Ertuğrul Özkök Haberleri

Ertuğrul Özkök ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Ertuğrul Özkök ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Enis Berberoğlu Hürriyet ile Yollarını Ayırdı
Haberi Vuslat Doğan Sabancı duyurdu, Berberoğlu çalışma arkadaşlarına veda etti. Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Enis Berberoğlu gazeteyle yollarını ayırdı. Vuslat Doğan Sabancı'nın haberi duyurmasının ardından Sabancı ve Berberoğlu, çalışma arkadaşlarına bir konuşma yaparak veda etti. Berberoğlu yaptığı konuşmasında, 'Şu an sadece evime gitmek istiyorum, 5 yıllık Hürriyet maceramda bana verdiğiniz destek için hepinize teşekkür ederim' dedi. Enis Berberoğlu ayrıca, henüz herhangi bir planının olmadığını ve biraz dinlenmeyi düşündüğünü söyledi. Berberoğlu'nun veda konuşmasının ardından, Vuslat Doğan Sabancı Berberoğlu'na teşekkür etti. Berberoğlu'nun Hürriyet'le yollarını ayırmasının ardından internet sitelerine görevi Milliyet Genel Yayın Yönetmeni Fikret Bila'nın üstleneceği haberleri düştü.  Medyatava'nın haberine göre, Hürriyet'e Yeni Yayın Yönetmeni bulunana kadar görevi Fikret Ercan sürdürecek.  Ercan, Hürriyet'te halen gazetenin Yayın Direktörlüğü görevini yürütüyor.  medyatava
Hürriyet: 'Enis Berberoğlu Kendi Arzusuyla İstifa Etti, Yorumlar Asılsız'
'Bazı internet sitelerinde yapılan asılsız yorumlar nedeniyle bu açıklamayı yapma gereğini duyduk'Eski Genel Yayın Yönetmeni Enis Berberoğlu ’nun istifasıyla ilgili Hürriyet’ten yapılan açıklamada, “Gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni Enis Berberoğlu, bugün kendi arzusuyla bu görevinden ayrılmıştır. Bazı internet sitelerinde arkadaşımızın ayrılışı hakkında bir dizi siyasi senaryonun üretildiği görülmektedir” denildi. Açıklamada, “Enis Berberoğlu, herhangi bir siyasi anlam verilmemesi için bu kararını, özellikle Cumhurbaşkanlığı seçiminden önce açıklamayı tercih etmiştir. Onun bu hassasiyetine rağmen bazı internet sitelerinde yapılan asılsız yorumlar nedeniyle bu açıklamayı yapma gereğini duyduk” ifadelerine yer verildi. Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Enis Berberoğlu’nun istifasının perde arkasında, gazeteyi yaparken karşı karşıya kaldığı sınırlamalardan bunalmasının olduğu ve Berberoğlu’nun Doğan Holding Onursal Başkanı Aydın Doğan ’ın gazetenin çalışanları önünde, “Yaptığın gazeteyi beğenmiyorum Enis” sözlerine de kırıldığı belirtilmişti. Hürriyet İnternet’ten Enis Berberoğlu’nun istifasıyla ilgili açıklama yapıldı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: Gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni Enis Berberoğlu, bugün kendi arzusuyla bu görevinden ayrılmıştır. Bazı internet sitelerinde arkadaşımızın ayrılışı hakkında bir dizi siyasi senaryonun üretildiği görülmektedir. Enis Berberoğlu, herhangi bir siyasi anlam verilmemesi için bu kararını, özellikle Cumhurbaşkanlığı seçiminden önce açıklamayı tercih etmiştir. Onun bu hassasiyetine rağmen bazı internet sitelerinde yapılan asılsız yorumlar nedeniyle bu açıklamayı yapma gereğini duyduk. Sevgili okuyucularımıza duyurulur. 2009’dan beri görevdeydiDaha önce Hürriyet’in ekonomi yazarlığını ve Ankara Temsilciliği görevini yapan Berberoğlu, Ertuğrul Özkök ’ün yaklaşık 20 yıl oturduğu Genel Yayın Yönetmenliği görevini 2009’da devralmıştı.T24
Melih Gökçek: 'Cemaat Bizi Sırtımızdan Vurdu'
A Haber’de yayınlanan Mehmet Ali Önel Yönetimindeki Deşifre Programı’nda Gezi süreci ve Cumhurbaşkanlığı seçimi masaya yatırıldı. Programa konuk olan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek birbirinden farklı çarpıcı açıklamalarda bulundu.''GEZİ SÜRECİNDE ULUSLARARASI GÜÇLER, AMERİKA'DAKİ NEOCONLAR, PARALEL YAPININ EMİR VE KOMUTASINDAKİ SİYASİ PARTİLER VAR''Gezi sürecinde uluslararası güçler var. Amerika'daki Neoconlar var. Paralel yapının emir ve komutasındaki siyasi partiler var. Başbakan kimseye boyun eğmedi. ''One Minute'' olayı ile Erdoğan mazlumların yanında oldu, bu da Dünya'da bir ilkti. Bu yapıyla zamanında iç içe oldum. Çok aktif bir kurumdu. Yasal çerçevede yardımcı olduk. CHP ile uğraşmak bana keyif veriyor, her şeyiyle karşımızda. Dinimize düşman, kişiliğimize düşman, partimize düşman. 17 Aralık'ta bu yapıyla ipler koptu. Başbakan, MİT olayında ilk kez irkildi ve ne oluyor dedi. Gelip sırtımızdan hançerlediler. Biz onlara farklı gözle bakıp destek vermiştik.''İHSANOĞLU MALESEF 'ARİEL ŞARON' HAYRANI'' İhsanoğlu tanınmış en solcu yazarların kitaplarını Arapçaya çevirmiş. Ekmeleddin Bey'i Süleyman Demirel'e benzetiyorum. Her kesimden oy alıyordu ancak icraat yoktu. Yaptığı atamalara bakıyoruz hep sol kesimden ve Mason kişilerdi. Ekmeleddin Bey de aynı yolu izliyor. Eski bir bakan olan bir ağabeyim şöyle bir şey söyledi ' Ekmeleddin Bey babasının, adını Akif'in vasiyeti ile koyduğunu söylüyor. 1. ve 2. çocuğuna isimleri vermiyor ancak 3. çocuğuna Ekmeleddin ismi konuluyor.' Bizim camiaya iyi görünmek için yalanlar söylüyor. Başkalarının yazdığı kitaplara kendi ismini veriyor. Ünlü yazarlarımızdan biri çok bilim hırsızı gördüm ama böylesini ilk kez görüyorum dedi. Ariel Şaron'un komaya girdiğini duyan Ekmeleddin Bey'in yorumu; yazık oldu, büyük devlet adamıydı diyor.''EKMELEDDİN, BUGÜNÜN ADAYI DEĞİL 3 YIL ÖNCE BELİRLENMİŞ BİR ADAY'' Ekmeleddin, bugünün adayı değil 3 yıl önce belirlenmiş bir adaydır. İki yıldan uzun bir süredir Doğan Yayın Grubu Ekmeleddin Bey'e yoğun ilgi gösteriyor. 2013 Aralık ayında yazılmış kitapta da belirtildiği gibi, Aydın Doğan Cumhurbaşkanı adayı olmasını istiyor. Takvim Gazetesi yazarı Ergün Diler'in Ağustos 2011 tarihli yazısında da 'çok güvendiğim bir arkadaşım bana dediğine göre büyük bir medya patronu Cidde'de Ekmeleddin Bey ile görüşüp, sizi önümüzdeki dönem Çankaya'da görmek isteriz demişler. İhsanoğlu da bu öneriye çok sıcak bakmış' diyor. Hürriyet'in 2009'da attığı büyük başlık İslam Dünyası'nın yükselen yıldızı Ekmeleddin. 3 kere manşet Ekmeleddin İhsanoğlu'na verildi, halka tanıtmak o zamandan başladı. Hürriyet Yazarı Ertuğrul Özkök ile İhsanoglu'nun hiçbir zaman dostluğu yoktur. Adeta parlatıyorlar, bugünler için besliyorlar. Uluslararası güçler Ekmeleddin Bey'i öne sürdü. Türkiye'nin baronuna ABD'den baskı geliyor.''KILIÇDAROĞLU, BAHÇELİ VE DESTİCİ KÜRESEL BARONLARIN TAŞERONU'' Kılıçdaroğlu, Bahçeli ve Destici küresel baronların taşeronu. Bu üç liderin açıklarını yakalayanlar var ve kullanıyorlar. Bu iki partinin oyları düşerse ne olacak insanların yüzüne nasıl bakacaklar. Partilerin alt yapısından tepkiler gelecek ister istemez. BBP seçimden sonra Destici'yi devirecek. Benim kanaatim Destici'yi dışarıdan sıkıştırdıklarına yönelik. Bahçeli ve Destici'yi iyi tanıyorum ama onlara yakıştıramıyorum. Kılıçdaroğlu'nu konuşmaya gerek yok. Muhsin Yazıcıoğlu'na karşı her zaman saygı ve sevgi göstermişimdir. BBP'nin ve MHP'nin alt yapısı bu kişiye oy vermez ve Erdoğan'a oy verecek adım gibi eminim. El Eser Örgüt'ü Ak Parti'ye desteğini açıkladı ve İhsanoğlu'nun yanlışlarını açıkladı. Toplam oyları % 55 olan muhalefetin oy oranını göreceğiz. Kılıçdaroğlu halka tıpış tıpış geleceksiniz diyor diktatörlük budur. Başbakanımız ise halka sağ duyu ile seçime çağırıyor oyunuza talibiz diyor. Ben kendimi partime borçlu hissediyorum. Biz bir dava insanıyız ve dava arkadaşlarımızın sonuna kadar arkasındayız. Bu Ankara'da son dönemim ve emekli olmayı düşünüyorum.''YABANCI SERMAYE PARA KAZANMAK İÇİN MÜSLÜMAN KANI AKITIYOR'' Erdoğan 2002 yılında Başbakan oldu ülkemizi nereden nereye getirdi. Aradaki fark ortada ve bunu kimse görmezden gelemez. Halk bunun için Recep Tayyip Erdoğan diyor. Bunları yapan Erdoğan, sen ne yaptın Devlet Bahçeli? Sen ne yaptın Kılıçdaroğlu? Her şeyi yapan kendileri, hileyi, hurdayı ancak miyavlayanlar yine kendileri. Tatilde, yazlıkta olan vatandaşlarımız milletin adayı Erdoğan'ı desteklemek için gelip oylarını kullansınlar. Ve dış güçlerin adayına kaptırmasınlar oylarını. Yenilmeye doymadınız artık pes edin, gidin çalışın paranızı kazanın bu dönemde servetinize servet kattınız zaten uğraşmayı bırakın artık. % 45'den % 35'e düşünce onlar da anlayacaklar gerçekleri. Nedir bu düşmanlık Başbakanımız zalimin karşısında durdu, mazlumun yanında oldu. Batı'da şimdi aynı yolu izliyor. Biz mazlumun yanındayız, zalime silah satan Batı'nın karşısında olduğumuz için uğraşıyorlar. Yabancı sermaye para kazanmak için Müslüman kanı akıtıyor. Biz Osmanlı torunuyuz sen kimin torunusun Uğur Dündar? Neden Osmanlı düşmanısın. Bilim adamları ilerde Çin'in dünya lideri karşısında da Türkiye'yi gördüğünü söylüyor. Pazar günü herkesi sandık başına bekliyorum.
'Hürriyet Gazetesine ve Doğan Ailesine Hepimizin İhtiyacı Var'
Yazısının yayımlanmamasının ardından Hürriyet ile yollarını ayıran Yılmaz Özdil, Şubat ayında 'Doğan Grubu yok! Türkiye yok kabul edebilirsiniz' sözlerini kullanmıştıHürriyet’te yazısının yayımlanmamasının ardından gazete ile yollarını ayıran Yılmaz Özdil ‘in Şubat ayında katıldığı bir programda Hürriyet’in de içinde bulunduğu Doğan Grubu’nu “Hürriyet’te başladığımdan beri en küçük bir müdahale olmadığı gibi bugün Cumhuriyet gazetesinden daha özgür bir gazetedir… Gözlerinizi kapayın ve yarın sabahı düşünün Doğan Grubu yok! Türkiye yok kabul edebilirsiniz!” sözlerini kullanmıştı. Uğur Dündar ’ın moderatörlüğünde gerçekleşen ve Halk TV’de yayınlanan Halk Arenası programında İzmir Ekonomi Üniversitesi öğrencilerinin sorularını yanıtlayan Yılmaz Özdil, bir öğrencinin “Kendi gazetenizi bile yürekli olarak adlandırmazken neden hala Hürriyet’te yazıyorsunuz ?” sorusuna şu yanıtı vermişti: “Ben AKP döneminde geride bıraktığımız 12 yıl içine 3 defa işimden atıldım 2 kere istifa ettim. Kimse bana sen niye işsizsin demedi. Hatta bir keresinde 11 ay işsiz kaldım. Bu şu anda kahraman bildiğiniz gazetelerin ve gazetecilerin tamamı piyasaydı ama bana sadece Hürriyet gazetesi iş teklif etti Ertuğrul Özkök. Ve ben Hürriyet’te başladığımdan beri en küçük bir müdahale olmadığı gibi bugün Cumhuriyet gazetesinden daha özgür bir gazetedir. Mesela bazı gazetecilerin işten atıldığı söyleniyor. Mesela Bekir Coşkun veya Ümit Zileli hükmet baskısı olduğu için mi işten atıldı? Gözlerinizi kapayın ve yarın sabahı düşünün Doğan Grubu yok! Türkiye yok kabul edebilirsiniz! Hürriyette çalıştığım için söylemiyorum. Ana akım medya hepimizin hayatiyeti, hepimizin özgürlüğü için çok önemlidir. Ve en az 15 kere vergi rekortmeni olmuş Aydın Doğan vergi suçlamasıyla 1 milyar dolar civarında bedel ödemek zorunda kaldı. Aydın Doğan -bazen kendisiyle yemek yerken de söylüyor sen çok pahalısın diye- biz yazı yazalım diye 1 milyar dolar ödedi. Burada demek istediğim ana akım medyaya hepimizin ihtiyacı var, işten atılan ayrılan çok sayıda gazeteci çok sayıda televizyoncu var. Bunların hepsini topladığında Hürriyet’in yarısı etmiyor tiraj olarak. Topluma etki etmek anlamında hepimizin Hürriyet’e ihtiyacı var. Bugün çok eleştirdiğiniz Hürriyet yarın ne manşet atacak diye bekliyorsunuz. Bunu Doğan Grubu’nda çalıştığım için söylemiyorum.”T24
Murat Ülker'den Ersoy Dede'ye 'Efsane' Tweet
İş dünyasındaki başarıları ve soğukkanlı kişiliğiyle bilinen Murat Ülker, Twitter'da kendisini 'caps'lerle eleştiren Akit gazetesi yazarı Ersoy Dede'ye öyle bir yanıt verdi ki...Sosyal medya platformu Twitter, dün akşam Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker’in Yeni akit gazetesi yazarı Ersoy Dede’ye attığı bir mesajla adeta ‘çalkalandı’.Olay şöyle gelişti: Türkiye 'nin önde gelen gıda markalarından Ülker'i de bünyesinde barındıran Yıldız Holding’in, İngiliz bisküvi markası United Biscuits'i de bünyesine kattığı haberi bu hafta ekonomi gündeminin ilk sıralarında yer aldı. Bu satın almayla dünyanın üçüncü büyük bisküvi üreticisi konumuna yükselen Yıldız Holding’in patronu Murat Ülker doğal olarak pek çok tebrik aldı. Murat Ülker’i sosyal medya üzerinden tebrik edenler arasında, Boyner Holding’in patronu Cem boyner de vardı. Boyner, 3 Kasım günü Murat Ülker’e hitaben, “Bravo ÜLKER'e!! UNITED BISCUITS Süper hamleTebrikler..” mesajını paylaştı. Murat Ülker de bu mesaja teşekkür ederek karşılık verdi.Yeni Akit gazetesi yazarı Ersoy Dede ise bir gün sonra, bu mesajlaşmanın ve Murat Ülker’in Hürriyet gazetesi yazarı Ertuğrul Özkök’ün bir yazısını önerdiği daha önceki bir mesajının görüntülerini bir araya getirerek takipçilerine şöyle bir mesaj attı: “Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim”.Cem Boyner, gezi parkı protestoları sırasında eylemcilere yönelik şiddeti eleştirmiş ve Berkin Elvan’ın cenaze töreninin yapılacağı gün mağazalarının olası ilkyardım ihtiyacı için açık olacağını belirtmişti ve bu nedenle sık sık hükümete yakın medya organlarının hedefi olmuştu. Yine Ertuğrul Özkök de hükümete yönelik eleştirel yazıları nedeniyle bu medya organları tarafından sıklıkla hedefe konuyordu. Yeni Akit yazarı Ersoy Dede de, Murat Ülker’in Cem Boyner ve Ertuğrul Özkök’le sosyal medya üzerindeki ilişkisini gündeme getirerek onunla ilgili bu mesajı attı.Ancak iş dünyasındaki başarıları, sanata olan katkıları ve soğukkanlı kişiliğiyle bilinen Murat Ülker, “twitter raconu” konusunda da iyi olduğunu gösteren bir yanıt vermekte gecikmedi.Murat Ülker, Ersoy Dede’nin mesajından kısa bir süre sonra “Arkadaşım nasılsınız?” yazılı bir tweet attı. Bu mesajı esas ilginç hale getiren ise sadece 6 ay önce Ersoy Dede’nin attığı bir başka twitter mesajının görüntüsünün eklenmiş olmasıydı.Ersoy Dede, 6 Mayıs 2014’te, Ülker’in patronu ile çektirdiği ve oldukça mutlu göründüğü bir fotoğrafı, “Murat Ülker ile selfie” yazarak takipçileriyle paylaşmıştı. Murat Ülker, “arkadaşları” nedeniyle kendisini eleştiren Ersoy Dede’ye bu iletisini, son tweetindeki 'arkadaş' eleştirisiyle birlikte hatırlatıyordu.Twitter kullanıcıları Murat Ülker’in bu ‘ince’ göndermesinin ardından konuya dahil oldu ve çok sayıda mesajla Murat Ülker’e destek verdi. Milliyet
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Televizyonu zaplarken gördüm. Tane tane konuşan bir adam AK Saray’ın yapılmasından dolayı neden mutlu olmamız gerektiğini o kadar güzel anlatıyordu ki. O konuşurken ekranın altındaki yazı da sarayı tarif ediyordu. İlk önce ‘milletin sarayı’ ibaresi belirdi ekranın altında, sonra alt yazı, ‘devletin-milletin sarayı’ oldu.Bu sevimli gazeteci sarayın millete ait olduğunu öyle hararetli bir şekilde anlatıyordu ki, insanın içinden gidip sarayda çay içmek ve “yazık, biz bu saraylarda sefa sürerken bu ülkenin Cumhurbaşkanı kim bilir hangi viranede cefa çekiyor diye” sormak geliyordu.Yalnız işte, hep ‘uyumsuz’, huzursuz, meselelere milli gözlükle bakmayan birileri çıkabiliyor. Yine öyle birileri çıkıntılık yapmış. Mimarlar Odası Ankara Şubesi, kalkmış TOKİ’ye bu sarayın maliyeti ne diye sormuş. Sana ne kardeşim, o milletin sarayı, senin milletle ne alıp veremediğin var?
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
DEMOKRATİK Toplum Partisi (DTP), yüzde 10 ülke barajı nedeniyle 2007 genel seçimlerinde, “Bir Umut Adayları” adı altında toplanan bağımsız adayları destekledi ve 22 milletvekilliği elde etti.Arada DTP kapatıldı, yerine kurulan Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) de 2011 genel seçimlerinde, yine yüzde 10 barajı nedeniyle “Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku” adıyla katılan bağımsız adayları destekledi. 47 ildeki 64 adaydan 36’sı seçildi, bunlardan Hatip Dicle’nin vekilliği mahkeme kararıyla AKP’li Oya Eronat’a geçti.
"Gülen Grubu, Aziz Yıldırım'dan 50 Milyon Dolar İstedi"
MİLLİYET Gazetesi yazarlarından Atilla Gökçe, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın da içerisinde bulunduğu şike davası ile ilgili bir yazı yazdı.Galatasaray Başkanı, “Fethullah (Gülen) grubu, Aziz Yıldırım’dan 50 milyon dolar istedi. Aziz Yıldırım da Fenerbahçe de bu parayı vermedi. Ondan sonra malum süreç başladı.... Henüz sonlanmayan bir süreç” dedi.Bilim insanı, hukukçu. 1961’de üniversite diplomasıyla çıktığı yolculuğu 53 yıldan beri aralıksız sürdürüyor. Bir yandan davalar, duruşmalar, dosyalar arasında koşuştururken, bir yandan da öğrencilerine yeni tezlerinde yeni yeni mesajlar veriyor, onlarla tartışıyor. Bilimsel jürilerde oy kullanıyor. Onlarca doçentin, profesörün akademik unvanını imzasıyla onaylamış büyük bir hoca o!Koşullar, Duygun Yarsuvat’ı Galatasaray Spor Kulübü’nün başkanlığına getirmiş. Hevesle, hayalle hazırlandığı bir rol değil bu. Altı aylık geçici bir görev olarak bakıyor başkanlığa...Yanlış yargılamaBelki de sırf bu nedenle, Galatasaray-Fenerbahçe arasındaki rekabete farklı bir masumiyetle yaklaşıyor. Popülist demeçler verip ortalığı kızıştırma, rakibi gıcık etme, taraftarlara selam çakma kolaycılığına sapmıyor. Ortamı yangın yerine çeviren demeçlerden uzak duruyor.Duygun Yarsuvat’ın spor adamı, bilim insanı kişiliğinin en taze örneğine de bizzat tanık oldum.Geçen hafta Çarşamba gecesi, dostlarım Mehmet Ayan ve Ilgaz Çınar’la birlikte “Galatasaraylılar Evi”ne, onların diliyle “Cemiyet”e konuk olduk. Galatasaray Basketbol Takımı’nın geçen yıl final serisindeki son Fenerbahçe maçına çıkmamasıyla ilgili olarak olimpizm ilkelerine aykırı davranıldığını, Koç Ergin Ataman’la oyuncuların “spor yapma” hakkının çiğnendiğini, bir dava açmaları halinde o günkü yönetimden yüklü tazminat alabileceklerini anlatım.Sonradan sohbet sırasında Yarsuvat’ın özellikle Fenerbahçe Başkanı hakkında söyledikleri ilgimi çekti:“-Aziz Yıldırım, 6222 sayılı yasa kapsamında yargılandı. Normal olarak asliye ceza mahkemesinde yargılanması gerekirdi. Ama Giresunspor eski başkanı Olgun Peker’le ilgili iddialar kapsamında olayı çete suçu olarak gördüler ve ağır cezaya gittiler. Bence bu yanlıştı. Normal olarak asliye cezada yargılansaydı, tutuklanmazdı. Asliye cezada suçlu bulunsa dahi “hükmün açıklanması geri bırakılır” ve bu kadar yıpranmamış olurdu. Bu dava ile ilgili yargılama usulü kararları üç gün içinde değişti. İyi olmadı.”Yarsuvat’a “Peki bu çoraplar neden örüldü başkanın başına?” diye sordum.Aynen şunları söyledi:“-Fethullah (Gülen) grubu, Aziz Yıldırım’dan 50 milyon dolar istedi. Aziz Yıldırım da Fenerbahçe de bu parayı vermedi. Ondan sonra malum süreç başladı.... Henüz sonlanmayan bir süreç!”Hasım ya da rakip değilBaşkan Yarsuvat, bunları söylerken Fenerbahçe’ye ortalama Galatasaraylıların baktığı “hasım” ya da “rakip” gözüyle bakmıyordu. Üzgün ve samimi bir tavırla sanki komşusunun başına gelen bir felaketten söz ediyordu.Başkan’la tartışmaya girmedim. Bu 50 milyon doların bağış olarak mı, destek olarak mı talep edildiğini sormadım. Kendi mantığımla bunun karşılığını da bulamadım. Ne var ki Aziz Yıldırım’ın 2 Temmuz 2013 gecesi tahliyesinden hemen sonra, evinde Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök’e başına gelenlerin Fethullah Hoca örgütünün işi olduğunu anlattığını biliyorum. Ertesi gün Yıldırım, bu beyanları yalanlamıştı, onu da hatırlıyorum.Bir de Aziz Yıldırım’ın sık sık tekrarladığı bir mesaj var: Günü geldiğinde konuşacağını, Türkiye’yi sarsan açıklamalar yapacağını söylüyor Fenerbahçe Başkanı.Duygun Yarsuvat’ın ayrıntısız, sade ve net sözcüklerle anlattıklarını buraya yazmadan önce, Pazar akşamı arayarak “Sohbette söylediklerinizi yazabilir miyim? Bunu sormak benim görevimdir” dedim. “Elbette yazabilirsiniz, dedi, teşekkür ettim. Son sözü de şu oldu: “Asıl ben size izin istediğiniz için, nezaketiniz için teşekkür ederim!”Yazının devamı için
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Hakan Fidan'ın şahsı ayrı konu fakat 'MİT Müsteşarı'nın bir partiden aday olmasını ben de olumlu bulmadım. Yüksek yargı, MİT ve Genelkurmay gibi özelliği olan kurumlardaki görevlilerin iç politikaya mesafeli durmaları gerektiğine inanırım da ondan.Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay gibi yüksek yargı kurumlarının başkan ve üyeleri görevlerinden ayrılarak veya hemen emekli olur olmaz siyasete girmemelidir. Görevlerini siyasi saiklerle yaptığı kuşkusu doğar çünkü. MİT ve Genelkurmay Başkanlığı gibi kurumlar için de böyle. Amerikan, İngiliz, Fransız yargı kurumları veya istihbarat teşkilatları ülkelerindeki hangi partiye yakındır?!