kıdem tazminatı ve işsizlik aylığı alabiliyorsunuz.HANGİ DURUMLARI SEBEP GÖSTEREBİLİRSİNİZ? Haklı feshe, işverenin ahlak ve iyi niyet hallerine uymayan davranışları sebep gösterilebilir. İş yerinin el değiştirmesi veya başkasına geçmesi, kapanması, işin veya iş yerinin niteliğinin değişmesi nedenleriyle işten çıkarılmış olmak da işsizlik maaşını gerektirir. Yeniden işverenin işçinin hakkını ödememesi, maaşını noksan göstermesi gibi durumlarda da haklı fesih devreye girer ve istifa halinde işsizlik aylığı alınır.NE KADAR MAAŞ ALABİLİRSİNİZ? İşsizlik aylığı son 4 ayda (120 gün) alınan brüt fiyatın vasatisinin yüzde 40'ıdır. Yani 1.000 lira brüt ücreti olan bir çalışanın alacağı işsizlik aylığı 400 liradır. Bundan küçük bir miktar damga vergisi kesintisi de var. Her aylığın yüzde 40'ını işsizlik aylığı olarak almak da olası değil. Yani brüt aylığı 5 bin lira olan birisi 2 bin lira işsizlik aylığı alamıyor. Burada hudut o seneki minimum fiyatın yüzde 80'i olarak belirleniyor. Yani bu yıl için alınacak en yüksek işsizlik aylığı 856 lira 80 kuruş oluyor. İşsizlik aylığı sigortalının durumuna göre 6 ila 10 ay arasında ödeniyor. Bu da sizin yatırdığınız prim gününe göre belirleniyor. 600 gün prim ödeyen 6 ay, 900 gün ödeyen 8 ay, bin 80 gün ödeyen 10 ay maaş alıyor.DİKKAT! 30 GÜN ÖNEMLİİspatlayabileceğiniz zorunlu haller dışında işten ayrıldıktan sonra, 30 gün içinde çıkış belgelerinizle en yakın İŞKUR'a başvurmanız gerekiyor. Eğer bu süreyi geçirirseniz geçen zaman kadar alacağınız aylığın süresi de azalacaktır. Bunun için 30 günü geçirmemeye bakın.BUNU SAKIN YAPMAYIN! İşsizlik aylığı alırken, çalışmak olası değil. Kayıtlı veyahut kayıtsız çalışırsanız bunu gizlemeyin. Eğer bu tespit edilirse işsizlik maaşınız kesilir. O süre içinde aldığınız paralar da sizden faiziyle geri tahsil edilir. İşverenle anlaşıp çift maaş almaya kalkanları duyuyoruz. Bu, kanunen de suçtur.
Erdoğan: 'Ey Amerika, Ne Oldu?'
Parti grubunda İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına değinen Başbakan Erdoğan 'Çocuk katilleri de sessiz duranlar da bunun bedelini öderler ve ödeyeceklerdir' dedi. Partisinin grup toplantısında konuşan Başbakan Erdoğan, Soma'da yaşamını yitiren maden işçilerinin ailelerine yönelik yapılan düzenlemeler hakkında bilgiler vererek sözlerine başladı. Soma'daki madenci aileleri için toplanan yardım miktarını da açıklayan Erdoğan 'Bugün bu kararımızı sizlerle paylaşmak istiyorum. Nakit yardım hesaplarında toplanan 46,5 milyon lirayı hayatını kaybeden 301 işçimizin ailelerine 154’bin 450’şer lira olarak paylaştırıyoruz. Yani yakınlarını kaybeden her bir aileye 154 bin 450 lira ödeme yapacağız. Ailelerine kendi barınma ihtiyaçları için, sabit gelir kaynağı oluşturmak üzere, toplam 2’şer adet konut yaptırılacak. Camisi, okulu, parkı bulunan siteler şeklinde tasarlanıyor. Konutlar Doğuş holging tarafından inşa edilirken, Gaziantep sanayi odası TOKİ tarafından yapılacak' dedi. İSRAİL'E ÇOK SERT MESAJLAR İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları hakkında ser açıklamalarda bulunan Erdoğan 'Bizim dışımızda bir tek ülke çıkıp buna dur diyemiyor. Hiçbir zulüm ebedi değildir. Zalim er ya da geç zulmünün bedelini ödemiştir. Filistin'de 1948'den beri devam eden sistemli zulüm ve soykırım girişimi emin olun hesapsız kalmayacak. Bedeli er ya da geç ödenecek. O çocukların melekleri ağlatan feyatları karşılıksız kalmayacak. Çocuk katilleri de sessiz duranlar da bunun bedelini öderler ve ödeyeceklerdir' ifadelerini kullandı. Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları; Bu yıl da çok önemli yasalar için Meclis’i açık tutmaya devam ediyoruz. Geçen hafta terörün sonlandırılmasına dair kanunu çıkararak çözüm süreci yolunda ileri bir safhaya geçtik. İnşallah bu hafta ve önümüzdeki hafta yoğun şekilde çalışarak Ramazan Bayramı öncesinde kanun tasarısını çıkaracak ardında Meclisi tatile çıkarmış olacağız. Soma’da hayatını kaybeden 301 madencimizin yakını için getirilen düzenlemedir. SGK'YA OLAN HER TÜRLÜ BORÇLARINI SİLİYORUZ Soma’da elim maden kazasının ardından devletimiz imkanlarını seferber etti. Milletimiz örnek bir dayanışma sergiledi. Şu an itibariyle 301 madencimizden 234’ünün yakınlarına aylık Bağlama işlemleri SGK tarafından tamamlanmış durumda. 67 madencimizin yakınları mevcut yasadand olayı bundan yararlanamıyordu, şimdi aylık Bağlama imkanı getiriyoruz. Bu tasarıyla madenci şehitlerimizin SGK’ya olan her türlü borçlarını siliyoruz. Ölüm aylığı için gerekli olan 5 yıl sigortalılık ve 900 gün prim ödeme şartını kaldırıyoruz. Anne ve babalar için muhtaçlık kriterini de kaldırıyoruz. Şehit madencilerinin bir yakınının kamuda istihdamını sağlıyoruz. Kazanın meydana geldiği işletmede şehit olan 301 madencimizin 630 yakınına ve o işletmenin sigortalısı oplan 2640 madencimize 6 ay boyunca net ücretleri kadar ücret, bu hafta içinde İŞKUR tarafından ödenmeye başlanacak. MADENCİLERİMİZ İÇİN EMEKLİLİK YAŞI 50 Eynes Atabacası ve Işıklar Maden işçilerinde çalışan madencilerimize üç ay boyunca işletmenin ödeyemediği işleri İŞKUR tarafından ödenecektir. Bu tasarıyla madende çalışan kardeşlerimiz için önemli düzenlemeler getiriyoruz. Madencilerimize asgari ücretin iki katından az ücret ödenemeyecek. Yer altında çalışmadıkları resmi tatil, hafta tatili, izin ile yıpranma payı veriyoruz. Madencilerimiz için 55 olan emeklilik yaşını 50’ye düşürüyoruz. Böylece madencilerimiz yıpranmayla birlikte 43 yaşında emekli olabilme imkanına kavuşuyor. MADEN İŞÇİLERİNE FAZLA ÇALIŞMA YAPTIRILIRSA.. Maden işçilerimize fazla çalışma yapılamayacak. Fazla çalışma yaptırılırsa mesai ücretleri yüzde yüz artırılarak ödenecek. Yıllık ücretli izin sürelerini de 4’er gün artırıyoruz. Milletçe hepimizi hüzne boğan 301 işçi kardeşimizin hayatını kaybettiği Soma maden faciasının üzerinden iki ay gibi bir süre geçti. İnsanımızın hayır severliği sayesinde yardım hesabında toplanan miktar 46,5 milyon liraya ulaşmış bulunuyor. Nakdi yardımlar içerisinde 16,8 milyon liralık yardım miktarıyla en büyük katkıyı yapan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne teşekkür ediyorum. Birer konut bağışlayan Doğuş holging’e, ikinci bir konut bağışlayan Gaziantep organize sanayi odasına teşekkür ediyorum. bu madenci kardeşlerimiz 434 evlat bıraktılar. Eğitim çağıdna olan, yeni doğanlar da dahil 389 çocuğumuz ve gencimiz bulunuyor. Eğitim hayatları boyunca burs sağlama vaadinde bulunan vakıflara teşekkür etmek istiyorum. SOMA'LI AİLELERE 154 BİN 450'ŞER LİRA... Yardımların nasıl değerlendirileceği konusunu da dün karara bağladık. Bugün bu kararımızı sizlerle paylaşmak istiyorum. Nakit yardım hesaplarında toplanan 46,5 milyon lirayı. Hayatını kaybeden 301 işçimizin ailelerine 154’bin 450’şer lira olarak paylaştırıyoruz. Yani yakınlarını kaybeden her bir aileye 154 bin 450 lira ödeme yapacağız. Ailelerine kendi barınma ihtiyaçları için, sabit gelir kaynağı oluşturmak üzere, toplam 2’şer adet konut yaptırılacak. Camisi, okulu, parkı bulunan siteler şeklinde tasarlanıyor. Konutlar Doğuş holging tarafından inşa edilirken, Gaziantep sanayi odası TOKİ tarafından yapılacak. Eğitim hayatları boyunca MEB koordinasyonunda vakıf ve derneklerimiz tarafından burs sağlanacak. Gençlik ve spor bakanlığımız, bu çocuklarımıza burs ve yurt konusunda öncelik tanıyacak. Yardım kampanyamızı sonlandırdığımızı ifade etmek istiyorum. SOMALI AİLELER İÇİN TOPLANAN YARDIM MİKTARI Yardımların nasıl değerlendirileceği konusunu da dün karara bağladık. Bugün bu kararımızı sizlerle paylaşmak istiyorum. Nakit yardım hesaplarında toplanan 46,5 milyon lirayı hayatını kaybeden 301 işçimizin ailelerine 154’bin 450’şer lira olarak paylaştırıyoruz. Yani yakınlarını kaybeden her bir aileye 154 bin 450 lira ödeme yapacağız. Ailelerine kendi barınma ihtiyaçları için, sabit gelir kaynağı oluşturmak üzere, toplam 2’şer adet konut yaptırılacak. Camisi, okulu, parkı bulunan siteler şeklinde tasarlanıyor. Konutlar Doğuş holging tarafından inşa edilirken, Gaziantep sanayi odası TOKİ tarafından yapılacak. Eğitim hayatları boyunca MEB koordinasyonunda vakıf ve derneklerimiz tarafından burs sağlanacak. Gençlik ve spor bakanlığımız, bu çocuklarımıza burs ve yurt konusunda öncelik tanıyacak. Yardım kampanyamızı sonlandırdığımızı ifade etmek istiyorum. BİZ MONŞERLİKTEN GELMEDİK Çok değerli misafirler Meclis ve hükümet çalışmalarımız devam ederken, cumhurbaşkanlığı için mitinglerimizi de sürdürüyoruz. Diğer adaylardan biri, bizim iftarlarımız çok lüks şekilde yapılıyor gibi bir iftira. Çünkü kılavuzu karga olanın malum hali. İşte Bursa’da çok lüks iftar yapılmış gibi. Bizim iftarlarımızı görmek istiyorsan, şöyle bir araştırırsın sorarsın. Siyaset biraz öyle duyma haberlerle olmuyor. Biz bu işlere çok alışmışız. Biz monşerlikten gelmedik, bizim böyle bir halkımız var. bunları öğreneceksin. Biz hayatı böyle yaşadık, böyle yaşıyoruz, böyle yaşamaktan da hiçbir zaman kaçınmadık. Bu tür doğru olmayan ifadeleri kullanmak, şu anda teşebbüs ettiğin o yolculuğa yakışmaz. O noktada dürüst olmak ideal olanıdır. EŞİT ŞARTLARDA BİR YARIŞIN İÇİNDE DEĞİLİZ Bayrama kadar her gün bir miting, bayramın ardından her gün iki mitingle bu süreci tamamlamış olacağız. Yaz sıcağına rağmen, ramazan olmasına rağmen, halkımızın mitinglere büyük katılım sağladıklarını görüyoruz. Biz şu ana kadar yedi ilimizde miting yaptık. İftarlara iştirak ettik. Muhalefet partileri ve adaylar, cumhurbaşkanlığı seçiminde şartların eşit olmadığını ifade ediyorlar. Doğrudur, diğer adaylarla eşit şartlarda bir yarışın içinde değiliz. Bütün muhalefet Ak Parti karşıtlığında bir araya geldiler, bize karşı saf tutmuş durumdalar. CHP-MHP, diğer irili ufaklı partiler, malum medya kuruluşları, onların yazarları, kimi iş çevreleri, bütün imkanlarıyla karşımızdaki adaylara tam destek veriyorlar. Pensilvanya şebekesi bu adayların arkasında duruyor. Bazı uluslararası çevreler de elbette bu adayları destekliyorlar. Yani iki adayla değil, geniş bir bloğa karşı biz bu yarışı sürdürüyoruz. Gerçekten de eşit bir yarışın içinde değiliz. 2010’da halk oylamasında aynen bu blok karşımızdaydı, ama yüzde 58 oy oranıyla bu kirli ittifakı boşa çıkardık. 30 Mart’ta da yüzde 45,5 oy oranıyla bu kirli bloğun Türkiye için bir şey ifade etmediğini ortaya koyduk. KASETLERİ YAYINLAYAN PENSİLVANYA'DIR MHP'nin kasetlerini yayınlayan bu Pensilvanya'dır. MHP'lileri dinleyen bu Pensilvanya'dır. 30 Mart'ta MHp seçmeni Pensilvanya ile iş tutan yönetimine gereken dersi verdi. Ama Bahçeli ders almadı. Sabah akşam edebe ahlaka sığmayacak hakaretler yaptı. Ağzını istediği kadar bozsun. Ben MHP'ye gönül vermiş kardeşime soruyorum. Bahçeli'nin bu üslubu MHP'ye gönül vermiş kardeşlerimizi yansıtıyor olabilir mi;? Bahçeli'deki bu hırçınlık zılletin örtülmesi için sergileniyor. MHP'ye gönül vermiş kardeşlerim buna prim vermeyecektir. Buna inanıyorum. SANAT HİÇ KİMSENİN TEKELİNDE DEĞİLDİR Biz vizyon belgesi toplantısına toplumun her kesiminden insanı davet ettik. Bir sanatçının bu toplantıya katılmasından daha tabi bir şey olabilir mi? Sanatçılarımız rahat olsunlar. Sanat hiç kimsenin tekelinde değildir. İSRAİL'İN YAPTIKLARI İZAH EDİLEMEZ Ramazan'a acı hadiselerle girdik. Irak'ta süren kavga can alıyor. Libya aynı şekilde, Mısır aynı şekilde. Filistin'de İsrail'in şu son günlerde yaptıkları hiçbir şeyle izah edilemez. İsrail terör estiriyor. Bu bireysel terörün ötesine geçti. Bir terör devleti anlayışıyla bunu yapıyor. Her Ramazan'da yaptığı gibi Gazze'ye ölüm yağdırdı. Mısır'ın girişimiyle bir ateşkes kararı güya onaylandı. 2012'de de bir karar verilmişti. Temenni ederim ki bu ateşkes sağlanır. Elbetteki ateşkes girişimi olumlu ve değerlidir. Ancak Ortadoğu'nun kirli siyasetinde bir kez daha Filistinli masum çocuğun kanı kullanıldı. 200 Gazzeli şehit oldu 2000 Gazzeli yaralandı. Gazzeliler önceki Ramazanlarda olduğu gibi maalesef oruçlarını şehadetle açtılar. İftar ve Sahur sofralarında masum insanlar acımasızca katledildi. Filistin'de Gazze'de yaşanan katliamın en acı boyutlarından biri insanlığın sessiz kalmasıdır. Maalesef Filistin'de çocukların havadan yağan bombalarla katledilmesi insanlık için bir anlam ifade etmiyor. ÇOCUK KATİLLERİ BUNUN BEDELİ ÖDER Artık insanlık seyretmeyi de bıraktı. Sırtını döndü. İsrail son derece şımarık bir biçimde, bugünkü gazetelerde gördünüz, tanklar ölüm kusuyor onlar ise halay çekiyor. Bu nasıl insanlık. Uluslararası hukuku çiğneyerek insani değerleri ayaklar altına alarak bölgede devlet terörü estiriyor. Bizim dışımızda bir tek ülke çıkıp buna dur diyemiyor. Hiçbir zulüm ebedi değildir. Zalim er ya da geç zulmünün bedelini ödemiştir. Filistin'de 1948'den beri devam eden sistemli zulüm ve soykırım girişimi emin olun hesapsız kalmayacak. Bedeli er ya da geç ödenecek. O çocukların melekleri ağlatan feryatları karşılıksız kalmayacak. Çocuk katilleri de sessiz duranlar da bunun bedelini öderler ve ödeyeceklerdir. BU ZİHNİYETİN HİTLER ZİHNİYETİNDEN FARKI NE? Bir kaç gün önce İsrail'de bir kadın çıktı. Dedi ki... Filistinlilerin hepsi bizim düşmanınız. Kanı bizim elimizde olmalı. Buna öldürülen teröristlerin anneleri de dahil: Anneler de öldürülmelidir... Bunu söyleyen bir kadın milletvekili. Paralemento üyesi. Bu zihniyetin Hitler'in zihniyetinden ne farkı var? Buna benzer sözler Filistinli anneler için değil başkaları için söylenseydi dünya ayağa kalkmaz mıydı bunu görün. Irkçılık faşizm ayrımcılık Filistinli annelere yönelikse dünya bunu umursamıyor. Avrupa neden susuyor. Batıya sesleniyourm daha ne kadar destek vereceksiniz. İslam dünyasına sesleniyorum kardeşleriniz alçakça öldürülürken daha ne kadar tepkisiz kalacaksınız. Dünya bu devlet terörüne daha ne kadar tepkisiz kalacak. Filistin'de küresel adalet ve vicdan ölüyor. İnsanlık can çekişiyor. Susan bu zulmüm ortağıdır. Zulme rıza gösteren zulmün ortağıdır. Biz susmadık ve susmayacağız. Bizim sesimizi yükseltmemizden rahatsız olanlar var. İçerde de rahatsız olanlar var. Ana muhalefet de rahatsız yavru muhalefet de rahatsız. CHP GENEL MÜDÜRÜ İSRAİL'İN YANINDA DURDU Suriye'de sığınmacılardan dolayı Kahramanmaraş'ta yapılan eylemler bu ülkenin evladına yakışan eylemler değil. Adana'da yapılanlar bu milletin evladına yakışan eylemler değildir. Bu millet ensar olmayı kabul etmiştir. Ama bunu yapanlar ne yazık ki nasipsiz tiplerdir. Ama biz onlara da insanlık öğretmeye devam edeceğiz. Mavi Marmara konusunda CHP'nin genel müdürü kendi şehitlerinin değil İsrail'in yanında durdu. Pensilvanya ile CHP genel müdürü tam bir fikir birliği içindedir. ECDADIN HATIRASINA SAYGI YOK Biz ne zaman Tel Aviv'e eleştiri getirsek cevabını CHP genel müdüründen alıyoruz. En son monşer adayları da bu meselelerde tarafsız olmak gerektiğini Suriyeliliere kapıyı açmamak gerektiğini söyleyerek yeni efendisinin gözüne girmeye çalıştı. Bunların vicdanı kurumuş. Tarih şuuru medeniyet bilinci yok. Ecdadın hatırasına saygı yok. Biz ruzi mahşerde gerekeni yaptım diyebilmenin huzuru içinde olmak istiyoruz. NANKÖRLÜK YAPANLARDAN OLMAYACAĞIZFilistin için adalet mücaelesi veren Yavuz Sultan Selim ve Abdülhamid'e kadar hiç kimsenin önünde yüzümüz kızarmasın istiyoruz. Son nefesimize kadar Filistin davasını savunmaya Filistin'in insanca hayat mücadelesini savunmaya devam edeceğiz. Biz dengelere değil Allah'a inanan bir milletiz. Dengeler adına susup tarihine ecdadına nankörlük yapanlardan olmayacağız.Sayın Halid Meşal, Mahmud Abbas, BM Genel sekreteri Ban Kimum, Fransız cumhurbaşkanı, Katar emiri ve İran cumhurbaşkanı ile görüşmeler yaptım. Türkiye'nin tavrını ilettik. Dışişleri bakanımız sürekli irtibatlarını devam ettiriyor. Filistinli kardeşlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz.DİLE KOLAY 400 TON BOMBA YAĞDIRIYORİsrail halkına sesleniyorum. Devletlerinin hükümetlerinin bu zulmüne artık itiraz etsinler. İsrail halkı bahanlerin ne kadar gerçek dışı olduğunu saldırıların ne kadar orantısız olduğunu görsün artık. Hamas bomba attı. Kaç kişi öldü? Ölen yok. Nasıl oluyor bu iş? Ama siz iki yüz kişiyi öldürdünüz. 1000'e yakın yaralı var. Tamamen Gazze'yi yerle yeksan hale getirdiniz. Dile kolay 400 ton bomba yağdırıyor. Şu anda 500 ton olmuştur. Böyle bir politikayla İsrail halkı hiçbir zaman güvene kavuşamaz. İsrail halkı bilsin ki Filistin'de çocuklar katledildikçe ilişikilerimizin normalleşmesi asla mümkün değildir. Biz Mavi Marmara için önce özür dedik. Özür dilediler. Tazminat dedik belli bir yere geldiler. Üçüncü madde Filistin'e ambargonun kaldırılmasıydı. Tam imzalayacakken aynı oyunu yaptılar. Olmert zamanında da yapmışlardı. Orada da yine Suriye-İsrail sıkıntısında arabulucu idik. Bir kaç kelimeye takıldık. 2-3 gün ara verildi ve Gazze'yi bombaladılar. Şimdi yine Batı Şeria'da yaşanan olayı Gazze'ye getirdiler. Batı Şeria bahaneydi. Ateşkes yetmez, Gazze'ye uygunlanan insanlık dışı ambargonun kaldırılmasını istiyoruz. Filistin'in bağımsız olmasına izin verilmedikçe İsrail güvende olmayacaktır.EY AMERİKA...Ey Amerika sen bize hep iki devletli çözüm dedin. Hep bunu söyledin ne oldu? Şu anda aynı ifadeler kullanılıyor. Ama uygulama yok maalesef. Çocuk katledenlere karşı etkili biçimde ses çıkartılmalı.Filistinlik kardeşlerim asla yalnız değilsiniz, asla yalnız olmayacaksınız. İnsani yardımlar konusunda Filistin'deki gayretlerimizi sürdürüyoruz. Bütün şartları zorlayarak mümkün olan her şekilde yanınzda olmaya devam edeceğiz. Kanı durdurmak için yaraları sarmak için Filistin davasını savunmak için yanınızda olmaya devam edeceğiz.Biz Kudüs'te yok bilmem ne ödülü takmak için bu mücadeleyi vermiyoruz. Bizim mücadelemiz sadece Allah rızasını tahsil içindir. 77 milyon dualarımızla yanınızda olmaya devam edeceğiz. Allah Filistin ve tüm mazlumların yardımcısı olsun.haberler.com
İşçiden İşsizlik Fonu İçin Kesilen 246 Milyon TL Nerede?
SGK işçilerden kesilen milyonlarca lirayı İşsizlik Sigortası Fonu’na aktarmadı. Fonun kaybı 246 milyon lirayı buldu.İşçinin işsiz kaldığında tek dayanağı olan işsizlik sigortası fonuna yine işçiden kesilen milyonlarca liranın aktarılmadığı ortaya çıktı. Ancak Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) bunun takibini yapmadı. İŞKUR, SGK’yi suçladı. Cumhuriyet'ten Mustafa Çakır'ı haberine göre, işsizlik sigortası prim gelirlerine ilişkin yeterli kontrollerin yapılmaması nedeniyle fonun toplam kaybı 246 milyon lirayı buldu. Ayrıca mevzuata aykırı olmasına karşın İŞKUR’da birçok giderin de fon gelirlerinden karşılandığı belirlendi.Sayıştay’ın İŞKUR denetim raporunda, işçilerin işsiz kaldıklarında bir süre ücret aldıkları işsizlik sigortası fonuna ilişkin usulsüzlüklere dikkat çekildi. Rapora göre, işsizlik sigortası primlerini tahsil etmekle görevli olan SGK, İŞKUR’a eksik ödeme yaptı. Ancak İŞKUR’un gerekli takibi yapmaması nedeniyle bundan doğan alacağı hakkında bilgi sahibi olmadığı ve alacağın takibine ilişkin herhangi bir işlem yapmadığı ortaya çıktı. SGK tarafından tahsil edilen işsizlik sigortası prim gelirlerinin hesap edilebileceğine dikkat çekilen raporda, şöyle denildi:“Sonuç olarak yüzde 1’i sigortalı, yüzde 2’si işveren payı olmak üzere matrahın yüzde 3’ü tutarındaki 6 milyar 23 milyon 855 bin 789,92 TL’nin SGK tarafından fona aktarılması gerekmektedir. Buna karşın 2013 yılında fona toplam 5 milyar 850 milyon 24 bin 797.42 TL aktarıldığı, tahsil edilmeyen 173 milyon 830 bin 992,50 TL tutarındaki alacağa ilişkin herhangi bir işlem yapılmadığı ve bu tutarın muhasebe kayıtlarında yer almadığı görülmüştür.”Raporda, prime esas kazancın SGK’den yapılan tahsilat üzerinden hesaplanması ve bu hesaplamanın alacağın tamamı üzerinden yapılamaması nedeniyle, işsizlik sigortası devlet payı tutarının da eksik tahsil edildiği kaydedildi. Toplam 246 milyon eksik!Raporda bu durum şöyle ifade edildi:“Kurumun 2013 yılında tahsil etmesi gereken devlet payı tutarının 2 milyar 7 milyon 951 bin 929.97 TL iken Hazine’den toplamda 1 milyar 934 milyon 809 bin 608.09 TL tahsil ettiği görülmüştür. Açıklanan nedenlerle; işsizlik sigortası prim gelirlerine ilişkin yeterli kontrollerin yapılmaması nedeniyle fon kaynağında toplamda 246 milyon 973 bin 314.38 TL eksiklik olmuştur.”Mustafa Çakır | Cumhuriyet
Üsküdar Belediye Başkanı: 'Bu Memlekette Fazla Tolerans Karşındakini Azdırıyor'
Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, ilçedeki Validebağ Parkı yanına yapılacak cami nedeniyle yaşanan gerginlikle ilgili yaptığı açıklamada, medyanın kamuoyunu yanlış yönlendirdiğini belirterek, 'İşin çevrecilikle, yeşille, Validebağ Korusu ile alakası yok' dedi.Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, İŞKUR ve ilçedeki bir grup iş adamıyla birlikte hayata geçirilen Üsküdar İstihdam Merkezi (USIM) tanıtım toplantısında Validebağ Korusu ile ilgili açıklama yaptı. Başkan Türkmen, konunun medya tarafından yanlış yönlendirildiğini belirterek, “Ben de televizyonlarda izliyorum 'Üsküdar Belediyesi Validebağ Korusu'nda yeşili katlediyor. Oraya cami yapıyor' haberler böyle. Böyle bir şey yok. Konunun doğrusu şudur: Bir defa caminin Validebağ Korusu'yla alakası yok. Cami korunun dışında. Altunizade Mahallesi'nde. Yavrupaşa Sokak 34 numarada. Mülkiyeti belediyemize ait tapulu arazimizde. Planda dini tesis alanı içerisinde ve ruhsatlı bir cami yapıyoruz' dedi.BU MAHALLEDE BAŞKA CAMİ YOKCaminin ruhsatını ve planlarını basın mensuplarına gösteren Hilmi Türkmen, “ Türkiye 'de camilerin yüzde 80'nin tapusu yok. Çoğu kaçak durumda. Halkımız kendi imkanlarıyla yapmış. Ama biz burada ruhsatlı, projesi onaylı bir cami yapıyoruz. Ayrıca biz bu camiyi belediye bütçesinden yapmıyoruz. Biz buna bir kuruş kaynak ayırmıyoruz. Bu camiyi yine o mahallenin sakinleri yapıyor. Bu mahallede cami yok. Bu mahallenin sakinleri 7-8 yıldır buraya cami yapılması için uğraşıyorlar. Geçtiğimiz dönemde planlaması yapıldı, bizim dönemimizde de yapılıyor. Mülkiyeti Üsküdar Belediyesi'ne ait' diyerek tapusunu gösterdi. Caminin projesini de gösteren Hilmi Türkmen, “3 yüz metre kare butik bir cami. Ahşap kaplama tek minerali. Üsküdar estetiğine yakışır bir cami yapıyoruz.Cami dışında lojman, ve cami cemaatinin namaz öncesi oturup zaman geçireceği bir sosyal alan var' diye konuştu.BU ALANDA AĞAÇ DEĞİL BİR TANE OT YOKBuraya cami yapılmasına karşı gelenlerden bir grupla görüştüğünü belirten Türkmen, “Bunlar camiye karşı olmadıklarını, yapıya karşı olduklarını söylediler. 'Niçin karşısınız' dediğimizde 'yeşili keseceksiniz, ağaçları katledeceksiniz' diyorlar. Ancak gösterdim, bu alanda ağaç değil bir tane ot yok. İşin doğrusu bu mahalle halkının yüzde 80'ni bu camiyi istiyor yüzde 20'si istemiyor. Ve bu camiyi biz değil bu mahalle halkı yapıyor. Ama bu caminin yapılmasını isteyen insanlar bunlar kadar gürültü koparmıyor' dedi.BUNLAR SAHTE ÇEVRECİBölgede cami olmadığını tekrarlayan Hilmi Türkmen şunları söyledi:“Kimse bize yeşilcilik, çevre duyarlılığı yapmasın. Biz Türkiye'de 2002'den beri 6 milyar ağaç dikmişiz. Şimdi Validebağ Korusu'nu kaşıyorlar. Orası Büyükşehir Belediyemize tahsis oldu Milli Emlak'tan. Kadir Topbaş başkanımız 'Emirgan'da, Göztepe'de nasıl park yaptıysak aynısını orada yapacağız' diyor. Onların derdi yeşil, park değil. Dert başka. Burada dert şu: Bunlar sahte çevreci. Sahtekar çevrecilik yapıyorlar. Çevreyle alakaları yok. Bunlar Çamlıca Camii'ne de karşı çıktılar. Bunların çıkarına uymuyor. Bu alanı çevredeki siteler otopark olarak kullanıyor. Bunların açık otoparkı burası. Yıllardır bir kuruş para ödemeden bizim bu alanımızı otopark olarak kullanıyorlar. Ne çevreciliği? Bunlar sahtekar çevreci. Dolayısıyla burada otoparklarını ellerinden alıyoruz. Yok öyle yağma, bu milletin malını sen otopark olarak kullanamazsın. Dolayısıyla bunların otoparkı ellerinden gidiyor. Bir de söylemek istemiyorum ama, cami olunca, ezan olunca bunlar değişiyor arkadaşlar. Ben bir şey demiyorum. Gerisini siz anlayın'‘BU MEMLEKETTE FAZLA TOLERANS KARŞINDAKİNİ AZDIRIYOR’Türkmen, aksine bir mahkeme kararı olmadığı için camiyi yapacaklarını sözlerine ekleyerek, “Bu işe karşı gelenler hakkında suç duyurusunda bulunacağız. Bize 'dava açtık' dur diyorlar. Arkadaşlar maalesef bu memlekette fazla tolerans, fazla iyi niyet karşındakini azdırıyor, karşındakini kendisini haklıymış gibi bir pozisyona düşürüyor. Haklılıkları yok. Yüz de yüz hukuken de ahlaken de haksızlar. Vatandaşın talebiyle arazimize tapulu cami yapıyoruz. İşin çevrecilikle, yeşille, Validebağ Korusu'ya alakası yok' diyerek sözlerini tamamladı.METREKARE SORUNUHilmi Türkmen, bir gazetecinin, 'Cami yapımı için 2 bin 500 metrekare araziye ihtiyaç olduğunu ve oradaki arazinin bin 200 metrekare' olduğu yönündeki eleştirilerin hatırlatılması üzerine, “Doğru yönetmelikte öyle bir şey var. Ama aynı yönetmelikte 'mahalli müşterek şartlar dikkate alınarak yerel yönetimler uygun yerlere ruhsat verebilirler' diye bir cümle daha var' diye konuştu.SU BASKINLARIÜsküdar'daki yoğun yağmurlarda meydana gelen su baskınları ile ilgili da açıklama yapan Türkmen, Büyükşehir Belediyesi ile birlikte başlattıkları 4 ay sürecek çalışmayla bu sorunu çözeceklerini söyledi.(Özkan ARSLAN - Özgür ARSLAN / DHA)
3 Üniversite Bitirdi, Kazma- Kürek Çalışıyor
BALIKESİR'de yaşayan 4 çocuk annesi 40 yaşındaki Sonay Baş, üç üniversite bitirmesine rağmen sürekli bir iş bulamayınca, İŞKUR'un Toplum Yararına Çalışma Projesi kapsamında Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü'nde geçici işçi olarak çalışmaya başladı. Çevre yeşillendirmesi çalışmaları kapsamında kazma- kürek sallayarak ekmek parası kazanan Sonay Baş, 'Türkiye'de iş bulmak zor. Çocuklarıma helal lokma götürmek için mücadele ediyorum. Buna da şükür' dedi.Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye'de resmi işsiz sayısı 2014 yılı Temmuz döneminde 2 milyon 867 bin kişiyi buldu. Aynı dönemde işsizlik oranı erkeklerde yüzde 8.8, kadınlarda ise yüzde 12 düzeyine ulaştı. İş bulmakta güçlük çekenlerden üç üniversite mezunu Sonay Baş, Balıkesir'de geçici işler yaparak 2 oğlu ve 2 kızı ile yaşam mücadelesi veriyor.ÇOK SAYIDA DA KURS BİTİRMİŞSon olarak Balıkesir'de İŞKUR'un Toplum Yararına Çalışma Projesi'nde iş bulan Baş, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü bünyesinde çalışmaya başladı. Kentin çeşitli yerlerinde yeşillendirme çalışmaları kapsamında dikilecek çiçekler için kimi zaman kazma kürek sallayıp, kimi zaman da tırmık çekerek zemin hazırlayan Sonay Baş, 3 üniversite diplomasına rağmen yaptığı işten hiç gocunmadığını kaydetti. Kendini her alanda geliştirmek için çaba harcadığını belirten Sonay Baş şunları anlattı:'Konya Ereğli'de liseyi bitirdikten sonra evlendim. Bir süre bu şehirde kaldıktan sonra eşimin görevi nedeniyle Muş'a taşındık. Burada Muş Meslek Yüksekolu'nun Çocuk Gelişimi Bölümü'nü bitirdim. Daha sonra Anadolu Üniversitesi'nin iki yıllık Halkla İlişkiler Bölümü'nü bitirdim. Bu zaman zarfında çocuklarım oldu. 5 yıl önce Balıkesir'e geldik. Bu arada eşimden ayrılıp çocuklarımla kaldım. Bu aşamada bir kozmetik firmasının ürünlerini satarken, bilgisayar kursundan, biçki dikiş nakış kursuna kadar pek çok kursa katıldım. KOSGEB'den girişimcilik sertifikası aldım. Kantin işletmeciliği kursunu tamamladım. Balıkesir'de bir özel güvenlik şirketinde yöneticilik, SGK'da güvenlik müdürlüğü yaptım. Yerel bir TV'de reklam bölümünde çalıştım. Bu işleri yaparken Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi'ni bitirdim. Fakat dersler, kurslar ve çocuklarımın bakımı nedeniyle KPSS'de 71'den fazla not alamadım.'DÜZENLİ BİR İŞ BEKLİYORTüm çabasına rağmen sürekli bir iş bulamadığını vurgulayan Sonay Baş, bu işe girme öyküsünü de şöyle aktardı:'Kadrolu bir iş bulamayınca Balıkesir Büyükşehir Belediyesi'ndeki İŞKUR masasına başvurdum. Geçen günlerde telefon geldi ve geçen hafta pazartesi günden bu yana, yeşillendirme yapmak için zemin düzeltmeleri yapıyoruz. İşimden memnunum bir sıkıntım yok. Biliyorsunuz, Türkiye'de iş sıkıntısı var. Daha iyi şartlarda çalışmak isterim ama buna da şükrediyorum. Allah sağlık verdiği müddetçe, çocuklarıma helal lokma götürmek için çalışacağım. Kazma kürek de olsa 40 yıl düşünsem aklıma gelmeyecek yapamayacağım işleri yapmak zorunda kaldım. Belli bir kurumda düzenli bir iş yapmak için pek çok başvuru yaptım ve haber bekledim, hala bekliyorum. İnşallah bu yaştan sonra iyi bir iş çıkar ve ben de hayallerime kavuşurum. Allah bana da hayırlı bir emeklilik nasip eder.'Hilmi DUYAR- Sefer TALAY / BALIKESİR, (DHA)
'Kiralık İşçi Dönemi Başlıyor'
2015 hükümet programına göre istihdam bürolarına işçi kiralama yetkisi verilecek. Şirketler, kadrolu eleman çalıştırmak yerine günlük ve saatlik işçi kiralayacak. Sendikalar, alın terinin alınıp satılacağı gerekçesiyle düzenlemeye tepkili. 11. Cumhurbaşkanı Gül, 2009’da Meclis’ten geçen yasayı emeğin istismarına yol açabileceği uyarısı yaparak veto etmişti.Hükümet, beş yıl önce 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün veto ettiği ‘kiralık işçi’ düzenlemesini hayata geçirmek için yeniden düğmeye bastı. Resmî Gazete’de yayımlanan 2015 hükümet programına göre istihdam bürolarına işçi kiralama olarak ifade edilen ‘geçici iş ilişkisi kurma’ yetkisi verilecek. Böylece şirketler, kadrolu eleman çalıştırmak yerine istihdam bürosundan işçi kiralayacak. Hükümet, düzenlemenin istihdamı artıracağını savunurken sendikalar, getirilmek istenen yeni düzeni ‘kölelik, işçi simsarlığı’ şeklinde niteleyerek karşı çıkıyor. Sendikacılara göre çalışanların günlük ve saatlik olarak kiralanacağı yeni sistem emek sömürüsüne yol açacak. İstihdam büroları, işçinin alın teri üzerinden kâr edecek. Kiralık işçi çalıştıracak işverenin, bu pozisyonlar için daimi istihdama yanaşmayacağına dikkat çekiliyor. Bu durumda kadrolu istihdam azalacak, iş güvencesi ortadan kalkacak. İşçi kısa süreli olarak değişik işyerlerinde çalıştığı için kıdem tazminatı alamayacak. Gül de veto gerekçesinde düzenlemenin ‘eşitlik ve işçinin korunması’ esaslarına uymadığına dikkat çekmiş, işçilerin emeğinin istismarına yol açabileceği uyarısını yapmıştı.Hükümetin yeni dönemde getirmeye çalıştığı sistemde, özel istihdam bürolarına, işe aldıkları kişileri işverenlere kiralama hakkı veriliyor. Özel istihdam bürosu, kendisinden işçi talep eden firmalara işçi servis edecek. İşçi ihtiyacı olan fabrikalar, kadrolu işçi çalıştırmak yerine özel istihdam bürolarından diledikleri sayıda işçiyi, belli gün ya da saat için kiralayacaklar.Hükümetin yeni dönemde getirmeye çalıştığı sistemde, özel istihdam bürolarına, işe aldıkları kişileri işverenlere kiralama hakkı veriliyor. Özel istihdam bürosu, kendisinden işçi talep eden firmalara işçi servis edecek. İşçi ihtiyacı olan fabrikalar, kadrolu işçi çalıştırmak yerine özel istihdam bürolarından diledikleri sayıda işçiyi, belli gün ya da saat için kiralayacaklar. Kiralanan işçi, süresi dolduğunda o işyeriyle ilişiği kesilecek. Bu durumda işçi, bağlı olduğu özel istihdam bürosunun kendini yeni bir işverene kiralamasını bekleyecek. Kiralık işçinin belli bir adresi, semti, bölgesi olmayacak. Bir işyerinde 3 ay, diğerinde 5 ay, öbüründe 10 gün gibi sürelerde çalışmak zorunda kalabilecek. Beğenilmeyen işçi kiralandığı büroya geri yollanacak.Kiralık işçi düzenlemesi, 2015 Hükümet Programı’nda yer aldı. Programa göre, AB normları çerçevesinde özel istihdam büroları aracılığıyla geçici iş ilişkisi uygulamaları yaygınlaştırılacak. Bu amaçla bürolar aracılığıyla geçici iş ilişkisi kurulabilmesi için mevzuat değişikliği çalışmaları sürdürülecek. Bu çalışmaları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve İŞKUR birlikte yürütecek. Hükümet Programı’ndaki ifadelere göre sosyal taraflardan görüş alma sürecinin tamamlanmasını takiben özel istihdam büroları aracılığıyla geçici iş ilişkisi kurulabilmesine yönelik mevzuat çalışmaları yapılacak.İşçi kiralama düzeninde istihdam büroları, verilen hizmet karşılığında aldıkları ücretin bir kısmı ile işçinin maaş ve sigortasını karşılarken, bir bölümü kendilerine kalacak. Sendikaların ‘kölelik düzeni’ olarak ifade ettiği düzenlemeyle istihdam büroları işçi üzerinden kâr sağlayacak. Kiralık işçi düzenlemesi 2009 yılında Meclis’te kabul edilmiş ancak 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından veto edilmişti. Gül veto gerekçesinde kiralık işçi düzenlemesinin ‘eşitlik ve işçinin korunması’ esaslarına uymadığına dikkat çekmiş, işçilerin emeğinin istismarına yol açabileceği uyarısını yapmıştı. Aynı düzenleme daha sonra da hükümet tarafından gündeme getirilmiş ancak sendikaların girişimi üzerine Gül yine devreye girerek bu düzenlemeyi önlemişti.İşçi kiralama sisteminde çalışanın maaş, kıdem tazminatı, iş güvenliği, sigorta primi gibi yükümlülüklerini işveren yerine özel istihdam büroları üstleniyor. İstihdam büroları aracılığıyla işe alınma süresi bir yılda en fazla altı ay olacak. İşveren 6 aydan uzun süren işler için işçi kiralama yöntemine başvuramayacak. Ancak evde görülen temizlik işleri, hasta, yaşlı ve çocuk bakım hizmetlerinde süre sınırlaması olmayacak. Kiralık işçi sayısı, işyerinde çalıştırılan toplam işçi sayısının da yüzde 20’sini geçemeyecek. Hükümet ise düzenlemenin istihdamı artıracağını ileri sürüyor. Uygulama sayesinde yeni istihdam alanları açılacağını savunuyor.Zaman - İSA YAZAR
'Ak Saray İçin Yapılan Harcama İşsizlik Fonu’ndan Aktarıldı'
MHP Kocaeli Milletvekili Lütfi Türkkan, ‘Ak Saray’ın 1 milyar 370 milyon TL’yi bulan maliyetinin işsizlik fonundan karşılandığını iddia etti. İşsizlik Fonu’ndan son iki yılda amaç dışı harcanan 2.2 milyar TL’nin bütçede ‘diğer giderler’ kaleminde gösterilmesi tartışma yaratmıştı...Çalışanların işten çıkarıldığında mağdur olmaması için kurulan İşsizlik Fonu’nda 79 milyar lira birikirken devasa miktara ulaşan paranın amaç dışı kullanılması sıkça eleştiriliyor. Maaş alabilmek ağır şartlara bağlandığı için 2,9 milyon işsizden eylül itibarıyla 372 bini fondan faydalanabildi. İşsizlik maaşı, kısa çalışma ödeneği ve Ücret Garanti Fonu giderleri için harcanan para, yıl sonunda 1,7 milyar lirayı bulacak. İşsizlere aktarılmayan paranın ‘diğer giderler’ adı altında harcanması ise tepki çekiyor. Fondan son iki yılda yapılan 2 milyar 194 milyonluk harcamanın nereye gittiği bilinmiyor. 2010’da 233 milyon lira olan ‘diğer giderler’ kalemi geçen yıl 1 milyar 36 milyona ulaştı. Bu yılın sonunda 1 milyar 158 milyona çıkması bekleniyor. Uzmanlara göre, ayrıntısı gözükmeyen harcamaların işsizlik maaşı ödemelerine yakın bir tutar olması, fonun amaç dışı kullanıldığının göstergesi. Zaman’a konuşan MHP Kocaeli Milletvekili Lütfi Türkkan, “Böyle bir harcama normal değil. Bütçe, bilanço tekniğine de aykırı. Ak Saray harcamasının İşsizlik Fonu’ndan karşılandığına dair net bilgiye sahibim. Bakanlık, bu harcamayı diğer gider kaleminde gizlemeye çalışıyor.” iddiasını dile getirdi.İsa Yazar'ın haberine göre, 1 milyar 158 milyon lira gibi çok büyük rakamın ‘diğer gider’ adı altında gösterilemeyeceğine işaret eden Türkkan, “Diğer gider dediğiniz şey, kendi başına bütçeleştirmeye gerek duymadığınız, çok küçük, tabir yerindeyse tırı vırı harcamalardır. Bunun tutarı da çok çok küçüktür. İşsizlik Fonu’ndan ‘diğer gider’ kaleminde böyle bir harcama normal değil. Bütçe, bilanço tekniğine de aykırı. Ak Saray’a giden parayı bu yolla gizlemeye çalışıyorlar.” ifadelerini kullandı. Ak Saray olarak anılan ve halen Cumhurbaşkanlığı Sarayı olarak kullanılan Beştepe’deki yeni binaya yapılan harcamanın nereden karşılandığı muhalefet tarafından gündeme getirilmiş ancak bütçe görüşmeleri sırasında Maliye Bakanı bu sorulara net cevap vermemişti. Bu durum, Ak Saray için yapılan harcamanın İşsizlik Fonu’ndan aktarıldığı yönündeki şüpheleri artırıyor.Çalışma Bakanlığı’nın TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’na yaptığı bütçe sunuş verilerinde yer alan İşsizlik Sigortası Fonu Gelir Gider Dengesi Tablosu, çarpıcı verileri içeriyor. Bu tabloya göre İşsizlik Fonu’nun toplam varlığı yıl sonu itibarıyla 80 milyar 764 milyon liraya ulaşacak. Fonun 2014 gelirleri 15 milyar lira olurken, giderleri 4,6 milyar lira olarak gerçekleşiyor. Gider kaleminin dağılımı ise bir hayli dikkat çekici. İşsizlik Fonu’nun asıl harcama kalemi olması gereken işsizlik maaşı, kısa çalışma ödeneği ve Ücret Garanti Fonu giderleri için harcanan para, yıl sonu itibarıyla 1 milyar 698 milyon lira olarak gerçekleşecek. Buna karşın aktif işgücünün programları olarak ifade edilen meslek kursları ve geçici istihdam için harcanan para 1 milyar 800 milyon lira. Daha dikkat çekici olan rakam ise ‘diğer gider’ kaleminde yapılan 1 milyar 115 milyonluk harcama. Fonun varlık amacı ise işini kaybedenlere, işsiz kaldıkları sürelerde ödeme yaparak geçimlerini sağlamalarına katkı yapmak. Ancak işsizlik maaşı alabilmek çok ağır şartlara bağlandığı için 2,9 milyon işsizden eylül ayı itibarıyla 372 bini işsizlik maaşı alabildi. İşsize maaş konusunda son derece cimri olan hükümet, fondan amaç dışı kullanımda ise bir hayli bonkör. İşsizlere aktarılmayan para, ‘diğer gider’ adı altında cömertçe harcandı. ‘Diğer gider’ kaleminde geçen yıl da 1 milyar 36 milyon TL harcanırken son iki yıldaki artış dikkat çekiyor. 2012’de 538, 2011’de 454, 2010’da ise 233 milyon lira harcanmıştı.Sayıştay: Fondan mevzuata aykırı harcama yapıldıSayıştay raporlarında, İşsizlik Fonu’nun amaç dışı kullanımına dair önemli tespitlere yer veriliyor. Raporlardaki tespite göre, fondan 191 milyon lira mevzuata aykırı harcama yapıldı. Bu harcama, İşkur’da memur kadrosunda görev yapan kişilere yapılan giderler karşılığında aktarıldı. Ancak Sayıştay’ın tespitine göre bu harcama mevzuata aykırı. Yine Sayıştay raporlarında İşsizlik Fonu’ndan karşılanması mümkün olmayan giderlerin fondan karşılandığı, bu kapsamda yaklaşık 21,5 milyon lira harcandığı tespitine yer veriliyor.Hükümetin işsizlere borcu 11,5 milyarı aştıFonun amaç dışı kullanıldığına dair çok sayıda olay yaşanırken, işsizlerin parasının harcandığı en önemli kalemlerden biri de bütçeye aktarılan kaynak. İşsizlik Fonu verilerine göre GAP’a harcanması amacıyla fondan 11,5 milyar lira Merkezî Yönetim Bütçesi’ne aktarıldı. 5 yılda yapılan bu harcamanın fona geri ödenmesi gerekiyor. Hükümetin işsizlere borcu 11,5 milyar lira. Ancak bu paranın ne zaman, hangi periyotlarla fona geri ödeneceği belirsiz.İsa Yazar | Zaman
Bedelli Askerlik Yapan Kıdem Tazminatı Alamayacak
Milyonlarca gencin beklediği bedelli askerlik sonnuda çıktı. Milliyet Gazetesin'den Cem Kılıç bedelli askerliğe ilişkin önemli bilgiler verdi.İşte Kılıç'ın yazısı...Bedelli askerlik yapanlar kıdem tazminatı alamazKıdem tazminatı iş sözleşmesinin belirli nedenlerle sona ermesi durumunda işçilerin hak kazandığı bir tazminat türüdür. İşçilerin, bu tazminata hak kazanabilmeleri için belirli koşullar dahilinde işyerinden ayrılmaları gerekir.Muvazzaf askerlik nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kalan işçilerin kıdem tazminatı alma hakları var. Aynı işverene bağlı olarak en az 1 yıl çalışmışan işçi askere giderken kıdem tazminatını alabilir. Fakat buradaki koşul muvazzaf askerlik hali ile işyerinden ayrılmaktır.Manevra veya herhangi bir diğer sebeple silah altına alınanlar bu haktan yararlanamaz. Bedelli askerlik şeklinde askerlik görevini yerine getiren kişiler de işlerinden ayrılmadıkları için kıdem tazminatına hak kazanamaz.1 gün bile olsa birliğe gidilmesi gerekirBedelli askerlik durumunda, birliğe teslim olmak zorunluluğu olmadığı için işyerinden ayrılma durumu da sözkonusu değildir. Bu nedenle, 1 gün bile askerlik yapılmayacağı için bedelli askerlik yapacak işçiler işyerlerinden ayrılarak kıdem tazminatına hak kazanamaz.Ancak 2011 yılındaki bedelli askerlik uygulamasında olduğu gibi 21 günlük bir temel eğitim sonrası terhis belgelerinin verilmesi sözkonusu olursa, bu kez işyerinden ayrılma gerekliliği ortaya çıkacağı için kıdem tazminatı hakkı doğacaktı. Bedelli askerliğin Başbakan Davutoğlu’nun açıkladığı şekliyle yasalaşması halinde, bedelli askerlik yapmayı tercih edecekler kıdem tazminatına hak kazanamayacak.Temel eğitim alan bedelliler tazminat aldıBedelli askerlik açıklaması Başbakan tarafından yapılınca 18 bin TL’lik bedelin karşılanması için pek çok kişinin aklına kıdem tazminatı geldi. Ne yazık ki bedelli askerlikten yararlanacaklar kıdem tazminatı alamayacak. Geçtiğimiz dönemde 21 gün temel askerlik eğitimi alarak ve belirli bir rakam ödeyerek bedelli askerlik yapanlar yargı kararıyla kıdem tazminatına hak kazanmışlardı. Bu kez doğrudan para ödenerek terhis olunacağı ve askerlik hizmeti yapılmayacağından dolayı, bedelli olarak askerlik hizmetini yerine getirecek işçiler bu bedeli ödemek için kıdem tazminatlarını kullanamayacak. İşçiler banka kredileriyle bedelli askerliği finanse etmek durumunda kalacak.Kıdem tazminatı askere gitmeden önceMuvazzaf askerlik görevi nedeniyle işyerinden ayrılan ve o işyerinde veya aynı işverene bağlı olarak en az 1 yıllık çalışması bulunan işçiler, askere giderken kıdem tazminatını alabiliyor. Kıdem tazminatı kural olarak peşin ve bir defada ödenmelidir. Dolayısıyla, işçi askere gitmeden önce kıdem tazminatını peşin olarak alabilir. Fakat işveren ödeme gücünün olmadığını beyan eder ve işçi de kabul ederse kıdem tazminatının taksitle ödenmesi mümkündür. İşçi kabul etmezse taksitle ödeme sözkonusu olamaz.İşçi bu durumda noter kanalı ile işverene ihtarname çekerek bir an önce tazminatın ödenmesini isteyebilir. İhtarname kanalı ile de sonuç alınamazsa, işçi iş mahkemesinde dava açmalıdır. Kıdem tazminatı alacağında zaman aşımı süresi 10 yıldır. Bu süre hak düşürücü süredir. Dolayısıyla işçilerin bu süreyi geçirmemeleri gerekir. Aksi takdirde, kıdem tazminatı alamazlar.Askerlik dışında kıdem tazminatıKıdem tazminatı için işten ayrılma biçimi çok önemli. Erkekler için askerlik, kadınlar için evlenme, malullük aylığına hak kazanma ve işçinin ölümü halinde kıdem tazminatı hakkı doğar. İşverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymama hali dışında işten çıkardığı işçilerin de kıdem tazminatı hakkı bulunmaktadır. İşçi, haklı nedenle veya işverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymaması durumunda da kıdem tazminatına hak kazanır.İşsizlik maaşı askerden dönünceAskerlik nedeniyle işten ayrılacak işçiler, eğer gerekli koşulları sağlamışlarsa işsizlik maaşına başvurabilirler. Fakat bu başvurularını askere giderken değil, askerden dönünce yapmalıdırlar. İşçiler açısından önemli olan husus, askerlik nedeniyle işten ayrılmaları durumunda İŞKUR’a bu bildirimin doğru kod ile yapılmasıdır. İşveren eğer askere giden işçisi için doğru olan ‘12’ kodu yerine istifa kodu olan ‘03’ ile bildirim yaparsa, işçi askere gidiyor olmasına rağmen işsizlik maaşından yararlanamaz.CNN Türk