Cüneyt Özdemir Haberleri

Cüneyt Özdemir ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Cüneyt Özdemir ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Hafızalardan Silinmesi İmkansız 30 Tarihi An
Türkiye'nin siyasi, spor, tv gibi bir çok alanında meydana gelmiş ilginç olayların hafızalara kazınmış fotoğrafları paylaşıldı. Ben de içlerinden ' Aaa, ne günlerdi' diyebileceğiniz ve tebessüm edebileceğiniz olanları topladım ve keyifli bir çalışma oldu, umarım beğenirsiniz...
Ali İsmail Korkmaz'ın Annesi İsyan Etti
Gezi eylemleri sırasında Eskişehir'de esnaf ve polisler tarafından dövülerek öldürülen Ali İsmail Korkmaz'ın annesi Emel Korkmaz, CNN Türk'te Cüneyt Özdemir'in konuğu oldu.Ali İsmail Korkmaz'ın annesi Emel Korkmaz, 'İçimde acıdan çok öfke var. Ayakta kalıp katillerin hepsinden hesap soracağım' dedi. Gezi eylemleri sırasında Eskişehir'de esnaf ve polisler tarafından dövülerek öldürülen Ali İsmail Korkmaz'ın annesi Emel Korkmaz, CNN Türk'te Cüneyt Özdemir'in konuğu oldu. Emel Korkmaz sadece oğlunu darp ederer ölümüne yol açan esnaf ve sivil polislerin değil, onlara bu emri verenlerden, Ali İsmail'e ağrı kesici verip gönderen doktorlardan, oğlunun öldüğü gün, 'Polisler değil, arkadaşları yapmıştır' diyen Eskişehir Valisi'nden, polisleri cesareltlendiren İçişleri Bakanı'ndan ve Başbakan'dan da hesap soracağını söyledi. Çocuklarının yüzüne nasıl bakacaklar? Ali İsmail'i dövenlerin mahkemede savunma olarak 'Benim de çocuğum var'dediğini belirten Emel Korkmaz, 'Oğlumun katilleri mahkemede utanmadan 'Çocuğum var' dediler. O çocukların yüzüne nasıl bakacaklar? Mahkemede katillerin önüne polisleri dizdiler saldırmayayım diye. Ben bu tertemiz ellerimle büyüttüm çocuklarımı, o katillere sürer miyim?' diye sordu. Kafatasında iki çatlak, omzunda kırık olmasına rağmen kendisine ağrı kesici verip gönderen Dr. Hasan Gülcü hakkında da konuşan Korkmaz, 'O doktor da katil. Ve hâlâ görev başında, o hastanede görev yapıyor. Bu nasıl bir insanlık, nasıl bir adalet, nasıl bir ülkede yaşıyoruz?'ifadelerini kullandı. Vali vicdan azabı duyuyor mu? Ali İsmail'in komada bulunduğu hastanede yaşamını yitirdiği gün,'Arkadaşları dövmüştür' diye açıklama yapan Eskişehir Valisi Güngör Azim Tuna'ya da seslenen Emel Korkmaz, 'Eskişehir valisi şu an ne hissediyor merak ediyorum. Söylediklerinden vicdan azabı duyuyor mu?' dedi. Polislere bu cesareti veren ve 'Destan yazdılar' diyen Başbakan Tallip Erdoğan'la benzer açıklamalar yapan dönemin içişleri bakanı Muammer Güler'in de Ali İsmail'in öldürülmesinde rolleri olduğuna dikkat çeken anne Korkmaz, 'Ben ölene kadar oğlumun gururuyla yaşayacağım, onlar ise katil damgasıyla... ' ifadelerini kullandı. İnsanları selamlamak istedim, polis, 'Gözaltı yaparız' dedi Emel Korkmaz, İstanbul'da Taksim Gezi Parkı'na gittikleri gün başından geçen bir olayı da paylaştı: 'Bizi yalnız bırakmak istemeyen insanları bir selemlamak istediim elimi kaldırararak. Arkamızda polis, 'Yapmayın, yoksa gözaltı yaparız' dedi. Bu nasıl bir insanlıktır?'
'Tatlı Ölüm' Sözleri Kızdırdı!
Soma'daki maden faciasını CNN TÜRK'te 5N1K'da Cüneyt Özdemir'e değerlendiren Prof. Dr. Orhan Kural'ın karbonmonoksit için 'tatlı bir ölümdür' yorumu yapması izleyicileri kızdırdı. 'Karbonmonoksit oksijenden daha hafiftir, yukarı çıkar. Çok iyi bir intihar yoludur maalesef. Çok tatlı bir ölümdür, hiçbir şey hissetmezsiniz. Kokusu yoktur. Maalesef böyle bir ölüm getirir' sözleri tepki alınca Kural, yanlış anlaşıldığını belirtti. Posta
Cüneyt Özdemir Gözyaşlarını Tutamadı
Cüneyt Özdemir'in CNN Türk canlı yayınında, madendeki işçilerin yakınlarıyla yaptığı röportaj çok vahim bir sorunu gözler önüne serdi. Eşini bekleyen kadın, eşinin madenden çıkartıldığını ancak nerede olduğunun bilinmediğini söyleyerek gözyaşlarına boğuldu. CNN TÜRK
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Soma’da yaşanan facia Türkiye hatta dünya tarihine geçecek kadar büyük bir facia. Herkesi yıkan bu facia karşısında siyasi partiler dahil, genelde sağduyulu bir tavrın sergilendiğini söyleyebiliriz.Peki, bundan öncekilerde olduğu gibi, bu kazayı da birkaç gün konuşup unutacak mıyız? Bir sonraki kazaya kadar, sanki olmamış gibi yaşamaya devam mı edeceğiz? Hükümetin daha önceki maden kazalarında söylediği “bu işin fıtratında bu var” ya da “kader işte” anlayışını kabullenip oturacak mıyız? Bu facia sonucu vefat eden yüzlerce insan var. Tabii ki ateş düştüğü yeri yakar, ailelerinin acısını kimse yeterince anlayamaz ama bu aynı zamanda bir vatandaşlık sorunu. Artık bunu herkesin görmesi gerekiyor.
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Bu korkunç başlığı atmak istemezdim. Ancak maalesef gerçek bu. Zira devlet, utanmadan, sıkılmadan, tekrar tekrar bize şunu söylüyor: Başta Gezi, herhangi bir protesto eylemine karışan, hatta kazara oradan geçen vatandaş işkenceyi, kötü muameleyi ve evet, öldürülmeyi hak ediyor! Sadece şu son iki günde görülen davalar, yayınlanan görüntüler, edilen sözler bunun kanıtı: 1- Değil mahkemede izleyenleri, tanık ifadelerini okuyanları bile ağlatan Ali İsmail Korkmaz (19) cinayeti davasında, birbirinden güçlü deliller (Adli Tıp raporu, video görüntüleri, ifadeler) sunuldu... Cinayetin faillerinden olduğu anlaşılan Yalçın Akbulut’un tutuklanma talebiyse nedense reddedildi! Tutuklu sanık Şaban Gökpınar’ın sözleri, polisin ve aslında iktidarın ayrımcı bakış açısını özetledi: “Gezi eylemlerine katılan şahsın beyanlarına ne kadar itibar edilebilir?” Katillerin, muhbirlerin, “sokak başbakanları”nın (*) beyanı dururken mahkeme ne diye itibar etsin, di mi ama?
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, 2010 yılı ağustos ayında “Haliç’te Yaşayan Simonlar: Dün Devlet, Bugün Cemaat” adlı kitabında Fethullah Gülen cemaatinin devlet içinde devlet örgütlenmesine gittiğini ileri sürdüğünde, gerek hükümet sözcüleri, gerekse hükümete yakın kişiler tarafından bir nevi paranoyak muamelesi görmüştü. Önce Avcı, ardından cemaat hakkında yazıp çizdikleri yüzünden gazeteci arkadaşlarımız Nedim Şener ve Ahmet Şık içeri alındığında, bütün bunların yargı-polis-medya üçgeninde gerçekleşen birer cemaat komplosu olduğunu söylediğimizde aynı muameleyi bizler gördük. Yüzlerinde hafif bir sırıtmayla “Ne yani, her taşın altında cemaat mi var? Bunu mu iddia ediyorsunuz?“ diyen nice etkili ve yetkili kişi gördük.
Geçen Sezon Televizyona Damgasını vuran 8 Olay
Malumunuz bir süredir Sosyal TV diye bir kavramla buluştuk ülkece. Aslında takip eden bilir, ben de biraz araştırdım, Amerika’da falan baya ses getiren bir kavram, böyle Nielsen gibi büyük abiler bu alanda parsayı toplarken Twitter ‘Social TV’ diye kafayı kırmış durumda.  Bizim ülkede de Kimola Analytics diye bir şirket yapıyormuş bu işleri. Adamlar temiz iş çıkarmışlar, geçen sezonu bir güzel toparlamışlar. O kadar konuşuyoruz bunlar nereye gidiyor, neler yapmışız diyen izleyiciler, bu şarkı size gelsin.
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Geçtiğimiz ay BBC adına Gabriel Gatehouse adlı bir gazeteci, Cezza’daki YPG ve YPJ’lilerle görüştü. BBC haber sitesinde 5 Eylül 2014’de yayımlanan haber röportajda “Bêrivan” adlı genç bir kızın fotoğrafına da yer veriliyor.Bir ay sonra kimliği ve kaynağı belirsiz biri ya da birileri bu fotoğrafın altına “19 yaşındaki Batmanlı Ceylan Özalp adında genç bir kız Kobani’de IŞİD’in eline düşmemek için son kurşunu kendine sıktı” şeklinde bir not düşerek bir tweet attı.İnternet siteleri bilgiyi doğrulatmadan, kaynağına ulaşmadan söz konusu tweet üzerinden bu iddiayı sürdürdü. Öyle ki; “Cezza’daki Berivan”, “Kobani’deki Ceylan” oldu. Birinde “Batmanlı” ise bir başka sitede “Sason”lu oldu. YPJ’li iken PKK’lı oldu...Sosyal medyada dolaşıma giren Berivan’ın fotoğrafı; her defasında yeni bir “yalan” üreten kuşkulu bir habere dönüştüğü halde, bir gün sonra aralarında Milliyet’in de olduğu birçok gazete söz konusu haberi yayımladı.