Girişimci Haberleri

Girişimci ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Girişimci ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Kaldırım Taşlarının Devri Bitiyor: Doğayı Korumak İçin Betonun Yerine Geliştirildi
Gana’nın başkenti Accra’da her gün yaklaşık 2.800 ile 3.000 ton arasında katı atık meydana geliyor. Oluşan bu devasa atık miktarının 300 ila 450 tonluk kısmını ise doğrudan doğaya zarar veren plastik maddeler kapsıyor. Ülke genelinde ortaya çıkan plastik atıkların yalnızca yüzde 5 seviyesindeki küçük bölümü geri dönüşüm süreçlerine dâhil olabiliyor. Geriye kalan yüksek miktardaki atık ise doğada birikerek kıyı bölgelerinde ve yerleşim alanlarında ciddi ekolojik sorunlara zemin hazırlıyor.Detaylar 👇Kaynak
Hürmüz'den Geçen Fırsat: Jeopolitik Kargaşada Türk Girişimcisi Ne Yapmalı?
Dünya haritasına bakın. Hürmüz Boğazı'ndan günlük 17-20 milyon varil petrol geçiyor. Bu, küresel tüketimin yaklaşık yüzde yirmisi. İran-ABD gerilimi tırmandığında, sadece petrol fiyatları değil, sigorta primleri, navlun ücretleri, gübre maliyetleri, hatta ekmek fiyatları sarsılıyor. Zincir domino taşı gibi.Peki bu sizinle ne ilgisi var? Eğer Türkiye'de üretip satıyorsanız, her şeyiyle ilgisi var.Ama şunu da söylemek zorundayım: bu kargaşa sadece risk değil. Her büyük jeopolitik kırılma, bir önceki düzenin kazananlarını geride bırakıp yeni aktörler için yer açar. Tarih bunu defalarca gösterdi. 2008 krizi, pandemi, Rusya-Ukrayna savaşı. Her birinde bazı şirketler küçülürken bazıları tam o dönemde sıçramayı yaptı. Fark ne? Kargaşayı tehdit olarak değil, yeniden konumlanma fırsatı olarak okuyanlar kazandı.
Hamam Böceği Yetiştirip Servet Kazanıyorlar: Günde 15 Ton Çöp Yiyorlar!
Çoğu insanın evinde görmekten bile korktuğu hamam böcekleri, Çin'de 23 milyon dolarlık dev bir endüstrinin merkezine yerleşti. Milyarlarcası karanlık, nemli ve sıcak tesislerde yetiştirilen bu canlılar; şehirlerin gıda atıklarını tüketiyor, hayvan yemine dönüşüyor ve hastanelerde reçete edilen ilaçların ham maddesi oluyor.İşte detaylar. Kaynak
Tarot Falına Göre 8 Ağustos Cumartesi Günü Senin İçin Nasıl Geçecek?
Günlük tarot falına bakmak ve neler olacak hemen öğrenmek ister misin? Günlük olarak hazırladığımız tarot falı ile birlikte falsız kalmayacaksın. :)Bakalım 8 Ağustos Cumartesi günü senin için nasıl geçecek? Yeni bir günde acaba hangi kartı seçeceksin? Aşk, aile, kariyer ve para konularında başına neler geleceğini merak ediyor musun?Merak ediyorsan, tarot falına başlayalım!
Dijital Pazarlama'da Başarının Formulü – “Aarrr!”
Çok iyi bir fikriniz olabilir, ancak hedefiniz olmazsa işiniz çok zor. Bir çok girişimci sitesini ( projesini ) hayata geçirdikten hemen sonra ki aşamada çok sıkılıp, yorulabiliyor. Artmayan hitler, takipçiler, beğeniler vs. Süreç ne yazık ki 1 yılın sonunda domain’in boşa çıkması ile sonuçlanıyor. Bu sonuçlardan siz değerli girişimci dostlarımı bir nebze uzak tutabilmek için, fazla bilinmeyen bir iş planı ve takip sistemi olarak adlandıracağım, yeni bir sistemi paylaşacağım. Dave McClure tarafından geliştirilen ve 5 aşamadan oluşan bu sistem ve ya formül ile, ziyaretçi ve müşteri sayınızı arttırabilir, yatırımlarınızın geri dönüşünü sağlayabilir ve yaptığınız tüm işlemlerin her aşamasını takip edebilirsiniz. Profesyonel bir Girişimci olmaya hazır mısınız? Dave McClure bu sisteme ve ya formüle (nasıl söylemek isterseniz) AARRR ismini vermiş. İsim, formülde kullanılan ana bölümlerin baş harflerinden oluşuyor. Acquisition, Activation, Retention, Referral, Revenue Şimdi bu formülü size açıklayayım: Acquisition (tr: Edinme, Kazanma) Formülün ilk adımı olan Acquisition, kelime anlamında da anlaşılacağı gibi ziyaretçi edinmeyi vurguluyor. Bu başarılı bir dijital pazarlamanın da ilk adımı. Minimum sermayeli ve ya sermayesiz bir girişimseniz, bu aşamada ilk yapmanız gereken başarılı bir arama motoru optimizasyonudur. Çağımızda bilgiye ve ürüne ulaşmanın en hızlı ve güvenilir yolu arama motorlarıdır. (Google, Yandex, Bing vs.) Sizi arayan potansiyel ziyaretçi ve ya müşterilerinizin sizi bulmalarını sağlamak zorundasınız. Bunun yanında, sosyal medya da çok önemli bir unsur ve kavram. Hitap ettiğiniz kesimi bu aşamada çok net bir şekilde biliyor olmalısınız. Sosyal medya da umarsızca ve sorumsuzca var olmaya çalışmak, oluşturmaya çalıştığınız kitlenin, daha yolun başında sizden olumsuz etkilenmesine sebep olabilir. Bu aşamada konumunuzu iyi almalı ve kullanıcıya bir şeyler sunmalısınız. Günümüzde kullanıcılar onlara ihtiyacınız olduğunun farkında ve yeni bir markaya karşılıksız bağlanmak konusunda da biraz sert ve seçiciler. Eğer reklama bir kısım bütçe ayırdıysanız, bu bütçeyi öncelikle arama motoru reklamlarına ve ya sosyal medya reklamlarına ayırarak ziyaretçi elde edebilirsiniz. Activation(tr: etkinleştirme) Bu bölümde ziyaretçileriniz ile etkileşime girmeniz gerekmektedir. Yani kazandığınız ziyaretçilerin sizi bir daha ziyaret etmelerini sağlamalısınız. Bu noktada siteniz, tasarım, kullanım kolaylığı ve içerik açısından öncelikle başarılı olmalıdır. Bu en temel kural. Ziyaretçiler sitenizde geçirdikleri süreden keyif almalılar. Bunun dışında sosyal medya sayfalarınızın ve sitenizin rss bağlantısının olduğunu da ziyaretçilerinize göstermeniz, geri dönüşleri daha mümkün kılabilmektedir. Retention (tr:tutma) 2.aşamada ki başarınızla doğrudan ilgilidir. 1.adımda kazandığınız ziyaretçileri, 2.adımda siteye tekrar gelmeleri konusunda teşvik ettiniz. Şimdi ise artık tekrar sitenize gelen ziyaretçileri kendinize bağlamalısınız. Bu aşamada oluşturacağınız e-bülten listeleri ve sosyal medya takipleri ile sadık ziyaretçi kitlesini oluşturabilirsiniz. Böylece kullanıcılara kendinizi tekrar hatırlatma şansına sahip olursunuz ki ilerleyen zamanlarda bu sizin için bir güç olacaktır. 2.ve 3. aşamadaki çalışmalarınızı Google Analytics vb. gibi uygulamalar ile mutlaka takip edin ve sitenizin yeni ziyaret ve tekrarlanan ziyaret sayılarını analiz edin. Referral(tr: Referans) Bu aşamada diğer üç aşamadaki çalışmalarınızın meyvesini toplayacaksınız. Tabi ki bu işiniz bitti arkanıza yaslanın anlamı taşımıyor elbette. Üreteceğiniz yeni, güncel ve özgün içerikler ile size sadık ziyaretçilerinizin sizden başkalarına bahsetmelerini sağlamalısınız. İçeriklerinizin, ziyaretçileriniz tarafından paylaşılmasını sağlamanız demek, en etkili yayılım stratejisini de hayata geçirdiniz demektir. Bu hem maliyetlerinizi düşürecek, hem de marka değerinizi oluşturacak. Pazarlamada ki en etkili stratejilerden birisi, kulaktan kulağa yayılma stratejisidir. Ancak bunu başarmak için ciddi bir emek sarfetmeniz gerekemektedir. Revenue(tr: Gelir) Bu aşamaya kadar oldukça iyi bir iş çıkardınız. Ciddi bir emek sarfettiniz. Artık bu emeğinizin karşılığını alma zamanınız geldi. Bu aşamaya kadar ürettiğiniz içerik ve oluşturduğunuz ziyaretçi kitlesi artık size maddi olarak geri dönmeye hazır. Ancak Dijital ortamda gelir elde etmenin anahtarı, bu aşamaya harcadığınız emeği raporlamak. Google Analytic gibi uygulamalar ile sitenizin detyalı tüm sonuçlarını raporlamalısınız. Günlük, Haftalık, Aylık olmak üzere düzenli raporlar almalısınız. Bu sitenize reklam ve ya herhangi bir yatırım desteği almanıza yardımcı olacaktır. Size yatırım yapacak olan her kimse (reklamcı, yatırımcı vs.), bu raporları sizden detaylı şekilde isteyecektir. Ayrıca formülde yine başa dönerek yeni ziyaretçiler kazanmak için, bu raporlamalara sizde ihtiyaç duyacaksınız. Aldığınız sonuçlar, Acquisition aşamasında size bir harita görevi görecek ve yeni ziyaretçileri ne kadar maliyetle ve ya hangi yeni yollarla sitenize kazandıracağınıza ışık tutacaktır. aarrr dave mcclure dijital pazarlama girişim talender talender.com
'Ayakkabı Kutusu' Marka Oluyor!
Püskevit, Panpiş, One minute’in ardından, yolsuzluk operasyonuyla gündeme gelen ayakkabı kutusu da marka oluyor. O Ses Türkiye jürisi Gökhan’ın ‘Abi çok iyi yaa’ sözü de tescil bekleyen markalar arasında. Siyasi arenada liderlerin söylediği sözler, sosyal medyada izlenme rekorları kıran videolar ya da ünlülerin kullanmasıyla dikkat çeken sözler, marka yaratmak isteyen girişimcilerin dikkatinden kaçmıyor. Püskevit, Panpiş, One minute, Oğlum bak git gibi popüler hale gelen söylemleri kullanarak Türk Patent Enstitüsü’ne (TPE) birçok başvuru yapıldı. Bu söylemlerin popülerliğinden yararlanmak isteyen girişimciler, gündemdeki gelişmelerle ilgili tescil başvurularına devam ediyor. Son günlerde yapılan marka başvurularında, yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun izlerini görmek mümkün. Ayrıca O Ses Türkiye yarışmasının jürisi Gökhan Özoğuz’un ‘Abi çok iyi yaa’ sözü de marka tescil etmek isteyenlere fikir verdi. Başvurular inceleniyor 17 Aralık’ta başlayan operasyon sırasında Halk Bankası Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın evinde yapılan aramada ayakkabı kutuları içerisinde bulunan 4.5 milyon dolardan yola çıkarak, bir marka başvurusu yapıldı. ‘Ayakkabı kutusu’ markalı kumbara üretmek isteyen bir girişimci TPE’ye 30 Aralık 2013’te başvurusunu yaptı. TPE, başvuruyu uygunluk açısından inceleyip, kararını verecek. Vatan | Milliyet
Bu Bankalar 2014 Yılında Personel Alımı Yapacak
2014 yılı alım yapacak olan bankalar belli olmaya başladı. Buna bağlı olarak 2014 yılında en çok alımı büyüyen katılım bankacılığının dikkat çeken ismi Türkiye Finans yapacak. 2014 yılında en çok personel alan bankanın yanısıra diğer bankaların alacağı personel sayıları da bu haberde...Akbank; 2014 yılında 1.600 yeni personel alımı gerçekleştirecek banka 35 yeni şube açmayı hedefliyor. Bu yeni açılacak şubelerle birlikte 925 şube sahibi olacak. Geçen yıl 250 bin personel alan bankanın yeni personel hedefi 1.600 kadar. Şubelerini açacağı başlıca iller şunlar; İstanbul, Ankara ve İzmir.. Bankanın istihdam hedefleri ise şu şekilde; Banka personel gereksinimleri dahilinde yurt çapında alımlar gerçekleştiriyor. İşe alım sürecinde çeşitli sınav ve mülakatlar yapan bankanın dört farklı yöntemi var. Tecrübesiz adaylar için yeni asistanlık, yönetici adaylığı ve müfettiş yardımcılığı pozisyonları için ise farklı işe alım teknikleri mevcut… Tecrübesiz alımlarda 28 yaşını doldurmuş olmak, üniversitelerin bankacılık bölümlerinden mezun olmak ve askerliğini yapmış olmak şartları aranmakta. Tecrübeli personel alımlarında ise özel mülakatlar yapılmaktadır. Kişileri tanımaya özen gösteren banka mülakat sırasında adayların kişilik yapılarına, görev uyumlarına ve güçlü taraflarına dikkat çekiyor. Yapı Kredi Bankası, 2014 yılında 600 yeni personel alımı gerçekleştirecek banka 41 şube açmaya hazırlanıyor. Ayrıca bu şubelerle birlikte toplam Yapı Kredi Bankası ailesi 959 oldu. Yapı Kredi Bankasının sitesinde insan kaynakları sayfasından iş başvuruları alınmaktadır. İşe başvurusu yapmayı dileyen adaylar internet sitesinde ilan edilmiş açık pozisyon ve genel başvuru haberlerine özgeçmişlerini iletebilirler. Başvurulara hem üniversite öğrencilerine hem de profesyonellere açıktır. İşe alım sürecinde tecrübesiz adayları genel yetenek testi tabii tutan banka pozisyona ilişkin olarak ise sayılar, algılama, hafıza yeti ve İngilizce testleri yapmakta. Yapı Kredi Bankası sınavın ardından başarı elde eden adayların işe alım süreçlerini insan kaynakları ve iş birimi mülakatları yaparak gerçekleştirmektedir. Garanti Bankası, 2014 yılında 3000 personel alımında bulunacak. Garanti Bankası 2011 yılında 68 yeni şube açtı ve toplam 919 şubesi oldu. O yıl 843 bin personel alımı yaptı. Banka 2012 yılında 30 şube açtı ve 3000 yeni personel alımı yaptı. Garanti Bankası internet sitesinde insan kaynakları sayfasından iş başvuruları alınmaktadır. Buna ek olarak kariyer sitelerinden de iş başvurusunda bulunulabilmekte. Garanti Bankasının işe alımlarda tercihini yüzde 70 yeni mezunlardan yana kullanıyor. Finansbank, 2014 yılında 1000 yeni eleman alımı yapacaktır. Finansbank 2012 yılında 19 yeni şube açtı ve toplam şube sayısı 950′ye oldu. 2014 yılında ise 30 yeni şube hedefi var. Yine 2014 yılında 1000 yeni personel alma isteği bulunuyor. Banka tecrübeli çalışan gereksinimin yüzde 80′e kurum içinden karşılıyor. Finansbank internet sitesinde insan kaynakları sayfasından iş başvuruları alınmaktadır. Buna ek olarak kariyer sitelerinden de iş başvurusunda bulunulabilmekte. Finansbank işe alım gereksiniminin yüzde 70′ini yeni mezunlardan yana kullanıyor. Banka çoğunlukla yönetici adayı, ticari-kurumsal şube satış, müfettiş yardımcısı, şube satış/operasyon, çağrı merkezi ve direk satış pozisyonlarından alım yapmaktadır. DenizBank, 2014 yılında 800 yeni personel alımı yapacak. DenizBank, 2011 yılında 88 yeni şube açtı ve toplam şube sayısı 600 oldu. Bu 600 şubenin 588′i yurtiçinde ve 12′i yurtdışındadır. Banka 2011 yılında 2600 yeni personeli istihdam etti. DenizBank, 2014 yılında 35 yeni şube açmayı hedefliyor. Bu şubelere ise 800 yeni personel alımı yapması planları arasında. Finansbank internet sitesinde insan kaynakları sayfasından iş başvuruları alınmaktadır. Buna ek olarak kariyer sitelerinden de iş başvurusunda bulunulabilmekte. DenizBank’ın eleman ihtiyacı daha çok satış ve operasyon kadrolarındadır. Genel müdürlükte ise şubelerdeki artışa göre alımlar yapılıyor. Kuveyt Türk, 2014 yılında 475 yeni personel alımı gerçekleştirecek. Kuveyt Türk, 2012 yılında 39 yeni şube açtı ve 400 yeni personel alımı yaptı. Bankanın, 2014 yılında 40 yeni şube açma hedefi bulunuyor.Ayrıca planları arasında 475 personel alımı da mevcut. Kuveyt Türk’e başvuruda bulunmak için bankanın sitesinde kısa bir özgeçmiş göndermek yeterlidir. Bankanın personel ihtiyacı daha çok şube satış ve operasyon kadrosundadır. Ziraat Bankası; Bankanın 3 bin 265 yeni personel alma hedefi var. Ziraat Bankası İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Ali Toker, bankanın İstanbul Finans Merkezi’ne taşınma isteği ve yeni şubeleşme hedefleri doğrultusunda meydana gelecek personel gereksiniminin giderilmesi istemiyle sınav dahilinde, 3 bin 265 yeni personel istihdamında bulunacak. Ali Toker’in bildirisinde bankanın gerçekleştireceği planlarına ilişkin yeni personel alımı çalışmaları yaptıkları da yer alıyordu. Bu Dönüşüm süreci planı dahilinde Ziraat Bankası’nın yeni yaptığı 5 kurumsal, 27 ticari ve 73 girişimci şubeyle beraber toplam bin 486 şubeye ulaşacaklarını açıklayan Toker, “Bankamız şubeleşme planları dahilinde , gereksinim duyduğu yerlerde yeni şubeler açmayı sürdürecektir. Birkaç yıl içinde İstanbul’da 100 şube ve hiç banka olmayan 36 ilçede ise ‘butik şube’ çalışmalarına hazırlanıyor” dedi. 2014 banka personel alımlarına ilişkin detaylı ve güncel bilgiler 2014 banka personel alımları sayfasında yer almaktadır.
Nedir Bu Meshnet?
Korsan Parti Hareketi'nden Avukat Serhat Koç Agos'a konuştu. Bilişim hukuku uzmanı olan Koç, “Halen 3 bin civarında sitenin resmi yollarla engellendiği görünüyor ama aslında halen Türkiye'de 500-600 bin site kapalı” diyor. Koç’a göre yeni yasa ise fişleme ve sansürü devasa boyutlara taşıyacak. Türkiye'de pek bilinmeyen bir uzmanlık alanın var. Buradan başlayalım. 'Bilişim Hukuku' diyorlar ama aslında böyle bir alan yok. Çünkü bilişimin altında bilgi teknolojileri yatar ve bilgi teknolojilerinin değmediği alan olmadığı için, değmediği hukuk alanı da yok. Hukuk dalları temeldir; ceza, idari, anayasa hukuku... Bunların hepsinde bilişimle alakalı şeyler var. Hepsi hakkında sürekli müvekkilerle iş oluyor ama şahsi olarak bu konular zaten ilgimi çekiyor, o yüzden yapıyorum. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunuyum, okurken de zaten fotoğraf ve bilgisayarla ilgileniyordum. Mezun olunca da fotoğrafçı veya bilgisayar mühendisi olamıyorum, bari bu insanların haklarını koruyacak bir alana yöneleyim, dedim. Türkiye'de bu işle ilgilenenlerin sayısı çok az. Türkiye'deki yasaların internete bakışı nasıl? Türkiye'de interneti doğrudan doğruya düzenleyen tek yasa 5651 Sayılı Kanun. Bu yasa interneti çok olumsuz ele alıyor. Yasanın konusu, internette yapılan suçlarla mücadele. Yani mücadele etmeye karar vermiş; desteklemeye değil. 2007’de 5651 Sayılı Kanun’un çıkış aşamasında da çok sayıda çocuk pornosu operasyonları yapıldı; medyada biri bin gösterdiler. Diyelim 100 kişi soruşturmaya uğradı, sadece 3'ü ceza aldı. “Biz çocukları koruyoruz” diyerek bir yasa yaptıklarını iddia ettiler. TBMM Genel Kurulu’nda, CHP'nin de isteğiyle, buna “Atatürk aleyhine suçları içeren kanun” da eklendi. Bu metin, o alanda çalışan uzmanların görüşlerini yansıtmıyordu. Vatandaş böyle bir kanunun olduğunu bile bilmiyor; insanlar sanıyor ki yasa değiştirilirken yeni şeyler geliyor. Aslında 2007'den beri var. Daha önce yoktu. Önce bilişim suçları diye bir tasarı düşündüler, sonra internet siteleriyle ilgili bir şey çıktı ve Cumhurbaşkanı’ndan döndü. Onları atlattık, işte bu yasaya takıldık. Bu anlamda, Türkiye'de interneti düzenleyen başka mevzuat yok. Bazı kanunlarda değinmeler var. Türk Ceza Kanunu'nda bilişim vasıtasıyla ya da bizzat bilişim sistemlerine karşı işlenen suçlar var. Mesela Facebook hesabının çalınması, özel olarak tanımlandı TCK'da. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda da bütün o eserlere ait hakların internette de ihlal edilebileceğinden bahseden yine özel maddeler var. Agos'un internet sitesi sürekli hackleniyor. Bu bir suç değil mi mesela? Evet, suç ama kim olduğunu bilemiyorsunuz, bilmek için teknik rapor gerekli ve hacklemeyi yapan kişinin de işi pek bilmeyen, acemi biri olması gerekir. Bilişim dünyasında her zaman iz kalır. Ama izin bulunması bazen çok uzun zamanlar gerektiren şifreleme yöntemleriyle bırakılmış olabilir. O kadar çok katman arkasındadır ki onu çözmeye çalışmak mantıksızdır. O yüzden o raporlar geldikten sonra meçhul bir şüpheli olarak şu şu IP numaralarında, şu tarihte, şu saatte bize saldıran diye… Savcı Telekom'a soracak, Telekom o IP'yi bulacak. O IP hangi internet sağlayıcıdan verilmişse o diyecek ki ben şu saatte bu IP'yi şu müşterime sağladım.  O müşteri de büyük ihtimal ya internet kafe çıkacak ya da 80 yaşında bir teyze çıkacak. Teyze mahkemeye gidecek ve ben bilgisayara dokunmadım diyecek. Böyle durumları binlerce kez yaşadık. Ondan sonra da zaten genelde beraat çıkar; suçlu da bulunamamış olur. Bu durumu sporda doping mevzuatına benzetiyorum. Dopingin önüne geçmek amacıyla Türkiye'de yapılan tek düzenleme kullanana ceza vermek. Ama dopingi kullanmaması için gereken altyapı hazırlanmıyor. Çözümden ziyade cezalandırma… Aynı şey 5651'de de söz konusu. 2007’den beri 8. madde nedeniyle pek çok site kapatıldı ama sitenin kapanmasına neden olan içeriği girenler yakalanmadı. Engelli web’de sanırım 3 bin küsür site gözüküyor ama o gerçekten buzdağının tepesi. Bugün Türkiye'de gerçekte 500-600 bin site kapalı ve bunların çok büyük bir bölümü müstehcenlikten kapalı. Geriye kalanlar siyasi nedenlerle kapalı ve o sitelere giren kişileri sorgulamıyor savcı, sadece siteyi kapatıyor. Aslında siteyi kapatmak çözüm değil. DNS numarasıyla yine girebiliyorum. Çünkü suç unsuru sayılan şeyler orada durmaya devam ediyor. Oysa mesela Almanya'da site kapanmaz, sadece içerik kaldırılır. İfade özgürlüğünün tek istisnası Nazizm. İfade özgürlüğünden yararlanmak için “nasyonal sosyalistim” deyip kurtarıyorsun ama “Nazi'yim” diyemiyorsun, Nazi sembollerini yayamıyorsun. O zaman içerikleri çıkarıyorlar. Altyapı var yani. İsveç gibi ülkelerde ifade özgürlüğü çok daha yukarıda. Şiddet çağrısı olmadığı sürece herkes her şeyi söyleyebiliyor. Sorunu çözmek istiyorsan içeriği çıkaracaksın; erişimi engellemeyeceksin. Sorunun köküne gidilmeli: Çocuk pornosunu internet üretmiyor. Çocuk pornosunu Filipinler'de, Rusya'da insanlar üretiyor. Onu kurutamadığın sürece etkisini internette görürsün. Türkiye’de devletin internetle ilgisi sadece siyasi amaçlı diyebiliriz miyiz? Şimdi iyiden iyiye öyle oldu. Dünyada sansür için dört tane temel kılıf var: Telif hakları, terörizm ve devlet sırrı, çocuk istismarı ve son olarak da şiddet çağrısı... Bunlar hep kılıf oluyor, ama temel nedeni gözetim. Devlet bunu istiyor. İnsanların internette neler yaptığını bilmek, takip etmek... Bunları görebileceği teknolojiler aynı zamanda sansür işlevi de görüyor. Devlet esasen fişlemek istiyor. Diğer yandan da telif lobisi sansürlemek istiyor. Devletin o yatırımı yapacak parası yok veya yapmak istemiyor, ama telif lobisinin var, onlar da parasını verip sansür mekanizmasını kurduruyor. Türk Telekom'un omurgasına kuruldu bu yazılım zaten. Bu yazılım, hem devletin hem de telif lobisinin işine gelecek. Önceki sohbetlerimizde 'meshnet'in çözüm olabileceğini söylemiştin. Nedir bu meshnet? Meshnet, şirketlerin çok işine yarayan bir mantık. Şirketler devletin ve internet servisi sağlayanların hiçbir dahiliyeti olmaksızın aralarında iletişim kurmak ister çünkü ticaret sırlarının, devletin hukuken göremeyeceği ama kafası attığında görebildiği teknik bir altyapıdan geçsin istemezler.  Dolayısıyla iki şirket kendi arasında özel bir ağ kurar ve bu özel ağa hiçbir şekilde üçüncü bir taraf dahil olamaz. Tamamen kriptoyla çalışır. Türkiye'de kriptoloji yönetmeliği de çıktı, ona da büyük itirazlarda bulunuldu. Devlet diyor ki “Kim kripto kullanırsa, anahtarını devlete verecek.” Ben de diyorum ki “Anahtarını devlete verecekse bu kriptonun mantığına aykırı.” Türkiye'de kripto şirketleri zaten söylediler bunu; “O zaman Türkiye'ye kimse kripto şirketi kurmaz” dediler. İşte meshnet böyle bir şey. Aynı zamanda büyük depremler, seller olduğunda klasik işletmecilerin kurdukları büyük ağlar çalışmayınca böyle daha küçük ağların çalışması mümkün. Bir de Türkiye gibi internet sansürü ve gözetiminin olduğu ülkelerde gözetimsiz, sansürsüz internete ulaşmak için kullanılabilir. Nasıl yapılıyor? Güvendiğiniz bir ülkeden örneğin İsveç veya İzlanda gibi, bir uydunet şirketi ile anlaşıp, çanak yoluyla internet almak ve o interneti yan binadaki arkadaşla, o da diğer bir arkadaşla paylaşa paylaşa bir meshnet ağı oluşturabilir ve sansürden kurtulabiliriz. FATİH GÖKHAN DİLER | Agos
Nereye Gidiyor Bu Hologram Teknolojisi?
Filmlerde sıkça kullanılan hologramların bir gün gerçek olacağına hep inandık. Bugün bu hayale yakınız ama sahnelerin tam anlamıyla gerçek olmasına daha zaman var. Tüm bu gelişmeler yaşanırken Outwork’ün kurucusu Cengiz Ayyıldız ve ekibi, dünyada ilk olacak bir proje üzerinde çalışıyor. Yıldız Savaşları’nda Prenses Leia’nın, sanal görüntü transferiyle “bana yardım et Obi-Wan” dediği günden bu yana, bilimkurgu filmlerinin en heyecan verici unsurlarından birisi hologram teknolojisi oldu. Sayısız filmde kullanılan hologramların bir gün gerçek olacağına hep inandık. Bugün bu hayale yakınız, ama film sahnelerinin tam anlamıyla gerçek olmasına daha zaman var. Teknoloji tabanlı etkinlik yönetimi şirketi Outwork’ün kurucusu Cengiz Ayyıldız’a göre Yıldız Savaşları’ndaki gibi hologram görüntü yapmak bugünün teknolojisinde mümkün değil: “Işığın yapısından dolayı dijital görüntüyü mutlaka bir yüzey üzerine yansıtmanız gerekiyor. Bu, gözle görülmeyecek kadar ince bir perde, şeffaf bir yüzey, buhar veya su olabilir. Ama bir taşıyıcı yüzey şart.” İstanbul merkezli şirketin kurucusu Ayyıldız, lisans eğitimini Doğuş Üniversitesi, MBA eğitimini ise Yıldız Teknik Üniversitesi’nde yapmış genç bir girişimci. Eğitiminin ilk yıllarından itibaren profesyonel çalışma hayatına adım atmayı hayal etmiş. Fark oluşturacak bir alana yönelmek isteyen Ayyıldız, 3 boyutlu görüntü sistemleri ve hologramlara merak salmış ve bu alanda etkinlik projeleri geliştirmek üzere Outwork’ü kurmuş. 2008’de kurulan şirket için gereken teknoloji tedarikini Polyvision sağlıyor, onun başında da kuzeni Aret Yıldız var. Cengiz Ayyıldız, piyasada şimdilik rakipsiz olduklarını ifade ederken, memnuniyetini gizlemiyor: “Türkiye’de bu alanda bizden başka, bu kadar büyük ölçekte iş yapan başka bir şirket yok. Bu işe çok emek verdik. Hologram ve görüntü işini beş senedir yapıyoruz ama araştırmalara uzun yıllar önce başladık. Danimarkalı holografik teknoloji şirketi Vizoo’nun Türkiye distribütörlüğünü aldık. Ama sadece ürün tedarik etmedik, Türkiye’deki ilk hologram defile, ilk indoor 3D mapping gibi projeler yaptık. 3D zemin grafik sanatçısı Kurt Wenner’ı Vestel için Türkiye’ye getirdik. Farklı neler yapabilirsiniz sorusuna doğru cevap veren 16 kişilik bir ekibimiz var. Çok özel talepler gelmesi durumunda dışarıdan da destek alıyoruz.” Hologram görüntü son yıllarda dünyanın çeşitli şov ve etkinliklerinde etkileyici biçimde kullanılan bir teknoloji. 2012’de Amerika’da düzenlenen Coachella müzik festivalinde, bundan 15 yıl önce hayatını kaybeden şarkıcı Tupac’ın sahnede Snoop Dog’la sanal düet yapması çok ses getirmişti. Burberry ve Diesel gibi moda markaları bu teknolojiyi defilelerinde uyguladı. Japonya’da ise Hatsune Miku adlı sanal animasyon karakterinin verdiği hologram konserler ise büyük ilgi gördü. “Dünyada iki tür hologram teknolojisi var, biz Free Format adlı teknolojiyi kullanıyoruz. Yeşil veya mavi fon önünde çekilen görüntüler veya animasyonlar, özel olarak ışıklandırılmış bir ortamda, gözle kolay görünmeyen holografik bir perdeye yansıtılıyor. Perdedeki görüntüler belirli bir mesafeden izlendiğinde holografik olarak görünüyor. Gerçekte 2 boyutlu bir görüntü izliyoruz, ama özel ışıklandırma, derinlik algısı ve göz yanılmasından dolayı sanki 3 boyutluymuş gibi algılıyoruz.” diyor Ayyıldız. Başbakan Erdoğan’ın İzmir’deki hologramlı parti toplantısını da organize eden Ayyıldız’ın belirttiğine göre çekim için yaklaşık 1 gün, post prodüksiyon içinse 2-3 gün harcanmış. Gösterilen ilgiye oldukça şaşırmış: “Çekimler esnasında gerek Başbakan gerekse ekibi oldukça rahattı. Bunun benzeri çok etkinlik yaptık ama bu teknolojinin Başbakan tarafından kullanılması büyük ilgi çekti. Bu projenin o hafta dünyada en çok konuşulan haberlerden birisi olacağını hiç tahmin etmiyorduk.” Siyasilerin hologramı kullanması yeni yeni yaygınlaşan bir durum. Bu teknolojiyi dünyada ilk kullanan politikacı Hindistan’ın Gujarat eyaleti başkanı Narendra Modi olmuştu. 53 ayrı organizasyonda bu teknolojiyi kullanan Modi, Guinness Rekorlar Kitabı’na girdi. Kapısında hologram mankenin hoş geldiniz dediği ve bir bilimkurgu film şirketinin stüdyosunu andıran ofisinde konuştuğumuz Ayyıldız, “Peki nereye gidiyor bu hologram teknolojisi?” sorusu karşısında oldukça heyecanlanıyor: “Bu teknolojinin ucu bucağı yok. Şimdiye kadar hep mevcut teknolojiler üzerinde bir şeyler yapalım dedik ama şimdi yeni teknolojileri geliştirelim istiyoruz. Outwork ve Provision olarak üzerinde çalıştığımız bir projemiz var ve bu dünyada ilk olacak. Stereoskopik Hologram adı verilen bir teknikle 3 boyutlu televizyon veya sinemada aktif gözlüklerle izlediğimiz görüntüyü holografik olarak oluşturacağız. İzleyici üzerinde çok büyük etkisi olacak. Bir de yedi farklı ilde aynı anda yayınlanacak hologram konser projemiz var.” Bir girişimci olarak Ayyıldız’ın gençlere de tavsiyesi var: “Türkiye’de girişimcilik kolay değil. Üç önemli özellik şart; cesaret, sabır ve uzun vadeli hedef. Bu bir maraton, mutlaka engeller çıkacaktır, yılmamak gerekiyor. Rekabetin olmadığı yerlerde daha hızlı büyümek mümkün. Bu işlere girdiğimizde ilktik ve hâlâ tekiz. Bu tip alanları keşfetmek gerek.” DENİZ ERGÜREL - İSTANBUL