Psikologlara Göre Sürekli Şikayet Edenlerin Ortak Özelliği
Trafiğe takıldığınız bir sabah iş yerine adım atar atmaz ilk iş bunu anlatıyorsanız yalnız değilsiniz. Dert yanmak çoğumuz için içimizi boşaltmanın en kısa yolu. Psikologlar ise şikayet etmenin belli bir noktaya kadar ruh sağlığına iyi geldiğini, alışkanlığa dönüştüğünde ise beyni ve bedeni yıpratabildiğini söylüyor. Peki sınır nerede başlıyor?Kaynak: Real Simple
Çocukluğunda Maddi Sıkıntı Yaşayan İnsanların Atmaya Kıyamadığı 6 Eşya
Bazı insanların evinde yıllardır kullanılmayan telefonlar, eski kıyafetler veya bir gün lazım olur diye saklanan eşyalar bulunuyor. Kimileri için bunları bir kenara kaldırmak yalnızca alışkanlıkken kimileri için geçmişte yaşanan maddi zorluklarla bağlantılı olabiliyor. Özellikle çocukluğunda ailesinin geçinmekte zorlandığını gören kişiler, yetişkinliklerinde ekonomik açıdan rahatlasalar bile sahip oldukları eşyalardan kolay kolay vazgeçemeyebiliyor. Çünkü yeni bir şey almak yerine elindekini mümkün olduğunca uzun süre kullanmak, küçük yaşlardan itibaren öğrendikleri bir davranış olabiliyor. Gelin, o 6 eşyanın neler olduğuna birlikte bakalım.Kaynak
Z Kuşağı ile Büyükleri Neden Anlaşamıyor? Ruh Sağlığı Konusunda Nesiller Arasında Uçurum Var!
Bir zamanlar insanın yaşadığı sıkıntıları içinde tutması, güçlü olmanın bir göstergesi sayılıyordu. Bugün ise duygularını paylaşmak, terapiye gitmek ve ruh sağlığına zaman ayırmak çok daha doğal karşılanıyor. Ancak herkes bu değişime aynı gözle bakmıyor. Özellikle büyüklerimizin normal karşıladığı bazı duygusal sorunlar, genç kuşaklar için üzerinde durulması gereken bir durum olabiliyor. YourTango’da yayımlanan bir yazı da Baby Boomer, X, Y ve Z kuşaklarının psikolojik sorunları nasıl farklı yorumladığını ele aldı.Peki hangi kuşak ruhsal sorunlarla kendi başına mücadele etmeyi tercih ediyor, hangisi profesyonel destek almaya daha sıcak bakıyor? Gelin, kuşakların ruh sağlığına yaklaşımındaki farklılıklara birlikte bakalım.Kaynak
Ruh Halinizi 30 Saniyede İyileştiren 3 Küçük Alışkanlık
Sağlıklı yaşam denince çoğumuzun aklına önce beslenme ve egzersiz geliyor. Oysa pek çok araştırma, meditasyonun ve farkındalığın ruh sağlığına ciddi faydaları olduğunu gösteriyor. Psikolog ve yazar Eli Susman'a göre insanlar aslında bu pratikleri yapmak istiyor ama hayat araya giriyor: Toplantı uzuyor, akşam yemeği hazırlanmayı bekliyor, telefona bir bildirim düşüyor...Susman, yeni kitabı 'Micropractice'te gün içine kolayca sıkıştırılabilecek kısa pratikler öneriyor!Kaynak
Tartışırken Gerçek Karakterini Ortaya Çıkarıyoruz!
Herkesin tartışma anında ortaya çıkan kendine özgü bir tarzı var. Kimi en küçük ayrıntıyı bile mantık süzgecinden geçirip karşısındakine kanıtlarıyla yaklaşırken kimi hislerini saklayamıyor. Bazıları tek kelime etmeden içine kapanıyor, bazıları ortamı esprilerle yumuşatmaya çalışıyor, bazılarıysa herkes sakinleşsin diye çözüm arıyor.Peki sen tartışma sırasında gerçekten nasıl davranıyorsun?
Yapay Zeka Yüz Fotoğrafından Kanser Hastalarının Ölüm Riskini Tahmin Etti
Yapay zekâ artık yalnızca fotoğrafları düzenlemek veya sorularımıza yanıt vermek için kullanılmıyor. Bilim insanları, yüzümüzün sağlık durumumuz hakkında düşündüğümüzden çok daha fazla bilgi verebileceğini araştırıyor. ABD’deki Mass General Brigham araştırmacıları tarafından geliştirilen yeni bir yapay zekâ modeli de tek bir yüz fotoğrafından kişinin biyolojik yaşına ilişkin tahminlerde bulunabiliyor. Üstelik sistemin, kanser hastalarının hayatta kalma ihtimalleriyle bağlantılı riskleri değerlendirebildiği de görüldü. The Lancet Digital Health dergisinde yayımlanan araştırmanın sonuçları, yapay zekânın gelecekte kanser tedavisindeki rolüne ilişkin yeni soruları gündeme getirdi.Kaynak
Eskiden Herkes Yapardı, Şimdi Rahatsız Ediyor: Komşulukta Değişen 6 Alışkanlık
Eskiden komşuluk denince akla habersiz kapı çalmak, saatlerce sohbet etmek ve birbirinin hayatından haberdar olmak gelirdi. Hatta komşusuyla görüşmeyen kişiler pek de hoş karşılanmazdı. Ancak genç kuşakların komşuluk ilişkilerinden beklentileri biraz farklı. Kimileri komşularıyla yakın ilişkiler kurmaktan hoşlanırken kimileri de selamlaşıp kendi hayatına devam etmeyi tercih ediyor. YourTango’da yayımlanan bir yazıda, Baby Boomer ve X kuşağının komşularından beklediği ancak gençlerin özel hayatlarına müdahale olarak görebildiği 6 davranış ele alındı.Gelin, eskiden son derece normal karşılanan ancak günümüzde herkese aynı derecede samimi gelmeyen komşuluk alışkanlıklarına birlikte bakalım.Kaynak: YourTango
Kalabalıkta Bile Yalnız Hissedenlerin Sık Sık Kurduğu 8 Cümle
Etrafınızda arkadaşlarınız, aileniz ve sizi seven insanlar olsa da zaman zaman kendinizi yalnız hissedebilirsiniz. Çünkü yalnızlık her zaman fiziksel olarak tek başına olmakla ilgili değil. Bazen insan en yakınlarının yanında bile anlaşılmadığını ya da kimsenin onu gerçekten dinlemediğini düşünebiliyor. Üstelik bu duygular, günlük konuşmalar sırasında kullandığımız bazı cümlelere de yansıyabiliyor. YourTango’da yayımlanan bir yazıda, çevresinde insanlar olmasına rağmen kendini yalnız hisseden kişilerin sohbetlerde sık sık kullandığı sekiz ifadeye yer verildi.İşte farkında olmadan kurduğumuz ve bazen duygusal ihtiyaçlarımız hakkında ipucu verebilen o cümleler…
Hayatımızdaki İnsanları Değil, Onların Yanında Olmayı Umduğumuz Kişiyi mi Özlüyoruz?
Gece, aydınlık bir kafenin içinde tek başına oturan bir kadın; önünde bir fincan, camın ardında karanlık. Burada tarif ettiğim Hopper’ın Automat tablosu…Tablo bize onun hayatını anlatmaz. Birini bekleyip beklemediğini, üzgün olup olmadığını, yalnızlığı seçip seçmediğini bilemeyiz. Ancak hayatı algılayış biçimlerimiz, beklentilerimiz üzerinden tahminlerde bulunuruz.
Psikologlar Açıkladı: Yerde Gördükleri Çöpleri Toplayan Kişilerin Ortak Noktası
Sokakta yürürken yerde bir plastik şişe ya da kağıt parçası gördüğünüzde eğilip çöp kutusuna bırakır mısınız? Psikoloji, bu küçük gibi görünen davranışın ardında temizlik düşkünlüğünden çok daha farklı nedenler olabileceğini söylüyor. Araştırmalar, başkasının bıraktığı çöpü toplayan kişilerde toplumsal sorumluluk ve topluluğa aidiyet duygusunun öne çıktığını gösteriyor.Detaylar 👇Kaynak
Kontrol Etmeden Duramıyor musun? Obsesif Kompülsiflik Seviyeni Ölçüyoruz!
Hepimizin zaman zaman tekrar tekrar kontrol ettiği şeyler, aklından çıkaramadığı düşünceler ya da içi rahat etsin diye yaptığı küçük rutinler olabilir. Peki, bunlar senin günlük hayatında ne kadar yer kaplıyor? 15 soruda alışkanlıklarını, belirsizlikle baş etme biçimini ve kontrol ihtiyacını mercek altına alıyoruz. Bakalım yanıtların hangi sonuca işaret edecek?
Terapistler Açıkladı: Tek Çocukların Terapide En Çok Anlattığı 5 Şey
Kardeşsiz büyüyen tek çocuklar hakkındaki 'şımarık' ve 'bencil' yargıları hâlâ çok yaygın. Peki bu konuda yapılan araştırmalar var mı? Evet. Ve o araştırmalar tek çocukların kardeşi olanlardan daha bencil ya da daha narsist olmadığını gösteriyor. Terapistler de tek çocukların seanslarda en çok dile getirdiği konuları anlattı.Kaynak