Teknik direktör Haberleri

Teknik direktör ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Teknik direktör ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Rövanş Öncesi Avantaj Fenerbahçe'de! Sturm Graz Engeli İlk Maçta Aşıldı
Fenerbahçe, UEFA Şampiyonlar Ligi 3. ön eleme turu ilk maçında Kadıköy'de konuk ettiği Sturm Graz'ı Anderson Talisca ve Greenwood'un golleriyle 2-0 mağlup etti. Sarı-lacivertliler, rövanş öncesi önemli bir avantaj yakalarken UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turuna bir adım daha yaklaştı. İşte karşılaşmanın öne çıkan anları ve Fenerbahçe'yi bekleyen kritik süreç...
Türkiye'de Gay Futbolcular Var Ama Bunu Açıklamazlar
Yılmaz Vural: Piontek'in yardımcı antrenörlüğünü kabul etseydim, bugün Fatih Terim olmazdı. İyi ki önünü açmışım. Türkiye sayemde onu kazandı T24 Son dönemde İngiltere'de takım çalıştıracağı iddiasıyla gündeme gelen Yılmaz Vural, Türkiye'de futbolcular arasında eşcinsel futbolcuların olduğunu belirterek, 'Gay futbolcular var. Vücudunu yakın olduklarınla tanırsın. Gözümle bir şey yaparken gördüğüm yok, ama tavırlarında hissederim. Gay olmanın kabiliyeti etkilediğini düşünmüyorum. Onun özel hayatı. Ama hatırla bir hakem arkadaşımız ben 'gayim' dedi, meslekten atıldı. Bir futbolcunun bunu açıklaması imkansız' dedi. Posta gazetesinden Canan Danyıldız 'a konuşan Yılmaz Vural şike olaylarına da değinerek, 'Hiç karışmadım. Hep vardır şike yeni bir şey değil. Para var ortada. Bilmiyorum insanız sonuçta, dayanamayabilir insan. Ben temiz kalmak adına her şeyi yapıyorum. Kimse de ben yaptım demez! Hırsızsan, bu dünyada ödeneceğini biliyorum ama' ifadelerini kullandı. Yılmaz Vural'ın Posta gazetesine verdiği röportajdan satırbaşları şöyle: Gay futbolcular var değil mi? Var tabii. Çünkü kız yurtlarında lezbiyenlik, erkek yurtlarında da gaylik hep vardır. Vücudunu yakın olduklarınla tanırsın. Gözümle bir şey yaparken gördüğüm yok, ama tavırlarında hissederim. Gay olmanın kabiliyeti etkilediğini düşünmüyorum. Onun özel hayatı. Ama hatırla bir hakem arkadaşımız ben 'gayim' dedi, meslekten atıldı. Bir futbolcunun bunu açıklaması imkansız. Şike iddialarına ne diyorsun? Hiç karışmadım. Hep vardır şike yeni bir şey değil. Para var ortada. Bilmiyorum insanız sonuçta, dayanamayabilir insan. Ben temiz kalmak adına her şeyi yapıyorum. Kimse de ben yaptım demez! Hırsızsan, bu dünyada ödeneceğini biliyorum ama. 'Fatih şartlara göre davranıyor' Fatih Terim'i nasıl buluyorsun, showman mi? Fatih'i seviyorum, başarılı da buluyorum. Eski ve birbirimizi çok aradığımız arkadaşım. Fatih şartları çok iyi bilen ve ona göre davranan biri. bizde bir laf var ya 'Deveye diken insana...' diye.. Burada insan gibi davranıp insan gibi karşılık alamıyorsun maalesef. Fatih Terim'de böyle mi davranıyor? E görüyorsun işte! Medyaya en çok o bağırır, ses çıkarır vs. ama en çok medya desteği onundur. En çok o sevilir. Benim popülerliğim olabilir ama başarı anlamında ona yetişmek mümkün mü? Bu sayede iyi takımlara mı gidiyor dersin? Tabii... Galatasaray gibi güçlü bir takımınn başnda, sonra milli takım var. Zaten bu takımlara kim çalışsa 3'te 1 başarı şansı garanti. Ayrıca Piontek'in yardımcı antrenörlüğünü kabul etseydim, bugün Fatih Terim olmazdı. İyi ki önünü açmışım. Türkiye sayemde onu kazandı. Kendini gösterdi.
Yargıtay Şike Kararını Açıkladı: Aziz Yıldırım'ın Cezası Onandı
Şike davasında Yargıtay kararını açıkladı: Kısmen onandı, kısmen düştü, kısmen bozuldu. Yargıtay, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ve Olgun Peker’in örgüt suçlarından cezası onandı. Öte yandan Aziz Yıldırım’ın birden fazla maçta şike ve teşvik primlerinden suçları onandı. Daha önce 1 yıl cezaevinde kalan Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın 6 yıl 3 aylık hapis cezası Yargıtay tarafından onandı. Avukat Alpay Köse; Yargıtay’ın onama kararına göre; Aziz Yıldırım, yaklaşık 30 ay daha hapis yatacağını söyledi. Öte yandan Aziz Yıldırım’ın Fenebahçe Spor Kulübü Başkanlığı da düşecek. BERAAT EDEN İSİMLER SADİR ŞENER VE NEVZAT ŞAKAR’A BERAAT Şike soruşturmasında adı geçen Trabzonspor Başkanı Sadri Şener ile birlikte Asbaşkan Nevzat Şakar beraat etti. Mahkeme ayrıca davada adı geçen isimlerden Zeki Mazlum, Zafer Önder İpek, Göksel Gümüşdağ’la birlikte Hikmet Karaman’ın da beraatına karar verdi. BÜLENT UYGUN’A ÖRGÜTTEN BERAAT, ŞİKEDEN 11 AY 7 GÜN HAPİS Mahkeme, Bülent Uygun’un “Türkiye Profesyonel Süper Ligi’nde spor müsabakalarının sonucunu şike ve teşvik pirimi ile etkilemek amacıyla Aziz Yıldırım liderliğinde kurulan örgüte üye olmakö suçundan beraatine karar verdi. Uygun’un 9 Nisan 2011?de oynanan Eskişehir-Fenerbahçe maçında şike suçundan beraatine hükmeden Mahkeme, Uygun’u 22 Nisan 2011?de oynanan Eskişehir-Trabzon maçının sonucunu etkilemek amacıyla teşvik suçunu işlemek suçundan toplamda 11 ay 7 gün hapis ve 125 bin TL adli para cezası ile cezalandırdı. Uygun, parayı 10 eşit taksitte ödeyecek. UYGUN KULÜPLERDE GÖREV YAPAMAYACAK Uygun’un, spor kulüplerinin, federasyonların, bünyesinde sportif faaliyet icra eden tüzel kişilerin yönetim ve denetim organlarında görev yapmaktan yasaklanmasına da karar verildi. Uygun, 6222 sayılı Kanun’un 18. maddesi uyarınca güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden de yasaklandı. Ancak mahkeme seyir yasağının, mahkeme kararının kesinleşmesi (Yargıtay’ın onaylaması) ile birlikte uygulanmasına hükmetti. EMENİKE İLE İLGİLİ KARAR VERİLMEDİ Futbolcu Emmanuel Emenike hakkında 8 Mayıs 2011 şike iddiasıyla dava açıldığını belirten Mahkeme, CMK’nın 10. maddesi uyarınca Emenike’nin dosyasının ayrılmasına hükmedildi. Bu durumda, Emenike ile ilgili dosya ayrılıp yeni bir dava üzerinden devam edecek. VEDERSON’A TEŞVİKTEN 5 AY Futbolcu Gökçek Vederson’un 17 Nisan 2011?de oynanan Trabzon-Bursa maçının sonucunu etkilemek için teşvik suçunu işlediğini belirten Mahkeme, Vederson’u 5 ay hapis ve 30 bin 3 yüz 20 YL adli para cezası ile cezalandırdı. Vederson’un, spor kulüplerinin, federasyonların, bünyesinde sportif faaliyet icra eden tüzel kişilerin yönetim ve denetim organlarında görev yapmaktan yasaklanmasına da karar verildi. Vederson, 6222 sayılı Kanun’un 18. maddesi uyarınca güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden de yasaklandı. Ancak mahkeme seyir yasağının, mahkeme kararının kesinleşmesi (Yargıtay’ın onaylaması) ile birlikte uygulanmasına hükmetti GÜMÜŞDAĞ BERAAT ETTİ TFF Eski Başkan Vekili Göksel Gümüşdağ hakkında Aziz Yıldırım liderliğindeki suç örgütüne yardım etmek ve 1 Mayıs 2011?de oynanan FB-İBB maçında şike yapmak suçundan “yeterli ve her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı kanıtlara ulaşılamadığı ve bu suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmamasıö nedeniyle beraat kararı verildi. AKIN’A 3 MAÇTA ŞİKEDEN 1 YIL 6 AY Teknik Direktör Hikmet Karaman, 21 Şubat 2011?de oynanan Manisa-Trabzonspor maçında teşvik suçundan beraat etti. Futbolcu İbrahim Akın, Süper Lig’de 1 Mayıs 2011?de oynanan Fenerbahçe- İBB, 15 Mayıs 2011?de oynanan Trabzon-İBB ile Türkiye Kupası finalinde oynanan Beşiktaş-İBB maçlarında şike yapmak suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 83 bin 320 TL adli para cezası ile cezalandırıldı. Akın’ın spor kulüplerinin, federasyonların, bünyesinde sportif faaliyet icra eden tüzel kişilerin yönetim ve denetim organlarında görev yapmaktan yasaklanmasına da karar verildi. Akın, 6222 sayılı Kanun’un 18. maddesi uyarınca güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden de yasaklandı. Ancak mahkeme seyir yasağının, mahkeme kararının kesinleşmesi (Yargıtay’ın onaylaması) ile birlikte uygulanmasına hükmetti. YARGITAY'IN KARAR METNİ İÇİN TIKLAYIN AMK Spor
Rüştü Reçber İlk Kez Konuştu!
360’ın sevilen programlarında olan “Centilmenler”e bu hafta Rüştü Reçber ve Işıl Reçber ailesi konuk oldu. Rüştü ve Işıl Reçber çifti Emre Can’ın sorularını samimiyetle cevapladı.“FUTBOL’DA ÇOK ŞEY DEĞİŞTİ FAKAT YÖNETİCİ ZİHNİYETİ DEĞİŞMEDİ” Rüştü Reçber: Bizim kıyaslama noktamız Dünya futbolu ve Avrupa futbolunda ki yerler… 20 sene önceye gittiğimizde de yine aynı söylemler,aynı kavgalar, aynı tartışmalar vardı ve hala aynı tartışmalar var… Aslında futbolumuz da çok şey değişti.Stadlar,antrenman yerleri,tesisler en önemlisi ekonomik anlamda çok değişti. Fakat hala zihniyet değişmedi.Avrupa’daki kulüp başkanları ve yöneticileri birbirleriyle ilgili senede bir veya iki kere demeç verirler.Bunu da saygı çerçevesinde yaparlar.Bizim ülkemizde hala böyle değil.Onların birbirleriyle olan demeçleri futbolla ilgilidir. Fenerbahçe’den Barcelona’ya isteyerek gittim. “RÜŞTÜ,ÇOK DUYGUSAL BİR İNSAN” Işıl Reçber:Rüştü’ye her zaman destek oluyorum.Kulübünden ayrılırken,başka bir kulübe giderken ben de fikrimi söylüyorum. Ama en son kararı kendisi veriyor.Rüştü; onurlu, gururlu ve duygusal bir insan Dünya’nın en iyi mesleğini de yapsa, bu özelliklerinden biri incilirse orada bir saniye durmaz.Rüştü’nün gösterdiği sabrı ben gösteremem.Ali Şen başkanımı çok seviyorum.Futbol camiasında en saydı değer insandır. Evlenmemiz de Ali Şen başkanın katkısı çok büyüktür.Babam derdi ki “Bir tane kızım var.Onu da futbolcuya vermem “ demişti.O yüzden evlenmemiz de katkısı çok büyüktür. “KAZA GEÇİRMESEYDİM,BELKİ DE BEŞİKTAŞ’LI RÜŞTÜ DİYE ANILCAKTIM” Rüştü Reçber: Ali Şen başkanı sevmeyeni az olan bir insandır.Başkanımızın tesise geleceğini garsonların kılık kıyafetinden anlardık.Antalyaspor’da oynarken Beşiktaş ile görüşüyordum. Bir trafik kazası geçirdim.Kaza geçirmeseydim, belki de Türk futbolunda Beşiktaş’lı diye bir isim edinecektim.Yapılan test sonuçlarında ilerde futbol oynamama riski ortaya çıkmıştı.Daha sonra Beşiktaş ile anlaşma olasılığımız bitti. Işıl: Kaza yaptığım dönem Rüştü’yü tanımıyordum.Fenerbahçe’ye imza attıktan sonra Rüştü ile tanıştım.Hayatta her şey gezmek, dolaşmak,tarz sahibi olmak,değil… “ÇABA” derneğinde madde bağımlısı çocuklar için rehabilitasyon yerleri kurduk.Bu çocukların gidecek yerleri yok,tedavi olacak yerleri ve imkanları yok.Bu çocuklar için iki tane tiyatro oyunu sergiledik.”Bir Dilek Tut” derneğinin Rüştü’yle beraber Türkiye yüzüyüz.Hayati riskler taşıyan çocukların dileklerini gerçekleştiriyoruz.Bu dernek için yine bir projemiz var.23 Nisan’da gerçekleştiricez.Çocukların yapmak istedikleri meslekleri bir günlüğüne onlara yaptırıyoruz.Çok emek sarf ediyoruz.Hiçbir şey göründüğü gibi değil, emek harcamadan hiçbir şey olmuyor. “BARCELONA TARAFTARI OLDUĞUM İÇİN BARCELONA’YA GİTTİM” Rüştü: Benim hayatta pensiplerim var.Kendime göre bir felsefi görüşüm var.Olduğum yerde bir şeyler vermek için çaba sarf ederim.Benden de bir şey beklenildiğini görmem lazım.Barcelona’ya şan, şöhretle gittik.Acayip bir reklamla gittik.O dönem görüştüğümüz kulüpler de vardı.Başkanı dahi belli olmayan bir kulübe, Barcelona taraftarı olduğum için gittim.Güzel gittik,güzel başladık.Ama işler bazen istediğiniz gibi gitmiyor.Bazen bulunduğunuz kurumda yetkili kişi artık bu teknik direktör olur,başkan olur, sportif direktör olur veya X biri de olabilir.Onun size görev vermeyeceğini hissettiğiniz zaman her şey çok farklı olur.Hayatımda 3S+1S vardır.Bunlar samimiyet,saygı,sevgi ve sabırdır.Ben hep bunların olduğu yerde oldum.Bunların olmadığı yerde sessiz sedasız geldiğim gibi, sessiz sedasız gitmeyi iyi bildim.Barcelona’da Rijkaard’ın benle ilgli bir tasarrufu vardı.Ben de saygı duydum.1.5 sene sonra geri geldik.Şehiri ve insanları sevdik.İnsanlar da bizleri sevdi. Işıl: Biz İspanyolca’yı %60 öğrenmiştik.Dışarıya çıktığımız zaman çok rahat konuşuyorudk.Rüştü dönmek istedi.İlk defa Rüştü’ye bir şey demedim. Rüştü: Mücadele ettim,sabır gösterdim. “RÜŞTÜ’YE HER ZAMAN FİKRİMİ SÖYLERİM” Işıl: Düşüncemi söylerim,son kararı Rüştü verir. Fakat ilk defa düşüncemi söylemedim.Çünkü düşüncem kalmaktan yanaydı.Orada bana çok sordu “Ne yapalım , sen ne düşünüyorsun?” diye ama ben hep kendimi tuttum.Sen nerdeysen ben hep yanındayım dedim.Çünkü düşüncemi söyleseydim.Rüştü’nün aklı bende kalacaktı.Kafasında Işıl kalmak istiyor düşüncesi olmasın, diye fikrimi söylemedim.Ama hayatımızın dönüm noktası olduğu yerlerde hep fikrimi söyledim. “RİJKAARD, BENİM HAKKIMDA SÜREKLİ BAHANELER SÖYLÜYORDU” Rüştü: Mutsuz olduğum yerde de hayatım boyunca olmadım.Rijkaard; bana dil bilmiyor,anlaşma olmuyor ,yabancı kontejanına takılıyor diye söylemler oldu.1 yıl sonra bizim İspanyolca’mız %60-%70’lere gelmiş konuşabiliyoruz.İspanyol statüsünde oynama hakkı kazanmışım.Bizim Nihat Kahveci’yi örnek vererek hak kazanmıştım.Basın toplantısında bana Rijkaard’ın söylediği söylemler hakkında ne düşünüyorsun? diye soru sormuşlardı.Bende şu cevapı verdim. Dünyada 3 şeyin dili aynıdır.1)Futbol 2)Müzik 3) Aşk’dır. Bu söylemler basit bir bahanedir dedim. Yıllarca futbol oynamış biri olarak söyleyebilirim .Kesinlikle futbolcular arasında bir gerginlik yoktur.Saha içerisinde zaman zaman kavga edersiniz,birbirinize kötü söz söyleyebilirsiniz.Ama düdük çaldıktan sonra herşey çok farklıdır.Benim yıllardır savunduğum ve hala savunacağım bir şey vardır.Yönetici profili değişmelidir.Avrupa’da yöneticilik okulu vardır.Bir yönetici abime “Siz neden yönetici okuluna gitmiyorsunuz”dedim.Sonra benle 1 yıl konuşmadı.Art niyetli değildim.Eğitim seviyesi düşük olan ülkelerde belirli konumda bulunan insanların söylemleri,davranışları,hareketleri çok önemlidir.Eğer siz de toplumu sevgiye,saygıya,barışa yönelik hareket etmeden davaranırsanız sonuçlarına katlanırsınız.20 yıl önce konuşulunları hala yine konuşuyoruz. “FATİH TERİM, HİÇBİR ŞEKİLDE BENDEN RAHATSIZ OLMADI” Futbolu bıraktıktan sonra 11 ay boyunca Almanya,Hollanda ,Barcelona’da alt yapı çalışmaları yaptık.Sonuçta yaptığımız hazırlıklar sonucunda Yıldırım Demirören böyle bir görev verdi.Biz de kabul ettik.Çok projelerimiz vardı.Futbol oynarken de hayalim idare alan da hizmet verebilmekti.Dolayısıyla futbolu bıraktıktan sonra 11 ay boyunca buna çalıştım.Göreve geldikten sonra işler güzel gidiyordu.Fakat işler iyi gitmemeye başlamadı.Sevgi,saygı,samimiyet ortamının incildiği yerde kalmak istemem.Bunlardan birkaçının incildiğini görünce bırakmak zorunda kaldım. “TEKNİK DİREKTÖRLÜK YAPMAYI DÜŞÜNMÜYORUM” Bazen profesyonellikte şartlar sizin istediğiniz gibi olmuyor.Hissettiğim ve şahit olduğum olaylar oldu.Ama hiçbir zaman Fatih Terim’den hiçbir şekilde benden rahatsız olduğuna ve istemediğine dair hiçbir şey duymadım.Benim rahatsız olduğum olaylar vardı.Ayrılmanın kendi açımdan doğru olacağına karar verdim.Sayın başkanla bir araya gelerek, helalliğimi de verdim ve ayrıldım. Işıl: Futbolu bıraktıktan sonra çocuklarımıza zaman ayıralım dedik.Futblu bıraktıktan sonra 11 ay çocuklarla zaman geçirdik.Sonra Milli Takımlar’a başladı. Rüştü: Teknik direktörülük hiçbir zaman düşünmedim .Hala da düşünmüyorum .Lisansım var ama en yüksek lisansa sahip değilim.Benim amacım,yönetici zihniyetini değiştirmek, bunun için de mücadele edeceğim.AMK Spor
Şampiyonlar Ligi Geri Dönüyor
Avrupa'nın en prestijli kulüp kupasında son 16 turu başlıyor. İlk karşılaşmalar Manchester City-Barcelona ve Leverkusen-PSG.UEFA Şampiyonlar Ligi'ne verilen iki aydan uzun ara son buluyor. Manchester City-Barcelona eşleşmesi, iki formda takımı ilk kez bir resmi maçta karşı karşıya getirecek. City Cumartesi günü İngiltere Federasyon Kupası'nda lig lideri Chelsea'yi 2-0 yendi. Barcelona ise İspanya Ligi'nde Rayo Vallecano'yu 6-0 gibi ezici bir skorla geçti. İki takımda da önemli oyuncular sakatlıklarını atlattı. City'de Samir Nasri yedi maç kaçırdıktan sonra Chelsea maçında sonradan oyuna girdi, bir de gol attı. Neymar da Barcelona'da dört maç sonra sakatlıktan dönüşünü bir golle taçlandırdı. İngiliz takımında son üç maçta sakatlığı yüzünden forma giymeyen Brezilyalı orta saha oyuncusu Fernandinho da kadroda ama James Milner cezası yüzünden oynamayacak. Arjantinli golcü Sergio Agüreo'nun sakatlığı da geçmedi. Barcelona Şampiyonlar Ligi'nde son altı sezonda en azından yarı final gördü, bunların üçünde de kupanın sahibi oldu. Teknik direktör Gerardo Martino, bu kupadaki üstün performanslarına rağmen rakibi yabana atmıyor. Martino iki takımın kupa finalinde de karşılaşabilecek güçte olduğunu söyledi, Manchester City'yi 'dünyanın en iyi takımlarından biri' diye niteledi. Barcelona'nın çalıştırıcısı City'nin kendi oyun tarzlarını taklit ettiği yorumuna ise katılmıyor: 'Bizimkine benzer bir tarzda oynuyorlar ama küçük bir Barcelona falan değiller.' City'nin teknik direktörü Manuel Pellegrini, Şampiyonlar Ligi'nde dört zaferi bulunan Barcelona'yı yakından tanıyor. Şilili teknik adam İspanya'da Villarreal, Malaga ve Real Madrid'i çalıştırmıştı. Takımın çok yönlü orta saha oyuncusu Yaya Toure de Barcelona'da üç yıl geçirmişti. Hatta Katalan ekibiyle 2009'da Şampiyonlar Ligi kupasını kaldırmıştı. City'nin kupada mütevazı bir geçmişi var. Önceki iki deneyimlerinde grup aşamasını geçemediler. Ama bu sezon kupada onlardan fazla gol atan yok. Tam 28 gol kaydettiler. İspanya Ligi'nin son şampiyonu Barcelona ise Lionel Messi'nin iki ay süren sakatlık döneminden sonra, Ocak başında takıma yeniden katılmasıyla daha da güçlendi. Messi, ligde 228 gole ulaşarak Alfredo di Stefano'yu geride bıraktı. Lig tarihinin en golcü oyuncuları listesinde Telmo Zarra (251) ve Hugo Sanchez'in (234) arkasında, Raul ile üçüncülüğü paylaşıyor. Hücum oyuncusu Pedro, Rayo Vallecano maçından sonra 'Bu zafer önümüzdeki birkaç maçımızda kendimize daha fazla güven duymamıza yardımcı olacak, çok dişli olacağız' dedi, Manchester City ile futbol kalitesi yüksek maçlar oynayacaklarını söyledi. Odakta İbrahimovic var Gecenin diğer maçında Bayer Leverkusen, Paris Saint-Germain’i ağırlayacak. Alman ekibi Leverkusen bu maçta enerjisinin kayda değer bir kısmını Zlatan Ibrahimovic'i durdurmaya çalışmak için harcayacak. PSG’nin İsveçli golcüsü bu sezon Şampiyonlar Ligi’nde sekiz gol attı. Onu geçebilen tek kişi, bir gol farkla, Real Madrid'li Cristiano Ronaldo. Leverkusen Teknik Direktörü Sami Hyypia, 'Ona karşı mükemmel oynasanız bile gol atmayı beceriyor. Topa olabildiğince az sahip olması için mücadele etmemiz gerek' diyerek Ibrahimovic'i savunmak için özel bir çaba harcayacaklarını vurguladı. PSG’nin çalıştırıcısı Laurent Blanc; Hollanda, İtalya, İspanya ve Fransa'da lig şampiyonlukları kazanan Ibrahimovic'in bu baskıyla da baş edebileceği görüşünde: “Yeterince deneyimi var. Hep gol atacak, kariyerinin sonuna kadar gol atmaya devam edecek… O bizim en güçlü gol tehdidimiz. Bayer ona odaklanacaktır. İşte böyle bir maç onu şampiyonluktan daha çok motive ediyor.” PSG, Leverkusen’den çok daha iyi bir dönem geçiriyor. Fransa Ligi’nde lider. Alman takımı ise son lig maçında Schalke’ye 2-1 yenildi, bundan önce de Almanya Kupası'nda ikinci lig ekibi Kaiserslautern'a kaybetmişti. Al Jazeera
Ertuğrul Karanlık Doktor Değil!
Galatasaray karşılaşmasında başına aldığı darbe sonucu karşılaşmanın son 11 dakikasında kendini bilmez bir şekilde oyunu tamamlayan Cenk Gönen'i oyunda tutan Beşiktaş Kulübü doktoru Ertuğrul Karanlık'a büyük tepki var.Cenk'in başına aldığı darbe sonrasında Galatasaraylı oyuncuların bile hassasiyet gösterip 'oyundan çıkarın' tepkilerine duyarsız kalan Ertuğrul Karanlık'ın doktorluk diploması sorgulanıyor. Cenk'in kendini bilmez bir şekilde etrafına bakması neredeyiz demesi sonrası durumunun hassasiyetini anlayan Galatasaraylı oyuncular neredeyse maçın son bölümlerinde Beşiktaş kalesine gitmeyip boş alanlarda top çevirdi. Futbol Genel Direktörü Önder Özen,Fenerbahçe'de birlikte çalıştığı Karanlık'ı Beşiktaş'ta göreve getirmişti. Ertuğrul Karanlık'ın, Türkiye Futbol Federasyonunun kulüplere yaptığı akreditasyon sisteminde görevi doktor olarak değilde Osteopat olarak göründüğü öğrenildi. Türkiye'de ve dünyanın hiç bir ülkesinde doktorlukla eş değerde tutulmayan Osteopat uzmanlığı tamamen insan iskelet ve kas sistemini inceleyen bir bilim yan dalı olarak görülüyor. Bu doğrultuda Beşiktaşlı futbolcuları doktorluk diploması olmayan sadece Osteopat belgesi bulunan biri mi tedavi ediyor sorusu akıllara geliyor. Aynı zamanda doktor olmayan birini bu göreve getiren Önder Özen'in yetkileri sorgulanıyor. Hatırlanacağı üzere Ertuğrul Karanlık, Fenerbahçe'de görev yaptığı dönemde sarı lacivertlilerin yıldız oyuncusu Moussa Sow’un kronik sakat olduğu ve bu durumun teknik direktör Aykut Kocaman tarafından bilindiği iddia ederek uzun bir süre gündeme oturmuştu. Karanlık'ın uyguladığı tedavi ve sonrası çok tartışılmış sonrasında işine son verilmişti. Konunun uzmanları, Osteopat yeterlilik belgesi almak için doktor olmaya gerek olmadığını, lise mezunu birinin bile bu belgeyi kursu tamamlayarak alabileceğini söylüyorlar. Almanya'nın sadece Hessen eyaletinde osteopati tanınmış olmasına rağmen resmen tanınmayan bölgelerde de Osteopatlar alternatif uygulayıcılar olarak görülüyor. Önder Özen'in Beşiktaşlı oyuncuları emanet ettiği Ertuğrul Karanlık hakkındaki iddialar bununla da kalmıyor. İddiaya göre, seminer var diye sık sık yurt dışına giden Karanlık, bavul bavul ilaç getiriyor. Son olarak Galatasaray derbisi öncesi seminere gittiği açıklanan Ertuğrul Karanlık getirdiği ilaçları Beşiktaş Kulübüne fatura etti. Fatura tutarı ise 27.000 Avro. Fatura kesilen kişi ise bir Alman vatandaşı. Bir başka iddia daha korkutucu. Beşiktaş Futbol Genel Direktörü Önder Özen'in bilgisi dahilinde yapılan bu uygulama tüyler ürperten cinsten. İddiaya göre Ertuğrul Karanlık, yurt dışından getirdiği, içeriğinde ne olduğu bilinmeyen bu ilaçları oyunculardan alınan kanla karıştırılarak tekrar futbolculara veriliyor. Beşiktaş Nevzat Demir Tesislerinde tam teşekküllü bir hastane tarzı bir yapının bulunmadığı düşünülürse bu tür uygulamaların tam teşekküllü tıbbi bir klinikte yapılması gerekiyor. Bu uygulamanın Beşiktaş tesislerinde yapılması ne kadar sağlıklı ve uygulanan tedaviyse ne kadar hijyenli bir ortamda yapılıyor sorusunu gündeme taşıyor. Ertuğrul Karanlık için söylenen bu iddialar doğru ise futbolcuların kanı ile karıştırılan ilaçların ne kadarı doping maddesi içeriyor veya içermiyor?. Uzun süreli kullanımlarda oyunculara zararı oluyor mu? Beşiktaşlı oyuncuların sakatlanmasında ki etken bu yöntem mi? Önder Özen'in kefil olduğu Ertuğrul Karanlık'la ilgili iddialar bununla da bitmiyor. İddiaya göre Ertuğrul Karanlık, yurt dışından getirdiği ilaçları bir sporcunun kanı ile karıştırmış ve tekrar sporcuya vermiş. Kanındaki ilaçları bünyesi kaldırmayan sporcu komaya girmiş. Apar topar Türkiye'nin en büyük hastane zincirlerinden birine kaldırılan sporcuya tıbbi müdahale yapılmış ve serum takılmış hayati tehlike atlatılmış. Olayı duyar duymaz hastaneye gelen Karanlık, sporcunun odasına girerek kolundaki serumları çıkartıp doktorların ve hemşirelerin tüm uyarılarına rağmen adı açıklanmayan sporcuyu hastaneden alıp götürmüş. Daha önce Yeni Zellanda'da bir Rugby takımında çalıştığı belirtilen Ertuğrul Karanlık'ın bu yöntemi orada öğrendiği konuşuluyor. Bu yönetimi Önder Özen'in bilgisi dahilinde Fenerbahçe'de de sık sık uyguladığı öğrenildi. Yeni Zellanda'da, Osteopati kendi başına bir meslek olarak tanınırken . Melbourne ve Sidney'de üç üniversitede Osteopati eğitimi veriliyor. Günümüzde Osteopati Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından bilimsel bir teşhis ve tedavi yöntemi olarak kabul edilmektedir. Avrupa Birliği ülkeleri içinde, osteopatlar için farklı farklı yasal koşullar vardır.MARATON.COM.TR / ÖZEL HABER
Fenerbahçe 'Ele Güne Karşı'
Spor Toto Süper Lig'in 23. haftasında Fenerbahçe konuk ettiği Gençlerbirliği'ni Emre Belözoğlu'nun 57. ve 71. dakikada attığı gollerle 2-0 yenerek zirve yolunda önemli bir galibiyet kazandı. Spor Toto Süper Lig'in 23. haftasında Fenerbahçe konuk ettiği Gençlerbirliği'ni Emre Belözoğlu'nun 57. ve 71. dakikada attığı gollerle 2-0 yenerek zirve yolunda önemli bir galibiyet kazandı. FIFA kokartlı hakem Cüneyt Çakır'ın yönettiği maçta Fenerbahçe'nin ilk golü 57. dakikada penaltıdan Fenerbahçe'nin kaptanı Emre Belözoğlu'ndan geldi. Bu golden 15 dakika sonra ev sahibi ekip 2. kez penaltı noktasına geçti ve 71. dakikada penaltı noktasından Emre Belözoğlu'nun 2. golüyle 3 puanın sahibi oldu. Sarı-Lacivertliler bu galibiyetle Galatasaray'ın Çaykur Rizespor maçı öncesi önemli bir 3 puan aldı. En yakın takipçisi Beşiktaş'ın beraberlikle kapadığı haftada, aldığı 3 puanla şampiyonluk yolunda yerini sağlamlaştırdı. Bu sonuçla Fenerbahçe 51 puana yükselirken, Gençlerbirliği deplasmanda kaybederek 25 puanda kaldı. Fenerbahçe gelecek hafta deplasmanda Trabzonspor'un karşısına çıkarken, Gençlerbirliği ise evinde Sivasspor ile karşılaşıyor. İLK 11'DE 3 YABANCI Fenerbahçe, Spor Toto Süper Lig'de Gençlerbirliği ile yaptığı mücadelede, uzun bir aradan sonra ideale yakın bir kadroyla sahaya çıktı. İkinci yarıda geride kalan haftalarda sakatlık ve cezalar nedeniyle önemli futbolcularından yoksun kalan sarı-lacivertli takımda sakatlığı geçen Sow'un yanı sıra kart cezalarını tamamlayan Egemen Korkmaz ve Emre Belözoğlu 11 kişilik kadroya girdi. Fenerbahçe'nin 18 kişilik maç kadrosunda 5 yabancı bulunurken, bunlardan 3'ü ilk 11'de yer aldı. Teknik direktör Ersun Yanal, Sow, Kuyt ve Emenike'ye ilk 11'de görev verirken, Meireles ve Kadlec yedekler arasında bulundu. F.BAHÇELİ GOLCÜLER SAHADA Fenerbahçe'nin hücum yollarında etkili olduğu Sow, Kuyt ve Emenike, ligde 4 hafta sonra aynı anda ilk 11'de yer aldı. İkinci yarının ilk maçında Torku Konyaspor'a karşı ilk 11'de sahada bulunan 3 futbolcu, ardından sakatlık sorunları nedeniyle 4 lig maçında aynı anda kadroda bulunamadı. Sarı-lacivertli takımın bu sezon ligde en golcüsü olan Sow'un 9, Kuyt ve Emenike'nin ise 8'er golü bulunuyor. TRİBÜNLERDE 'MUSTAFA KEMAL'İN ASKERLERİYİZ' SLOGANI Fenerbahçe'nin seyircisiz oynama cezası nedeniyle karşılaşmayı tribünlerde sadece kadınlar ve 12 yaş altı çocuklar izleyebildi. PFDK'nın Elazığspor maçında çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içinde 4. kez gerçekleştirilmesinden dolayı bir maç seyircisiz oynama cezası verdiği Fenerbahçe, lig tarihinde 21. kez seyircisiz maça çıktı. Bu sezon ikinci kez Kadıköy'de kadın ve çocuklar önünde maça çıkan sarı-lacivertli futbol takımı, kadın ve çocuklar önünde oynadığı 15. haftadaki Akhisar Belediyespor mücadelesini 4-0 kazanmıştı. Tribünlerdeki kadın ve çocuk seyirciler, karşılaşmanın başlamasına 10 dakika kala 'Mustafa Kemal'in askerleriyiz' şeklinde uzun süre bağırdı. MAÇ TEMPOLU BAŞLADI Hakem Cüneyt Çakır'ın düdüğüyle başlayan maç Fenerbahçe'nin seyircisiz cezası nedeniyle tribünlerde sadece bayanlar ve çocuklar yer aldı. Maçın ilk dakikalarından itibaren karşılıklı atakların olduğu maç seyirciler açısından oldukça heyecanlı geçti. Gençlerbirliği'nin Jimmy Durmaz ile başlattığı tehlikeyi atağa Fenerbahçe Sow ile cevap verdi. Maçın bundan sonraki dakikaları Sarı-Lacivertlilerin üstünlüğüyle devam etti. Gençlerbirliği savunmasının zor anlar yaşadığı ilk yarıda Fenerbahçe Sow ve Kuyt ile tehlike pozisyonlar yakalasa da bunları değerlendiremedi. Maçın ilk yarısı 0-0 beraberlikle sonuçlandı. FENERBAHÇE'DEN GOL TEPKİSİ! Fenerbahçe'nin 21. dakikasında Caner Erkin ile sol kanattan atak geliştirdi. Açılan ortaya Sarı Lacivertlilerden Sow ve Gençlerbirliği'nin kalecisi Ramazan yükseldi. Ramazan'ın Sow'un müdahalesiyle yerde kalması sonrası, hakem Cüneyt Çakır golü geçersiz saydı. Pozisyon sonrası Gençlerbirliği'nin kalecisi Ramazan'a müdahele etmek için sağlık ekipleri oyuna dahil oldu. Sow, kaleci Ramazan oyundan çıkarken futbolcunun son durumunu sordu. Kaleci Ramazan'ın yerine Ferhat Kaplan oyuna dahil oldu. ÇAKIR'A GOSSO TEPKİSİ Fenerbahçe cephesi maçın ilk yarısında Gosso'nun müdahalelerinden dolayı hakem Cüneyt Çakır'ın yönetimini eleştirdi. Sow'un geliştirdiği atağı Gençlerbirliği'nden Gosso'nun sert müdahalesi sonrası hakemin verdiği faul kararıyla oyun durdu. Çakır'ın düdüğüyle birlikte Fenerbahçe'nin yedek kulübesi Cüneyt Çakır'a tepki göstererek neden kart vermediği yönünde tepkilerini gösterdiler. İlk yarının son dakikalarnda Gosso'nun Fenerbahçeli futbolculara sert müdahaleleri devam etse de, Çakır, Gosso'yu kartla cezalandırmadı. PENALTILAR 3 PUANI GETİRDİ Spor Toto Süper Lig'in en çok penaltı veren hakemi ünvanını elinde bulunduran Cüneyt Çakır maçın 57. dakikasında penaltı noktasını gösterdi. Fenerbahçeli Gökhan Gönül'ün Gençlerbirliği kalesine gönderdiği topa Gençlerbirliği'nden Kulusic'in topa eliyle müdahalesi sonrası hakem penaltı verdi. Emre Belözoğlu'nun kullandığı penaltı takımını 1-0 öne geçiren golü attı. Bu pozisyondan 15 dakika sonra Alper Potuk'un Gençlerbirliği ceza sahası içinde 70. dakikada yere düşmesiyle hakem bir kez daha penaltı noktasını gösterdi. Emre Belözoğlu'nun ikinci kez topun başına geçmesiyle takımını 2. kez öne geçirdi ve Fenerbahçe'ye 3 puanı getiren penaltı gollerini attı. Emre Belözoğlu maçın 75. dakikasında yerini Meireles'e bırakarak oyundan çıktı. Maçın bu dakikalarından sonra Fenerbahçe'nin baskılı ataklarından başka bir gol gelmedi ve 3 puanın sahibi Fenerbahçe oldu. MAÇTAN DAKİKALAR (İLK YARI) 2- dakikada Gökhan Gönül'ün kafayla indirdiği topa Sow'un ceza alanı önünde yerden vuruşunda, meşin yuvarlak kaleci Ramazan Köse'de kaldı. 7- dakikada ceza alanı dışından kazanılan serbest vuruşta, Emre Belözoğlu'nun önüne açtığı topa Emenike çok sert vurdu. Kaleci Ramazan Köse meşin yuvarlağı direğin dibinde tokatlayarak, kornere gönderdi. Aynı dakikada korner atışını kullanan Caner Erkin, topu ceza alanı dışındaki Gökhan Gönül'e çıkardı. Gökhan'ın ceza alanına doğru havalandırdığı topu Kuyt, kafayla Sow'a indirdi. Altıpasta müsait durumda topla buluşan Senegalli golcü, kötü bir vuruşla meşin yuvarlağı boş kale yerine auta gönderdi. 9- dakikada soldan Uğur Çiftçi'nin ortasında ceza alanı içinde arka direkte Jimmy Durmaz'ın kafa vuruşunda, top yandan auta çıktı. 22- dakikada soldan Caner Erkin'in ortasında ceza alanı içinde kaleci Ramazan Köse ve Sow topa hamle yaptı. İki oyuncu arasında kalan meşin yuvarlak Sow'a çarparak savunmanın müdahalesine rağmen filelere gitti. Ancak hakem Cüneyt Çakır, kaleciye faul yapıldığı gerekçesiyle golü geçerli saymadı. Bu pozisyonda sakatlanan kaleci Ramazan Köse'nin yerine Ferhat Kaplan oyuna girdi.35- dakikada ceza yayı önünden Kuyt'ın vuruşunda, top yandan auta gitti.39- dakikada ceza alanı dışından serbest atış kullanan Caner Erkin'in sert vuruşunda, kaleci Ferhat Kaplan topu tokatlayarak uzaklaştırdı. Aynı dakikada Gökhan Gönül'ün uzun kullandığı taç atışında ceza alanı içinde Egemen Korkmaz'ın aşırdığı topa Bekir İrtegün'ün vuruşunda, meşin yuvarlak kaleci Ferhat Kaplan'da kaldı. 40- dakikada Gökhan Gönül'ün sağdan ortasında ceza alanı içinde topla bulaşan Kuyt'ın dönerek yaptığı vuruşta, meşin yuvarlak üstten auta çıktı. 42- dakikada soldan Caner Erkin'in kullandığı taç atışında ceza alanı içinde Kuyt topu kafayla Sow'a indirdi. Senegalli futbolcunun sert şutunda top yine üstten auta gitti. Fenerbahçe: 2 - Gençlerbirliği: 0 Stat: Fenerbahçe Şükrü SaracoğluHakemler: Cüneyt Çakır, Bahattin Duran, Tarık OngunFenerbahçe: Volkan Demirel, Gökhan Gönül, Bekir İrtegün, Egemen Korkmaz, Caner Erkin, Mehmet Topal, Emre Belözoğlu, Kuyt, Alper Potuk, Sow, EmenikeGençlerbirliği: Ramazan Köse (Dk. 25 Ferhat Kaplan), Hakan Aslantaş, Radzkou, Kulusic, Uğur Çiftçi, Doğa Kaya, Gosso, Jimmy Durmaz, Petrovic, Zec, Stancu Sporx