Uzmanlar Herkese Yetişmeye Çalışırken Kendini Unutanların Yapması Gereken 13 Şeyi Açıkladı
İşte yetişmesi gereken dosyalar, evde bekleyen sorumluluklar, telefonda cevap bekleyen mesajlar... Gün bittiğinde herkesin ihtiyacı karşılanmış oluyor ama sıra size gelmeden enerji tükeniyor. Üstelik kendinize birkaç saat ayırmaya kalktığınızda içinizde bir suçluluk duygusu kıpırdıyor.
Kişisel gelişim koçu Barrie Davenport'a göre bu suçluluğun bir karşılığı yok: Kendinize alan açmak, başkalarına verebileceğiniz enerjiyi de koruyor. Uzmanların önerdiği 13 yol, bunun gündelik hayatta nasıl yapılabileceğini gösteriyor.
Kaynak: Live Bold and Bloom
Her isteğe "evet" demek yerine sınırlarınızı açıkça söyleyin
1. Sınırlarınızı netleştirin
Neye 'evet', neye 'hayır' diyeceğinizi önce kendiniz bilmelisiniz. Mesai bittikten sonra iş telefonlarına bakmamak ya da hafta sonunu bütünüyle başkalarının planlarına bırakmamak gibi sınırlar, ancak dile getirildiğinde işe yarıyor. Karşınızdakinin bunu kendiliğinden anlamasını beklemek çoğu zaman kırgınlıkla bitiyor.
2. Yardım istemekten çekinmeyin
Her yükü tek başınıza taşımak zorunda değilsiniz. Eşinizden, ailenizden ya da arkadaşlarınızdan somut bir destek istemek, örneğin bir akşam çocuklarla onların ilgilenmesini rica etmek, ilişkiyi zayıflatmıyor. Aksine neye ihtiyaç duyduğunuzu açıkça söylemek, size nasıl yardım edebileceklerini anlamalarını kolaylaştırıyor.
3. Gerekirse bir uzmana başvurun
Uzun süredir devam eden yorgunluk, yoğun stres ya da içinden çıkamadığınız duygular varsa bir psikologla görüşmek iyi bir seçenek. Profesyonel destek almak başaramadığınız anlamına gelmiyor, yalnızca yaşadıklarınıza başka bir pencereden bakmanızı sağlıyor.
4. Yaşadığınız yeri küçük adımlarla düzenleyin
Dağınık bir ev, bitmeyi bekleyen işler gibi zihinde de yer kaplıyor. Evi bir günde baştan aşağı değiştirmek yerine kullanmadığınız eşyaları ayırmak, çalışma masanızı toplamak ya da bir köşeye birkaç bitki koymak bile fark yaratıyor.
5. Bedeninizi besleyin
Burada amaç katı diyetler değil. Gün içinde yeterince su içmek, öğün atlamamak ve tabakta sebzeye daha fazla yer açmak iyi bir başlangıç. Sevdiğiniz yiyecekleri tamamen yasaklamak yerine dengeyi kurmak daha uzun soluklu bir alışkanlık sağlıyor.
Kendinize ayıracağınız zamanı takvime yazmazsanız hep ertelenir
6. Sahip olduklarınızı fark edin
Zor bir dönemde eksiklere odaklanmak çok kolay. Her akşam iyi giden üç şeyi not etmek dikkati yeniden dengeliyor. Bunların büyük olması gerekmiyor: Güzel bir sabah kahvesi, arayıp hâlinizi soran bir arkadaş ya da günün sonunda uzanabildiğiniz yatak bile listeye girebilir.
7. Aklınızdakileri kâğıda dökün
Zihninizde dönüp duran düşünceleri yazmak, onlara dışarıdan bakmanızı sağlıyor. Günlük tutmak için kusursuz cümlelere ihtiyacınız yok. Bazen 'Şu an gerçekten neye ihtiyacım var?' sorusunu yazıp cevabını aramak yetiyor.
8. Hareketi ihmal etmeyin
Kendinize zaman ayırmak yalnızca dinlenmek demek değil, bedenin harekete de ihtiyacı var. Düzenli fiziksel aktivite stresi azaltıyor, uykuya ve enerjiye iyi geliyor. Spor salonuna yazılmak şart değil: Akşam yemeğinden sonra mahallede yarım saatlik bir yürüyüş, asansör yerine merdiven ya da mutfakta sevdiğiniz şarkıyla dans etmek de sayılıyor.
9. Takviminizde kendinize randevu verin
'Bir ara kendime vakit ayıracağım' demek kolay, ama günlük koşuşturmada ilk vazgeçilen şey genellikle bu oluyor. Bu yüzden o zamanı tıpkı bir toplantı gibi takvime yazın. Salı akşamını kitaba ayırmak, pazar sabahı telefonu bir saatliğine kapatmak ya da her gece yarım saat erken yatmak gibi küçük ve gerçekçi planlar, 'boş vakit kalırsa' beklentisinden çok daha iyi işliyor.
Size ait bir uğraş ve birkaç dakikalık nefes molası zihne alan açıyor
10. Yalnızca size ait bir hobi edinin
Hayat yalnızca iş ve sorumluluklardan oluştuğunda günler birbirine benzemeye başlıyor. Gitar çalmak, fotoğraf çekmek, balkonda domates yetiştirmek ya da yeni bir yemek denemek... Hobinin verimli olması ya da bir sonuca ulaşması gerekmiyor, keyif vermesi yeterli.
11. Zihninizi yavaşlatın
Gün boyu plan yapıp bir sonraki işi düşünmek zihni yoruyor. Sessiz bir köşede birkaç dakika oturup yalnızca nefese odaklanmak bile başlangıç için yeterli. Aklınız başka yere kaydığında kendinizi suçlamanıza gerek yok, fark edip nefese geri dönmek egzersizin kendisi.
12. Kendinizle konuşma biçiminizi değiştirin
Kendimize söylediğimiz sözler, başkalarından duyduklarımız kadar etkili. Sürekli kendini eleştiren bir iç ses yerine 'Her şeyi kusursuz yapmak zorunda değilim' ya da 'Benim ihtiyaçlarım da önemli' gibi gerçekten inanabileceğiniz cümleler kurmayı deneyin. Amaç her şeyi pembe görmek değil, zor anlarda kendinize bir arkadaşınıza göstereceğiniz anlayışı göstermek.
13. Size iyi gelenleri sevdiklerinizle paylaşın
Öz bakım her zaman yalnız yapılan bir şey değil. Sevdiğiniz biriyle sahilde yürüyüşe çıkmak, birlikte yemek hazırlamak ya da uzun uzun sohbet etmek ilişkileri de besliyor. Önemli olan, başkalarıyla ilgilenirken kendi sınırlarınızı yeniden kaybetmemek.
Uzmanlara göre kendini önceliklendirmek, etrafındakileri önemsememek anlamına gelmiyor. Kendi ihtiyaçlarını bilen biri, ilişkilerinde neye ihtiyaç duyduğunu daha açık söyleyebiliyor ve tükenmeden önce durmayı öğreniyor. Kısacası kendinize ayırdığınız zaman, başkalarına ayırabileceğiniz enerjiyi de artırıyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın