Akdeniz’de Mikroplastik Alarmı: Guardian Yazdı, Günler Sonra Antalya’dan Yeni Görüntüler Geldi
Ağustos başında çevre danışmanı Prof. Dr. Mustafa Öztürk ve The Guardian’ın gündeme getirdiği plastik atık krizi büyüyor. Günler sonra Antalya sahillerinden gelen görüntüler, Avrupa’dan Türkiye’ye gönderilen plastik atıkların yarattığı mikroplastik kirliliği, şimdi Akdeniz kıyıları için alarm veriyor.
İşte detaylar!
Plastik Atık Kirliliği Neden Oluyor?
The Guardian’ın araştırmasına göre 2021-2024 yılları arasında 13 İngiliz şirketi, Adana’daki Kemal Deniz bölgesine yaklaşık 52 bin ton plastik atık gönderdi.
Araştırmada, geri dönüşüm tesislerinin aşağısındaki sularda mikroplastik seviyelerinin yukarı bölgelere göre yaklaşık 10 kat daha yüksek olduğu belirlendi. Söz konusu kanalların çevredeki tarım arazilerinin sulanmasında kullanılması ise endişeyi daha da büyüttü.
Plastiklerin geri dönüşüm sürecinde parçalanması ve yıkanması sırasında çok sayıda küçük plastik parçacığı oluşabiliyor. Atık su yeterince arıtılmadığında bu parçacıkların çevreye taşınması mümkün.
Akdeniz’de Mikroplastik Kirliliği 66 Kat Arttı
Türkiye’deki plastik atık tartışmasının en dikkat çekici boyutlarından biri de Akdeniz’deki mikroplastik kirliliği. Akdeniz’deki mikroplastik kirliliğinin 2018’den bu yana 66 kat arttığı bilgisine yer verildi.
Mikroplastikler deniz canlıları tarafından yutulabiliyor ve canlıların sindirim sistemlerinde birikebiliyor. Üstelik yalnızca deniz canlıları açısından değil, mikroplastiklerin insanlarla temas etmesi açısından da yeni soru işaretleri bulunuyor.
Antalya’dan Alarm Görüntüleri
17 Ağustos’ta Prof. Dr. Mustafa Öztürk, Antalya Çıralı/Kemer Karaburun Sahilinden görüntüler paylaşarak deniz yüzeyinin mikroplastiklerle kaplandığını belirtti.
Öztürk, paylaşımında bölgede bulunan yabancı ziyaretçilerin sahili terk ettiğini de ifade etti.
İşte, o görüntüler👇
Asıl Soru: Bu Atıklar Nereye Gidiyor?
Prof. Dr. Mustafa Öztürk, Konyaaltı Plajı’nda deniz yüzeyini kaplayan kirliliğe dikkat çekerek çok kritik bir ayrımdan söz ediyor. Tesislerde plastiğin kirlilik durumuna göre ton başına 100 ila 300 kilogramlık genel bir işlem firesi veriyoruz; bu beklenen bir durum. Ancak bizi asıl dehşete düşüren çevresel felaket, o plastikleri kırıp yıkarken istem dışı yarattığımız mikroplastikler! Araştırmalar çok net: İşlenen her bir ton plastik atığın tam 60 ila 130 kilogramı doğrudan mikroplastiğe dönüşüyor. Asıl çevresel saatli bomba işte bu.
Filtreleri Aşan 75 Milyar Parçacık
Yıkama sularının sadece bir metreküpünde bile 75 milyar adet plastik parçacığı yüzüyor. Türkiye'de yapılan bir çalışma, işlenen her bir ton plastikten yaklaşık 4,6 kilogram mikroplastiğin doğrudan doğaya karışabildiğini gösteriyor.
Üstelik tehlike sadece sularımızda değil. Açık havada, güneşin altında bekleyip gevreyen o atıkları parçalarken havaya iki kat daha fazla mikroskobik zehir saçıyor. Yani zehri sadece yutmuyor, aynı zamanda soluyoruz.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın