onedio

Şans Eseri Haberleri

Şans Eseri ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Şans Eseri ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Ölüm Tehlikesiyle Test Edilen 7 İnsan
Evet şifreyi buldular; bir çok felaketten kurtuldular, ölmediler. Ama gelin görün ki bu galeriye şanslı diye koyduğumuz insanların tamamı şu an ölü. Demek ki neymiş ölümden kaçış yokmuş. 'Her nefis ölümü tadacaktır' konulu galerimize hoşgeldiniz :) Dipnot:Bu dünyada şansın olacak hacı.
Holokost İle İlgili Çekilmiş En Akılda Kalan 13 Film
Yakın tarihin en büyük katliamı Holokost, ya da felaket manasına gelen İbranice adı ile Şoa.II. Dünya Savaşı’nda Avrupa Yahudilerinin Alman savaş makinesi tarafından kitlesel olarak imha edilmesi...6 milyon insanın Yahudi oldukları için gaz odalarında katledildikleri 20. yüzyılın bu en büyük katliamı onlarca filme konu oldu.Kimi yönetmen belgelemek, kimisi ortaya çıkarmak, kimisi ise kafasındaki sorulara yanıt alabilmek için yaptı filmlerini. Yönetmenlerinin çoğunu filmini çekerken bile etkileyen Holokost ve sonrasını anlatan bu hikayeler beyazperdeye yansıtıldıkları ilk günden yıllar geçse bile unutulmayacak filmlerdir.İşte çoğunluğu yakın geçmişte yapılmış Holokost’la ilgili en çarpıcı akılda kalan filmler.
Ted Bundy: Amerika'nın İlk Seri Katili
Liseyi dereceyle bitiren; 24 Kasım 1946 Vermont – Burlington doğumlu, Theodore Robert Bundy olarak da bilinen Ted Bundy; 1974’ten itibaren iki yıl içinde 20’den fazla kadına tecavüz edip öldüren Amerika’nın en çok tanınan, üzerine filmler [Copycat ve The Stranger Beside Me] yapılıp kitaplar yazılan seri katili ve tecavüzcüsüdür. “Seri katil” tanımı onunla doğdu diyenler olsa da bu ifade yoruma açıktır… Tarihler 16 Ağustos 1975’i gösterirken, tamamen şans eseri olarak “polisten kaçmaya çalışan” bir sürücü olarak yakalandı. Yakışıklı, zeki ve eğitimli bir avukat olan Ted Bundy’nin bir katil olabileceği, hele ki mesleği avukatlık olan birinin bunları yapabileceği kimsenin aklına gelmiyordu. Kendi savunmasını üstlenen Ted Bundy’nin ünü, 7 haziran 1977’deki ‘tavanı delerek’ kaçışı sonrası daha da arttı. Ölen 20 ya da kimilerine göre 28 kadın Ted Bundy’nin ifadesi ile belirlenmiştir – gerçek sayının bunun çok çok üzerinde olduğu halen söylenir durur. Tecavüzlerini öldürdükten sonra gerçekleştiren Ted Bundy’nin ‘ölü sevici’ bir sapık olarak da ayrı bir ünü (!) vardır. Hapisteyken aldığı yüzlerce mektup ve evlilik teklifi, Amerikan halkının bu gibi sapık psikopatlara farklı bir bakışı olduğunu gösterir. İdamından önce sorulan, “36 kurbanin oldugu dogru mu” sorusuna “bir basamak daha ekleyin” cevabini vermesi inanılmaz bir ifade!Ted Bundy’nin çocukluğu çoğu diğer katil gibi sorunlu geçer. Akıllı bir öğrenci olsa da; ezik, pasif ve insan ilişkilerinde son derece zayıf bir karaktere sahipti. Ablasını annesi, eniştesini ise babası olarak bilmekteydi. Utah Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden aldığı davet mektubu ile insan içine karışacak – hayatı değişecektir. Utah’tan Colorado’ya, Washington’dan Florida’ya kadar sayısız eyalette cinayet işler. Cumhuriyetçiler kanadında siyasetle de ilgilenen ve önü açık olarak nitelendirilen Ted Bundy’nin; buz kıracağı, levye, metal boru, kelepçe ve kadın çorabıyla kadınları öldürmesi – üstelik ayağını incitmiş numarası ve koltuk değnekleriyle insanları kandırması, hükmü onaylayan yargıçın bile sempatisini (!) kazanır. Etkiler diyelim sanırım daha doğru bir ifade olacak..Gayrımeşru bir çocuk olarak doğan katilimiz, ayağını incitmiş rolü ve koltuk değneklerinin de etkisiyle kitaplarını arabasına taşırken onu gören kadınlardan yardım isterdi. Yardım için yanaşanları ise kendi yöntemleriyle etkisizleştirirdi. Sonrasında kurbanını tenha bir yere götür ve öldürürdü. Kurbanına sonrasında tecavüz ederdi. Annesi bile onu terk etmiş, ablası ona yalanlar söylemiş Bundy’ye göre kızlar erkekleri kullanır ve yalan söylerdi. Ted Bundy bu yüzden tüm kadınlardan intikam almak istiyordu. Kurbanlarının hepsi uzun düz siyah saçlı ve saçlarını ortadan ayıran, “kendisini terk eden sevgilisine benzeyen” kadınlardır. Hapisten kaçışı sonrası, gözü tamamen dönmüştür ve belirli bir tipe bağlı kalmadan rastgele öldürmeye başlar. Ölmeden önce kendisiyle yapılan bir röportajda tüm bu sapıklıklarının nedenini çocukken okuduğu, şiddet içeren porno dergilerinin onu çok etkilemesi olarak itiraf eder. Yakalanışı sonrası seri katiller üzerine 1989’a kadar FBI’la iş birliği yapmıştır. Şu yorumu ünlüdür: “Seri katillerin yakalanmasının sebebi alışkanlık. Bu işi ilk kez yaptığınızda çok dikkatli olursunuz. Her şeyin düzgün olmasını istersiniz. 20. kez yaparken ise o kadar da önemsemezsiniz.”Bazı kurbanlarının cesetlerini evinde pişirdiği, etrafa korkunç kokular yayılmasına rağmen komşuların polislere; eğitimli, yakışıklı çok efendi bir çocuk diye ifade verecek kadar güvenmeleri nedeniyle ele geçirelemediği, ilk yakalanışında saldırdığı kızlardan birinin nasılsa aşık olduğu için polise bunu söylemeyip bile bile serbest kalmasını sağladığı “şehir efsaneleri” olarak söylenir durur. Ted Bundy; gayri meşru çocuk olduğu, hayvanlara işkence eden bir büyükbabanın yanında büyüdüğü ya da çok sevip de terk edildiği sevgilisi yüzünden seri katil olmadı. İstediği için kadınları öldürdü tezini savunanlar da vardır.Kurbanlarının birinin kalçasındaki ısırık izi ile yakalanan ve idamına karar verilen Bundy’nin temyiz süreci yaklaşık 10 yıl sürdü. Hapishanede hayranlarından biri ile evlenip 1982’de bir kız çocuk sahibi oldu. 24 Ocak 1989 tarihinde elektirikli sandalyede idam edildi. İdamı hapishane dışında şampanya içilerek kutlandı! Öldürülmeden önce ki son sözleri “aileme ve arkadaşlarıma sevgilerimi iletmenizi istiyorum” olmuştur. En ünlü sözlerinden biri; “Biz seri katiller sizlerin oğulları, eşleriyiz. biz her yerdeyiz.”dir.Ted Bundy’yi daha yakından tanımak için The Stranger Beside Me filmini izlemenizi öneririm.
IŞİD Militanı Türk Çocuk
IŞİD ile savaşmak üzere Suriye'ye kaçan 14 yaşındaki Taylan, çatışmada ağır yaralanınca sınırda Türk askerine bırakıldı. Şimdi tek isteği evine dönmek. Milliyet'ten Ömür Ünver'in haberine göre; Suriye ve Irak’ta savaşan ve yaptığı katliamları internette yayınlayan Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) çocuk askerler kullandığı Ankaralı 14 yaşındaki Taylan Ö. Y.’nin, Suriye sınırına ağır yaralı olarak bırakılmasıyla bir kez daha ortaya çıktı. 45 gün önce evden kaçarak 5 arkadaşıyla birlikte uzun süredir iç savaşın sürdüğü Suriye’ye giderek savaşa katılan küçük Taylan, şans eseri hayatta kaldı; şimdi tek isteği evine dönmek. “Cihat bölgesi” ilan edilen Suriye’de çeşitli grupların saflarında çok sayıda Türk de savaşıyor. IŞİD’e katılanlar arasında çocuklar da var. Bunlardan biri de Ankara Altındağ’da yaşayan 14 yaşındaki Taylan. Ankara’da 4 ağabeyi ve emekli babası Yaşar Y. ile yaşayan Taylan, 8. sınıftan sonra okulu bırakıp ailesindeki birçok kişi gibi sarımsak satarak çalışma hayatına adım attı. 20 TL’ye sınırı geçti Taylan, savaşın ilk döneminde Suriye’ye giderek IŞİD’e katılan ağabeyinden etkilenince tehlikeli bir yolculuğa adım attı. Taylan, Suriye’ye gitmek için 45 gün önce mahalleden 5 arkadaşıyla birlikte yola çıktı. Sabah evden çıkarken babasına işe gideceğini söyleyen küçük çocuk ve arkadaşları, karayoluyla sınırdaki Kilis’in Elbeyli ilçesinden kaçakçılara 20’şer lira vererek yasadışı yollarla Suriye’ye geçti. IŞİD’in kontrolündeki bölgede Rakka’ya kadar giden çocuklar, burada evlere yerleştirildi. Taylan’ın beş arkadaşı birkaç gün sonra Türkiye ’ye döndü, Taylan ise IŞİD militanlarınca eğitime alındı; bir hafta sonra çocuğa silah da verildi. Askeri eğitimler dışında gündüz evde Kuran okuyan Taylan, akşamları voleybol oynuyordu. Telefonla öğrendi Oğlunun kaybolması üzerine polise haber veren baba Yaşar Y., en küçük oğlunun Suriye’de olduğunu 3 gün sonra gelen telefonla öğrendi. “Suriye’deyim” diyen oğluna geri dönmesi için yalvaran baba, oğlunu ikna edemedi. Küçük Taylan, her telefon konuşmasında babasına “Dönmeyeceğim, beni merak etme” diyerek babasına karşı çıktı. Baba Yaşar Y., oğlundan son telefonu 22 Haziran akşamı aldı; oğlu Türkiye’de hastanede olduğunu söylüyordu. Küçük çocuk çatışma bölgesine götürülmüş, burada burada kasıklarına isabet eden şarapnel parçasıyla ağır yaralanınca Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesinde sınırda nöbet tutan Türk askerlerine bırakılmıştı. Çocuğu türk askerine teslim edenler, çocuğun 1998 Suriye doğumlu Mehmet el Ahmed olduğu söyleyip getmişti. İlçe hastanesinde ilk müdahalesi yapılan çocuk, daha sonra Şanlıurfa’daki M. Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Burada 8 saat süren ameliyata alınan Taylan, kendine geldikten sonra hastanede tanımadığı birinin telefonu ile babasını aramış, hastanede yattığını söylemişti. Babası gelince konuştu Ankara’dan yola çıkan baba, 23 Haziran’da ulaştığı hastanenin kayıtlarında oğlunun ismini bulamayınca bütün servislerini dolaşarak oğlunu aradı. Baba Yaşar Y., Taylan’ın Suriyeli olduğunu düşündükleri için ifade almak üzere yanlarında Arapça bilen bir tercüman getiren polislerle karşılaşınca durum ortaya çıktı. Polislerin “Siz niye geziyorsunuz burada?” sorusuna “Oğlumu arıyorum” yanıtı veren babaya polisler Taylan’ı gesterdi. Böylece baba ile oğul 45 günün ardından kavuştu. Korkudan o ana kadar konuşmayan Taylan, babasını görünce konuşmaya başladı. 14 yaşındaki Taylan Ö.’nün hastanede tedavisi sürüyor. Doktorları, durumunun iyiye gittiğini belirtirken, ailesi ise bir an önce çocuklarını Ankara’ya götürerek tedavisine orada devam edilmesini istiyor. Milliyet
Yıkılan Binadan Fırlayan Taştan Kıl Payı Kurtuldu
Çek Cumhuriyeti'nde bir fabrikanın yıkımı sırasında inanılmaz bir olay yaşandı. Patlatıcı kullanılarak yıkımı gerçekleştirilen binadan fırlayan bir kaya parçası yıkımı izleyen bir kişinin az daha kafasına geliyordu. Şans eseri ölümden dönen adam ve çevredekiler uzun süre olayın şokunu atlatamadı.
Cep Telefonu Bataryası ve Şarj Cihazı Kullanımı Hakkında Önemli Bilgiler
Günümüzde halen, cep telefonu pili ve şarj cihazı kullanımı hakkında yanlış bilinen bir takım bilgiler var. Teknolojinin ilerlemesi ile değişen ancak pek az kişinin bu yeni bilgilerden haberdar olması, hala eski model cep telefonları için edinilen bilgileri geçerli kılıyor. Bu nedenle bizde bu yazımızda hemen her yerde sıkça duyduğumuz, cep telefonu pili ve şarj aletlerinin kullanımı hakkında artık neredeyse efsane haline gelmiş mitler ve gerçekleri araştırıp, bu konular hakkında sizlere en doğru bilgileri vermeye karar verdik. CEP TELEFONUNU ŞARJ EDERKEN TELEFONDA KONUŞMA, PATLAR ! Pek çok kişinin ağzında dolaşan cep telefonu şarj ederken kullanma/konuşma/mesajlaşma/oynama, patlar ! diye duyduğumuz bilgi ne kadar doğru ? Bir ürünün bataryasının şarj olmasıyla bu sırada kullanımı arasında veya bir bataryanın şarj edilme süresi ile ömrü arasında kullanıcıya ve bataryaya “zarar verici” herhangi bir ilişki bulunmamaktadır. Bu mitlerin ve daha fazlasının büyük bir kısmı, telefonların ilk çıktığı zamanlarda Nikel-temelli (NiCd veya NiMH) bataryaların “şarj döngüsü” ile alakalı mitlerdir. Ancak o zamandan bu yana çok şey değişmiştir ve artık modern, akıllı telefonlarda Lityum-İyon piller kullanılmaktadır. Dolayısıyla eğer ki cep telefonunuzda Nikel-temelli batarya bulunuyorsa, bu mitler sizin telefonunuz için geçerlidir. Ancak şu anda neredeyse hiçbir firma Nikel batarya kullanmamaktadır. Dolayısıyla teknolojiyle birlikte, bilgilerimizi güncelleme zamanımız da gelmiştir. Tabii aynıları, Lityum veya Nikel-İyon pil kullanan tüm cihazlar için geçerlidir; sadece cep telefonları için değil. Şarj cihazına’da değinecek olursak; eğer ki sahte bir firmanın düşük kalitedeki şarj aletlerini kullanmıyorsanız, telefonunuz şarj olurken onunla oynamanızın hiçbir sakıncası yoktur. Tüm telefonlar, bu tür testleri geçtikten sonra piyasaya sürülürler ve eğer ki düzgün ürünleri kullanıyorsanız ve şans eseri sizin telefonunuzda bir arıza yoksa, herhangi bir patlama ya da kullanıcıyı elektrikle çarpma gibi bir durum yaşanmayacaktır. Örneğin Temmuz 2013′te bir Çin havayolu firmasında çalışan Ma Ailun isimli uçuş görevlisi, telefonunu şarj ederken elektrikle çarpılmıştır. Ancak yapılan incelemede, Ailun’un “3. partiler tarafından üretilen sahte bir şarj aleti” kullandığı belirlenmiştir. Dolayısıyla sokakta satılan düşük kalitedeki şarj aletlerinden uzak durulmalıdır. Bunun haricinde telefonu şarj ederken kullanmanın korkulacak bir tarafı yoktur. CEP TELEFONUNU GECE BOYUNCA ŞARJDA TAKILI BIRAKMA,HEM TELEFONA ZARAR VERİR, HEM DE PATLAMASINA NEDEN OLUR ! Cep telefonunuzu gece boyunca şarj edebilirsiniz; hiçbir sorun yaşamayacaksınızdır. Çünkü modern cep telefonları ve benzeri ürünler, sanıldığından daha akıllıdır. Pilinin şarjı tamamen dolduktan sonra, şarj işlemini sonlandırır ve sadece şehir akımından gelen elektrikle işlemlerini sürdürür. Dolayısıyla bir telefon şarjdayken, şarjı dolduktan sonra bataryası kullanılmaz. Bu sebeple de pil herhangi bir zarar göremez. Ancak sanılanın aksine, bataryayı %100′de tutmak, ömrü uzatıcı bir etkiye sahip değildir. Tam tersine batarya, “kullanılması beklenen” bir şekilde tasarlandığı için, belli bir “şarj döngüsü” içerisinde olmalıdır. Uzmanlar, modern cep telefonların şarjının %40-80 arasında tutulmasının batarya ömrünü uzatacağını söylemektedir. CEP TELEFONUNU ŞARJ ETMEDEN ÖNCE PİLİN TAMAMEN BİTMESİNİ BEKLE, BİTMEDEN ŞARJ EDERSEN PİLİM ÖMRÜ AZALIR ! Cep telefonlarını şarj etmeden önce pilin tamamen bitmesini beklemek büyük bir hatadır ve Nikel bataryalardan kalma bir kullanım türüdür. Büyük telefon üreticilerinin ürünlerinde çoğunlukta kullanılan Lityum-İyon bataryalar, “derin şarj” denen %0′a indikten sonra şarj etmeye nazaran, “pil kritik düzeyde azaldı” (~ %10-20) uyarısını görmeden önce şarj edilecek şekilde tasarlanmaktadır. Bu tür ürünlerin bataryaları sürekli %0′a ulaştıktan sonra şarj edildiklerinde dengesizleşmektedir. Tüm bataryaların belli bir sayıda şarj döngüsü ömrü vardır ve her %0′a ulaştığınızda bu ömürden 1 adet ömür eksilmektedir. CEP TELEFONUNU, FİRMANIN VERDİĞİ ORİJİNAL ŞARJ CİHAZI HARİCİNDEKİ ŞARJ ALETLERİ İLE ŞARJ ETMEMELİSİN ! Cep telefonunuzun kendi firmasının şarj aletlerini kullanmanız verimlilik sebebiyle tavsiye edilse de, şart değildir. Telefonunuza herhangi bir zarar vermez (örneğin Belkin gibi yan firmaların şarj cihazlarını kullanmak). Ancak “sahte/çakma ürün” olarak bilinen şarj aletlerinden kesinlikle uzak durulmalıdır. Bu firmalar resmiyete sahip değildirler ve ucuz malzemeler kullanarak kaliteyi de düşürmektedirler. Bu tür ürünleri kullanmanız durumunda patlama ve elektrik çarpması gibi durumlar oluşabilir. Bunun haricinde resmi firmaların ürünleri de, hemen hemen orjinal firmaların ürünleriyle aynı şekilde şarj edebilmektedir. CEP TELEFONUNU İLK ALDIĞINDA 24 SAAT ŞARJ ETMELİSİN, YOKSA PİLİN ÖMRÜ KISA OLUR ! Bir ürünü ilk aldığınızda 24 saat kadar uzun süreler şarj etmenize hiç gerek yoktur. Eski bataryalarda bile bu abartılır; en fazla 16 saat “ilk şarj” yeterlidir. Modern bataryalarda ise bu en fazla 6 saat olarak belirlenir. Ayrıca eski bataryalarda sadece ilk gün değil, 2 ila 4 günde bir bu 16 saatlik şarjın yapılması gerekir. Modern bataryalarda ise tekrara ihtiyaç yoktur, zaten bu bataryalar, yukarıda bahsettiğimiz gibi %40-80 arasında döngüde tutulmalıdır. Cep telefonu pili ve şarj cihazı kullanımı hakkında bilgiler : Bu konuda bir de genel bir bilgi vermemiz gerekirse; sıcaklık bataryanıza zarar verir. Hatta genel olarak sıcaklıkla teknoloji pek iyi dost değildir. Modern bataryalar olarak bilinen Lityum-İyon bataryalar, yapıları gereği kendi kendilerine ısınmaktadırlar. Şarj olurken daha da fazla ısınırlar; bu da yukarıda sayılan birçok mitin doğmasına neden olur. Aynı zamanda düşük sıcaklıklar da pillerin hızlı boşalmasına neden olmaktadır. Dolayısıyla pilleri oda sıcaklığı civarında tutmak, modern cihazların bataryalarının ömrünü arttırmaktadır. Ayrıca cep telefonunuzu sürekli açık tutmak iyi bir fikir değildir. Her ne kadar bu aletler “şimdilik” sadece birer makina olsalar da, aralıklarla dinlenmeye ihtiyaç duyarlar. Çünkü açma-kapanma döngüsü sırasında, tıpkı beynimizin uyku-uyanma döngüsünde olduğu gibi “temizlik” işlemleri yapılabilir. Tavsiye edilen, her gece yatağa giderken telefonu kapatıp, her sabah açmaktır. Ancak uzmanlar, eğer ki bu yapılamıyorsa, en azından haftada 1 defa telefonu birkaç saatliğine de olsa kapalı tutmayı veya bu da yapılamıyorsa, belirli aralıklarla telefonları “yeniden başlatmak“, ürünün uzun vadede batarya ömrünü arttıracaktır.teknolojioku