onedio

antarktika Haberleri

antarktika ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. antarktika ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Sürüden Kopmak mı, Sürüde Kaybolmak mı?
Dijital İnsanın Yalnız YürüyüşüSosyal medyanın en çok konuşulduğu, en çok tartışıldığı bir zamandayız. Herkesin gündeminde yapay zekâ var; algoritmalar, otomasyon, insan sonrası gelecek… Ama garip bir şekilde, daha canlı, daha kanlı, daha gündelik bir güç sessizce hayatlarımızı dönüştürmeye devam ediyor: sosyal medya. Alışkanlıklarımızı, ilişkilerimizi, dikkat eşiğimizi, hatta yalnızlık biçimlerimizi yeniden tanımlıyor.
Kira, Fatura Derdi Yok: Antarktika'da Yüksek Maaşa Çalışacak Kişiler Aranıyor!
Marangoz, aşçı, tesisatçı, usta, bilim insanı...Eğer kendinizi bu alanların birinde uzman olarak görüyor veya kendinizi geliştirebileceğinizi düşünüyorsanız o zaman Antarktika'nın aradığı kişisiniz!İngiliz Antarktika Araştırma Kurumu (BAS), Antarktika'daki araştırma istasyonlarında çalışacak yeni kişiler bulmak için ilan verdi.Bakalım Antarktika'da çalışmanın şartları nelermiş?Kaynak
Bilim İnsanları Açıkladı: "Kar Aslında Beyaz Değil"
“Kar gibi beyaz” sözü hepimize aynı çağrışımı yapar; tıpkı “kan kırmızısı” ya da “okyanus mavisi” tanımlamalarında olduğu gibi karı da doğal olarak parlak beyaz hayal ederiz. Ancak bilim insanları bu algının tam olarak doğru olmadığını söylüyor. Popular Science’ın aktardığı bilgilere göre kar, aslında sayısız minik buz kristalinden oluşuyor. Buz ise su gibi tek başına şeffaf bir yapıya sahip. Peki, şeffaf kristallerden oluşan kar neden gözümüze beyaz görünüyor?Kaynak - Gazete Oksijen
Penguen ve Tekilliği Bize Ne Söylüyor?
Viral olan pengueni duymuş, izlemişsinizdir. Werner Herzog'un 2007 yapımı Encounters at the End of the World belgeselindeki kesitlere dikkat kesilince ağlamamak çok zor. Belgeselden çıkan viral klip, belgeselde yer alan yalnız bir Adélie penguenin koloniden uzaklaşıp Antarktika’nın iç kesimlerine doğru yürüdüğü sahne çok derin düşündüren türden. Türüne aykırı bir şekilde koloniden tek başına ayrılan penguen uzaklaşırken dönüp arkasına bakıyor ve yoluna devam ediyor. Her canlı gibi açlıkla bir mücadelesi var. Yaşamda kalmak için sürüsüne ihtiyacı var. Tek başına sürüden uzaklaşan penguenin yönünü kaybettiği düşünülüyor. Ancak penguen bilinmeyen bir kararlılıkla kendi yoluna devam ediyor. İzleyen herkesin aklında aynı soru var; ama neden? Antarktika’nın iç kısımlarına yani doğasına göre ölüm demek olan tekliğe yürüyor. Herzog’un belgeselde söylediği şey çok önemli: “Bunu durduramazsınız. Penguenler geri dönmez.” Bu ne kadar bilimsel bilmiyorum. Penguenleri izlemeyi çok sevmekle sınırlıyım. Fakat asıl önemli olan neden hepimiz bu penguende kendimizden bir parça bulduğumuz…
Zamanın Başladığı Ana Ait İzlere Ulaşıldı
Gökbilimciler, Albert Eintein'ın Evren'in oluşumu hakkındaki teorisini doğrulayan çok önemli bir keşfe imza atarak, Büyük Patlama'nın ardından oluşan yerçekimsel dalgaları tespit etmeyi başardı.Bilim dünyası, Higgs Bozonu'nun keşfedilmesinin ardından en önemli gelişmeye tanık oldu. Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezi'nden Profesör John Kovac'ın başını çektiği araştırma ekibi, Antarktika'daki Bicep2 teleskobunu kullanarak 'Evren'in oluşumunda ortaya çıkan yankıları tespit etti. Büyük Patlama'nın ardından gelen 'Evren'in ilk genişleme sürecine ait olan dalgalara ait yankılanmalar, Einstein'ın teorilerini de doğruladı. Bilgisayar modelleri, 'Evren'in göz açıp kapayıncaya kadar 100 trilyon trilyon kat (.0000000000000000000000000000000001) genişlediğini ortaya koymuştu. Einstein'ın yaklaşık 100 yıl önce öne sürdüğü Genel Görelilik Kuramı'nda, yerçekimsel dalgaların Büyük Patlama'da ortaya çıktığı ve 'Evren'in genişlemesiyle güçlendikleri savunulmuştu. Bugüne kadar kesin delillerle doğrulanamayan görelilik kuramı, yıllar sonra Güney Kutbu'nda çözümlendi. 25 milyon dolarlık Bicep2 teleskobuyla ulaşılan 13.8 milyar yıllık yankılar, aynı zamanda 'Evren'in en eski 'radyasyon fosillerini' temsil ediyor. Araştırmada yer alan Minnesota Üniversitesi'nden Clem Pryke, 'Samanlıkta iğne bulmaya çalışırken bir levye bulduk' ifadesini kullandı. Pryke, 'Evren'in genişleyerek büyüdüğüne ait en büyük delili bulduk. Bulgular, Büyük Patlama'da bir araya gelen temel kuvvetlerin, CERN'deki Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'nda yapılan deneylerde ortaya çıkan enerjinin 10 trilyonlarca katını temsil ettiğini gösteriyor' bilgisini verdi. Işın parçacıklarını okudu Bilim insanları, Bicep2 ile elde edilen bulgunun öncesinde, ‘uzayın kumaşını’ ışıktan bile hızlı yırtarak 'Evren'i şiddetle sarsan patlamanın milyarlarca ışık yılı uzunluğunda yerçekimsel dalgalar oluşturduğunu düşünüyordu. 'Evren'in genişlemesiyle ortaya çıkan olağanüstü güç, tıpkı depremlerde okyanusların yüzeyinde suların titremesi gibi uzay-zamanı sarsmaya başladı. Bicep2, elde ettiği izlerle, görelilik kuramına ait en önemli delili buldu. Yerçekimsel dalgaları doğrudan göremeyen teleskop, Evren’in henüz 400 bin yaşında ve sadece sıcak bir plazma topu halinde olduğu dönemden Dünya’ya ulaşan ışınlardaki fotonları taradı. Uzay boşluğunda ilerledikleri süre içinde yerçekimsel dalgaların etkisiyle sıkışan ve belli yönlerde kutuplaşan ışınların ortaya koyduğu kozmik izler, 13.8 milyar yıl öncesinin fosillerine ulaşılmasını sağladı. Büyük Patlama'dan gelen telegraf Johns Hopkins Üniversitesi'nden fizikçi Marc Kamionkowski, araştırma ekibiyle basına yaptığı açıklamada, 'Kozmolojideki eksik halkayı bulduk... Varlığından çok emin değildik ama 20 yıl süren araştırmalar sonuç verdi' ifadesini kullandı. Yerçekimsel dalgalar, uzayda ilerledikçe sıkıştıkları için arkalarında mikrodalga boyutunda iz bırakıyor. Işın dalgaları gibi kutuplanmaları, bilim insanlarına kutuplanma sinyallerini tespit etmelerini de sağlıyor. Bulguları çok titiz bir şekilde değerlendireceklerini belirtem Kamionkowski, 'Eğer sonuçlar birbirlerini tutarsa, Büyük Patlama'nın bize yerçekimsel dalgalar olarak işlenmiş, gökte ise mikrodalga izi olarak yansıyan telegrafına ulaşacağız. Gelecek yıllarda bu mesajın bize neler anlattığını daha iyi anlayacağız' dedi. Kaynak: Nature
Güneş Tutulacak Ama Biz Göremeyeceğiz...
15 Nisan’daki ‘Kanlı ay tutulması’ndan sonra bu kez de 29 Nisan’da halkalı güneş tutulması olacak.Ancak bu tutulma Türkiye’den izlenemeyecek. Yalnızca Antarktika’da çok küçük bölgede halkalı tutulma olarak gerçekleşecek. Bölgeye ulaşmanın da çok zor olduğunu belirten TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi uzmanları, bu sebeple büyük olasılıkla bu tutulmayı kimsenin izleyemeyeceğini söyledi. Zaman