Adıyaman Haberleri

Adıyaman, Türkiye'nin Güneydoğu Bölgesi'nde Fırat Nehri'nin Batısında yer almaktadır. 9 ilçesi ve 427 köyü vardır. Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan Adıyaman, önemli bir turizm bölgesi olmuştur.

24 C° Açık Bugün 25 Eylül 31 C° Yarın 26 Eylül 30 C° Pazar 27 Eylül 15 günlük hava durumu →
Adıyaman Belediyesi

Türkiye'nin Güneydoğu Bölgesi'nde yer alan Adıyaman'ın doğusunda Diyarbakır, kuzeyinde Malatya, batısında Kahramanmaraş, güneyinde Gaziantep bulunmaktadır. Eski dönemlerde Bizanslılar Adıyaman yerine Perres veya Pordonnium ismini kullanmışlardır. Adıyaman ili tarih boyunca konumundan dolayı çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. Bundan dolayı topraklarında tarihi esere dair pek çok kalıntı bulunmuştur. Günümüzde bu özelliğinden dolayı turistik olarak ilgi görmektedir. Güncel verilere göre Adıyaman'ın nüfusu 632.148 kişidir.

trend-arrow

Popüler İçerikler

AFAD Depremi Açıkladı: Şanlıurfa'da Deprem Oldu, Çevre İllerden de Hissedildi
Şanlıurfa, Gaziantep, Malatya ve Diyarbakır'da hissedilen bir deprem meydana geldi. AFAD'dan yapılan açıklamaya göre merkez üssü Şanlıurfa Karaköprü olan depremin büyüklüğü 5.4 olarak belirlendi.Deprem sonrası ilk açıklama Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak'tan geldi: “Sahada inceleme sürüyor, yıkım bulunmuyor, can kaybı yok.”Bakan Murat Kurum’dan açıklama: 'Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesinde meydana gelen ve çevre illerde de hissedilen 5,4 büyüklüğündeki deprem nedeniyle vatandaşlarımıza geçmiş olsun. Şu an itibarıyla herhangi bir olumsuz durum olmamakla birlikte il müdürlüğü ekiplerimiz sahada çalışmalarına başladı. Her ihbarı değerlendiriyor, gelişmeleri takip ediyoruz.'
Survivor’a Damga Vurmuştu: Fon Skandalında 'Yerli Adriana Lima' Gözaltına Alındı
Fon soruşturmasının üçüncü dalgasında gözaltına alınan isimlerden biri, Survivor'dan tanınan ve 'yerli Adriana Lima' lakabıyla bilinen Fatmagül Fakı Lafçı oldu. Fatmagül Fakı Lafçı, Pusula Holding'in kapalı fon sisteminde işlem yaptığı belirlenen 12 kişi arasında yer alıyor. Dosyadaki en dikkat çekici ayrıntı ise eşi Kerem Lafçı'nın, operasyondan yalnızca bir gün önce kurucusu olduğu şirketin hisselerini devretmesi oldu.Kaynak: Halk TV-Buket Topaktaş
Deprem Sırasında Çocukları Dışarı Taşıyan Kreş Öğretmenlerine Övgü Yağdı
Şanlıurfa'nın Karaköprü ilçesinde 24 Eylül sabahı saat 10.40'ta meydana gelen ve AFAD verilerine göre 5,4 büyüklüğündeki deprem; Diyarbakır, Gaziantep, Adıyaman ve Malatya'da da hissedildi. İlk tespitlere göre can kaybı yaşanmadı, kentteki tüm okullar ise günün geri kalanında tatil edildi. Sarsıntının ardından güvenlik kameralarına yansıyan görüntüler peş peşe paylaşılırken, bunlardan biri Karaköprü'deki bir anaokulundan geldi. Deprem başladığı anda sınıfa koşan kreş öğretmenleri, minikleri kucaklarına alarak hızla dışarı çıkardı. Kendi güvenliklerini ikinci plana atan öğretmenlerin o saniyeleri sosyal medyada kısa sürede yayıldı. Kullanıcılar öğretmenlere teşekkür ederken, kimi kendi sınıfında yaşadığı deprem anını, kimi anaokulundaki staj günlerini anlattı.
Türkiye'den Meksika'ya Giden Yavru Köpek Yıllar Sonra Görüntülendi
2023'te Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Adıyaman'da arama kurtarma çalışmalarına katılan Meksika ordusuna bağlı köpek Proteo, saha koşullarının yarattığı tükenmişlik nedeniyle görevi sırasında hayatını kaybetmişti. Türk veteriner ekipleri, Proteo'nun enkaz altından çıkardığı canların bedelini unutmamak için Meksika'ya bir yavru köpek göndermeye karar verdi.Online oylamayla 'Arkadaş' adı verilen Alman çoban köpeği yavrusu, aynı yıl askeri bir törenle Meksika'da karşılandı ve Proteo'yu eğiten eğitmenin elinde arama kurtarma eğitimine başladı. Aradan geçen yaklaşık üç yılda büyüyen Arkadaş, geçtiğimiz hafta Meksika'nın bağımsızlık günü geçidinde göreve hazır bir asker köpeği olarak boy gösterdi.
İlk Osmanlı Seçimleri ve Parlamentosu
Giriş Osmanlı Devleti XIX. yüzyılın sonuna doğru Batılı devletler karşısında oldukça zayıf bir durumda iken, 1856 Paris Antlaşması görüşmeleri sırasında ilan ettiği Islahat Fermanı ile azınlıklara yeni haklar vermek durumunda kalmıştır. Balkanlardaki milletler ise bağımsızlık düşüncesiyle devlete isyan ederken Batılı büyük devletlerin desteğini aramaktan da geri durmamışlardır. Osmanlı Devleti, Balkanlardaki isyanları bastırmaya çalışırken sık sık Batılı devletlerin baskısıyla karşılaşmıştır. Batlı devletler de Osmanlı Devleti'nin Balkanlardaki milletlere karşı tutumunu sert bulmuşlar, kendi aralarında düzenledikleri toplantılarda aldıkları kararları Osmanlı Devleti'ne bildirerek uyulmasını istemişlerdir. Bu süreçte Osmanlı Devleti içerisinde, Batılı büyük devletlerin idare şekli olan 'meşrutiyet' idaresini talep eden ideolojik bir grup ortaya çıkmıştı. 'Yeni Osmanlılar' olarak bilinen bu grup Şinasi, Namık Kemal ve Ziya Paşa gibi gazeteci, yazar ve düşünürlerle Mustafa Fazıl Paşa ve Mithat Paşa gibi devlet adamlarının fikirleri etrafında örgütlenmişti. Bunlara Veliaht Murat Efendi (V. Murat) da katılmıştı. Yeni Osmanlılara göre; memleket Avrupa'daki gibi anayasalı ve meclisli bir idare tarafından idare edilirse işler daha iyiye gidecek, Avrupalıların baskıları sona erecek ve Osmanlı Devleti eskiden olduğu gibi güçlü bir devlet haline gelecekti. Meşrutiyet idaresini istemeyen Sultan Abdülaziz 1876 yılında taht-tan indirilerek yerine V. Murat padişah yapılmıştır. Ancak yeni sultanın akıl sağlığının bozulması sonucu saltanatta yeniden değişiklik yapma zorunluluğu ortaya çıkmış ve üç ay sonra II. Abdülhamit saltanat tahtına getirilmiştir. Bu sırada Balkanlardaki isyanları ve yapılacak ıslahatı görüşmek üzere Rusya, İngiltere ve Fransa elçilerinin öncülük ettiği İstanbul Konferansı'nın hazırlık-ları yapılmaktaydı. Mithat Paşa ve çevresindekilere göre; padişahın atayacağı kişilerle Müslüman ve Gayrimüslim halktan seçilerek meydana gelecek federal bir meclis Osmanlı için kurtarıcı olabilirdi. Toplanacak olan devletlerarası konferansa böyle bir meclis ve anayasa ile çıkmak, üç devletin diplomasisinin amacını boşa çıkarmak olacaktı. Mithat Paşa bu nedenle Kanun-i Esasi'nin bir an önce hazırlanması için acele etmekteydi (Berkes, 2005, s. 312). Yeni Padişah II. Abdülhamit de vakit geçirmeden anayasanın hazırlanması ve meşrutiyetin ilanı için çalışmaları başlatmıştır. Osmanlı Devleti'nin ilk ana-yasası olan Kanun-i Esasi'yi hazırlamak üzere Mithat Paşa'nın başkanlığında, on altı mülkiye memuru, ilmiyeden on zat, askeriyeden iki ferik ve üç Hıristiyan müsteşardan oluşan özel bir komisyon kurulmuştur. İlk toplantısını 24 Eylül 1876 tarihinde yapan komisyon bir taraftan Kanun-i Esasi'yi hazırlamaya çalışırken diğer taraftan toplanacak parlamento için de yasa taslakları hazırlamıştır (Toprak, 2001, s. 18). Seçim Yasası ile Seçim Usul ve Esaslarının Belirlenmesi Kanun-i Esasi'yi hazırlamakla görevlendirilen komisyonun üzerinde çalıştığı konulardan biri de seçimlerin yapılarak Meclis-i Umumî'nin toplanmasını sağlamak olmuştur. Komisyon, meclisi oluşturacak üyelerin atamayla mı yoksa seçimle mi belirlenmesi konusu üzerinde titizlikle durmuştur. Âyan Meclisi üyelerinin tespiti tamamen padişahın takdirine bırakılmış, Mebusan Meclisi üyelerinin seçilmesi için de alt komisyonların görüşüne müracaat edilmiştir. Bu amaçla kurulan komisyonlar, kararlarını oy pusulalarıyla birlikte Kanun-i Esasi Tetkik Komisyonu'na vermişlerdir. Oy pusulalarında 'üyelerin seçimle belirlenmesi gerektiği' yönündeki görüşün çoğunluk tarafından benimsendiği görülmüştür (BOA, YEE, No:71/42; Baykal, 1960, s. 615-616). Kanun-i Esa-si'nin hazırlanarak ilan edilmesi uzun zaman alacağından ilk önce seçimlerin yapılması yoluna gidilmiştir. Dolayısıyla, Osmanlı tarihindeki ilk siyasi seçim olan Mebusan Meclisi seçimlerinin, henüz bir seçim kanunu yokken yapılması zorunlu hale gelmiştir. Seçimlerin sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi, usul ve esaslarının belirlenmesini gerektirdiğinden, bugün 'kanun hükmünde kararname' olarak adlandırabilece-ğimiz geçici bir yasa hazırlanmıştır. Anayasanın ilanından önce ve ilk seçimler için geçerli olmak üzere, 'Talimât-ı Muvakkate' adıyla hazırlanan geçici yasa teklifi hükümet kararı haline getirilerek, Sultan II. Abdülhamit'in de onayı alınmış ve 28 Ekim 1876/10 Şevval 1293 tarihinde yürürlüğe konulmuştur (Mahmud Celaleddin Paşa, 1983, s. 178-179; Baykal, 1960, s. 609-612). Ta-limât-ı Muvakkate'nin eyaletler için uygulanması kararlaştırıldığından İstanbul ve çevresi (İzmit dâhil) ayrı bir seçim bölgesi olarak belirlenmiş ve bu bölgedeki seçim usullerini tespit etmek amacıyla 1 Ocak 1877/16 Zilhicce 1293 tarihinde 'Beyannâme' ismiyle ayrı bir kanun hükmünde kararname ve seçilecek mebusların vilayetlere göre dağılımını gösteren bir 'Cetvel' çıkarılmıştır (Başgil, 1946, s. 24-25; Armağan, 1978, s. 160; Tanör, 2002, s. 152). Bu şekilde, bir taraftan komisyon Kanun-i Esasi lâyihaları üzerinde çalışır-ken, bir taraftan da seçimler yapılarak meclisin açılması sağlanacaktı. Meclisin açılmasıyla devletin yönetim biçimi değişeceğinden farklı din ve milletlere mensup Osmanlı tebaası yönetimde söz sahibi olacak ve böylece yabancıların müdahalesinin önüne geçilecek ve parçalanma engellenecekti. Seçim Usul ve Esasları ile Mebus Adaylığı İçin Gerekli Şartlar Seçimlerle ilgili kanun hükmündeki kararnameler (Talimât-ı Muvakkate, Beyannâme ve mebus sayılarını tespit eden Cetvel) hazırlanıp ilan edildikten sonra sıra seçimlerin yapılarak meclisin toplanmasına gelmişti. Kanun-i Esa-si'nin 66. ve 119. maddelerine göre mebusların seçimi; gizli oy esasına göre ve yalnız ilk defa toplanacak meclis için olmak üzere Talimât-ı Muvakkate'ye göre yapılacaktı (Kili, 1982, s. 18, 25; Kili ve Gözübüyük, 1985, s. 38, 44). Anayasanın hazırlık çalışmaları devam ettiğinden seçimlerin daha önce yapılması gerekmekteydi. Komisyonun hazırlayarak neşrettiği 4 Kasım 1876/17 Şevval 1293 tarihli Talimât-ı Muvakkate'ye göre ülke çapında 80'i Müslüman 50'si Gayrimüslim olmak üzere toplam 130 mebus (milletvekili) seçilecekti. Geçici seçim talimatnamesi, milletvekili olabilme şartlarını belirleyerek her vilayetten kaç milletvekili seçileceğini de karara bağlamıştır. Vilâyetlerin çıkaracağı mebus sayısı, vilayetin genişliğine ve önemine göre tespit edilmiştir. Talimât-ı Muvakkate'ye göre mebus olabilme şartları anahatlarıyla şu esaslar üzerine belirlenmiştir: •Osmanlı Devleti vatandaşı olmak. •Her yönüyle emin ve itimada layık olmak, bunun için de ahlakının ve gidişinin temizliği ve dürüstlüğü ile tanınmış olmak. •25 yaşından aşağı olmamak. •Devletin resmi dili olan Türkçe'yi bilmek. •Seçildiği vilayetin halkından olmak. •Adli veya siyasi bir cinayet ve suç ile mahkûm olmamak. •Memleketinde az çok emlâk sahibi olmak. •Seçilecek kişi devlet memuru ise memurluktan ayrılmış olmak. Seçilecek mebus sayıları ve şartları tespit edildikten sonra, seçimin iki dereceli olması kararlaştırılmıştır. Meclis-i Umumî'nin toplanması için gereken zaman az olduğundan İstanbul dışındaki vilâyetlerde, daha önce halk tarafından seçilmiş olan İdare Meclisi üyeleri 'ikinci seçmen' kabul edilmişlerdir. Vilâyetlerdeki mebusları, İdare Meclisi üyeleri ikinci seçmen olarak seçmişlerdir. Talimât-ı Muvakkate'nin sonuna eklenen bir cetvelde Meclis-i Mebusan için cetveldeki vilâyetlere göre mebus sayıları ekte tablo halinde gösterilmiştir (Baykal, 1960; s. 613–614; Armağan, 1978, s. 157-159). Talimât-ı Muvakkate'ye Göre Osmanlı Seçim Sistemi Talimât-ı Muvakkate toplantı senesi için hazırlanmış geçici bir hukuk metnidir. Mebus sayısı 130 olarak belirlenmiştir. Talimât-ı Muvakkate'nin sonuna eklenen cetvelden anlaşıldığına göre mebusların 80'i Müslüman 50'si Gayrimüslim ahaliden seçilecektir. Taşra için uygulanacak olan Talimât-ı Muvakkate hükümlerine göre seçim iki dereceli olacaktır. Mebuslar vilâyet, livâ ve kazâlardaki İdare Meclisleri âzaları tarafından seçilecektir. Tüm ülkede yeniden seçimlerin yapılmasına yeterli zaman olmadığından vilâyet, livâ ve kazâların İdare Meclisleri âzaları daha önce yörelerinin halkı tarafından seçildiklerinden ikinci seçmen olarak kabul edilmişlerdir. İkinci seçmenlerin belirleyeceği mebuslar dolaylı olarak halk tarafından seçilmiş kabul edileceklerdir. Talimât-ı Muvakkate, Kanun-i Esasi'den farklı olarak bazı hükümler de içermektedir: •Kanun-i Esasi her elli bin erkek nüfusun bir mebus seçeceğini belirttiği halde Talimât-ı Muzakkate tüm ülke için 130 mebus seçilmesi hükmünü getirmiştir. •Kanun-i Esasi'de seçimlerin bir veya iki dereceli olmasıyla ilgili bir hüküm bulunmazken, Talimât-ı Muvakkate iki dereceli seçim sistemini benimsemiştir. •Kanun-i Esasi'de seçilme yaşı 30 iken Talimât-ı Muvakkate'de 25 olarak tespit edilmiştir. •Kanun-i Esasi seçilebilmek için emlâk sahibi olmayı şart koşmazken Talimât-ı Muvakkate emlâk sahibi olma şartını getirmiştir (Armağan, 1978, s. 155-156). Talimât-ı Muvakkate seçim esaslarını tespit ederken 'İstanbul ve Mülhakâtı' tabirini kullanmıştır. Daha sonra neşredilen 'Beyannâme' isimli belge ile İs-tanbul ve çevresinin nerelerden ibaret olduğu belirlenmiştir. Beyannâme'nin metni Bekir Sıtkı Baykal tarafından Belleten'de yayımlanmıştır (Baykal, 1960, s. 616-623). Talimât-ı Muvakkate'ye göre İstanbul ve çevresi 20 seçim dai-resine bölünmüş olup her daireden iki kişi ikinci seçmen olarak seçilecektir. İkinci seçmenleri seçebilmek için seçmenlerde bulunması gereken vasıflar da belirlenmiştir. Bu sisteme göre ikinci seçmen olabilmek için gerekli şartlar şunlardır: •Seçim yapılan dairenin ahalisinden olmak. •Osmanlı vatandaşı olmak. •Emlak sahibi olmak. •25 yaşından büyük olmak (Armağan, 1978, s. 156). İstanbul ve civarı için çıkarılan Beyannâme de, seçimlerle ilgili bazı hükümler ihtiva etmektedir: •İstanbul için 5'i Müslüman ve 5'i Gayrimüslim olmak üzere toplam 10 mebus seçilecektir. •İstanbul ve çevresi 20 seçim dairesine ayrılmış olup bunlardan 18'i İstanbul içinde, 19. daire Kazâ-i Erbaa dâhil oldukları halde Makarrı Köyü ve Ayaste-fanos, 20. daire ise İzmit Sancağı ve civarıdır. •Seçmenler için her mahallenin muhtarı bir defter düzenleyecektir. Bu defterlere kayıt olabilmek için en az bir seneden beri İstanbul'da ikamet etmiş olmak şarttır (Armağan, 1978, s. 160). Seçimlerin Yapılması ve Parlamentonun Toplanması İlk Mebusan Meclisi seçimlerinin yapıldığı dönemde, Osmanlı Devleti'nde henüz siyasi partiler yoktur. İdeolojik bir hareket olarak düşünülebilecek Yeni Osmanlılar Cemiyeti de bir siyasi parti şeklinde teşkilatlanmamıştır. Dolayısıyla Osmanlı Tarini'nin ilk parlamento seçimlerine siyasi partiler katılmamıştır. Bu seçimlerle ilgili hukuki belgelerde partilerden bahsedilmediği gibi o tarihte mem-leketimizde faaliyette olan siyasi parti de yoktur (Armağan, 1960, s. 160-163). İstanbul ve civarındaki 20 seçim bölgesinden seçmenler toplam 40 ikinci seçmen belirleyecek, bu şekilde tayin olunan 40 kişilik ikinci seçmenler 10 kişiyi yukarıdaki esaslara göre mebus seçecektir (Aldıkaçtı, 1982, s. 61-62; Başgil, 1946, s. 25). Talimât-ı Muvakkate ve Beyannâme esaslarına göre seçimler yapılarak taşrada; İdare Meclisleri âzaları (ikinci seçmenler), Talimât-ı Muvakkate'de belirlenen seçilme şartlarını taşıyan kendi vilayetleri halkından, o vilayet için istenilen sayı kadar ismi bir kâğıda yazarak altına imza ve mühür koyduktan sonra kazada kaymakama, livâda mutasarrıfa teslim etmişlerdir. Kazâ ve livâlarda hazırlanan kapalı zarflar valilere teslim edilmiştir. Vilâyet İdare Meclisleri'nin de onayı alındıktan sonra on beş kişiden oluşan bir komisyon huzurunda zarflar açılarak oylar sayılmış ve en çok oy alanlar, o vilayetin mebusu olarak belirlenmiş ve evrakları vali tarafından Şurâ-yı Devlet'e gönderilmiştir. İstanbul için ise oy verme süresi beş gün olarak ilan edilmiştir. Türkiye'de yapılan ilk seçimlerin ne zaman yapıldığı hakkında kesin bir tarih ortaya koymak oldukça güçtür. Taşrada ilk Meclis-i Mebusan üyelerinin tespiti için seçim yapılmayıp, İdare Meclisleri üyeleri ikinci seçmen olarak kabul edilmişlerdir. Dolayısıyla ilk seçimler İstanbul ve çevresinde yapılmıştır. İstan-bul ve çevresindeki seçim esaslarını belirleyen Beyannâme 16 Zilhicce 1293'te çıkarılmış olup bu tarih Miladi takvimde 1 Ocak 1877'dir. Ancak o dönemde kullanılan Rumi takvime göre yılbaşı Mart'ta olduğundan seçimlerin 1876 yılı içinde yapıldığı söylenebilir (Armağan, 1978, s. 160). İstanbul ve çevresinin de seçimleri yapıldıktan sonra seçilen mebuslar İstan-bul'a gelmeye başlamışlardır. Ülke genelinde seçilerek İstanbul'a gelen mebusların sayısı 69'u Müslüman ve 46'sı Gayrimüslim olmak üzere 115'tir. İlk Osmanlı Mebusan Meclisi 19 Mart 1877 Pazartesi günü Dolmabahçe Sarayında Padişah II. Abdülhamit tarafından açılmıştır. Mebusan Meclisi'nin ilk reisi padişah tarafından atanan Ahmet Vefik Paşa'dır (Armağan, 1978). Talimât-ı Muvakkate gereği Meclis-i Umûmî'nin Rumi takvime göre 1 Mart 1293 Salı günü açılması gerekmekteydi. Ancak mebusların çoğu henüz İstanbul'a ulaşamadığından meclisin açılış töreninin 7 Mart 1293 gününe ertelendiği gazetelere ilan verilerek duyurulmuştur. İlk Osmanlı Meclisi, Ethem Paşa'nın sadrazamlığında, Rumi tarihle 7 Mart 1293 Pazartesi günü1 Dolmabahçe Sarayı'nın Muayede Salonu'nda padişahın nutkuyla başlayan görkemli bir törenle açılmıştır. Resmi müzakereler ise Ayasofya Camii yakınındaki Darülfünun binasında yapılmıştır. (Ahmed Saib, 1326, s. 112-114; Ahmed Saib, 1982-1983, s. 73-76; Abdurrahman Şeref, 1985, s. 162).2 Bu bina İstanbul Adalet Sarayı olarak kullanılmakta iken 1933 yılında çıkan bir yangında yanmıştır. Tören için İran'dan gelme altın taht Topkapı Sarayı'ndan getirilerek Mua-yede Salonu'na kurulmuştu. Tahtın sağ yanında sadrazam ve vükelâ, Osmanlı Gayrimüslim milletlerinin ruhani reisleri, Şurâ-yı Devlet ve adliye erkânı, solunda şeyhülislâm, kazaskerler, ilmiye erkânı ve yüksek mahkemelerin re-isleriyle askeri erkân yer almıştı. Bu iki sıranın ön tarafında ise sağda Âyan üyeleri, solda Mebusan üyeleri yerini almıştı. Törende yabancı devlet elçileri ve temsilcileri de bulunmaktaydı. Padişah salona yanında Veliaht Reşat Efendi ve Şehzade Kemalettin Efendi olduğu halde Teşrifatçı Kamil Bey'in eşliğinde geldi. Sadrazam Ethem Paşa, Padişahın kendisine uzattığı nutku okuması için Mabeyn Başkâtibi Sait Paşa'ya verdi. Sait Paşa'nın açılış nutkunu okumayı bitirmesiyle tören sona ermiş, şehrin çeşitli yerlerinden atılan toplarla meclisin açılışı kutlanmıştı (Us, 1940, s. 4-7; BOA, YEE, No. 71/5). Padişah nutkunda, meclisi açmaktan duyduğu memnuniyeti belirttikten sonra devlet idaresinin esasının adalet olduğunu, Osmanlı tebaâsının din ve mezhep hürriyetini altı yüz seneden beri korumasının adalet sayesinde mümkün olduğunu ifade etmiştir. İmparatorluğun çöküşünü engellemek maksadıyla Avrupa medeniyetine girmek gerektiğini, bunun için ilk teşebbüsü II. Mah-mut'un gerçekleştirdiğini, Abdülmecit'in de onun izinde yürüyerek Tanzimat-ı Hayriye'yi ilan ettiğini belirtmiş ve sözlerini şu cümlelerle sürdürmüştür: Kavânîn-i memleketin ârâ-yı umûmîyeye istinâdını elzem gördüm ve Kānûn-i Esâsî'yi ilân eyledim. Kānûn-i Esâsî'yi te'sîsden maksadımız; ahâlîyi rü'yet-i mesâlih-i umûmîyede hazır olmağa davet etmekden ibâ-ret olmayup, belki memâlikimizin ıslâh-ı idâresine ve sû-i isti'mâlât ile kā'ide-i istibdâdın imhâsına bu usûlün vesile-i müstakille olacağı cezm-i yakīnindeyim. Kānûn-i Esâsî fevâid-i asliyyesinden başkaca beyne'l-ak-vâm husûl-ı ittihâd-ı uhuvvet esâsını temhîd ve halkça bir ömr-i saadet ve ireb te'sîs eylemek maksadını dahi câmi'dir (BOA, YEE, No: 71/25; Arı, 2011, s. 290; krş. Us, 1940, s. 10-11). Açılış töreninden sonra Âyan ve Mebusan Meclisleri resmi müzakerelerin yapılacağı Ayasofya civarındaki eski Darülfünun binasında çalışmaya başladılar. Bu bina İstanbul Adalet Sarayı olarak kullanılmakta iken 1933 yılında çıkan bir yangında yanmıştır. Padişah tarafından tayin edilen Âyan Meclisi'nin toplantıları gizli olarak yapılmaktaydı. Âyan Meclisi Reisliğine padişah tarafından Server Paşa atanmıştı. Halkın seçtiği Mebusan Meclisi'nin toplantıları ise açık olarak yapılmaktaydı (Us, 1940, s. 13). İlk Osmanlı Mebusan Meclisi'ne seçilen mebuslar genellikle vilayetlerin İdare Meclisleri üyeleri arasından seçildiklerinden memleketin eşrafını temsil etmekteydiler. Mahalli problemleri olduğu kadar devletin genel sorunlarını da kavramış bulunmaktaydılar. Kanun-i Esasi'ye içten inanan mebuslar, meclis-teki hal ve hareketleriyle tarihin en büyük demokratik tecrübelerinden birini gerçekleştirmişlerdir (Karal, 1995, s. 233). Meclis-i Mebusan'ın İlk Dönem İcraatları Osmanlı İmparatorluğu'nda, ilk defa üç kıtada Yanya'dan Basra'ya, Van'dan Trablusgarp'a kadar uzanan topraklar üzerinde yaşayan çeşitli ırklara, dinlere ve mezheplere bağlı insanların temsilcileri bir araya gelerek Meclis-i Mebusan'ı oluşturmuşlardı. Tarihte eşine az rastlanacak türde olacak bu meclis 'Birleşik Osmanlı Milletleri'ni temsil etmekteydi (Karal, 1995, s. 233-234). Meclis-i Umumî çalışmalarına başlamadan önce 20 Mart 1877 tarihinde Mebusan ve Âyan üyeleri şu şekilde yemin etmişlerdir: 'Zât-ı Hazret-i Padişahîye ve vatanıma sadakat ve Kanun-i Esasi ahkâmına ve uhdeme tevdi olunan vazifeye riâyetle hilafından mücanebet eyliyeceğime kasem ederim' (Us, 1940, s. 22). İlk meclisin çalışma dönemi içerisindeki toplantılarında üzerinde çalıştığı ve müzâkere ettiği konular ile görüştüğü kanun taslakları Hakkı Tarık Us'un Meclis-i Mebusan isimli eserinde topladığı zabıt ceridelerinden aşağıya çıkarıl-mıştır (Us, 1940). 21 Mart 1877 tarihli toplantıda Meclis-i Mebusan'ın ikinci reis ve kâtiple-rinin seçimi ile dâhili nizamnâme üzerinde görüşmeler yapılmıştır. 23 Mart'ta dâhili nizamnâme üzerinde görüşmeler devam etmiş, Kudüs Mebusu Yusuf Ziya Efendi ikinci reislerin seçimiyle ilgili dikkate değer bir konuşma yapmıştır. Kudüs Mebusu yaptığı konuşmayla, Tanzimat'la ortaya çıkan nesiller arası fikir çatışmasının Meclis'teki yansımasını aşağıdaki ifadelerle ortaya koymuştur: 'Bizde ihtiyarların ekserisi riyâset hizmetini îfâ edemez. Gençlerimiz mektep gördüklerinden her şeyi bilirler. Mebusu olduğum Kudüs San-cağı'nda yüz yirmi bin nüfus vardır. Görmüşüm ki ekser erbâb-ı istidâd gençlerdendir. Bunun için en müsinni (en yaşlısı) yerine dirayetlisi yazılmalı.' 24 Mart'taki oturumda meclisin tatil günlerinin Cuma ve Pazar olduğu tespit edilerek dâhili nizamnâmenin görüşülmesine devam edilmiştir. 26 Mart tarihli oturumda bazı evraklar ilgili şubelere havale edildikten sonra padişahın nutkuna verilecek teşekkür mahiyetindeki cevap okunarak, gerekli görülen yerler tashih edilmiştir. 27-28 Mart tarihli oturumlarda padişahın nutkuna verilecek teşekkür mahiyetindeki cevap üzerinde görüşmelere devam edilmiştir. 29-31 Mart 1877 tarihleri arasında gizli oturumlar yapılarak Karadağ'ın toprak istekleri görüşülmüştür. Hariciye Nazırı Saffet Paşa meclise konuyla ilgili bilgi vermiş, Karadağ'la anlaşma yoluna gidilmesini, gerekirse Bugana isimli yerin Karadağ'a terk edilmesini, aksi taktirde Rusya ile savaş tehlikesinin söz konusu olacağından bahsetmiştir. Yapılan oylama sonucunda Karadağ'ın isteklerinin reddine ve hükümetin Karadağ'la haberleşmeyi kesmesine karar verilmiştir. Oylamada yalnız on sekiz Rum ve Ermeni kökenli mebus Karadağ'ın toprak isteklerinin kabul edilmesi yönünde oy kullanmıştır (Ahmed Saib, 1982-1983, s. 79-83; Us, 1940, s. 48-49). Daha önce görüşülmeye başlanan dâhili nizamnâme üzerinde 14 ve 16 Nisan günü müzâkereler devam etmiştir. Meclis 1, 7 ve 12 Nisan tarihli toplantılarda vilayet kanunu, 31 Mart, 14, 17, 18, 24 Nisan ve 3 Mayıs tarihli toplantılarda ise vilayet nizamnâmesi üzerinde müzâkerelerde bulunarak vilayetlerle ilgili düzenlemeleri tamamlayıp Âyan Meclisi'ne göndermiştir. 16 Nisan 1877 tarihli oturumda belediye nizamnâmesi görüşülmeye başlanmıştır. 21 Nisan'daki müzâkerelerde belediye nizamnâmesi üzerindeki gö-rüşmelere devam edilirken, bir taraftan da bütçe müzakerelerine başlayabilmek için bazı konuların müzâkerelerinde acele edilmesi kararlaştırılmıştır. Aynı gün matbuat nizamnâmesi ve memurların unvan ve maaşlarının düzenlenme-siyle ilgili kanun görüşülmeye başlanmıştır. 25 Nisan 1877 tarihli oturumda matbuat nizamnâmesi üzerinde görüşmeler yapılmış, 27 Nisan'da ise belediye nizamnâmesinin görüşülmesine devam edilmiştir. 21 Nisan'daki oturumda İstanbul Mebusu Hasan Fehmi Efendi söz alarak; mebusların padişahın davetiyle Büyükdere'deki donanmayı ziyaret ettiklerini ve memnuniyetlerinden dolayı meclisin bir teşekkürnâme göndermesini teklif etmiştir. Bu isteğin meclis tarafından uygun görüldüğü zabıtlardan anlaşılmak-tadır. Mebuslar ayrıca 4 Mayıs 1877 Cuma günü Tersane-i Amire'yi ziyaret etmişlerdir. 25 Nisan 1877 tarihli oturumda, Petersburg Sefareti'nden gelen ve Rusya'nın savaş ilan ettiğini bildiren telgraf okunmuş, mebuslar Rusların savaş ilanıyla ilgili fikirlerini söylemişlerdir. O günkü oturum uzun sürmüş, mecliste bulu-nan bütün Hristiyan Rum ve Ermeni mebuslar Rusya'yı kınayarak, Rusların Hristiyanları koruma iddiasının boş olduğunu, bu iddiaların arkasında başka amaçların yattığını ve sonuna kadar Osmanlı Devleti ile beraber Rusya'ya karşı mücadele edeceklerini ifade etmişlerdir. Bazı mebuslar, Dahiliye Nazırı Cev-det Paşa ve Meclis Reisi Ahmet Vefik Paşa duyarlılıklarından dolayı Hristiyan mebuslara teşekkür etmişlerdir. Meclis 26 Nisan'da Rusya ile savaş durumunu görüşmeye devam etmiştir. Padişahın, ordu komutanlarıyla donanma komutanlarına hitaben yazdığı, Rusya'nın savaş ilan ettiğini bildiren telgrafları okunduktan sonra mebuslar 'Allah muvaffak etsin' diyerek hayır duada bulunmuşlardır. Suriye Mebusu Nakkaş Efendi, bütün Osmanlılara savaş ilan eden Rusya'nın uyanık bir düşman olduğunu, Hristiyanların oturduğu yerlerde ihtilal çıkarabileceğini belirttikten sonra dikkatli olunması gerektiğini, Rusya ile savaşabilmek için para gerektiğini ve bunun için lüzûm görülürse dış borç alınmasını tavsiye etmiştir. Nakkaş Efendi bütün vatandaşların fedakârlık göstermesini, yardım kampanyaları başlatılma-sını, vekillere varıncaya kadar bütün memurların maaşlarının yarısını almaması gerektiğini, vatandaşların iki-üç yıllık vergilerini peşin vermelerini, ancak bu şekilde Rusya ile mücadele edilebileceğini ifade etmiştir. 7 (Pazartesi), 8, 9, 10, 12 ve 14 Mayıs 1877 günlerindeki oturumlarda Mat-buat Nizamnamesi üzerindeki görüşmelere devam edip kabul edilen kanunu Âyan Meclisi'ne gönderen Mebusan Meclisi ayrıca İntihâb-ı Mebusan Nizam-namesini (Seçim Kanunu) görüşmeye başlamıştır. İntihâb-ı Mebusan Kanunu 10, 14, 15, 24, 28 Mayıs ve 2, 14, 19 Haziran 1877 tarihlerinde görüşülerek kabul edilmiş ve Âyan Meclisi'nin onayına sunulmuştur. Âyan Meclisi'nin kabul etmeyerek geri gönderdiği Seçim Kanunu, Mebusan Meclisi tarafından tekrar Âyan Meclisi'ne gönderilmiştir. Fakat bu kanun padişah tarafından tasdik edilmediği için yürürlüğe girememiştir (Armağan, 1960, s. 164). 12 Mayıs 1877 tarihli oturumda İngiltere elçisine verilecek olan mektup okunarak düzeltilmiş ve ikinci reisler tarafından İngiltere Elçiliği'ne verilmesi kararlaştırılmıştır. Aynı gün ağnam rüsumunun artırılması ve memur maaşlarının eksiltilmesiyle ilgili iki kanun teklifi görüşülmüştür. 14 Mayıs 1877 tarihli oturumda, devlet gelir ve giderleriyle ilgili neler yapıldığının maliyeden sorulması üzerine Meclis Reisi ile bazı vekiller arasında konuşmalar olmuş ve konunun görüşülmesi sonraya bırakılmıştır. 15 Mayıs tarihli toplantıda ise meclis için gelecek çalışma dönemine yetiştirilmek üzere bir hizmet binasının yapılmasına karar verilmiştir. 19 Mayıs 1877 Cumartesi günü meclis, Belediye Nizamnamesi ve İdare-i Örfiye Kanunu'nu gündemine almıştır. 21 Mayısta ise Kavâim-i Nakdiye (kâğıt para, banknot) Kanunu ile Padişah'a gazilik unvanının verilmesinin tebrikiyle ilgili bir arizayı görüşmüştür. 22 Mayısta meclis; Hersek'e yardım teklifi, Vilâyât Belediye Kanunu ve Mahmut Nedim Paşa'nın dönemindeki icraatlarıyla memleketi zarara uğrat-masıyla ilgili yarım kalan mahkemesinin bitirilmesi gibi konuları gündemine almıştır. Vilayet Belediyeleriyle İlgili Kanun meclisin 23, 28, 29, 30 ve 31 Mayıs 1877 tarihli toplantılarında görüşülmüş, 49. maddeye kadar olan kısım kabul edilmiştir. Ancak 31 Mayıs 1877 tarihli toplantının ikinci celsesinin tutanakları bulunamadığından kanunun kesinlik kazanıp kazanmadığı bilinmemektedir. Dersaadet (İstanbul) belediye kanunuyla ilgili bir değişiklik kararı 14 Haziran 1877 tarihli toplantıda alınmıştır. 23 Mayıstaki toplantıda Rusların saldırıları sonucu Ardahan'ın kaybedilmesiyle ilgili komutanlardan bilgi istenmesine karar verilmiştir. 2 Haziran 1877 tarihli oturumda muvazene-i maliye (bütçe) ve Gayrimüs-limlerin askerliği konuları görüşülmüştür. Müslüman olmayan vatandaşların askere alınıp alınmaması üzerinde bazı tartışmalar yapılmış, kesin bir karara varılamamıştır. Muvazene-i maliye kanunu 4, 6, 7, 11, 13 ve 16 Haziran 1877 tarihlerindeki toplantılarda görüşülerek kabul edilmiştir. 7 Haziran 1877 tarihli oturumda Rus Harbi dolayısıyla hükümetin iç borç isteği görüşülmüştür. Görüşmeler sırasında mebuslar, hükümeti beceriksizlikle ve işleri iyi yürütememekle suçlayarak ağır ithamlarda bulunmuşlardır. Meclis gereken kredi meselesini araştırmak için bir komisyonun kurulmasına karar vermiştir. 9, 14 ve 19 Haziran 1877 tarihlerindeki meclis oturumlarında, savaş dolayısıyla iç borçlanmanın nasıl yapılacağı konusunu görüşülerek, tüm sivil memurlar ve binbaşı rütbesinden daha üst rütbedeki subayların maaşlarının yüzde onunun mecburi borç olarak kesilmesi karara bağlanmıştır. Ayrıca Mösyö Kaistiro ismindeki avukatın, kaynağını açıklamadan hükümete yaptığı varidat teklifi de reddedilmiştir. Mösyö Kaistiro teklifinin uygulanması durumunda elde edilecek gelirden yüzde iki komisyon ücreti de talep etmiştir. 18 Hazirandaki toplantıda memurlardan da temettü vergisi alınmasına karar verilmiştir. 19 Haziran tarihindeki oturumda meclisin çalışma süresinin on gün uzatılması kararı alınmıştır. 28 Haziran 1877 tarihli oturumda Karadağ meselesi, Mekteb-i Sultani (bugünkü Galatasaray Lisesi) hukuk dersleri ve beraat ettiği halde on dokuz yıldır hapiste yatan bir adamın tahliyesi gibi konular üzerinde durulmuştur. 28 Haziran 1877'de ilk Meclis-i Mebusan son toplantısını yaparak birinci dönem çalışmalarını bitirmiş ve tatile girmiştir. Sonuç Yerine: İlk Osmanlı Parlamento Seçimleri Hakkında Genel Bir Değerlendirme Türkiye'de yapılan ilk seçimlerin yasal dayanağı olan Talimât-ı Muvakkate ve Beyannâme adlı belgelere bakıldığında ilk seçimlerin şu özellikleri taşıdığı görülmektedir: •Seçimler anayasaya ve onun çıkarılacağını belirttiği kanuna göre yapıl-mamıştır. Seçimlerin yapıldığı tarihte seçim kanununu çıkaracak olan meclis henüz oluşturulmamıştır. •Seçimler Talimât-ı Muvakkate ve Beyannâme adlı geçici belgelere dayanılarak yapılmıştır. •Seçimler genele açık değildir. Seçimlere kadınlar katılmamıştır. Seçme ve seçilme hakkı sadece erkeklere verilmiştir. •Seçimlere tüm erkek vatandaşların katılımı da sağlanmamıştır. Taşrada sadece İdare Meclisleri âzaları 'ikinci seçmen' olarak seçimlere katıl-mışlardır. İstanbul ve civarında ise 25 yaşını bitirmiş bütün vatandaşlar seçmen olarak kabul edilmemişlerdir. Seçmen olabilmek için 'emlâke mutasarrıf olmak' yani mülk sahibi olma şartı aranmıştır. Mülk sahibi olmayanlar seçimlere katılamamışlardır. •Seçimlerin tek veya çift dereceli olduğu konusu tartışmalıdır. Taşra için çıkarılan Talimât-ı Muvakkate, İdare Meclisleri âzalarını ikinci seçmen saymıştır. Oysa ikinci seçmenlerin halk tarafından seçilmesi gerekmek-teydi. İstanbul ve çevresinde ise ikinci seçmenler halk tarafından seçilerek seçim kurallarına daha çok uyulmuştur. •Seçimler basit çoğunluk esasına göre uygulanmıştır. Yani en çok oy alan adaylar kazanmıştır. Oyların eşit olması durumunda ise kur'a çekilmiştir. •Seçimlere siyasi partiler katılmamıştır. DİPNOTLAR 1 Rumî 7 Mart 1877 tarihinin Miladi karşılığı 19 Mart 1877 Pazartesi gününe tesadüf etmek-tedir. Nitekim II. Abdülhamid'in meclisi açış nutkunun sonunda yer alan Hicri 4 Rebîülevvel 1294 ve Rumi 7 Mart 1293 tarihleri de aynı günü işaret etmektedir(Bkz: BOA, YEE, No: 71/25. Karal ise Meclis'in açılış tarihini 20 Mart 1877 olarak göstermektedir (Karal, 1995, s. 232). 2 Ahmed Saib, Meclis'in açılış töreni ile ilgili geniş bilgi vermektedir. KAYNAKÇA Abdurrahman Şeref Efendi. (1985). Tarih musahabeleri. Ankara: Kültür Bakanlığı Yayınları. Ahmet Saib. (1326). Abdülhamid'in Evail-i Saltanatı. Mısır. Ahmet Saib. (1982-1983). Abdülhamid'in Evail-i Saltanatı. Turfan, R. (Sadeleşti-ren). İstanbul, 1982-1983. Aldıkaçtı, O. (1982). Anayasa hukukumuzun gelişimi ve 1961 anayasası. (4. bs). İstanbul: İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları. Arı, B. (2011). Meclis-i Mebusan'ın açılış töreni ve II. Abdülhamid'in açılış nutku / The opening ceremony of Meclis-i Mebusan and the address of Abdülhamid II. II. Abdülhamid –Modernleşme sürecinde İstanbul / Istanbul during the modernization process– içinde (s. 283–296). Coşkun Yılmaz (Ed.). İstanbul: İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti. Armağan, S. (1978). Memleketimizde ilk parlamento seçimleri. Kanun-u Esasî'nin 100. Yılı Armağanı içinde, s. 147-168, Ankara: Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Başbakanlık Osmanlı Arşivi, Yıldız Esas Evrakı. No: 71/5, 25, 42. 188Sosyoloji Dergisi, 2013/1, 3. Dizi, 26. Sayı Başgil, A. F. (1946). Hukukun ana mesele ve müesseseleri. İstanbul: İsmail Akgün Matbaası. Baykal, B. S. (1960). Birinci Meşrutiyete dair belgeler. Belleten, 24 (96), 601–636. Berkes, N. (2005). Türkiye'de çağdaşlaşma. (7. bs.). İstanbul: Yapı Kredi Yayınları. Karal, E. Z. (1995). Osmanlı Tarihi, VIII. (4. bs.). Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları. Kaya, S. K. (1991). 1876 Kanun-i Esasi'sinin hazırlanması ve Meclis-i Mebusan'ın toplanması, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara. Kili, S. (1982). Türk anayasaları. İstanbul: Tekin Yayınları. Kili, S. ve Gözübüyük, Ş. (1985). Türk anayasa metinleri: Sened-i İttifaktan günü-müze. İstanbul: Türkiye İş Bankası Yayınları. Mahmud Celaleddin Paşa. (1983). Mir'ât-ı hakîkat: Tarihi gerçeklerin aynası I-III. İ. Miroğlu (Haz.). İstanbul: Berekat Yayınları. (Orijinal çalışmanın basım tarihi: 1326). Tanör, B. (2002). Osmanlı-Türk anayasal gelişmeleri, (8. bs.). İstanbul: Yapı Kredi Yayınları. Toprak, S. V. (2001). Birinci Meşrutiyetin ilanı meselesi. Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul. Us, H. T. (1940). Meclis-i Mebusan: 1293/1877. İstanbul: Vakit Gazetesi Matbaası. Seydi Vakkas Toprak Yrd. Doç. Dr., Adıyaman Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü, seyditoprak@ gmail.com **http://www.journals.istanbul.edu.tr/** Sosyoloji Dergisi, 3. Dizi, 26. Sayı, 2013/1, 171-192
Ak Parti 35 İlde İlçe Belediye Başkan Adaylarını Açıkladı
AK Parti, Adıyaman, Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ardahan, Artvin, Batman, Bilecik, Bolu, Burdur, Çankırı, Çorum, Elazığ ve Giresun'daki ilçe belediye başkan adaylarını açıkladı. AK Parti'den yapılan yazılı açıklamaya göre, ilçelerin belediye başkan adayları şöyle: Adıyaman ilçe belediye başkan adayları Besni: Eyüp Mehmet Emre Çelikhan: Mustafa Bulut Gerger: Arif Karatekin Gölbaşı: Yusuf Özdemir Kahta: Abdurrahman Toprak Samsat: Yusuf Fırat Sincik: Mehmet Buz Tut: Ramazan Dinç Afyonkarahisar ilçe belediye başkan adayları Başmakçı: Ramazan Bozbaş Bayat: Abdullah Ertekin Bolvadin: Fatih Kayacan Çay: Mevlüt Çınar Dazkırı: Ertan Demirsoy Dinar: Yener Yaşar Emeksiz Emirdağ: Cengiz Pala Evciler: Şevki Karataş Hocalar: Ali Arslan İhsaniye: Lokman Ekici İscehisar: Mustafa Çibik Kızılören: Ahmet Pekşen Sandıklı: Mustafa Çöl Sinanpaşa: Murat Karakoyun Sultandağı: Metin Kumcu Şuhut: Recep Bozkurt Ağrı ilçe belediye başkan adayları Diyadin: Mehmet Ali Ağrı Doğubayazıt: Hikmet Şahin Eleşkirt: Sebahattin Sarı Hamur: Cezmi Ergül Patnos: Cem Afşin Akbay Taşlıçay: İsmail Taşdemir Tutak: Zülfikar Çiftçi Aksaray ilce belediye başkan adayları Ağaçören: Tuncay Atak Eskil: Niyazi Alçay Gülağaç: Faruk Teymen Güzelyurt: Ünal Demircioğlu Ortaköy: Bekir Tekcan Sarıyahşi: Fatih Ünsal Amasya ilçe belediye başkan adayları Göynücek: Kemal Şahin Gümüşhacıköy: Mustafa Saatçi Hamamözü: Mehmet Canıbek Merzifon: Mehmet Kadri Aydınlı Suluova: Fatih Üçok Taşova: Bayram Öztürk Ardahan ilçe belediye başkan adayları ÇIldır: Mehmet Fatih Kılınç Damal: Nevriye Derdiyok Göle: Akın İsmailoğlu Hanak: Gürhan Kurukaya Posof: Cahit Ulgar Artvin ilçe belediye başkan adayları Ardanuç: Hasan Aslan Demirci Borçka: Aslan Atan Hopa: Nedim Cihan Murgul: Hasan Çavuş Şavşat: Ahmet Sinan Öztürk Yusufeli: Eyüp Aytekin Batman ilçe belediye başkan adayları Beşiri: Sait Karabulut Gercüş: Şehmus Dilzan Ekmen Hasankeyf: Abdulvahap Kusen Kozluk: Mehmet Veysi Işık Sason: Muzaffer Arslan Bilecik ilçe belediye başkan adayları Bozüyük: Fatih Bakıcı Gölpazarı: Semih Yavuz İnhisar: İsmail Cambaz Osmaneli: Münür Şahin Pazaryeri: Muzaffer Yalçın Söğüt: Osman Yılmaz Yenipazar: Cengiz Arıkan Bolu ilçe belediye başkan adayları Dörtdivan: Hasan Uzunoğlu Gerede: Mustafa Allar Göynük: Kemal Kazan Kıbrıscık: Kemal Aktaş Mengen: Ramazan Albaş Mudurnu: Metin Soygür Seben: Süleyman Özbağ Yeniçağa: Recayi Çağlar Burdur ilçe belediye başkan adayları Ağlasun: Ali Ulusoy Altınyayla: Ahmet Serttaş Bucak: Süleyman Mutlu Çavdır: Mustafa Uysal Çeltikçi: Rıza Yanar Gölhisar: Ramazan Canural Karamanlı: Fatih Selimoğlu Kemer: Durmuş Erdem Tefenni: Ömer Okatan Yeşilova: Yılmaz Gürcan Çankırı ilçe belediye başkan adayları Atkaracalar: Rifat Altuntop Bayramören: Rıfat Adaşoğlu Çerkeş: Hasan Sopacı Eldivan: Hüseyin Kantaş Ilgaz: Mehmet Öztürk Kızılırmak: Bayar Soysal Korgun: Halil Öz Kurşunlu: Şakir Kaymak Orta: Bayram Yavuz Onay Şabanözü: Ali Çapçı Yapraklı: Ali Hasekioğlu Çorum ilçe belediye başkan adayları Alaca: Muhammet Esat Eyvaz Bayat: Ekrem Ünlü Boğazkale: Osman Tangazoğlu Dodurga: Bekir Kılıç İskilip: Recep Çatma Kargı: Zeki Şen Laçin: Erdal Altuntaş Mecitözü: Yaşar Kabakçı Oğuzlar: Ali Uyanık Ortaköy: Taner İsbir Osmancık: Hamza Karataş Sungurlu: Selahaddin Uzunkaya Uğurludağ: Kenan Genç Elazığ ilçe belediye başkan adayları Ağın: Mustafa Yentür Alacakaya: Ali Tekdemir Arıcak: Hamit Temizsoy Baskil: İhsan Akmurat Karakoçan: Nurettin Arslan Keban: Fethiye Atlı Kovancılar: Hacı Akpınar Maden: Orhan Yavuz Palu: Mehmet Sait Dağoğlu Sivrice: Ebubekir Irmak Giresun ilçe belediye başkan adayları Alucra: Asım Kaymakçı Bulancak: Recep Yakar Çamoluk: Savaş Akarçeşme Dereli: Kazım Zeki Şenlikoğlu Doğankent: Nurettin Günay Espiye: Mustafa Karadere Eynesil: Coşkun Somuncuoğlu Görele: Tolga Erener Güce: Aytekin Geçgel Keşap: Mehmet Emür Piraziz: Hayri Özdemir Şebinkarahisar: Şahin Yılancı Tirebolu: Abdullah Karapıçak Yağlıdere: Abdurrahman Kırhasanoğlu Gümüşhane ilçe belediye başkan adayları Kelkit: Ünal Yılmaz Köse: Şerif Aygün Kürtün: Ahmet Kanat Şiran: Yavuz Altıparmak Torul: Nidai Köroğlu Isparta ilçe belediye başkan adayları Aksu: Adnan Demir Atabey: Tevfik Atasoy Eğirdir: Veli Gök Gelendost: Mehmet Sezgin Gönen: Ahmet Doğan Keçiborlu: Yusuf Murat Parlak Senirkent: İbrahim Erol Durmuş Sütçüler: Mustafa Üstün Şarkikaraağaç: Bayram Aydemir Uluborlu: Mehmet Ünverdi Yalvaç: Tekin Bayram Yenişarbademli: Yaşar Gençer Karaman ilçe belediye başkan adayları Ayrancı: Serhat Erkmen Başyayla: Şerafettin Bulgurcu Ermenek: Uğur Sözkesen Kazımkarabekir: Ali İhsan Alanlı Sarıveliler: Halil Kulak Kars ilçe belediye başkan adayları Akyaka: Bulut Öztürk Arpaçay: Erçetin Altay Digor: Nebi Kerenciler Kağızman: Fesih Altay Sarıkamış: Göksal Toksoy Selim: Coşkun Altun Susuz: Murat Uray Kastamonu ilçe belediye başkan adayları Abana: Rıdvan Oyar Ağlı: Soner Dur Araç: Mustafa Ayanoğlu Azdavay: Osman Nuri Civelek Bozkurt: Engin Canbaz Cide: Necdet Demir Çatalzeytin: Musa İhsan Uğuz Daday: Bekir Sami Kavuş Devrekani: Neşet Kırıştı Doğanyurt: Ahmet Kaya Hanönü: Serkan Uçar İhsangazi: Zühtü Danacı İnebolu: Mustafa Huner Özay Küre: Ayhan Suna Pınarbaşı: Mehmet Yılmaz Seydiler: Mehmet Şahin Şenpazar: Cem Çınar Taşköprü: Hüseyin Arslan Tosya: Kazım Şahin Kırıkkale ilçe belediye başkan adayları Bahşili: İbrahim Uyar Balışeyh: Ali Dedelioğlu Çelebi: Süleyman Uluyol Delice: Yüksel Yorulmaz Karakeçili: Hüseyin Özçelik Keskin: Esra Aksoy Sulakyurt: Ali Şahin Yahşihan: Ahmet Sungur Kırklareli ilçe belediye başkan adayları Babaeski: Naci Yavaş Demirköy: Kamer Tuna Kofçaz: Nuri Çalışkan Lüleburgaz: Mehmet Gürel Balkan Pehlivanköy: Hüseyin Açıkel Pınarhisar: Mehmet Kapılı Vize: Aynur Serin Kırşehir ilçe belediye başkan adayları Akçakent: Yılmaz Kılıç Akpınar: Mustafa Karahan Boztepe: Ramazan Aydın Çiçekdağı: Hasan Hakanoğlu Kaman: Alpaslan Güzel Mucur: Ömür Toker Kütahya ilçe belediye başkan adayları Altıntaş: Ferit Karabulut Aslanapa: Asaf Akar Çavdarhisar: Halil Başer Domaniç: Yakup Yardımcı Dumlupınar: Derviş Kavak Emet: Mustafa Koca Gediz: Mehmet Ali Saraoğlu Hisarcık: Fatih Çalışkan Pazarlar: Bilal Demirci Simav: Süleyman Özkan Şaphani: Ramazan Yeşildeniz Tavşanlı: Mustafa Güler Nevşehir ilçe belediye başkan adayları Acıgöl: Ercan Ertaş Avanos: Mustafa Körükçü Derinkuyu: Bülent Aksoy Gülşehir: Mustafa Dursun Hacıbektaş: Yusuf Koçak Kozaklı: Erdoğan Çelik Ürgüp: Fahri Yıldız Osmaniye ilçe belediye başkan adayları Bahçe: İbrahim Baz Düziçi: Ökkeş Namlı Hasanbeyli: Mustafa Acar Kadirli: Fatin Rüştü Özeser Sumbas: Zeki Demiroğlu Toprakkale: Ahmet Cavit Siirt ilçe belediye başkan adayları Baykan: Faruk Okulevi Eruh: Cevher Çiftçi Kurtalan: Nevzat Karaatay Pervari: Tayyar Özcan Şirvan: Necat Cellek Tillo: Mehmet Mesut Memduhoğlu Sinop ilçe belediye başkan adayları Ayancık: Ayhan Ergün Boyabat: Şerif Çakıcı Dikmen: Murat Akça Durağan: Ahmet Kılıçaslan Erfelek: Ruhi Turan Gerze: Hüseyin Güleryüz Saraydüzü: Hasan Peker Türkeli: Mustafa Özcan Şanlıurfa ilçe belediye başkan adayları Akçakale: Abdulhakim Ayhan Birecik: Mehmet Faruk Pınarbaşı Bozova: Hasan Arusoğlu Ceylanpınar: Menderes Atilla Eyyübiye: Mehmet Ekinci Halfeti: Mehmet Erdoğan Haliliye: Fevzi Demirkol Harran: Mehmet Özyavuz Hirvan: Aslan Ali Bayık Karaköprü: Nihat Çiftçi Siverek: Resul Yılmaz Suruç: İbrahim Halil Yıldız Viranşehir: İbrahim Gelin Şırnak ilçe belediye başkan adayları Beytüşşebap: Yavuz Ataman Cizre: Cihan Güven Güçlükonak: Bahattin Aktuğ İdil: Murat Dalmış Silopi: Abdulkadir Ökten Uludere: Mehmet Paksoy Tokat ilçe belediye başkan adayları Almus: Hasn Hüseyin Arıkan Artova: A. Lütfü Yalçın Başçiftlik: Murat Tuncel Erbaa: Hüseyin Yıldırım Niksar: Özdilek Özcan Pazar: Şerafettin Pervanlar Reşadiye: Cemil Kılıç Sulusaray: Halil Demirkol Turhal: Yılmaz Bekler Yeşilyurt: Kazım Misafir Zile: Lütfi Vidinel Uşak ilçe belediye başkan adayları Banaz: Zafer Arpacı Eşme: Hacı Mustafa Çetin Karahallı: Ali Topçu Sivaslı: Mahir Çatalgöl Ulubey: Ragıp Bayraktar Van ilçe belediye başkan adayları Bahçesaray: Muhammed Affen Orhan Başkale: Cüneyt Karabıyık Çaldıran: Ferman Yıldırım Çatak: Emin Babür Edremit: İbrahim Koç Erçiş: Abdulahat Arvas Gevaş: Sinan Hakn Gürpınar: Hayrullah Tanış İpekyolu: Abdulmenaf Keyifli Muradiye: İbrahim Vanlı Özalp: Nedim Akanöz Saray: Mehmet Şerif Çevik Tuşba: Fevzi Özgökçe Yalova ilçe belediye başkan adayları Altınova: Metin Oral Armutlu: Mehmet Birkan Çınarcık: Murat Erdoğan Çiftlikköy: Ali Murat Silpagar Termal: İsmail Atik Zonguldak ilçe belediye başkan adayları Alaplı: Nevzat Çimenoğlu Devrek: Mustafa Semerci Ereğli: Hüseyin Uysal Gökçebey: Vedat Öztürk Kilimli: Seçkin Özdemir Kozlu: Ertan ŞahinAA
Kadın Kılığına Girmediler, Kadın Ruhuna Girmeye Çalıştılar
16 erkek 2011 yılında Hürriyet’in yılbaşı ekinde bunu başlattı. Kadın kılığına girmediler. Kadın ruhuna girmeye çalıştılar. Yumrukla gözü karartılmış kadının, asıl karartılan yanının ruhu olduğunu, insanlığı, şahsiyeti olduğunu anlatmaya çalıştılar. Onlar birkaç iyi insan, birkaç cesur erkek. Kırılan kolun içine saklandığı yeni çıkarıp attılar. “Bakın işte, tam buraya vurdular!” dediler. Anlamaya çalışmak, anlamanın yarısından ilerisidir. Projenin fikir annesi Şermin Terzi ve fotoğrafları çeken sanatçı da Sebati Karakurt. Erkekleri bu fikre ikna etmenin, hiç de kolay olmadığını biliyorum. Ama sonuçta ortaya gene sıra dışı ve çok etkileyici bir proje çıktığı kesin...
Akşam Yemeğinde Kurbağa Bacağı Tercih Edenlere 10 Lezzetli Yemek Önerisi
Dünya üzerinde bin bir kültür çeşidinden doğan nice güzel yemekler, nice güzel mutfaklar vardır. Bunlar bir tanesi de tabi ki aziz Türk Mutfağıdır. Her ne kadar güzel yemeklerimiz olsa da, tabi ki  farklı lezzetler denemek isteyen elitistlerimiz de yok değil. Özellikle son gözdeleri kurbağa bacağı yemeği ise hayli ilgi çekmektedir. :)  Bulgarlar tarafından pek bir sevilen, sirke ve şarapta dinlendirilerek pişirilen, kırmızı şarapla pek bir güzel olan kurbağa bacağı, Bebek'te arkadaşlarla lüks bir restaurantta yemek için ideal. (!) Bunun yanında tipik Türk insanın yemeye doyamadığı; yol üstünde ekmek arası, lavaş, pide yada normal olarak Allah ne verdiyse götürdüğü, birbirinden lezzetli 10 yemekle karşınızdayız efenim. Bir kurbağa bacağı olmasa da, yemeyip de yanında yatacağınızın garantisini verebiliriz...
Sinop'ta İşsiz Öğretmen Canına Kıydı
Sinop’ta işsiz öğretmen 35 yaşındaki Gamze Filiz Arslan, dün evde bulunan av tüfeğiyle yaşamına son verdi. Bir süre İstanbul’da özel bir dershanede kimya öğretmeni olarak görev yaptıktan sonra işsiz kalarak memleketi Sinop’a gelen Gamze Filiz Arslan, evde bulunan av tüfeğini çenesinin altına dayayıp ateş ederek canına kıydı. Silah sesi üzerine odaya giren aile fertleri Arslan’ın kanlar içerisinde yerde görünce durumu hemen sağlık ekiplerine bildirdi. Eve gelen ekipler, Arslan’ın öldüğü belirledi. İntiharla ilgili soruşturma devam ederken, genç öğretmenin cansız bedeni, otopsi için Sinop Atatürk Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. DHA