the guardian Haberleri

the guardian ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. the guardian ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

ABD Siyasetine Yön Veren Türk Hasan Piker Kimdir? Twitch'ten Amerikan Siyasetine Nasıl Damga Vurdu?
Dünyanın en çok izlenen Twitch yayıncılarından biri olan Türk-Amerikalı siyasi yorumcu Hasan Piker, namıdiğer HasanAbi, ABD siyasetindeki etkisiyle adından sıkça söz ettiriyor. Sadece oyun oynamakla kalmayıp Z kuşağını politize eden alternatif bir medya yaratan Piker; ABD Kongre üyeleriyle girdiği polemikler, The Guardian'a konu olan uluslararası televizyon tartışmaları ve iftira davalarıyla gündemden düşmüyor. Gelin, Hasan Piker'in hayatına, eğitimine ve ABD siyasetine etkisine birlikte göz atalım.Kaynak1, Kaynak2
Harvard Açıkladı: Bu Şarkıları Dinlemek Ölümcül Olabilir!
Ölümcül trafik kazalarıyla müzik arasında bir bağlantı keşfedildi. The Guardian'ın aktardığı habere göre, Harvard Üniversitesi'nde yapılan araştırma, özellikle popüler şarkıcıların yeni albüm çıkarttıkları zamanlarda ölümcül trafik kazalarının arttığına ortaya çıkardı. Kaynak: The Guardian
Uğur Mumcu Cinayeti 21 Yıldır Aydınlatılamadı
Türkiye'de araştırmacı gazeteciliğin öncüsü Uğur Mumcu tam 21 yıl önce bugün bir bombalı suikast sonucu aramızdan ayrılmıştı. Mumcu için bugün birçok kentte anma etkinlikleri düzenlenecek. Mumcu için ilk olarak başkentte saat 10.30'da Batıkent Uğur Mumcu parkında anma töreni düzenlenecek. Bombalı saldırının gerçekleştiği sokağa karanfiller bırakılacak. Ardından da sevenleri saat 14.30'da Cebeci Asri Mezarlığı'ndaki kabrini ziyaret edecek. Uğur Mumcu için sadece başkentte değil, başta İstanbul ve İzmir olmak üzere yurdun birçok merkezinde anma törenleri düzenlenecek. Gazeteci-yazar Uğur Mumcu 24 Ocak 1993'te Ankara'da evinin önünde aracına yerleştirilen bombanın patlaması sonucunda yaşamını yitirmişti. Mumcu suikastı, ölümünün 21'inci yılında hala aydınlatılabilmiş değil.CNN Türk
'Pulitzer' Ödülleri Açıklandı
ABD'nin en prestijli ödüllerinden biri olarak kabul edilen ve bu yıl 98.'si verilen 'Pulitzer' ödülleri sahiplerini buldu. 'Pulitzer Gazetecilik, Edebiyat, Drama ve Müzik' ödülleri, New York'da Columbia Üniversitesi'nin Gazetecilik Okulu'nda yapılan basın toplantısında, Pulitzer ödüllerinin yöneticisi Sig Gissler tarafından açıklandı. Pulitzer'in en önemli ödülü olarak kabul edilen 'Kamu Hizmeti' dalındaki ödülü, Ulusal Güvenlik Kurumu (NSA) eski çalışanı Edward Snowden'in basına sızdırdığı gizli belgeleri yayımlayan Guardian US ve The Washington Post aldı. Sıcak Gelişme Haberciliği katagorisinde ise geçtiğimiz yıl Boston Maratonu'nda meydana gelen patlamayı takip eden Boston Globe çalışanları aldı. Bu yıl 4. kez 'Kamu Hizmeti' ödülü 2 gazete arasında paylaşılmış oldu. ‘Makale’ katagorisinde ise ödül verilmedi. Snowden'in sızdırdığı belgelerde ABD'nin birçok devlet başkanını dinlediği ve milyonlarca insanın e-mail bilgilerine ulaştığı ortaya çıkmıştı. Önce Guardian gazetesinde yayınlanan belgeler daha sonra Washington Post, New York Times ve Wall Street Journal'da da yayınlanmıştı. ABD hükümeti Snowden hakkında casusluk davası açmıştı. 1917 yılından bu yana verilen 'Pulitzer' ödülleri, ABD'de gazeteciliğin en seçkin ödülü olarak kabul ediliyor. Bu ödülü kazananlar, ayrıca 10 bin dolarlık para ödülünün de sahibi oluyor. Sadece gazetecilikte kamu hizmeti dalında ödül alan gazeteye altın madalya veriliyor. Gazetecilik dalında verilen ödüller şöyle: Kamu Hizmeti: Guardian US ve The Washington Post Sıcak Gelişme Haberciliği: The Boston Globe çalışanları Araştırmacı Gazetecilik: Chris Hamby of The Center for Public Integrity, Washington DC Aydınlatıcı (Açıklayıcı) Gazetecilik: EliSaslow (Washington Post) Yerel Habercilik: Will Hobson and Michael LaForgia of the Tampa Bay Times (Florida) Ulusal Habercilik: David Philipps of The Gazette, Colorado Uluslararası Habercilik: Jason Szep and Andrew R.C Marshall (Reuters) Yorum: Stephen Henderson (Detroit Free Press) Eleştiri: Inga Saffron, Philadelphia Inquirer Editöryal yazı: The Oregonian Editöryal çalışanları (Portland) Karikatür: The Charlotte Observer gazetesinden, Kevin Siers Flaş Haber Fotoğrafı: Tyler Hicks The New York Times Haber Fotoğrafı: Josh Hanner, The New York Times cihan.com.tr ORHAN AKKURT
Her Şey Bahane Kahve İçmek Şahane Dedirten 11 Neden
Seul Ulusal Üniversitesi’nden araştırmacıların fareler üzerinde yaptığı bir deneye göre az uyku nedeniyle strese giren fareler kahve aromasına maruz kaldıklarında, beyinlerinde bu strese bağlı olarak oluşan proteinde de bir değişim yaşanıyor.
Şekispir'den Shakespeare'e: Üstadın Anadolu Macerası
Önceleri Şekispir, Şekspir ya da Şekspiyer diye anılmaya başladıysa da 20. yüzyılın ikinci yarısından sonra artık ülkemizde de Shakespeare diye biliniyordu. Onun bu topraklardaki macerası yaklaşık 140 yıl önce, Osmanlı'nın son döneminde başladı. Shakespeare'in tiyatro yapıtlarının Osmanlı'daki ilk çevirmeni Kütahyalı Hasan Bedrettin Paşa ile arkadaşı Manastırlı Mehmet Rıfat olmuş. 1870'lerde bu ikili (İngilizce bilmedikleri için) Othello 'yu Fransızcadan çevirmişler. Ardından üstadın yapıtlarını Osmanlıcaya tercüme etmek bir 'riyaziyeci'nin aklına gelmiş. Eğitimci, matematikçi Mehmet Nâdir Bey Hamlet 'ten üç bölüm seçip çevirmiş. Yine Fransızcadan ama İngilizce de biliyormuş. Bunu yaparken büyük olasılıkla Hamidiye Zırhlısı'nda hapisteymiş. Mehmet Nâdir Hamlet çalışmasını 1881'de Hazine-i Evrak dergisinde şöyle sunmuş: 'Nâmı şöhretgîr-i âfâk olan 'şekspir'in tercüme etdiğim bazı âsârı içinden birkaç söz toplayub (Hazine-i evrak)a derc buyurulmak üzere irsâl eyledim.' Nâdir Bey bununla da yetinmemiş, 1887-1888'de Shakespeare'in 42 sonesini düz yazı olarak Osmanlıcaya çevirmiş. Yine bu sıralarda başka bir Osmanlı aydını Örikağasızade Hasan Sırrı Bey (Nahit Sırrı Örik'in babası) Venedik Taciri ile Sehv-i Mudhik (Yanlışlıklar Komedisi) çevirilerini yapmaktaymış. 1884 ve 1887'de ikisi de yayımlanmış. Verona'nın İki Asilzadeleri 1886 yılında II. Meşrutiyet yıllarında kaymakamlık yapmış olan Mihran Boyacıyan tarafından çevrilip Civelekyan Matbaasında basılmış. Boyacıyan aynı yıl Romeo ve Juliyet 'i de çevirmiş. Çeviriler yapılmış ama sahneler pek hareketli değil henüz. Bazı Shakespeare yapıtları Rum ya da Ermeni toplulukları tarafından sahnelenmiş. Örneğin 1842'de Konkordiya tiyatrosuna gelen Rum sanatçılar Romeo ve Juliette 'i, Othello 'yu, Hamlet 'i oynamışlar. Bu oyunlar, Gedikpaşa Tiyatrosunun ilk döneminde de temsil edilmiş. Ama Osmanlı sahnelerine adım atan Osmanlıca ilk oyunu Othello. Mihran Boyacıyan'ın İngilizceden çevirdiği Othello ‪Manzûme-i Efkâr Matbaası tarafından 1912 yılında yayımlanmış. 1914 yılında İstanbul'da Darülbedayi'nin, yani modern anlamda ilk tiyatro ve konservatuvar yapısının oluşmasıyla 'resmi' tiyatro yaşamı başlar. 1912 yılında Muhsin Ertuğrul bir Hamlet yapmıştır bile. Çevirisi, başrol oyunculuğu, yönetimi kendine ait bir Hamlet'tir bu. Anadolu ise Othello'yu çok beğenmiştir. Darülbedayinin ilk öğrencilerinden biri, Kâmil Rıza, öteki adıyla Othello Kâmil, yıllar boyunca gezici kumpanyasıyla Anadolu'yu dolaşıp Othello oynar. Kâmil'in yorumuyla sahnelenen oyunun adı Arabın İntikamı'dır. Nâzım Hikmet 'Oyunlarım üstüne' başlıklı yazısında (Moskova, 1962) Kâmil'in seyircisi olduğu günleri şöyle anlatır: 'Ankara'da 1921 kışında ahırdan bozma salaş bir tiyatroda, gaz lambalarının ışığında ve ikide bir soğuktan avuçlarıma hohlayarak Otello Kâmil'i seyrettim. Ömrümde ilk defa Şekspir'i seyrettim. Abdullah Cevdet adında bir eski Jön Türk şairi Arap ve Acem sözcükleriyle dolu bir dille büyük üstadı Türkçeye çevirmişti. Otello'yu, Hamlet'i filân okumuştum, şaşmıştım, hayran olmuştum ama pek anlamamıştım. Kâmil bir gezgin aktördü. Repertuvarında bir tek piyes vardı denilebilir. Otello'yu Papazyan üslubuyla oynadığını söylerler. Ne yazık Papazyan'ı Otello'da seyretmek nasib olmadı. Ama çırağı Kâmil'in Otello'suna bakıp ustasının ustalık kertesini kestirmek mümkün.' Gerçekten de Abdullah Cevdet Shakespeare'in tüm oyunlarını çevirmek niyetlisidir. Ama ne yazık ki çeviriler başarısızdır. Abdullah Cevdet tercüme işine devam ettiği sırada bir gün Süleyman Nazif'e dert yanar: 'Nazif, Shakespeare'i çevirme işini bitirmeden öleceğim diye korkuyorum.' Süleyman Nazif cevabı yapıştırır: 'Ben de tam tersine Shakespeare'in tamamını ölmeden önce çevireceksin diye korkuyorum. Herkes Shakespeare'in eserlerini ölümsüz bilir, oysa sen Türkçeye çevirerek ölümlü olduklarını kanıtladın.' 20- yüzyıl başlarında Osmanlı'nın yeni Türkiye Cumhuriyetine armağanlarından biri olan Neyzen Tevfik 'in diline de düşer Shakespeare: ŞEKSPİR Şekispir'in bütün asarına değil, birine Feda imiş Britanya o hikmet efserine. Ne muhteşem, ne derin bir mehabet-i takdir, Yeter bu İngiliz'in ilme aşkını tasvir. Revân eder acı sözlerle tayf-ı hikmetini, Bu serzeniş ile sezmiş vatan muhabbetini. (1921) 'İngiltere'nin Avon deresi İrlanda denizine dökülmek için kara ağaçlar arasında aheste ve sakit akıyor; gruba doğru pembeleşen yeşil sularında dallar ve sazlarla beraber Stratfort beldesinin beyzi ve tulani pencereleri ve mızrak biçimli parmaklıkları münakis yaşar; akisler arasında birer canlı kar yığını halinde sessiz kayan beyaz kuğular vardır. İşte bu güzel akar suyun kenarına yaslanan Stratfort şehrinin Henley sokağında 1564 senesi nisanının yirmi üçüncü günü Vilyem Şekspiyer dünyaya geldi.' Bu satırlar 1934 yılında Kanaat Kütüphanesi tarafından yayımlanmış, Cenap Şahabettin'in kaleme aldığı 'Vilyem Şekspiyer' adlı kitaptan. Resimli, 196 sayfa olan kitapta Türkçede ilk kez Shakespeare'in hayatı, kadınları, eserleri ahlakı gibi konular ele alınıyor. Cumhuriyet'in kuruluşundan sonra Shakespeare kültür ve sanat dünyasının baş köşesine kurulacaktır. 1920'lerden günümüze Shakespeare'in tüm oyunları Türkçeleştirildi. Çevirmenler arasında Halide Edip Adıvar, Sabahattin Eyuboğlu, Ülkü Tamer, Can Yücel, Mina Urgan, Berna Moran gibi edebiyatımızın ünlü isimleri de var. Tüm soneleri ise Talat Sait Halman çevirisiyle Türkçeye kazandırıldı. Üstadın (Venus and Adonis, Rape of Lucrece gibi) manzum öyküleri ise onları çevirecek kahramanları bekliyor. Shakespeare'in bu topraklar üstündeki maceralarından bazıları oldukça ilgi çekici: 1960'ların başında İstanbul'da Küçük Sahne'de Othello sahnelenir. Iago'yu oynayan Genco Erkal seyircilerin arasından geçerken 'Allah belanı versin!' diye bağıranlar olur. Türkiye ve hatta dünya sahnelerinde boy gösteren az sayıdaki kadın Hamlet'lerin başında Ayla Algan gelir. 1962 ile 1965 yılları arasında İstanbul Şehir Tiyatrolarında Muhsin Ertuğrul'un rejisiyle sahnelenen Hamlet'te hem Hamlet'i hem de Ophelia'yı oynadı. 1976 yılında Metin Erksan bir Shakespeare uyarlamasını beyaz perdeye taşır. Fatma Girik'in baş rolünü oynadığı bir Hamlet filmidir 'Kadın Hamlet ya da İntikam Meleği'. Şatoda değil çiftlikte geçer. Film hakkında Variety dergisinde çıkan yazıda 'Kadın Hamlet, 1977 Uluslararası Moskova Film Festivalinin ve 1978 Uluslararası Los Angeles Film Festivalinin en güzel, en orijinal, en sıra dışı, en eşsiz, en anlamlı, en beğenilen tek filmi' diye yazar Lester Cole. Müşfik Kenter 1985-86 tiyatro sezonunda Kenter Tiyatrosunda Talat S. Halman'ın kaleme aldığı 'Türk Shakespeare' adlı metni sahnede tek başına canlandırdı. 'Kahramanlar ve Soytarılar' adıyla sahnelenen oyunda Müşfik Kenter hem sonelerden hem oyunlardan sahneleri hem de Türkiye'de sahnelenen Shakespeare oyunlarından anekdotları seyircilere aktarıyordu. Işıl Kasapoğlu'nun 1994 yılında Trabzon Devlet Tiyatrosu'nda sahnelediği Venedik Taciri 'nde ünlü Yahudi tefeci Shylock'u bir kadın oyuncu canlandırıyordu. Hamlet metni hiç kesilmeden sahnelenince altı-yedi saat sürüyor. Türkiye'de bu iş bir kez yapıldı. Işıl Kasapoğlu'nun rejisiyle 1998 yılında İzmit Şehir Tiyatrolarında. Hamlet'i Tardu Flordun oynuyordu. 2002 yılında Mustafa Demirci çıkardığı 'Ahuzar' adlı ilahi kasetinde Shakespeare'in bir sonesini 'Vazgeçtim' adıyla ilahi olarak seslendirdi. 2009 yılının yaz aylarında Mersin'in Arslanköy beldesinde Arslanköy Kadınlar Tiyatro Topluluğu üyesi yedi kadın, Hamlet'ten üç bölümü Hamit adıyla sahneye taşıdı. Topluluğun kurucularından Ümmiye Koçak kostüm sıkıntısına da yaratıcı çözümler bulduklarını söyledi: 'Kraliçeye basmadan yapılmış elbise giydirdik. Diğer karakterler ise şalvar ve şapka giyiyor. Kullanılan taçları kartondan, kafataslarını kabaktan yaptık.' The Guardian gazetesi, 'Hamlet Türkiye'de feminist oldu' başlığı ile yayımladığı haberde 'Hamlet'in küçük bir okul sahnesinde, kendinden geçmiş seyircilerin önünde, ve en olmayacak yerde oynandığını görmek insanı derinden etkiliyor' diye yazdı. Hamlet 'i Türkiye sahnelerinde tek başına oynayan aktör ise Bülent Emin Yarar oldu. 2013'de İstanbul Devlet Tiyatrosu prodüksiyonu olarak sahnelenen oyunda aktör Hamlet, Hayalet, Kral, Kraliçe, Polonius, Ophelia, Oyuncu, Lucianus, Laertes, Mezarcı rollerini tek başına canlandırdı. Shakespeare'in Türkiye serüveni bir belgesele de konu oldu. Yönetmenliğini Gülşah Özdemir Koryürek'ün yaptığı, 2013'de seyirci önüne çıkan 'Türkiye'de Şekspir Olmak' belgeseli ünlü yazar ve şaire Türkiye'den nasıl bakıldığını işliyor. Belgesel, 1800'lü yıllarda Osmanlı Devleti sınırlarında başlayarak günümüze kadar uzanan yolculuğun hikâyesini anlatıyor. Shakespeare Anadolu'yu Anadolu'da Shakespeare'i çok sevdi. Nice yıllara üstat... Zeynep Avcı/BBC Türkçe
Guardian'dan Sanat Tarihinin Unutulmaz 10 Yüzü
Mısır’ın kudretli kraliçesi Nefertiti’den gizemli Mona Lisa’ya, doğanın ‘ çığlığını ‘ hisseden Perulu totemden Marilyn Monroe’ya… The Guardian’dan Jonathan Jones, sanat tarihinin unutulmaz yüzlerini derledi.
Soma'daki Facia Uluslararası Basında
Uluslararası basında faciaya ilişkin detaylara geniş yer verilirken, milli yas ilan edilmesine ve Başbakan Erdoğan’ın Arnavutluk ziyaretini iptal etmesine vurgu yapıldı.Soma’da meydana gelen maden faciası, uluslararası basında geniş yer bulurken, haberlerde arama kurtarma çalışmalarına ilişkin fotoğraf ve görüntülere geniş yer verildi. Haberlerde ülkede 3 günlük milli yas ilan edilmesine ve Başbakan Erdoğan’ın Arnavutluk ziyaretini iptal etmesine vurgu yapıldı. Dünyada en çok maden ve iş güvenliği kazasının yaşandığı ülkelerin başında gelen Çin'in ulusal basınında Soma'da yaşanan maden faciası önemli yer buldu. Çin resmi ajansı Şinhua'nın haberlerinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın faciayla ilgili açıklamalarına yer verilirken, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ziyaretlerini iptal ederek bölgeye gideceği aktarıldı. Facia, ülkede Çince ve İngilizce yayın yapan birçok gazetede de ilk haber olarak verilirken, Soma'da devam eden arama kurtarma çalışmalarına ilişkin fotoğraflar gazetelerde geniş olarak kullanıldı. Haberlerde ayrıca, Türkiye'de geçmiş yıllarda yaşanan maden facialarına ilişkin bilgi verildi. Almanya Almanya'nın Bild gazetesi, 'Anneler ve eşler maden ocağının girişinde ağlıyor' başlıklı haberinde, Türkiye'deki maden ocağında meydana gelen felakette 200’den fazla kişinin hayatını kaybettiğini yazdı. Facia için Süddeutsche Zeitung gazetesi 'Kurtarma ekipleri madende mahsur kalan işçileri kurtarmak için çalışıyor', Die Welt gazetesi ise 'Maden faciasında 200'den fazla insan hayatını kaybetti' başlıklarını kullandı. 'Sendika, meydana gelen maden faciasını 'katliam' olarak nitelendiriyor' başlığını atan Spiegel Online ise yüzlerce kişinin yerin altında mahsur kaldığını belirtti. Frankfurter Rundschau gazetesi, 'Yüzlerce ölü ve kayıp' başlığıyla duyurduğu haberde, Soma'da yaşanan olayın Türkiye'deki en büyük iş kazalarından biri olduğunun altı çizildi. Tagesspiegel gazetesi ise 'İşçilere yapılan bir katliam' başlığını kullanarak, maden işçileri, sendikalar ve muhalefetin olayla ilgili hükümeti suçladığını belirtti. İngiltere İngiliz yayın kuruluşu BBC, faciaya ilişkin gelişmeleri canlı yayınlarla aktardı. Ölü sayısının artmasının beklendiğini bildiren BBC, gece boyunca ailelerin çaresizce yakınlarından haber beklediğini, kurtarma çalışmalarının devam ettiğini kaydetti. İngiliz Sky haber kanalı da maden faciasını bültenlerinde ilk sırada verdi. Sky, ölü sayısının artmasının beklendiğini ve mahsur kalan yüzlerce madencinin ailelerinin umutlarının tükenmekte olduğunu bildirdi. Haber kanalı ayrıca, facianın ardından Başbakan Erdoğan'ın Arnavutluk ziyaretini ertelediğini ve Soma'ya gideceğini belirtti. Sky, kurtarma çalışmaları sırasında madene oksijen verildiğini aktardı. Facia, İngiliz gazetelerinde de geniş yer buldu. Guardian gazetesi, 'Türkiye'deki maden faciasında 200'den fazla kişi öldü' başlığını atarken, Daily Telegraph gazetesi 'Türkiye'deki maden ocağında meydana gelen patlamanın ardından yüzlerce madenci hayatını kaybetti', Independent gazetesi 'Maden faciasında en az 200 kişi öldü', Financial Times gazetesi de 'Madendeki patlamada en az 201 kişi öldü' başlıklarını kullandı. Hollanda 'Kömür madenindeki patlamada 201 kişi hayatını kaybetti' başlığıyla yangını haber yapan Hollanda yayın kurumu NOS televizyonu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız’ın açıklamalarına yer verdi. Kurtarma çalışmalarının devam ettiğine vurgu yapılan haberde, Başbakan Erdoğan’ın Arnavutluk’a yapmayı planladığı ziyaretini iptal ettiğine dikkat çekildi. Ülkenin en yüksek tirajlı gazetesi De Telegraaf ise “Maden ocağı faciası” başlığıyla duyurduğu haberde, patlamada çok sayıda kişinin öldüğünü, ölü sayısının artmasından endişe edildiğini bildirdi. Gazete, Türkiye’de şimdiye kadar en büyük maden faciasının 1992 yılında Zonguldak’ta yaşandığını ve o zaman 263 kişinin hayatını kaybettiğini yazdı. Volkskrant gazetesi, ölü sayısının artmasından endişe edildiğini ifade etti. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız’ın “Sayı endişe ettiğimiz noktaya doğru gidiyor” açıklaması kullanılan haberde, kurtarma çalışmalarının aralıksız sürdüğüne işaret edildi. İspanya Soma'daki maden faciasını haber ajanslarından aldıkları bilgilerle derleyip ilk sayfalara taşıyan İspanyol basını, bir patlama sonrası maden yatağının çökmesi sonucunda çok sayıda işçinin öldüğünü duyurdu. 'Türkiye'de maden trajedisi' başlığını atan El Mundo gazetesi, 1992 yılında Zonguldak'ta 270 maden işçisinin hayatını kaybettiği kazadan sonra ülkedeki en büyük maden kazasının meydana geldiğine dikkat çekti. Faciadan dolayı Başbakan Erdoğan'ın ve ana Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Soma'ya gitmek için programlarını iptal ettiklerini vurgulayan İspanyol gazetesi, Türkiye'deki sendikaların ise başta tecrübesiz işçi çalıştırılması olmak üzere, maden işçilerinin çalışma koşulları ve madenlerin denetimiyle ilgili tepkili olduklarını yazdı. El Pais gazetesi de haberinde, 200 metre derinlikteki maden yatağının çökmesi sırasında içeride 780'den fazla işçi olduğunu belirtti. El Pais, Türkiye'deki maden işçileri sendikalarının Avrupa'da en sık maden kazasının kendi ülkelerinde olduğunu söyleyip, güvenlik ve ekipman eksikliğinden yakındıklarını bildirdi. Ülkedeki diğer önemli gazetelerden ABC ve La Vanguardia da benzer ifadeleri sayfalarına taşırken, İspanyol televizyonları da haber bültenlerinde Soma'daki maden faciasına yer verdi. Fransa Fransız Le Figaro gazetesi, dün olayın yaşandığı saatlerde sosyal paylaşım sitesi Twitter'daki hesabından flaş geçerken, gün boyu kazaya ilişkin gelişmeleri yakından takip etti. Olay yerinden fotoğraflar paylaşan gazete, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız'ın açıklamasına yer verdi. Le Monde gazetesi ise madenciliğin Soma halkının geçim kaynağı olduğunu yazdı. Faciayla ilgili üç gün yas ilan edilmesi haberi ise birçok Fransız haber sitesinde flaş gelişme olarak yer aldı. Danimarka Soma'daki maden faciası, İskandinav basınında da geniş yer buldu. Danimarka'daki televizyon kanalları ve gazetelerin hemen hemen hepsinde faciayla ilgili olarak Türkiye'deki basın organlarının verdiği bilgiler kaynak gösterildi. DR televizyonu, yüzlerce işçinin hala mahsur olduğunu öne çıkarırken, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın ölü sayısını 205 olarak açıkladığını aktardı. Televizyon kanalı, Türkiye'deki muhabirlerinin Soma'ya doğru yolda olduğunu bildirdi. Ekstra Bladet gazetesi ise 'en az 200 ölü 400 kişi mahsur' başlığıyla verdiği olayla ilgili olarak mahsur kalan işçiler için zamanla yarıştığını aktardı. Gazetenin internet sitesi, olay yerinden canlı internet yayınına geçti. BT gazetesi ise 201 kişinin hayatını kaybettiğini ve yüzlerce insanın yaşam mücadelesi verdiğini yazdı. Türk medyasındaki haberleri kaynak gösteren gazete, ölü sayısının net olmadığını bildirdi. Politiken gazetesi, olayın gelişimine geniş yer vererek yaşanan acı nedeniyle üç günlük yas ilan edildiğini aktarırken, Jyllands Posten, ailesini kaybeden genç bir kızın fotoğrafıyla verdiği haberde genç kızın 'Biz bir aileydik ama bugün ailemiz yok oldu' ifadelerine yer verdi. İsveç İsveç basını da haberlerinde olaya geniş yer verdi. Gazetelerden Svenska Dagbladet, Soma'daki madende patlama nedeniyle yangın çıktıktan sonra yüzlerce işçinin mahsur kaldığını, ölümlerin karbonmonoksitten kaynaklandığını belirtti. Son olarak ölü sayısının 205 olarak açıklandığını yazan gazete, ocağa oksijen pompalandığını ancak ölü sayısının artmasından korkulduğunu belirterek Türkiye'de üç günlük yas ilan edildiğini kaydetti. Norveç Norveç gazetesi Verdens Gang, maden kazasında ölü sayısının artmaya devam ettiğini ve kazanın 1992'den bu yana ülkede meydana gelen en büyük maden kazası olduğunu bildirdi. Gazete, yüzlerce işçinin hala mahsur olduğunu olay nedeniyle Türkiye'de üç günlük yas ilan edildiğini duyurdu. NRK televizyonunun internet sitesinde ise DİSK Başkanı Kani Beko'nun 'Patlama sonrasında yaşananlar bir işçi katliamıdır. Orada paravan şirketlerden işçi çalıştırılıyor. Bu da işçilerin haklarının belirsizliğine yol açıyor' dediği aktarılırken, Metal-İş sendikasının açıklamasına yer verildi. Dagbladet gazetesi ise itfaiyecilerin içeride mahsur kalan işçilere temiz hava ulaştırmak için molozların içine oksijen sıktığını belirtti. TV2 televizyonu, Türkiye'de 1941 yılından bu yana 3000 kişinin maden kazalarında hayatını kaybettiğini ve Türkiye'nin iş kazalarında Avrupa lideri olduğunu ileri sürdü. Yunanistan Yunan basını ise maden ocağı önünde bekleyen işçi yakınlarının fotoğraflarına yer vererek, olayı ''Gergin Bekleyiş' şeklinde duyurdu. Kathimerini gazetesi, fotoğraflı verdiği haberinde, facianın ardından üç günlük yas ilan edildiğini yazdı. ''Türkiye'nin yüreği yandı'' ifadesini kullanan gazete, facia nedeniyle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Arnavutluk ziyaretini iptal ettiğini duyurdu. İmerisia gazetesi, 'Ulusal trajedi' başlığıyla duyurduğu haberinde, yetkililerin ölü sayısının artmasından endişe duyduklarını ifade etti ve Enerji Bakanı Taner Yıldız'ın olay yerinde yaptığı açıklamalara yer verdi. Gazete, arama çalışmaların aralıksız devam ettiğini bildirdi.AA
Lana Del Rey: 'İçinde Bulunduğum Yaşamı Devam Ettirmek İstemiyorum'
Born To Die ile ecele göz kırpan sevda çiçeği Lana Del Rey, ölmek istiyor. The Guardian’a konuşan Lana Del Rey, konunun Kurt Cobain ve Amy Winehouse’a gelmesi üzerine eteğindeki taşları döktü. “İçinde bulunduğum yaşamı devam ettirmek istemiyorum ama gene de devam ettiriyorum. Eğer hislerim bu olmasaydı, böyle konuşmazdım.” diyen Lana Del Rey, röportajın ardından The Addams Family kadrosuna katıldı. İçindeki Lana Del Rey aşkı bir türlü bitmeyenleri üzen bu açıklamanın, gerçeğin habercisi olmamasını umuyoruz.Play Tuşu