Annesi Düşerken "Hadi Görüşürüz" Demiş! Balkondan Düşerek Ölen Şarkıcı Güllü'nün İddianamesi Tamamlandı
Yalova'da kamuoyunda 'Güllü' adıyla bilinen Gül Tut'un evinin balkonundan düşerek yaşamını yitirmesiyle ilgili yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede, maktulün kızı Tuğyan Ülkem Gülter hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilirken, düşme anından saniyeler önce annesine alaycı bir şekilde 'Hadi görüşürüz' dediğini ortaya koyan bilirkişi raporu ve cinayet şüphesini güçlendiren kan dondurucu detaylar gün yüzüne çıktı.
Haber: Ali Rıza AKBULUT / Sabah
Yalova'nın Çınarcık ilçesinde, Güllü'nün altıncı kattaki dairesinin balkonundan aşağıya düşerek feci şekilde can vermesiyle ilgili adli süreçte çarpıcı bir gelişme yaşandı.
Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı'nın titizlikle yürüttüğü soruşturma neticesinde hazırlanan iddianame, olayın basit bir kaza olmaktan ziyade planlı bir cinayet olabileceği şüphesini güçlü delillerle ortaya koydu. Savcılık makamı, hayatını kaybeden Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter'in 'tasarlayarak yakın akrabayı öldürmek' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Olay esnasında aynı evde bulunan kızın arkadaşı Sultan Nur Ulu hakkında ise 'yalan tanıklık' yaptığı gerekçesiyle dava açıldı. Adli makamlara sunulan dosya; tanık ifadeleri, dijital incelemeler ve uzman raporlarıyla olayın ardındaki karanlık noktaları aydınlatıyor.
Dosyaya damga vuran en sarsıcı bulgu, ses ve görüntü analizlerini gerçekleştiren uzman bilirkişinin hazırladığı rapor oldu.
İncelenen ham kayıtlarda, Güllü’nün düşmesinden hemen önce üç farklı sürtünme ve çarpma sesinin yankılandığı tespit edildi. Asıl kan donduran detay ise kadının balkondan düştüğü anlarda, kendisine sadece bir metre mesafede duran kızı Tuğyan ve arkadaşı Sultan'ın sergilediği tepkisizlikti. Rapor, iki genç kadının bir saniye içinde müdahale edebilecek kadar yakın olmalarına rağmen tutma, yakalama veya çığlık atma gibi en ufak bir insani refleks göstermediğini belgeledi. Bilirkişi heyeti, bu olağandışı soğukkanlılığı, şüphelilerin yaşanacak trajediyi önceden bildikleri ve bekledikleri şeklinde yorumladı. Üstelik aynı raporda, kızının annesi düşmeden saliseler önce alaycı ve soğuk bir ses tonuyla 'Hadi görüşürüz' dediği de kayıtlara geçirildi.
Soruşturma derinleştikçe, anne ile kızı arasındaki sorunların çok daha eskiye dayandığı ve şiddet içerdiği anlaşıldı. Maktulün kardeşi Kader Tut'un savcılığa verdiği ifade, aile içindeki husumetin boyutlarını gözler önüne serdi. İfadeye göre, Tuğyan bundan yaklaşık üç yıl önce de öz annesinin ellerini bağlayarak onu ciddi şekilde darp etmişti. Tanıkların anlattıkları ve müştekilerin beyanları, olay gecesi yaşanan gerilimin şifrelerini de çözüyor. İddialara göre Tuğyan, eski sevgilisinin ailesiyle yaşadığı bir tartışmanın ardından eve büyük bir öfkeyle gelmiş, kendisini pencereden atmaya yeltenmiş ve annesine 'Sen beni öldürdün, beni rezil ettin' şeklinde bağırmıştı. Annenin kızına ölmeden önce gönderdiği son sesli mesaj da bu tükenmişliği doğruluyor; Gül Tut'un kızına 'Mezarıma gelir ağlarsın ama sen onu da yapmazsın' diyerek acı bir sitemde bulunduğu dosya delilleri arasına girdi.
Cinayet şüphesini kuvvetlendiren bir diğer önemli viraj ise tanık Sultan Nur Ulu'nun sonradan gelen itirafı oldu.
İlk ifadesinde Gül Tut'un oyun oynarken ayağının kayıp kazara düştüğünü savunan Sultan, ilerleyen süreçte gerçeği anlatmaya karar verdi. Kendi avukatıyla yaptığı bir görüşmeyi gizlice kaydederek adli makamlara teslim eden genç kadın, ses kaydında Tuğyan'ın eylemlerinin bedelini daha fazla ödemek istemediğini ve her şeyi itiraf edeceğini söylüyordu. Güvenlik kamerası kayıtları da Tuğyan'ın, gerçeklerin ortaya çıkmasından korkarak arkadaşı Sultan'ı aracıyla gizlice takip ettiğini belgeledi.
Olayın kaza süsü verilmiş bir cinayet olduğu tezini destekleyen en somut deliller, Tuğyan Ülkem Gülter'in el konulan dijital eşyalarından çıktı. Genç kadının olayın hemen ardından cep telefonunu fabrika ayarlarına döndürerek delilleri yok etmeye çalıştığı saptandı. Ayrıca erkek arkadaşına mesaj atarak telefonunun sıfırlandığını, iletişim kurarken dikkatli olmasını ve eski mesajları silmesini tembihlediği ortaya çıkarıldı. Şüphelinin internetteki arama motoru geçmişi ise olayın seyrini değiştirecek nitelikteydi. Tuğyan'ın yasaklı maddelerin saç telinden ne kadar sürede temizleneceğine dair detaylı aramalar yaptığı; esrar, kokain, metamfetamin ve antipsikotik bir ilaç olan haloperidol hakkında yoğun araştırmalar yürüttüğü belirlendi. Bu bulgular, Yalova'daki sır dolu ölümün ardında soğukkanlılıkla kurgulanmış bir eylem olduğu yönündeki iddianameyi güçlendiren son kanıtlar olarak dosyaya eklendi.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!



Yorum Yazın